En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
sinankaldan
39 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
1 Ekim 2006 tarihinde eklendi
filmi bi kezde televizyondan seyrettim gerçekten harika bir film 100 defa seyretsem sıkılmam yani bence bir filmde bu olmalı kaç defa seyretsen sıkılmamalısın
İstanbulu cidden çok güzel görüntüleyen film. Bu filmden cidden çok güzel bir turistik tanıtım filmi olabilir.Onun dışında film abartıldığı kadar güzel değildi özellikle ilk yarı sıkılabilirsiniz bile ama neticede izlenip görülmesi gereken farklı bir film.İyi seyirler...
ben bu filmde aksiyon ve komediyi bir arada bulacağımı sanıyordum ancak ikisinide bulamadım.benim için tam bir hayal kırıklığı oldu.ben daha iyi bir film beklerdim ancal yılmaz erdoğan bu sefer yapamamış...
Film çok kötü. Ne düzgün bir konusu var, ne işe yarar bi dramatik yapısı. Ne komik olabiliyor ne de ilginç. İstanbul görüntülerinden başka filmi seyretmek için bir sebep yok. Bir sürü yan hikayeye sahip (ki hiç biri iyi işlenmiyor) ama en önemli şeyi yok, ana hikaye. Bir filmin atardamarı olan ana hikaye olmayınca sonuç bu oluyor.
filmi vizyona girdiği gün yani dün izledim hayal kırıklığına uğradım ne yazık ki..basit ve klişe bir senaryo sadece oyuncu kadrosu sayesinde izlenmeye değer kılınmış.tabii istanbuldan kesitlerin hakkını yememek gerekir.
asıl organize işi Yılmaz Erdoğan yapmış. Vizontele ile sağlam bir giriş yaptığı sinema sektöründe her geçen filminde irtifa kaybediyor.
tamam, felaket bir filmdi diyemeyeceğim ama vasattı bence. sinemada izlemiş ve verdiğim paraya hayıflanmıştım. üstelik filmde yankesicilik, oto hırsızlığı ve kapkaça da bir övgü var gibi. hırsızlar sevimli gösterilmiş adeta.
ne acıdırki almanyada doğup büyüyen fatih akın filmlerinde istanbulu havadan çekipte ne güzel bir şehirde yaşadığımızı gösterene kadar hiç birimiz farkında değildik, yılmaz erdoğan her ne kadar ondan kopya çekmiş olsada, genel olarak bende filmi beğenenlerden biriyim,
Filmi hiçbir kategoriye koyamazsınız! ;) Aksiyon desen değil,komedi desen değil,dram desen değil;sizn aklınıza ne geliyorsa o da değil! :)
Ben bir ara,daha doğrusu ilk yarının sonlarına doğru bir baktım;dalmışım gitmişim güzeL İstanbuL görüntülerine v müziğe!Gerçekten mükemmel görüntiler alınmış v ancak Brooklyn Funk EsentiaL müzikleri böyLe görüntülerle birlikte giderdi.. Konusuz ama Başak Köklükaya'yı görmek adına gidin derim ben! :) Yok yok gitmeyin;görmeyin;ya da giderseniz kapatın gözlerinizi O çıkınca.. >:/
klasik yılmaz erdoğan.başarısız değil.ama yenilemiyor kendini.altan erkekli ve demet akbağ iyiydi ve yakısmıslardı rollerine.espriler bir demet tiyatro tadındaydı.ebru akel niye oynamıs anlamadım.sırf oynaması için rol yazılmıs.basak köklükaya az rolü olmasına ragmen ben burdayım.böylede bir oyuncuyum diyor resmen.yılmaz erdogan komediye biraz ara verip dram filmi çeksin.bence.basarılı olacagından eminim.
Güzel zaman geçirmenizi sağlayan hoş bir film olmuş. Oyuncular ve performansları muhteşem. Bakmayın siz o olumsuz yorum yapanlara. Türk değil de Amerikan yapımı olsaydı, inanın onlarda çok beğenirdi. Nedense yabancı filmleri sadece eğlenmek için seyredebilirken, Türk filmlerine gelince herkes eleştirmen kesiliyor. İlginç. Kesinlikle seyredin.
Filmin ticari açıdan başarılı olacağı kesin,harcadıkları 5 milyon doları fazlasıyla geri alırlar.Umarım hırsız var gibi bir fiyaskoyla sonuçlanmaz.Gerçi cem yılmaz gibi bir faktörün olması çok şeyi değiştirebilir,örneğini ilk vizonteledede görmüştük,merakla bu filmi bekliyoruz.
bende gösterime girdiği ilk gün izledim,yılmaz erdoğanı duyunca çok güzel bir film olacağını düşünüyordum fakat beklediğim gibi olmadı.yinede güzel bir film ve izlemenizi tavsiye ederim ayrıca cem yılmazı tanımasam mafya babası zannederdim(rolünü gerçekten çok güzel oynamış).
Film, bence pazarlamasından kaynaklanan bir hatayla izleyicinin beklentilerinin altında kalmış ve beklenen ilgiyi görememiştir. Yılmaz Erdoğan'ın, bırakın G.O.R.A.'yı diğer filmlerini bile izleyici sayısı bakımından geçme hedefini sağlayamamıştır. Ha, belki ben yanlış anlamışımdır Yılmaz Erdoğan'ın zaten böyle bir hedefi yoktur, onu bilemem! Pazarlamadan kaynaklanan hataysa Cem Yılmaz'in fragmanlarda sanki başrol oyuncusuymuş gibi gösterilmesinden tutun da kimilerinin dediği gibi (ki ben buna katılıp katılmama konusunda hala karasızım) komedi filmi olmayan bir filmin komedi filmi gibi gösterilmesine vardırılabilir. Beyazperde eleştirmenlerinden birinin de yazısında belirttiği gibi BKM'nin hemen hemen her oyuncusuna rol çıkartma endişesi de bence filmin kompozisyonunu bozmuş senaryonun (veya filmin gidişatının diyelim) kimi zaman adeta bölük pörçük gözükmesine sebep olmuştur. Bence Yılmaz Erdoğan bundan sonra daha profesyonel gözükmek istiyorsa aynı ekiple çalışmaktan vazgeçmeli (gerçi BKM'nin birkaç genç oyuncusunu bu filme dahil etmeye çalışmış ama) kendisine yeni yetenekler bulmalıdır (Emir Kusturica'nın genellikle yaptığı gibi). Dünya Sineması'na baktığımızda aynı oyuncuyla (veya aynı bir iki oyuncuyla) çalışan başarılı yönetmen örnekleri vardır (Scorsese-De Niro ikilisi gibi) ancak sürekli hemen hemen aynı kadroyla filmler yapmak bence profesyonelliğe çok sığmamaktadır. Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim; o kamera o teknik ekip bende olsa ben de o güzel İstanbul görüntülerini çekerim; yani burda da bir yönetmenlik başarısı görmemekteyim. Burda eleştirinin dozu biraz kaçmış gibi görünebilir ama ben Yılmaz Erdoğan'ın oyuncu ve yazar kimliğini (en azından şimdilik) başarılı bulur ve severim kendisini. :) Filmden de izlerken hiç keyif almadım dersem yalan olur. En azından iki yerde kahkalara boğuldum (Cem'in golf topunu adamlara atarken söylediği söz ve 'Diloloji' üzerine). Zaten salonda (G.O.R.A.'da da oldugu gibi) 'cheerers' kadrosunda gibi en çok ben gülmekteydim.
Yılmaz Erdoğan' ın bundan önceki filmleri çok iyiydi. Y. Erdoğan güney doğuyu iyi analaliz etmiş Ankara'yı da ama istanbul'a dokunmasın onu anlatamaz yani tarzı ile ters bir şehir istanbulu anlatmak için farklı bir ruh gerekli. ona ruhsuz demiyorum ama istanbulu anlatamaz ki; anlatamadı da kendisini çok sevmeme karşın bu filmden sonra soğudum kendisinden. yani filmin sadece ticari kaygılardan çekildiği bariz ortada birtarafta C. yılmaz diğer tarafta Y. Erdoğon eee sonuç belli..Artı filmdeki tenis topuyla adam dövme fikri orjinal bir fikir değil 'Boş Ev' diye çok güzel bir Kore filminden alıntı bence...
bu film vizontele kadar başarılı olmasa da bence izlemeye değer bi film zaten çok fazla şey beklemek de yanlış olur bence herkes payına düşeni yeterince iyi sergilemiş
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.