Tuz Gölü kıyısında geçen film, geçimini kızı Zeliş ve atıyla birlikte tuz çıkarıp satarak sağlayan Salih adlı bir baba ile bölge halkının adalet arayışını konu almaktadır. Anadolu’nun kalbinde geçen hikâyede, bölgedeki doğal kaynakların tamamının özel bir şirket tarafından tekel altına alınması, yöre halkını derin bir yoksulluğa sürükler ve insanları geçimlerini sürdürebilmek için yasadışı çalışmaya mecbur bırakır. Bu düzenin içinde Salih, atını geri alabilmek için sahip olduğu tüm birikimini feda etmek zorunda kalır. Ancak yaşadığı kayıplara ve bölgedeki baskıya boyun eğmeyen Salih, yaşamlarını ve geleceklerini tehdit eden bu güçlere karşı koymaya karar verir. Gizlice Tuz Gölü’ne geri dönerek direniş başlatan Salih’in mücadelesi, yalnızca kendi hakkını arama çabasından çıkarak yöre halkının adalet ve özgürlük arayışına dönüşür. Film, doğal kaynakların özelleştirilmesi ve sömürülmesi üzerinden yoksulluk, adaletsizlik, dayanışma ve direniş temalarını işlerken Anadolu’nun kendine özgü coğrafyasını da hikâyenin önemli unsurlarından biri olarak kullanmaktadır.