Şey
Ortalama puan
4,1
258 Puanlama

59 Kullanıcı yorumları

5
13 Eleştiri
4
28 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.368 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
30 Ocak 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

John W. Campbell Jr.'ın "Who Goes There?" (1938) isimli kısa hikayesinden uyarlayarak Bill Lancaster'ın kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da...

Usta sinemacı John Carpenter'ın oturmak da olduğu "The Thing"; Los Angeles Sinema Okulu standartları çerçevesinde değerlendirdiğimizde...

Korkunun, "canavar (monster)" ve kısmen de "slasher" alt kategorilerinde, özenle kurgulanılmış...

Gizemini uzunca bir süre koruyan, bir korku gerilim olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Çekildiği yılın teknolojik olanakları itibarıyla...

Rob Bottin'in, tahmin edilenden büyük bir beceriyle tasarladığı "özel makyaj" uygulamalarının, dikkatleri üzerinde topladığı bu filme...

Biraz daha yakından bakalım...

***

- Antarktika, 1982 Kışı -


Norveç, kutup araştırma ekibine ait helikopterdeki bir şahıs (Larry Franco)...

Elindeki, nişan alıp...

Hedefini vurmasını kolaylaştıracak, dürbünlü ve uzun namlulu bir silahla...

Kendilerini görür görmez, hızla koşarak kaçmak da olan bir kızak köpeğine...

Birleşik Devletler Ulusal Bilim Enstitüsü 4'e varıncaya kadar...

Ateş etmek de...

***

Ardından da...

Söz konusu tesisin etrafında bir iki tur daha atıp yere konduklarında da..

Yanlışlıkla...

Kendi helikopterini havaya uçurmasına rağmen...

***

Enstitü görevlilerinin varlığına...

Ve üstelik de...

Açtığı yaylım ateşi esnasında onların, hedef durumuna düşüyor olmalarına dahi...

Kesinlikle aldırmadan...

***

Hem Amerikalılara bağırarak, anlamadıkları bir dilde kendilerini uyarmayı..

Hem de, peşinde olduğu köpeğe ateş etmeyi sürdürmektedir...

Ta ki, Enstitünün komutanı Yüzbaşı Garry (Donald Moffat) tarafından vurulup öldürülünceye kadar...

***

Bunun üzerine...

Pilot R. J. MacReady (Kurt Russell) ile doktor Copper (Richard Dysart)...

Bölgedeki, diğer Norveçlilerin durumunu, yerinde tespit etmek amacıyla...

Kendi helikopterlerine binerek havalanırlar...

***

Ama...

Vardıklarında, ziyadesiyle kanlı bir saldırının gerçekleştirildiği...

Norveçlilerin kampında, hiç kimsenin hayat da kalmamış olduğunu görür...

***

Ve buldukları...

Ne olduğu belli olmayan, yanmış bir ceset ve Norveçlilerin kamera kayıtlarıyla...

Yeniden merkezlerine dönüverirler...

***

Fakat, işin en acısı...

Çok da kısa bir süre içinde...

Norveçlilerin ardına düşüp kovaladığı köpeğin...

Köpek kılığına girme becerisine sahip, sıradan bir yaratık olmadığı anlaşılır...

***

Ki...

Bu da aslında...

Enstitüdeki insanların da, herhangi bir sınır tanımaksızın...

Aynı yaratıkça kolaylıkla taklit edilebileceği anlamına gelmek de olmasının yanı sıra...

***

Zaten çok geçmeyecek...

Ve Antarktika'ya düşmüş...

Devasa büyüklükteki, bir uzay aracının izine de rastlanılacak...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 39...

***

An itibarıyla...

Enstitüye sızmış vaziyetteki bir uzaylı yaratığın...

Şekil değiştirme yeteneğine sahip olduğunun idrakine varılması neticesinde gerçekleşen panik ve karışıklığın damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; aradan geçen bunca uzun yıllara...

Ve hatta bunun, Carpenter'ın filmografisindeki en çarpıcı yapımlardan birisi de olmamasına karşın...

Halen sıkılmadan izleyebileceklerini umduğumuz, 70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
22 Nisan 2009 tarihinde eklendi
Bahsedildiği gibi bir başyapıt değil bana göre ama son derce başarılı olduğunu söyleyebilirim. Bir çok kişininde bahsettiği gibi bencede çekildiği zamanın ötesinde bir film. Gerilim üst safhada. korkutmuyor ama meraklandırıyor ve geriyor. Oyunculukların çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Film yakaladığı atmosfer ile başarılı olmuş bence.
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Ocak 2011 tarihinde eklendi
-Şey var mı?

-Ney var mı?

VHS dükkanlarında, bu tür esprilere maruz kalınan, dehşetengiz film...
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.466 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
6 Mart 2015 tarihinde eklendi
dönemine göre iyi efektlere sahip öncü bir film 6/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
8 Şubat 2014 tarihinde eklendi
Yapıldığı yıla göre değerlendirirsek kesinlikle önce bir fil the ık atmosferi,farklı mekanı ve kurt russel'ın sağlam oyunculuğuyla önemli filmler arasında zaten yerini çoktan aldı.Tabi 2014 yılında izleyince bir başyapıt gibi gelmiyor insana çünkü bu senaryoya benzer onlarca film izlediğim için bilindik geliyor belki ilk bu filmi izleseydim görüşüm değişirdi,korku zaten yok gerilim çok olmasa da vardı yer yer
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
25 Ekim 2010 tarihinde eklendi
Başarılı.. John Carpenter a saygılar..
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Ocak 2017 tarihinde eklendi
ÇOKTAN KÜLT KATEGORİSİNE ERİŞMİŞ BİR KORKU KLASİĞİ 10 ÜZERİNDEN 10

Korku ustası John Carpenter'ın 1982'nin zor şartlarında harikalar çıkararak yaptığı bir eser. Film, buzda donduktan sonra canlandırılan şekil değiştirebilen bir uzaylı yaratık hakkında. Olaylar, Yaratığın Antaktika'daki bir bilimsel araştırma istasyonuna sızmasıyla başlar ve Norveçli araştırma ekibini öldürür. Yakınlardaki bir Amerikan araştırma ekibi olayı araştırmaya gelir ve geldiklerinde ise sırayla yaratığın saldırısına uğrarlar. Dönemine göre gerçekten önemli başarılar elde etmiş bir korku filmi..O yıllarda çekilmiş çoğu korku filmine kıyasla görsel efektleri fazlasıyla başarılı. Çok önceden izlememe rağmen bazı sahneleri hala aklıma kazınmış, İlerleyen günlerde bir kez daha izlemeyi düşünüyorum. Filmde kullanılan mekan çok iyi düşünülmüş, IMDb'de ilk 250'ye girmeyi hak eden korku filmlerinden birisidir bana göre. Her dakikası sürükleyici ve heyecanlıydı. "Ben korku filmlerini severim" deyipte bu film'i izlemeden geçen arkadaşlar büyük bir "Şey" kaybeder.. 8.5/10

Look closely at your neighbours. Don’t trust anybody. Christian Nyby ve Howard Hawks’ın 1951 yapımı filmi “The Thing from Another World”, John W. Campbell, Jr.’ın yazdığı “Who Goes There?” romanına sadık kalınarak 1982 yılında korku türünün usta yönetmeni John Carpenter tarafından yeniden çekilmiştir. Antarktika’daki bir bilimsel araştırma istasyonuna sızan ve şekil değiştirebilen bir uzaylı yaratığın Amerikan araştırma ekibine saldırmasını konu edinen “The Thing” (Şey), 80’lerin teknolojisiyle değerlendirildiğinde kurgu, çekim tekniği ve görsel efektleriyle muadili filmlerden ayrışmış, özellikle -yaratık mutasyon- sahneleri çok başarılı bulunmuştur. Kutuplarda yaratılan klostrofobik atmosfer ve paranoya duygusu ile beslenen gerilim dozu yüksek hikayede Kurt Russell’ın gençlik yıllarındaki oyunculuğunu görmek ve Ennio Morricone imzalı müzikleri dinlemek de keyif vericidir. Araştırma ekibinin tamamının erkeklerden oluşması, arka planda Amerikalıların 1950 yıllarındaki Komünist paranoyasıyla bağlantı kurması ve finalde izleyicinin kafasında soru işaretleri ve şüphe bırakması gibi detaylara sahip “The Thing”, sinema tarihinde korku-bilim kurgu türünün en iyi filmlerinden
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Haziran 2009 tarihinde eklendi
Yapıldığı yıla göre baya iyi bir film.Müzikleri de kıvamındaydı.
theyurdal
theyurdal

Takipçi 700 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
29 Kasım 2020 tarihinde eklendi
zaman kaybı
electronica
electronica

Takipçi 228 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Şubat 2013 tarihinde eklendi
1982 yılında böyle bir film çok başarılı gerçekten ...
John Carpenter usta oldukça iyi bir film ortaya çıkarmış...
Bilim kurgu ve gerilim türünde sonraki filmlere öncülük etmiş, ilklerden bir film ...
Görsel efekter harika ... Film müziği bir o kadar güzel ...
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Beklediğimden daha iyi çıktı diyebilirim. Gerilim ve korku unsurlarını başarıyla işlemiş, Kurt Russell gibi önemli bir oyuncunun başrolde olduğu John Carpenter imzalı güzel bir çalışma?
karizmatik062915
karizmatik062915

Takipçi 473 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
6 Eylül 2009 tarihinde eklendi
bu filmi belkide şimdi izlediğim için pek hoşuma gitmedi yoksa o zamanlar kesinlikle iyi filimdir;)
atakanozruh
atakanozruh

Takipçi 331 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Mart 2008 tarihinde eklendi
Zamanının çok ilerisinde bir yapım. Bilimkurgu ve korku türüne yenilikler getiren başarılı bir gerilim. Kesinlikle kült film.
mamoru
mamoru

Takipçi 147 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
25 Eylül 2010 tarihinde eklendi
Gerilim müziği çok iyiydi, kuzey kutbunda geçmeside çok değişikti. Hani biz alışmışız ya hep ormanlarda yada şehirlerde geçmesine :pGüzel ve hakikatende özgündü, kesinlikle tavsiye ederim ;) 8 /10
V-for-memetta
V-for-memetta

Takipçi 189 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
28 Mart 2011 tarihinde eklendi
Yapld yl itibariyle dnlrse gerekten iyi bir film fakat u anki film teknolojisi dnld zaman kurgusu orta.Akas beendim bilim kurgunu trn severler izleyebilir.
Sayglarmla...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler