Çok başarılı denemez ama üzerinde çalışılmış hissiyatı verdiğini söyleyebilirim.Buna benzer onlarca film izledik şimdiye kadar,onun için şaşırtmaca falan beklemeden,daha düşük beklentilerle izlendiğinde keyif alınabilir.
testere 1in düşük bütçelerle çekildiğini bilmek için filmin yapımcısı olmak gerekmiyor hozzot kardeş, zaten her yerde yazıyor(ilgili sitelerde,dergilerde kısacası basında...
iki sevgili kamp yapmak için ormanlık bir bölgeye gelirler fakat böylesine izcilik gerektiren bir işi beceremeyeceklerine karar vererek bir motele gitmek isterler fakat yolda başka bir çift tarafından zorla durdurularak sınırı geçmek için onlarla beraber gitmek durumunda bırakılırlar.Daha sonra yolda çarptıkları bir canlı tarafından lastikleri patlayınca yakındaki bir benziciye gelirler.Tuvalete giden kadın burada yine bu canlı tarafından saldırıya uğramış ve ölmek üzere olan bir adam görür.Kadınada saldıran bu tuhaf canlı onuda kendinden bir parça yapar.Daha sonra bu benzin istasyonuna sıkışan bu üç kişinin hayatta kalma mücadelesini izleriz filmin sonuna kadar.Hikaye çok basit,senaryo hemen hemen aynı.Bu tür filmlerde tahmini zor olmayan bir şekilde ilerleyen bir yapım karşımızdaki.Bir filmin reklamını yapmak bence yapımcı ve pazarlamacılarının ondan pekte umutlu olmadıklarını gösterir bir anlamda.Büyük kitlelere ulaşamayan birçok yapım ne yazıkki hakettikleri ilgiyi göremiyor bu yüzden.Filmin kısalığı senaryodaki sıkıntıyı ve konuyu uzatmanın gereksiz olduğunu gösteriyor zaten uzatacak pek bir şey yok.Canavarlı yaratıklı filmlerdeki hikaye kıtlığı bu filmde artık nerelere gelindiğini göstermiş.Tehdit unsuru bu sefer nerden geldiği belli olmayan (belkide uzaydan) saldırdığı şeyle bütünleşerek onun vücudunda yaşamaya devam eden her tarafından sürekli sivri dikenler çıkaran bir varlık (sıcaklığa duyarlı olduğu için insan vücudunu takib ediyormuş)Bana örümcek adam 3 teki venomu hatırlattı bir diğer akrabalık bağı ise john carpenter ın the thing ile olmalı.Bağrışmalara inanmayıp yukardan uzanan yaratık tarafından yakalanıp vücudunun ikiye bölündüğü zavallı kadın polisin öldüğü sahne ve tek bir dikenin parmağına batması sonucu yavaş yavaş tüm kolunun yaratık tarafından ele geçirildiği ve kesilerek kurtulduğu (nu sandığı) filmin önce kötü sonra iyi adamının değişim sahneleri topice uygun düşecek bölümler kanımca.Başka gidecek bir şey yoksa gidin bence.
film fena değil.. çok kötü bir film değil.. sıkılmadan kendini izlettiriyor en azından.. hatta tek mekan filmleri arasında değerlendirirsek bence gayet başarılı..
ortada bir şey var. tıpkı zombi gibi zehirini bulaştırıyor ama bunun ne olduğunu asla anlamıyoruz. sonra bir de kopan organlar koşmaya başlıyor. neden, ne zaman, niçin, ne oldu, ne olacak... bunları sormadan izlemek istiyorsanız tamamdır. tabi finalde feciydi!!!
Klasik korku filmi işte3-4 arkadaş tatile gider, bir sorun çıkar bu sorunla zaman kaybeden arkadaşlar ne olduğu belli olmayan bir varlığın saldırısına uğrarlar, yarısı ölür yarısı kurtulur, hele de sürpriz bir son yoksa o film hiç çekilmez..Artık korku sektöründe bir devrim yapılmalı aynı senaryoyla nereye kadar ?sonuç olarak vasat 10/4
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.