Prestij
Ortalama puan
4,6
7145 Puanlama

895 Kullanıcı yorumları

5
432 Eleştiri
4
348 Eleştiri
3
32 Eleştiri
2
61 Eleştiri
1
9 Eleştiri
0
13 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
The-Erinch
The-Erinch

Takipçi 217 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Ocak 2007 tarihinde eklendi
sihirbaz adlı filmi andıran bir havada,mistik bir yapıya sahip..sıradışı ve şaşırtıcı seneryosu ve başarılı oyuncuları ilem göz dolduran bir yapım olmuş..beğendim açıkçası...!!! tavsiye debilceğim,seyirlik bir film... saygılarımla
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
16 Ekim 2007 tarihinde eklendi
İzlemekte geç kaldığımı düşündüğüm çok harika bir film. acaba senaristinde sihirbazlık yetisimi var diye düşünüyorum. çünkü bu seneryo sihirbazlık içinde sihirbazlık. aslında sonunu çok zor tahmin etmediğim bir film çünkü film başlarken dikkatle bakmamızı söylüyor ve bende bunu yaptım. harika bir film.
lelaina
lelaina

Takipçi 116 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
yuh diyorum buda yapılmazki diyorum sonunda izledim filmi işte sahiden bu yılın daha gördüğüm kadar ile son umutu da içine kataraktan en iyilerindenmiş...offf hala dağınık durumda düşünceler ama sürekli bişeyler türüyo kafamda filmle ilgili... vaat bölümünde gerçekten olağan bir hikaye gösteriliyor, bir şeyler sezmeye çalışılmasa bile beyhude bir hikaye deliği aranmadan edilmiyor. çünkü dikkatli bakmıyoruz. dönemeçte dikkatli bakılmamasından kaynaklanan bir u dönüsü hissiyle şöyle bir sarsıyor. prestij bölümünde ise gözümüze soka soka yaptıklarını gösterip, dikkatsizliğimizin verdiği açığı kapatmamızı sağlayan alkışları topluyor.... dikkati başka yere çekme ve asıl şeyin görülmemesini sağlama konusunda gayet başarılı bir performans gösteriyor. bunda oyunculuklardaki süperlik çok etkili. bu kadar iyi oyuncuyu bir arada görünce bünye şasıp kalıyor tabi... son olarak da müziğiyle, tatlı ağır temposuyla gerçekten bir seyir keyfi. nolan’ın farklı bir yönetmen olduğunu bir kez daha kanıtlıyor bu film. lakin izledikten sonra pek de tatlı bir tat bırakmıyor insanın gözlerinde. zira şiddetsiz bir şekilde şiddetli bir etkiye sahip film, rahatsız edici demek daha doğru. abrakadabra!
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
bu gerçek anlamda bir başyapıt.izledikten sonra üzerinde düşündüğünüzde ve sonra tekrar izlediğinizde ne kadar muhteşem bir yapıt olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.hal izlemediyseniz daha fazla geç kalmayın bence
erzincansporlu
erzincansporlu

Takipçi 306 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Nisan 2009 tarihinde eklendi
Senaryonun derinliği ve mükemmel oyunculuklar bundan da öte harika bir son .... 9
hookers
hookers

Takipçi 274 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Haziran 2007 tarihinde eklendi
Bu filmi Sihirbaz'la karşılaştırmak bile yersiz. Ondan çok daha ileride olan bir film. Tesla'nın icadı çok abartılı ve aşırı fantastik kaçmış ama o atmosfer, mekanlar, artan gerilim ve müthiş final sahnesi! Yılın en iyi macera ve gerilim filmlerinden bir tanesi. Tebrikler Nolan! Ne kadar dikkatli bakıyorsunuz?...
greendestiny
greendestiny

Takipçi 192 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
en sonunda izleyebildim genel anlamda kaliteli bir yapim;;oyuncular kusursuz ama son zamanlarda sihirbazliklar ilgili filmler cogaldi galiba ondan sonunda dugum cozulecek hesabi karma karisik yapilmis gbime geldi mesela sihirbaz filminin sonu sanki daha iyiydi burda durmadan yeni suprizler cikiyor ama genelde iyidi filmde sanki hic muzik yoktu:)
xhero1905
xhero1905

Takipçi 167 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Ocak 2007 tarihinde eklendi
Kaliteli bir yapım fakat henüz ortasındayken sonunu tahmin edebildiğim için sürpriz yaratan finali yaşayamadım.Kadro da gerçekten tatmin edici
Gürkan A.
Gürkan A.

Takipçi 165 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
Gerçekten çok iyi film insan rekabet için neler yapıyor basyapitlardan birisi izlenmesi gereken filmlerden
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.469 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
29 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
bu film muhteşem kurgusu harika oyunculuklarıyla çok iyi bir kaç noktada kurgu hatası var dediğiniz anda devam eden sahneleriyle hemen o boşlukları dolduruyor 9/10
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
27 Ocak 2007 tarihinde eklendi
film gerçekten şok edici filnaliyle izleyiciyi sarsan bir film olacak_tabi benim gibi burdaki abartılmış onca yorumu okuyup finali tahmin etme gibi talihsizliğe düşmezseniz.gerçekten güzel bir filmdi ama burdaki yorumlarda filmin son sahnesi hakkında öyle abartılı yorumlar yazmışlar ki izlerken hep sonunu düşündüm ve nedense olmayacak ve beni şaşırtabilecek her türlü finali aklımdan geçirdim...o yüzden film bana diğer arkadaşlara verdiği zevki vermedi ama oyunculuklara diyecek hiçbirşey yok,hugh jackman,christian bale ve çok fazla beyazperdeye yansımasa da scarlett johanson rollerini hakkıyla yerine getirmişlerdi.tabi burda yönetmenin de hakkını yememek lazım.9/10
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Haziran 2007 tarihinde eklendi
iyi film olmuş.her dakika sürprizlerle karşılaşıyorsunuz.bir sihirbazlık filminin bu kadar güzel olacağını tahmin bile edemezdim.
ilkerekleme
ilkerekleme

Takipçi 413 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Mart 2007 tarihinde eklendi
The prestige

Öncelikle bir iki film çeken christopher nolan bu işe, daha yedi yaşında, donu sidikli bebe iken başlamış bu işe. Daha sonraları, üniversite öğrencisi olduktan sonra işe kendisini kaptırmış ve, çektiği kısa filmlerin arkasından, 'doodlebug' ve 'following' filmlerini çekmiş, ve de hepimizin bildiği, sıkıcı gibi görünse de, ilginç konusu ve de süper kurgusu ile insanı mıhlayan 'memento' filmiyle de voliyi vurmuştu..
İşte ardından bir yabancı filmin yeniden çevrimi olan 'insomnia'yı pek de kendi normlarının üstüne çıkmadan, belki de kafaya çakma olmayan senaryosunu fazla, dallandırıp, budaklandırmadan anlatmıştı Nolan; Al Pacino, ve de Robin Williams gibi iki büyük aktörü buluşturarak. Sonra da, 'olur mu, olmaz mı?' lar arasında, 'acaba, tim burton'ın mirasına nasıl sahip çıkacak?' gibi septik düşünceler arasında çektiği, 'Batman begins' filmi ile, 'gotik' yapıya yeni bir bakış açısı getirdi; belki de her zamankinden daha bir 'kara şovalye' portresi çizdi. Christian Bale gibi, milletçe 'empire of the Sun' filminden kısa donlu halleri bilinen, süper bir aktörü yeniden göz önüne de getirdi.

İşte bu filmlerden sonra da, yaklaşık 10 senedir süre gelen, 'yeni çağın en iyi yönetmenlerinden birisi' olma ünvanını sürdürmesi için, belki de yine iyi bir film çekmesi, kendisine has diliyle, yalın kamera çekimlerine döşediği, süper kurgusu ile bezemesi gerekiyordu..

Ve de, bomba gibi bir kadroyla, 'hollywood'un yeni karizmaları'ndan iki tanesinin başına, 'İngiliz babası' bir sağlam aktörü koyarak yola yeniden başladı. Filmin adı da, bildiğimiz kadarıyla 'The Prestige' idi.. Hugh Jackman, Christian Bale, aksanı ile bile insanı etkilemeye yeten, yetebilen bir Michael Caine, bonus olabilecek nitelikte bir Scarlett Johansson, ve de, şarkılarını pek bir beğenmesem de, 'under pressure' parçasından dolayı sempati ile baktığım, yine de, 'nikola tesla' rolünde David Bowie, onun sadık yardımcısı rolünde de, göründüğü yerlerde rolünün hakkını fazlasıyla verebilen bir 'gollum' Serkis..

İşte böyle malzemeyi eline almış olan, Nolan hepsini iyi yoğurmuş, her şeyi iyi bağlamış, o yılların görüntüsünü iyi vermiş; şimdilerde biraz ön plana çıkabilen 'ilüzyon' olaylarına bağlanan filmlere iyisini eklemiş, belki de ' önümüzdeki yıllarda kült olabilecek' bir filme, hatta 2006 senesinin en iyi filmlerinden birisine imza atmış.

Senaryosu ile konuşmak için, belki de tek tek ayrıntılar incelendiğinde, sayfalar dolusu şeyler yazmak lazım ama, bence film esnasında büyük ayrıntılar beklemeye gerek yok, ya da 'öküz altında buzağı arama'ya.. Ki bence bu filmin esasında, aralarında gerçekten de husumet bulunan, ve de 20. yy. a damgasını vuran, iki başarılı bilim adamı olan, Edison ve de, Tesla'nın hikayesine de başka bir gözle bakılmış. Ayrıca, gerçekte var olan olayları, daha çok Tesla'nın gözünden anlatan, belki de, yine gerçekte de, Tesla'nın var olan haklılığını yine onun yüzünden, bakış açısından, perspektifinden anlatarak çok iyi bir iş çıkarmış.. bir de zannımca, filmin diğer bir noktası da, ilüzyon olayından çok, 'klon' olayına da genel bir bakış.. bu 'sihirbazlık' numaralarının altında belki de, birçok numara daha aranabilir, ama Nolan elinde bulunan bütün bu motifleri ince ince, sağlam bir kurguyla işlemiş..

Filmin sonu gerçekten de, pek bir beklenmedik şekilde bitiyor. Şimdi film çok övülmesine rağmen, ara sıra, filmi izlerken 'bunun burada olması belki milletin ilgisi çekilsin diye burada böyle yapılmış, ama çok saçma, ya da birbirleri ile bu sahneler bağdaştırılmamış' denilebiliyor.

Filmi izledikten sonra, insan gerçekten de kendi kendisine bir sürü soru yöneltebiliyor;

- filmin içeriği ile bilgiler içerebilir-
örneğin, ilk aklıma gelenlerden birisi, Angier, Tesla'dan bu makineyi aldıktan sonra, tiyatro sahibine gösterirken, makinenin içine girip, yok oluyor başka bir yerden çıkıyor. Gerçek sahnede iken, klonunu oluşturabiliyor. Peki bu makine böyle iki yönlü bir makine miydi? Tesla ilk bu makineyi verirken, sadece klon olayını ortaya çıkardı. Öteki tarafı niye gösterilmedi, ya da angier bunu tiyatroda gösterirken, niye ilkin yok olup da başka bir yerden çıktı..
- sonra, filmin sonunda, borden'ın yanında iken, 'lord' olarak gelince, önce bir şaşırdım. Daha önce öldüğünü gösteren kişi de, hugh jackman'dı. Peki bu eleman klonu ise, bir insanın klonu yine insanla aynı şeyleri yapmak zorunda değil midir. İnsanın bir kopyası, ya da onun bir yanılsaması ise, nasıl olur da, birisi yaşarken diğeri yaşar, ya da bu ölen kişi, klon değil de, angier numara yaparken bulunan 'sarhoş eleman mıydı'. Burası da muallak brnim için.. sonra eğer de, sarhoş eleman değilse, bu adama noldu.
- bir de şu olay var. Belki bu filmin ana hatlarından birisi de, ' iki iflah olmaz sihirbaz' arasındaki rant kavgası, prestij yarışı, ya da angier'in bitmek bilmeyen öfkesi. Peki borden gerçekten de, nasıl düğüm attığını ikizinin bilmiyorsa, daha sonradan, angier, borden'a ya da, ikizine denk geldiyse, - tamam hadi bilmiyordu- nasıl oldu da, borden, kağıda 'tesla yazdığında, gitti kendisi angier'in yanına, ikizini göndermedi..
- aynı zamanda, düğümün atılıp, angier'in karısının öldüğünü sahnede, olaylar neredeyse, bir dakika içinde gerçekleşiyor. Bu kadar zaman içinde, normal bir insanın nefesini tutamaması zor bir olay. Bir de, bu kadın bu fanusun içine girerken, ki kapağı kocaman, bu kapak kapandı mı, oraya o kadar hava dolar, bu kadar hava, bu kadar boğulma süresinden kurtulmak için yeterli değil mi..
- son sahnede de, angier öldü diyelim. Tam sonda gösterilen, fanus içindeki olayı anlamadım. Öldüğü yere daha önceden kimse gelmedi mi, ya da onu kimse görmedi mi, onu niye oraya koydu.

işte böyle ufak ayrıntılar, ya da kendimi kaptırmam sonucu anlayamadığım birkaç ufak noktası dışında, bende 'harika bir filmmiş' intibası uyandırdı. 'Edward Norton'ın oynadığı 'The Ilusionist' filmi de belki iyiydi, o da lezizdi ama, bu filmde, bana göre sırıtan birkaç nokta dışında, hemen hemen hata yok gibiydi.
Dediğim gibi, kurgusuyla, hikayesiyle, vermek istedikleriyle, görüntü kalitesi, özellikle parmak ısırtan oyunculukları ile kendisini izlettiren, bir yerden sonra kolay kolay bırakamadığınız, 'acaba ne kıllık çıkacak dur bakalım' lara sevk ettiren, kimi zaman, 'bu fallon'da var bir durum, ama dur bakalım' dedirten süper bir filmmiş.. eğer hala izlemeyenler varsa, gerçekten de, şiddetle tavsiye olunur. Yakın zamanda dvd'si çıkınca, edinmeyi düşünüyorum.. 10/9
atakanozruh
atakanozruh

Takipçi 331 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
2 Haziran 2007 tarihinde eklendi
Bittiğinde tekrar izlemek isteyeceksiniz. Çok çok sağlam bir film. 9/10
deckard76
deckard76

Takipçi 317 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Haziran 2011 tarihinde eklendi
Zekice yazılmış bir senaryo,zihin pratiği yaptıran kurgu oyunları ve çok başarılı oyunculuklar.Teknik olarak kusursuzluğu eklediğimizde zevkle ve ilgiyle izlenen dört başı mamur bir yapım çıkıyor.9/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler