En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
sasuta
1 değerlendirme
Takip Et!
2,5
1 Ocak 2006 tarihinde eklendi
Arkadaşımızın dediği gibi kahkahalarla gülmek için gidecekseniz gitmeyin hayal kırıklığı yaşarsınız lakin vakit geçirmek için güzel bir film istanbul manzarasına kimseye laf söyletmem ha unutmadan en komik sahne cem yılmazın son sahnesi 'açın ağzınızı' dediğinden sonraki replik
Film, bence pazarlamasından kaynaklanan bir hatayla izleyicinin beklentilerinin altında kalmış ve beklenen ilgiyi görememiştir. Yılmaz Erdoğan'ın, bırakın G.O.R.A.'yı diğer filmlerini bile izleyici sayısı bakımından geçme hedefini sağlayamamıştır. Ha, belki ben yanlış anlamışımdır Yılmaz Erdoğan'ın zaten böyle bir hedefi yoktur, onu bilemem! Pazarlamadan kaynaklanan hataysa Cem Yılmaz'in fragmanlarda sanki başrol oyuncusuymuş gibi gösterilmesinden tutun da kimilerinin dediği gibi (ki ben buna katılıp katılmama konusunda hala karasızım) komedi filmi olmayan bir filmin komedi filmi gibi gösterilmesine vardırılabilir. Beyazperde eleştirmenlerinden birinin de yazısında belirttiği gibi BKM'nin hemen hemen her oyuncusuna rol çıkartma endişesi de bence filmin kompozisyonunu bozmuş senaryonun (veya filmin gidişatının diyelim) kimi zaman adeta bölük pörçük gözükmesine sebep olmuştur. Bence Yılmaz Erdoğan bundan sonra daha profesyonel gözükmek istiyorsa aynı ekiple çalışmaktan vazgeçmeli (gerçi BKM'nin birkaç genç oyuncusunu bu filme dahil etmeye çalışmış ama) kendisine yeni yetenekler bulmalıdır (Emir Kusturica'nın genellikle yaptığı gibi). Dünya Sineması'na baktığımızda aynı oyuncuyla (veya aynı bir iki oyuncuyla) çalışan başarılı yönetmen örnekleri vardır (Scorsese-De Niro ikilisi gibi) ancak sürekli hemen hemen aynı kadroyla filmler yapmak bence profesyonelliğe çok sığmamaktadır. Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim; o kamera o teknik ekip bende olsa ben de o güzel İstanbul görüntülerini çekerim; yani burda da bir yönetmenlik başarısı görmemekteyim. Burda eleştirinin dozu biraz kaçmış gibi görünebilir ama ben Yılmaz Erdoğan'ın oyuncu ve yazar kimliğini (en azından şimdilik) başarılı bulur ve severim kendisini. :) Filmden de izlerken hiç keyif almadım dersem yalan olur. En azından iki yerde kahkalara boğuldum (Cem'in golf topunu adamlara atarken söylediği söz ve 'Diloloji' üzerine). Zaten salonda (G.O.R.A.'da da oldugu gibi) 'cheerers' kadrosunda gibi en çok ben gülmekteydim.
genel olarak çok güzel bir film. sadece istanbulun tepeden çekilen görüntülerini çok tekrarlamışlar. tamam kaliteli güzel akıcı sahneler ama filmin akıcılığını bu sahnelerin tekrarlanarak yapılmayaçalışılması olmamış. bazen istanbulu tanıtan bir belgesel izliyormuşum gibi oldu.
Ben filmi pek beğenmedim açıkçası..Belki de Yılmaz Erdoğan'dan daha iyisini beklediğim için,çok şey bekleyerek gittim ve bu yüzden beklentilerimi karşılayamadı..Kastettiğim sanatsal anlamda birşey değil, yani ben filme gülmek için gittim ama 1-2 sahne dışında pek komik değildi bence.
bende fılmı begenmeyenlerdenım. nedenı ıse gayet acık. bı kere fılmın butcesının bı kac mılyon dolar oldugu soylenıyor.paralar bu fılm de carcur olmus bu kesın.istanbulun tepeden gorunusu gayt mukemmel burada da bı sorun yok.ama her sahneden dıgerıne gecısınde kullanılması (cok kullanılması) oldukca sıkıyor.ayrıca oyunculuk ve senaryo ıcınde bı kac bısı soylecegim.bır demet tıyatroda demet akbağ ın canlandırdıgı lutfıye karakterını bılırsınız.orada oldugu gıbı burada da demet akbag kelıme oyunlarıyla esprıler yapıo.kelımelere dayalı esprıler cok kullanılmıs. fılmde kopukluklarda goze carpmakta.bellı bı sona baglandıgını dusunmuorum.oyunculara da bı cıft lafım var.ebru akel kotu bır performans sergılemıs.ayrıca cem yılmazın nesi oldugu anlasılamayan at ustunde gordugumuz kız ( ısmını bılmıorum)fılm de yer almasa da olurmus.Bence fılmdekı en basarılı oyunculuk yılmaz erdogan ın kızı tarafından gerceklestırılmıs.son soz yılmaz erdogan a fılmlerı olmuo olmuo olmuo. televızyon da daha basarılı
Bu siteye film yorumları bölümü koyulduğuna göre buraya filmle ilgili düşüncelerimizi yazmak en doğal hakkımızdır!.. Yani kimsenin buraya yazı yazmakla yönetmen olduğu falan yok!.. Ya bir filme sırf görüntüleri ve müzikleri güzel diye gidilmezki!.. Bu film komedi-aksiyon filmiyse bu türün gereklerini yerine getirmesi lazımdı!.. İşlediği konuyu ne kadar anlatabildiğide cabası!.. Biz her çıkıan filme aa çok güzel olmuş dersek ve eleştiri yapmazsak böyle filmler gelmeye devam edecektir!..
bende bu filmde çok güldüm, karnıma ağrılar girdi diyenlere hayret ediyorum..Tamam hakkını vermek lazım, çok kötü bi film değil..Karnım ağrılar girecek kadar olmasa da bende bir kaç sahnede güldüm..ama iyi film kötü film ölçütü ne olmalı... ben kendi kriterlerimi anlatayım.. 1) Bütçe; bu bütçesi yüksek filmler iyidir demek değil. Harcanan paranın hakkını vermiş mi film? Onu sorgulamak lazım..Organize işler 4.5 milyon dolara mal olmuş... Tahmini 1.8-2 milyon arasında seyirci bulacağını düşünerek diyorum ki, gişe başarısı istenilen düzende olamayacak..
2) senaryo; neydi bu filmin senaryosu?...araklayanlarla araklananların hikayesi mi? bakın asıl tehlikeli olan son günlerde yankesicilerden, hırsızlardan bu kadar korkar olmuşken millet, onların sempatik gösterilmeye çalışılmasıdır..Yılmaz Erdoğan'ın ağzından..." ya mezarda olacaksın, ya taşıyan ya da...ben ikisi de değilim.. ben dışarda olanım.." Ne demek İstiyor Yılmaz Erdoğan" Araklayanlardan olmak lazım ...senaryonun cümlesini anlamakta bir hayli zorlandım halen de zorlanıyorum.. 3) sahneleme: nedir bu yahu, kültür bakanlığına tanıtım filmimi, her sahne geçişlerinde bi istanbul mavisi...tamam anladık, çok ta başarılı görüntü yönetmeni, tebrik ederiz ama bu kadar yinelenirse bi sahne bayar abicim.. ah bi de şu bonus esprisi..Yılmaz Erdoğan gibi espri yeteneği yüksek bir insanın böylesi bayat bi espriyi senaryoya katmasını da anlamak mümkün değil..Arada bir giren ünlüler..İclal Aydın'ın salata tabağı vs..nedir bu yani? yok mu başka oyuncu. sırf adı var diye..İclal Aydın'a da haksızlık yani.. 4) karakterler; okunmayan bi yazar, quantum profesörü bir kadın..ve sevimli kızları..Karı koca arasında ki tek ilişki " gelen birine gel diyorsun" üzerine kurulumu olur yahu..bi kere dedin geç artık..Bi de bu kadar aklı başında iki insan sokaktan araba alacaklar. Dosyasına baktırmadan felan...Valla ben yemedim..Avrupa birliği ve türkiye kitabını yazacak,yani kuralları hayatında uygulayamayacak..neyse geçelim bunları.. Yılmaz Erdoğan'a gelelim..Önce bi kadınla aşnefişneyken kocasından kaçar...Bi de evde bi kadın vardır, güzellik yarışmasına katılacak..filmin 50. dksına yani ilk seansa kadar, bu neyi yahu deyip bi türlü karısı mı, sevgilisi mi hatta küçük bi ihtimal bacısı mı dediğimiz bi kadın..sonra bi bakıyoruz karısı. üstelik kıznı alıp gitmiş. Bi doktora.. bu arada doktor da dolgunun tanesini 5 milyara yapıyor sanırım göl kenarında evi korumaları felan...ama gel görki "neydi o bizim şarkımız, içinde ay ışığı olan" cümlesiyle karısının yılmaz'a dönmesini sağlayacak...ne gerek var yahu, ille mutlu son...
kısaca ellerin dert görmesin emeğin eksilmesin Cem Yılmaz..bu filmin tek artısıdır belki de..Oyunculuk dersi verdin vesselam... saygılar ve sevgiler şimdilik.....
Filmi dün izledim.yorumları okurken çok üzülmüştüm.filmden umutluydum fakat düş kırıklıgı yaşadım.filmde tek gülebildiğim sahneler cem yılmazlı dayak sahneleri.özellikle cem yılmazın konagındaki atlı kız :) çok kısa filmde bulunsada filme amatörlük katıyor.herkesin sölediği gibi istanbul manzaraları harika ama biraz fazla kaçmış.filme demet akbağ, altan erkekli ve ebru akelin ne kattıgı muamma.tüm bunlara rağmen gidip görün derim ben yinede.
eğer bu bir yılmaz erdoğan filmi olmasaydı iyi diyebilirdim..ama yılmaz erdoğan filmi olduğu için daha iyisi olabilirdi diyorum.yine de izlemeye değer..
açokça söyleyim,filmi beğenmedim...çok daha iyi olabilirdi.filmde eksik bişeyler vardı.belki cem yılmazın çok az rolü vardı.hem de pek gülmedim açıkçası.tek sahnede cem yılmaz şeklini loymuş.ama tabi konu olarak iyi seçilmiş bi konuydu..
Filme çıktığı ilk gün gittim, hatta neredeyse ilk seansa girdim. Tabi Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Altan Erkekli, Cem Yılmaz ve diğer BKM Oyuncuları'nı duyunca direk atladım filme desem pek de yalan olmaz ama gel gelelim film beni tamamen hüsrana uğrattı. O tanıtıma, o paraya ve onca oyuncuya yazık olmuş bir yerde. Çünkü film insanı doyurmuyor, çıkınca çok boş bir film olduğunu düşündüm ama yine de Türk Sineması adına ve hoş İstanbul manzaraları için de görmekte fayda var. İyi seyirler...
Kahkaha atıcam diye gidilmemesi gereken bir film. Nitekim satece 1 sahnesi kahkaha attıracak şekilde. Usually suspect filmindne esintiler gördüm son sahnelerde. Sonu da tatmin edecek derecede bitmedi açıkçası...
filmi ilk gün izledim.ne yazık ki beklentilerime cevap veremedi.yılmaz erdoğan başarılı film yapar önyargısıyla gitmenin sonucu tatmin olmadım.filmdeki güzel yanlar ise, her oyuncuyu ayrı ayrı düşünürsek çok iyiler,müzikler,görüntüler çok iyi ve son olarak cem yılmaz gerçekten süperrr !
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.