Çocukluğunda yaşadığı konuşma güçlüğü nedeniyle annesi tarafından büyü yaptırılan Engin, küçük yaşlardan itibaren acı, kayıp ve travmalarla şekillenen bir hayat sürer. Anne ve babasını erken yaşta kaybetmesi ve çevresinden gördüğü dışlanma, onu giderek yalnızlaştırırken, genç yaşta atıldığı ticarette elde ettiği büyük servet hayatının yönünü tamamen değiştirir. Güç ve zenginlik arttıkça Engin; açgözlülük, kibir, öfke ve ihtiras gibi yedi ölümcül günahın karanlığına sürüklenir. İşlediği suçların ardından farklı kimliklere bürünerek kaçak yaşamaya başlayan Engin’in düzeni, maskeli ve gizemli bir kişi tarafından kaçırılmasıyla altüst olur. Karanlık bir mahzende gözlerini açtığında, geçmişte işlediği günahların her biri için farklı bir işkenceyle cezalandırılacağını öğrenir. Engin, hayatta kalmaya çalışırken yaşadıklarının kendi suçluluk duygusuyla şekillenen bilinçaltının bir ürünü mü, yoksa geçmişte bulaştığı karanlık güçlerin doğaüstü bir cezası mı olduğunu sorgulamaya başlar.
1:37