Bu film sinemalarda oynadığı yıl filme bilet bulamamıştım.Çok iyi iş yaptığını hatırlıyorum.Ben Sigourney Weaver ile Bill Murray'ın güzel New York ortamlarında yaşadıkları aşkı çok beğenmiştim.Birde filmdeki oyuncular çok sıcak ve sempatikti.Hatırlıyorumda herkes o yıl Özgürlük Heykelinin canlandığı sahne ve mahkemede sandalyelerin uçuştuğu sahneyi görmek için bu filme gidiyordu.Birincisi kadar iyi olmakla birlikte efektler dahada gelişmiş.Sinema tarihinin efsanelerindendir.
Film açıkça ilk filmin hemen hemen aynıydı. Bu dönemin bu tarz filmlerinde yaygın bir akım. Back to the Future serisinde de bu olmuştu. Tüm filmler birbirine benzer şekilde ilerledi. Şahsen ben bunu rahatsız edici buluyorum. İlk film üzerine kayda değer bir şey katılmamışsa ikinc ifilmi izlemenin de bir mantığı yok. Back to the future'da da rahatsız olmuştum ama içindeki başka unsrlar sayesinde tolere edebilmiştim. ama bu filmi zor izledim. o yüzden puanım 3. Fena bir film olmadığı için bu kadar puan alabiliyor. Ayrıca farketmeyenler için Vigo the Carpathian'ın açıkça Kazıklı Voyvoda'ya gönderme yapılan bir karakter olduğunu belirtmekte fayda var. İlk gönderme duruşma sırasında hakimin eğer yargı izin verseydi onları kazığa oturtacağı söylemiydi. (Ben dublaj izlediğim için bu şekilde geçiyordu muhtemelen aslından bir değişikliği yoktur) İkinci bir gönderme ise metro tünelinde giderlerken bir anlık gördükleri kazığa sokulmuş kafalardı. Başka göndermeler de vardır muhtemelen ama benim özellikle gördüğüm bu ikisi. Bunun dışında zaten Karpatya ve Moldovya hükümdarı olduğu söyleniyor. Moldova'nın diğer adı Boğdan. Kazıklı Voyvoda ya da Dracula olarak bilinen III. Vlad'da diğer bir Romanya voyvodalığı olan Eflak'ın voyvodasıydı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.