Kitap tümüyle kendine bağlıyor insanı, sadece filmle yetinmeyi doğru bulmuyorum, okunası ve güzel bir kitap. viii. Henrynin altı kez evlenmesi ve İngiltereyi Roma Katolik Kilisesinden ayırarak tamamen İngilizleştirip, Anglikan Kilisesini kurması kendisini dünyanın tek hakimi sanmasından mıdır yoksa istediği kadını alıp diğerini atma isteğinden midir bilemem; ama bu 6 kez evlen me krizinin ve İngiliz Kilisesini Roma Katolik Kilisesinden ayırmasının tek sebebi Anne Boleyn gibi görünüyor. Kazdığı çukura kendi düşen Anne Boleyni ava giden avlanır atasözünün en büyük timsallerinden biri olarak görüyorum.
Yorumuma scarlett in ciddi anlamda kötü bir oyuncu oldugunu söyleyerek baslamak istiyorum.Orta halli oyuncu sayılan n.portman bile rahatca scarletti ezebiliyor(ki bunu barcelona da penelope vinç ile yapmıstı) Filme gelince saray entrikalarını irdeleyen fakat buna ragmen size pek bir sey veremeyen bir film.Türden hoslananlar eminim daha cok begenecektir 5/10
Bugün izledim.Çok iyi olmasa da sürükleyici ve başarılı bir tarihi dram.Oyuncuların hepsi rollerinde başarılı ancak Mary Boleyn rolünde Scarlett Johanson her şeyi ile muhteşem ve diğer oyuncuları bariz bir şekilde geçiyor.8.Henrynin şehvetinin ve ihtirasının kurbanı iki kız kardeşin öyküsü sinemaseverler için iyi bir seyirlik vaadediyor.
film sadece son saniyesini görmek için bile izlenir. önce film izlediğini düşünüyorsun son saniyede bakmışsın ki tarihin en çok konuşulan konularından birini canlı canlı izlemişsin.çok beğendim. (konu kralın varis istemesi üzerine oturtturulduğu için tabiki +18.haberiniz olsun)
öncelikle Oyunculuklar kötüydü.Sonu hariç heyecanlandığım bir sahne yoktu.bu filmi elizabethin yönetmeni shekta kapur çekseydi konuya daha hakim biri olarak bence güzel bir film olabilirdi ama olmamış...
Oncelikle filmin kitaptan uyarlanmis olmasi ilgimi cekmeyi basardi, her ne kadar uyarlanmis filmler yeterli basariyi gosteremeseler de. Buna ragmen oyunculuk gayet iyi, karakter-yuz secimleri, makyaj ve kiyafetler oldukca basariliydi. Tek nokta anneleri daha guzel olabilirdi, cunku boylesi kizlara guzel anne yakisir sanirim.Marynin kralla ilk konustugu anda kendisinin kocasi isterse,ona uyabilecegini anlattigi zamanki yuz ifadesi ender rastlanan bir oyunculuk ve uyum gostergesi. Zaten Marye hayran kaldim, cok guzel, cok sade ve cok temiz...Filmde takildigim kisim Annein tek bir karariyla filmin akisinin tamamiyle degismesi. Burasinin gercekle ne kadar ortustugunu merak ediyorum.Ayrica Kralin anlamsiz ve karaktersiz hareketleri, bu hareketlerin Eric Bana ile uysusmamasi da filmin eksiklikleri gibi geliyor.Ama annenin babaya attigi tokat,karsilikli yapilan tartismalar ve cevaplar, Annein kralin karsisina gecip igneleyeci konusmasi ve erkek kiz esitligine getirdigi yorum,espri unutulacak cinsten degil. Sonlarda calan fon muzigin sanki turk ezgileri icermesi de hosuma giden taraflarindandi.Sonuc olarak gayet basarili bir film, kitabini okumadim ama film sayesinde okuyabilirim belki.
Kitabını çok beğenmiştim, kitabın devamı olarak sayılan Kraliçenin Soytarısı'da iyi bir kurguydu, oyuncular çok iyi seçilmiş, 2 kardeşi en iyi kesinlikle farklı ikili oynamayazdı. Ben filmi sabırsızlıkla bekliyorum, eminim çok güzel olmuştur.
Bir dönem filmiydi. Film, 16. yüzyıl İngilteresinde geçiyor. Bu dönemlere karşı bir ilgim var. Bu dönemdeki Avrupa benim ilgimi çekiyor. Film Boleyn ailesinde iki kızın dayısının ve babasının isteğiyle kralla ilişkiye girmesi için zorlanmasını ve bunun sonucunda dayı ve babanın nüfuz ve servet sahibi olmak istemesine dayanıyor. Kral ikisiyle de ilişkide bulunuyor. Film Anne'nin idamıyla son buluyor. Hem de yapmadığı bir iş yüzünden. Film o dönemin İngilteresinin yönetimini, üst sınıf insanlarını anlatıyor. Başarılı mıydı? Ortalama bir film olduğunu düşünüyorum. Sinematografik açıdan müthişti bence, o müthiş doğa ve mekânlar çok güzel aktarılmış. Filmde renkler çok açıktı. Kurguda sıkıntılar olsa da yine de idare ederdi. Oyunculuklara gelirsek; çok muazzam bir performans yoktu. Natalie Portman oynadığı karakteri en iyi canlandıran oldu bence ki kendisi en sevdiğim oyunculardan olur. Diğerleri rollerini iyi canlandıramadıklarını düşünüyorum. Dönemi aktarmada başarılı olan bir yapımdı. Hem mekânlar, hem sinematografi, hem kullanılan elbiseler izleyiciyi o döneme götürmeyi başarabiliyor. Filmde etkileyicilik ögesi son sahnelerde kendini gösteriyor. Anne'nin idam sahnesinden biraz önce. Sürükleyici bir yapısı yok filmin. Bu türü veya dönemi sevmeyenler filmden sıkılabilir. Genel olarak bakarsak; iyi bir dönem filmi olarak gördüğüm ama bazı yönlerden çok da iyi olmayan bir filmdi. Filme verdiğim puan= 7
filmi beğenmedim. bu kadar iyi iki kadın oyuncunun yanında eric bana çok zayıf kalmış. bir kraldan daha karizmatik ve güçlü olmasını bekliyorsunuz ama eric bana bunu becerememiş. kadınların yanında ezik bir görüntü sergiliyor. daha güçlü bir oyuncuyla film çok daha güzel olabilirmiş.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.