En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
roswell85
2 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
26 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Filme aslında komediden çok dram kokuyor, ya da en iyisi komedi-drama demek daha doğru olur. Yeri geldiğinde duygulandıran yeri geldiğinde gülümseten oldukça hoş bir film. Herkesin film bittikten sonra kendini mutlu hissedeceğini düşünüyorum. ayrıca oyunculuk performanslarını da çok iyi buldum.
herkes nasıl bu kadar güzel yorumlar yapabilmiş çok şaşırdım.film bana kesinlikle hiç bişey hissettiremedi,sıkıldım,bütün karakterler bölük pörçük,oyuncularda çok başarılı değildi.film bittikten sonra ben de hiç bir etki bırakmadı.
little miss sunshine... kesinlikle seyretmeye değer...insanın içini ısıtan bir aile filmi...bir hippi arabasıyla yolculuk bu kadar keyifli anlatılabilirdi...
sinema filmlerinde önemli olan ne aradığınızdır. her "komedi" filmi sulu zırtlak ağlatacak bir biçimde sergilenmez beğenileriniz ön plandadır film karşısında. renkler ve zevkler tartışılmaz klişesi gibi. başkasının ipiyle film izlenmez. bu filmi yeni izleyebildim ve tesadüfen karşılaştım. Çocuk nedir? sorusuna yanıt aramakla başlayıp eşcinsel bir akrabanın aile içinde ki yerinden, uyuşturucu bağımlısı bir dede ve çocuklarına çok düşkün bir anne ve baba konu edilmiş. konunun merkezinde "çocuk" yatıyor. Filmin bütün başlama serim ve düğümü bununla ilintili ve bu ana tema üzerinden gidiyor. maddi durumu yerinde olmayan bir aile küçük kızlarına verdikleri sözü tutabilmek için yaklaşık 900 km yol yapmak zorunda kalıyor ve bu yolculukta başlarından geçen, gerçek ile gerçek dışı olayların durum komiği yapılarak seyirciye naklediliyor. küçük kız çocuğuyla filmde ki hiç bir karakter onu çocuk olarak görmüyor ve bir yetişkin gibi soru sorup ona göre yanıt veriyorlar ama karşılarındakinin bir çocuk olduğu bilinci olarak.filmin son sahnelerinden bir tanesin de yarışmada kullanılmak üzere hangi müziği kullanacağı çocuğun yanında velisi olmasına karşın çocuğu soruyor görevli ve yanıtı ondan alıyor. oysa ki bu coğrafya da böyle bir şeyle karşılaşmak pek mümkün değil çünkü o çocuğun velisi hemen hadisenin içine girer ve kendi cevaplardı soruyu. işte bu ve buna benzer örneklerle kız çocuklarının nasıl cesur ve korkusuz yetiştiği utanma duygularından nasıl sıyrıldıkları ve nasıl rahat insanlar olduklarından bahsediliyor. filmin sonunda ki dans sahnesi ise yine çocuk üzerinden işliyor, filmi izlemeyenler için şuan onu anlatmak hoş değil tabi ki ama babanın ve diğer aile üyelerinin davranış biçimlerine bakarsanız bir ailede önemli olan "söz vermek, korumak ve kollamak" yıllar sonra bu olay tekrar tartışıldığında çocuk kendini yanlız hissetmemesi için bir hata varsa aile o hatayı hep beraber yapıyor. 100 dakika kadar harcayacak zamanınız ve güzel bir görme biçiminiz varsa, birçok göndermesi ve güzel mesajları olan küçük gün ışığım siz ve aileniz için değerli ve tekrar izlenmeye yarayan bir film olma özeliliğini koruyabilir
tamam, film gercekten cok sıcak bir film. izlerken inanılmaz keyif verici, ama sadece o kadar. Eğer sadece sıcaklığıyla keyif vermek yetseydi, herkez bu yönde çalışır karşımıza bu filme benzer yüzlerce şey çıkardı. Ben, bu tür filmlere prim verme taraftarı değilim. Bu tarz filmler ilgi toplarsa piyasa böle filimlerle dolar taşar. Bence "sinema filmi" bu kadar basit olmamalı. Tamam keyifli güzel sıcak ama, sinemadan cıktık, yüzünde bi tebessümden başka ne kattı sana?..
bence tam bir televizyon filmi. Sinema filmi olmak için yetersiz. Oscar adayı olucak bir film bence kesinlikle degil. Film bittikten sonra "Eeee?" dedim sadece. Ve şunu düşündüm, "bu seneryoyu bende yazabilirdim" . anlayın artık.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.