11 Eylül trajedisini abartıya kaçmadan belgesel tadında bir film.Kanlı Pazar filminin yönetmeni Paul Greengrass giderek sinema kimliğini oturmaya başladı
Paul Greengras tıpkı Bloody Sunday filminde olduğu gibi belgesele yakın bir film yapmış.Mekanın kısıtlılığına rağmen kamera kullanımı oldukça başarılı...
Film tamamen teknolojik bilimkurgu-savaş-gerilim çılgınlığından uzak sade bir ifade ile uçakta bulunan kişilerin başından geçen telefon konuşmaları ve telsiz bağlantıları üzerine kurulmuş. Bence de iyi olmuş. Bir dergide de söz konusu uçakta geçen konuşmalara rastlamıştım ve baya da etkilenmiştim. Ve inanın bu düşük puanı hak etmiyor.
Son zamanlarda izlediğim en gerçekçi yapımlardan biri diyebilirim bunda tabii filmin 'bağımısız film' olması, yönetmen koltuğunda Greengrass’in oluşu ama en önemlisi filmde oynayan oyuncuların tamamen amatör oyuncular olmasıdan kaynaklanıyor. Film adeta yarı belgesel gibi, hareketli kameralı ile çekilmiş, kurgu gerçekçi adeta gözlerinizi kapatığınızda sanki uçaktaymışsınız (Allah korusun!) hava esiyor. Filmde belki telefonların rahatlıkla kullanılması Arap teroristlerin yolcular arasında konuşmayı fark etmemesi vb. bazı sahneler biraz insanı düşündürüyor açıkçası (ancak hiçbirimiz o uçakta neler olduğunu bilemeyeceği ve tahmin edemeyeceği için) ben bunun yönetmenin kendi yorumuna bırakıyorum. Son olarak, film kesinlikle teröristler ve Müslümanlık hakkında önyargılı olmadığını düşünüyorum aksine son derece objektif film ve asıl olarak Amerikalı yetkililerin bu konuda zavallılığını ve zayıflığını gözler önüne seriyor. Yorumun özü, asıl Amerika’yı eleştiriyor. 8/10.
Kim ne derse hangi yorumu yaparsa yapsın, ben bu filmi beğendim. Kurgu belki biraz hayal ürünüydü ama zaten birebir gerçektir diye bir yazı yazmadı değil mi?
çok çok iyi bir film olduğunu söylemek mümkün.belki beğenmeyenler çıkar aradan,ama pek de sanmıyorum açıkçası.çünkü en azından yakın zamanı takip etmek ve birşeyler öğrenmek adına izlenilmesi gereken bir film ki film beklenilenin üstünde bir performans sergiliyor.oyunculuk konsunda çok birşey beklememek öncelikle söylenmesi gereken ilk şey.çünkü film biraz amatörce çekilmiş gibi gözüküyor.zaten öyle tanıdık bir sima bulmak ise pek mümkün değil.ama dediğim gibi konu insanın ilgisini oldukça çekiyor ve pek çok şey öğretiyor.durum bundan ibaret.
p.greengrass politik sorunlara tarafsiz bakbilen bi yonetmen ozellikle bloody sunday deki basarisi bunu kanitliyor.filmin kadrosunda hic yildiz olmamasida filmin bana gore daha cekici hale getrdi.bakalim
paul grengrass hiç bir zaman beni hayal kırıklığında uğratmadı bourne supremacy de hayranı olduğum bir yönetmendi ama bu filmi daha izlemedim politik olduğa benziyor en kısa zamanda izleme fırsatı bulacağım
bence gayet güzel bir filmdi.eğer scorsese olmasaydı greengrass bu filmle en iyi yönetmen oscarını bu yıl kimseye kaptırmazdı.çok güzel bir filmdi.hele uçaktaki sahneler olayı bitiriyor.
bence basit düşünmeliyiz; filmde herşeyden önce, dayatma ve amerikan milliyetçiliği yok ama senaryo belki fazla abartı düşünülebilir -ancak bu bir film -oyuncular gerçekçiliği veriyorlar ama film kesinlikle belgesel havasında.iyi bir izlenilirlik ve çok acı, hüzünlü olaylar silsilesi.
Oyuncuların filmde doğaçlama oynamamış olması çok etkileyici...Film boyunca kendinizi uçaktaymış gibi hissedip ben olsaydım napardım diye düşünüyorsunuz.Filmi çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim....
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.