En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
11 Şubat 2018 tarihinde eklendi
Clooney'nin filmi özellikle yurt dışında eleştirmenler tarafından beğenilmese de, öteden beri favori türlerimden olan film-noir'nın (kara film) günümüz modern uyarlaması niteliği (dönem olarak yine 50'li-60'lı yılları arka plana almasına karşın modern bir bakış açısı hakim), film geneline yayılan sürükleyicilik ve merak hissi, başarılı senaryo ve oyunculuklar, banliyö atmosferinin yine başarılı bir şekilde oluşturulması gibi nedenlerden dolayı ben filmi beğendim. Yıllarca konuşulacak bir klasik olmadığı aşikar fakat film-noir ile biraz ilgisi olan seyircinin özellikle kaçırmaması gerektiği düşüncesindeyim. Zira artık sıklıkla saygı duruşunda bulunulan bir klasik dönem film türü olmaktan çıktı diyebiliriz. Örneğin bir western kadar başvurulan ve ters yüz edilen bir klasik tür değil. Bu da "Suburbicon"ı biraz daha tercih edilebilir faktörlerden biri. İlk dakikadan itibaren filmin mizah dozu hem eğlenceli, hem de rahatsız etmeyecek bir düzeye ayarlanıyor. Film boyunca da bu ton genellikle sabit kalıyor. Özellikle son yarım saat ciddi bir karmaşa, hatta ciddi bir 'eğlence' var. Türü ne olursa olsun finale doğru yükselen filmlerin seyirciyi genellikle daha mutlu ettiği düşünülürse, bu karmaşa hali de filmin hanesine artı puan olarak yazılıyor. Yer yer klişelere sarılsa, tahmin edilebilir olsa da, siyah-beyaz olmayan bir kara film örneği izlemek her zaman çekici gelmiştir. Zaten sarıldığı klişeler de dediğim gibi büyük oranda türe saygı duruşundan kaynaklanıyor. Arka planda dönemin ırkçılık sorununu da bir banliyö ölçüsünde, yani küçük bir çerçevede, ancak geneli yansıtan ve temsil edebilen bir yaklaşımla ele alıyor. Film boyunca ve finalin ardından ilk dikkat çekenlerden biri hiç kuşkusuz kapı komşusu olan iki aileden, siyah ırktan (!) olanlar ile beyaz ırktan (!) olanların farklı karakterleri ve duruşları ile ne yazık ki kontrast yaratacak şekilde maruz kaldıkları farklı muameleler oluyor. Bu belki biraz da abartılarak, seyircinin gözüne bilinçli olarak sokularak gösteriliyor ve hissettiriliyor. Ancak nihayetinde dediğim gibi, bir banliyö ölçeğinde ele alınan olaylar ve karakterler, aslında bir ülkeyi yansıtabilecek karakterde.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.