Senaryosunu da kaleme almasının yanı sıra...
Asım Noyan karakterini de, fevkaladenin fevkinde bir biçimde canlandıran Yılmaz Erdoğan'ın yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Organize İşler"; ziyadesiyle çarpıcı bir dolandırıcılık, yani aslında kurgusal bir "suç (crime)" hikayesinin anlatıldığı, şahane nitelikteki bir komedi olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Zaten...
Oyuncu kadrosundaki zenginlikle, dikkatleri üzerinde toplamasına ek olarak...
Kullandığı/yararlandığı yıldız seviyesindeki o isimlerle kendisine, önemli miktarda bütçe hasılatı da kazandıran, BKM yapımı bu filme...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
Günde bir saat golf oynayan Müslüm Duralmaz (Cem Yılmaz) ve adamlarının...
Ciddi anlamda işkence uygulayarak...
Liderleri Asım Noyan ile Süpermen Samet Bulut (Tolga Çevik), Rıza (Rıza Kocaoğlu), Tugay Selimoğlu (Tuncer Salman), Üzeyir Kavak (Erdal Tosun), Kemal (Sarp Apak) ve Ersin'den (Ersin Korkut) oluşan dolandırıcılık çetesini...
Fena halde haşat edip, yere serdiği bir sahne ile başlar...
***
Ve ardından da...
Kendimizi birden...
Asım'ın, Lalezar (Neslihan Yeldan) ile birlik de...
Yuvarlanmak da oldukları bir yatak sahnesinde bulurken...
***
Çifte kumruları...
Kendi evinin kapısına dayanan...
Lalezar'ın kocası Sami (Ferhat Yılmaz) bassa da...
***
Yeterince çevik davranan Asım...
Sami ve peşine düşen mahallelinin elinden kaçıp kurtularak...
Kendini, intihara yeltenen, komedyen olarak sahneye çıkan Süpermen'in evine atarak kurtulur...
***
Derken...
Çok geçmez ve...
Söz konusu çetenin, kendilerine...
Çalıntı bir otomobil satarak mağdur ettiği...
Sosyolog yazar Yusuf Ziya Ocak (Altan Erkekli) ve üniversite de ders veren...
Fizik öğretmeni karısı Nuran Ocak (Demet Akbağ) ile de tanışırız...
***
Ki...
Aynı esnada...
Yusuf Ziya ile Nuran'ın, İngiliz filolojisi mezunu kızları Umut Ocak'ta (Özgü Namal)...
Müslüm'ün yoğunluğu nedeniyle kardeşi Hıdır Duralmaz (Nazmi Kırık) tarafından işe alınmak amacıyla...
Mülakata tabi tutulmak da...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 26...
***
Aradan geçen yirmi yılı aşkın süreye rağmen...
Ana karakterlerini tanıtıp, konuya dair ip uçlarını da vermemize ilaveten...
Halen ilk günkü duyguyla izlenebilen filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; baştaki pataklanma sahnesinin sebeplerine doğru gidileceği, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,