En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
nskmourinho
Takipçi
998 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
18 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Yorumuma scarlett in ciddi anlamda kötü bir oyuncu oldugunu söyleyerek baslamak istiyorum.Orta halli oyuncu sayılan n.portman bile rahatca scarletti ezebiliyor(ki bunu barcelona da penelope vinç ile yapmıstı) Filme gelince saray entrikalarını irdeleyen fakat buna ragmen size pek bir sey veremeyen bir film.Türden hoslananlar eminim daha cok begenecektir 5/10
Natalie Portman (Anne Boleyn) , Scarlett Johansson (Mary Boleyn) ve Eric Bana (Henry Tudor) rollerinde harikalar yaratmışlar. oyunculukların çok güçlü olduğunu fark etmeniz o kadarda zor değil.Dönemin tüm ihtişamını gözler önünde sermekte çok başarılı boleyn kızı , kostümler ve müzikler ise cabası.kesinlikle kaçırılmaması gereken bir film.
bence kitaba göre bayağ bir vasat kalmış bir film olmuş.çok kötü bir film değil ama izleyin diye tavsiye edilebilecek bir filmde olduğu söylenemez.film ortalarından zaten gidişatın nasıl olucağını anlıyosunuz.ama genede sonun hazırlanışı biraz daha derinlikli ve iyi anlatımlı olabilirmiş.izlensede izlenmesede olabilecek filmlerden biri daha.bana göre oyuncu kadrosu güzel olan bir bu kadro için bile izlenebilinir...
öncelikle Oyunculuklar kötüydü.Sonu hariç heyecanlandığım bir sahne yoktu.bu filmi elizabethin yönetmeni shekta kapur çekseydi konuya daha hakim biri olarak bence güzel bir film olabilirdi ama olmamış...
Kitap tümüyle kendine bağlıyor insanı, sadece filmle yetinmeyi doğru bulmuyorum, okunası ve güzel bir kitap. viii. Henrynin altı kez evlenmesi ve İngiltereyi Roma Katolik Kilisesinden ayırarak tamamen İngilizleştirip, Anglikan Kilisesini kurması kendisini dünyanın tek hakimi sanmasından mıdır yoksa istediği kadını alıp diğerini atma isteğinden midir bilemem; ama bu 6 kez evlen me krizinin ve İngiliz Kilisesini Roma Katolik Kilisesinden ayırmasının tek sebebi Anne Boleyn gibi görünüyor. Kazdığı çukura kendi düşen Anne Boleyni ava giden avlanır atasözünün en büyük timsallerinden biri olarak görüyorum.
filmi dün izledim eğer o dönemi ve tarihi bilmiyorsanız birşey anlamak zor.çünkü çoğu şey üstünkörü olarak geçilmiş ya da atlanmış.yine de 8. Henry dönemini anlatan güzel bi film.
oyunculuk muhteşem..iki kadına da ayrı ayrı bayıldım...yüzyıl filmlerinin tozlarından arınmış asla sıkılmayacağınız ve bir kadının içindeki şeytanı görebileceğiniz keyifli yapıt..
Natalie Portmanın Closer filminden sonra gözümü dolduran ikinci filmi diyebilirim. Oynadığı filme ikinci kez hakim olmuş. Oynadığı bütün filmlerini izledikten sonra ne kadar kenarda kalmış fazla göremedim diye üzülüyordum :) Filme gelince.. bende kitabını okuyup, aylarca filmini bekleyip, izledikten sonra hayal kırıklığı yaşayanlardanım. Tabiki kitabın aynısını beklemiyordum, saçma olurdu. Ancak filmi harekete geçirecek çok önemli ayrıntılar eksikti. Kitapta hiç olmayıpta filme koydukları ekstra sahneler vardı. Bunları yazmam saatlerimi alabilir. 850 sayfalık kitabını okumayıpta filmi izleyenler için çok iyi bir film.. Tam bir saray entrikası.. Ama bizler için hayal kırıklığı, özetlenmiş bir film.. İyi seyirler.
kitabıyla pek alakası yok. ki kitabı okuduğum en iyi kitaplar arasındaydı. ben bu yüzden beğenmedim. çok kötü değildi ama çok eksiklik ve bir çokda hata vardı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.