aslında fragmanda en güzel şekilde anlatılıyor film. en güzel espriler fragmanda bence! : ) sırf istanbulu anlatmak için bir film olsa ancak bu kadar güzel çekilebilirmiş. aynı zamanda beton blokların ne güzel yükseldiği de açıkça görülüyor! oyuncularının ve senaryosunun kalitesi türk sinemasının ortalamasının üstünde "vizontele"ler kadar iyi olmasa da izlenmesi gerekir. "araklayan-araklanan-organize eden insanlar" üçgeni güzel anlatılmış.
Yılmaz Erdoğan'ın üçüncü filmi "Organize İşler" üç tip insandan bahsediyor:tabutun içindekiler,tabutu taşıyanlar ve bu işi organize edenler.Filmde suç ortamının daha detaylı ele alınacağını,daha detaylı suçlar veya daha enteresan suçlular bekliyordum.Bu anlamda filmi zayıf buldum.Yılmaz Erdoğan benim gözümde çok iyi bir diyalog yazarı,çok beğenirim.Ama filmde çok gereksiz karakterler var.Mesela Altan Erkekli ve Demet Akbağ'ın canlandırdıkları karakterler gereksiz.Ama sırf iyi oyuncu oldukları için yönetmenin bu oyuncuları kullandığı belli.Aynı şey medyatik oldukları için Ebru Akel ve Berrak Tüzünataç için de geçerli.Bu kadar çok karakter olunca da sinema filminden çok tiyatro havası veriyor filme.Daha az karakterle de daha çok şey söylenebilir kanısındayım.Mesela Nuran Ocak ve Yusuf Ziya Ocak'ın atışmalarında geçen uzun cümleler,tiyatroluk cümleler.Ayrıca o bonus esprisi de çok sırıtıyor.Keşke sponsoruna daha az göze batan bir şekilde teşekkür edebilseydi,Cem Yılmaz'ın canlandırdığı karakterin sahnesi daha fazla olsaydı,"Zira ne" gibi tipik gişe filmi esprisi taktikleri de olmasaydı daha iyi olurdu.Super Gyron FS kamera stabilizasyon sistemi eşliğinde çekilen İstanbul görüntüleri ise mükemmel.Ama Yılmaz Erdoğan'ın en büyük şansı:Uğur İçbak gibi bir görüntü yönetmeniyle çalışması.Tolga Çevik,canlandırdığı karakterin takma adı gibi süper bir performans sergiliyor.Gelecekte de çok iyi yerlere gelecektir.Özgü Namal da iyi.Filmin başında ve sonunda görünen Cem Yılmaz ise hiç gülmeyen,ağır bir mafya babasını canlandırıyor.Ne kadar iyi ve çok yönlü bir oyuncu olduğunu da kanıtlamış oluyor.Yılmaz Erdoğan'ın açıklaması bana ilginç geldi:"Cem dünya çapında bir oyuncu.Masayı bile oynar".Cem Yılmaz iyi bir oyuncu ama Yılmaz Erdoğan çok abartmış ve bu açıklamasından sonra benim de kafamda 2 tane soru işareti oluştu:
1)O zaman neden 3,5 dakika göründü? 2)Masayı bile oynayacak kadar iyiyse "Babam ve Oğlum"daki "Sadık" karakterini oynasaydı film başarılı olur muydu?6/10
film aşırı güzel değil ama yine izlenilebilir.yılmaz erdoğan ın oyunculuğu her zamanki gibi zaten,cem yılmazın oldugu sahneler cok iyiydi ve tabiki istanbul manzarası.eğlendim ben filmde,sıkılmadan izledim sonuna kadar
Istanbuldan uzak birisi olarak,Istanbulu nasıl özledigimi anladım.Bu kadar guzel cekılemezdi Istanbul.Fılme gelince gayet basarıl.BKM oyuncuları her zamankı gıbı super.Ozgun Amal'ın guzelligide fılme ayrı bı tad katmısh.Kesinlikle izlenmeli
hiçbişey beklemeden gidince insanı biraz eğlendiren, bol bol istanbul'a aşık eden bir film. ebru akel çok gereksiz duruyor filmde ayrıca.. cem yılmaz hastalarına aman cem yılmaz var ölürüz gülmekten diye gitmemelerini tavsiye ederim zira cem yılmaz şimdiye kadar oynadığı rollerin dışında küçük bir rol oynamış, çok da iyi oynamış.
Abi yapsın eline yakışıyor film yapmak. İki vizonteleyle yeteneğine. Bana Bir Şeyhler oluyorla da zekasına hayran kaldım Yılmaz Erdoğan nın. Belgesel çekse onu bile izlerim. Saygılar
Öncelikle şu sorunun cevabını bulmak lazım bir suç filmi çekiyorsunuz ve bu film komik olmalı?Peki böyle bir film ne kadar komik olabilir?Bence bundan daha komik olamaz.Organize işler gerçekten güzel bir film böyle konulu bir filmden ancak bu kadar güzel bir şey çıkar.Emeği geçen herkesi tebrik eder gitmenizi tavsiye ederim.
Birçok kişi de olduğu gibi bende de hayal kırıklığı yarattı bu film.Bir kere Altan Erkekli ve Demet Akbağ arasında geçen diyaloglar oldukça soğuk ve basit.Yılmaz Erdoğan insanların bunlara gülmesini gerçekten beklemiş mi bilemiyorum.Ayrıca filmin genelinde hırsızların aslında ne kadar da iyi insanlar oldukları anlatılmak istenmiş.Özel çekim tekniği var diye neredeyse toplam beş dakika İstanbul gösterilmiş...Bence Yılmaz Erdoğan bu filmle Vizontele’de ki imajından biraz uzaklaşmak istemiş.Ama film vizyona girmeden önce sürekli çok komik bir film.. diye lanse edilmişti.Beğenilmeyince de filmin en azından bir duruşu var,çok komik olması gerekmez..falan denildi.Yine de izleyin ama komik bir film beklemeyin.İzlemeyen de birşey kaybetmez zaten...
Beni ziyadesiyle güldüren bir filmdiii....Gerçekten hakkı verilmiş oyunculuğun.. Şimdi sizin kafanizda iki tane soru isareti var. bir; dayak nedir. iki; neden atilir...:)
en basta turk filmi diye gitmek istememistim ama cikinca iyi ki de gitmisim dedim.sahsen ben sinemaya aglamaya zirlamaya deil de kafa dagitmaya gidiorum eglenmeye ve bu filmde tam o ise yariyo...cok cok derin anlamlar beklemeyin ve fazla bi beklentiyle de gitmeyi ancak filmin sizi gulduruceine eminim :) eglenmek ve kafanizi bosaltmak icin ideal bi film
Öncelikle Türk yapımı film.gitmek lazım.ama büyük beklenti ile giderseniz benim gibi,biraz hayal kırıklığına uğrarsınız.Öncelikle sürekli gülmeyi beklemeyin.Gülüyorsunuz ama sadece gülmeyi beklemeyin.Daha çok mesaj var filmde.İlk bölümün yarısı reklam kalan yarısının yarısı da İstanbul görüntüleri.Ama ikinci bölüm bu açıkları kapatıyor.Güncel filmlere göndermeler var biraz ve birazda Amerikan filmlerine.bence seyredin sadece Türk yapımı bile olması seyretmeye değer.
Yılmaz erdoğan, cem yılmaz,altan erkekli, demet akbağ, erdal tosun. Bu isimler ile film arasında orantı kurulduğunda film vasat. Hatta vasaında altı. Benim için tam bir haylkırıklığı.
abartıldığı kadar güzel bi filim değil komedi hiç değil filimde iki kez güldüm bi başında cem yılmaz çıktığında bi de sonunda yine cem yılmaz çıktığında yinede izlenmeye değer
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.