bence tek kelimeyle muhtesem bir filim su ana kadar cekilmiş dünyanın en güzel tarihi filmi ve tam bir basyapıt ben hayran kaldım doğrusu tavsiyem izlenmesi gereken filimlerdendir
ne yazılabilir ki... o kadar eski bir film olmasına rağmen hala defalarca izleniyor... sadece müslümanların değil müslüman olmayanların da izlemesi gereken bir başyapıt. Hamza rolündeki Anthony Quin tek kelimeyle mükemmeldi. tebrikler Mustafa Akad, Anthony Quin, Irene Papas ve tabiki bu güzelliğin çekilmesine vesile olan o zorlu hayatı yaşamış olan Dünyalar Güzeli İnsan..
Defalarca seyrettigim ama hicbirinde sIkIlmadigim harika bir film.29 sene once hayata gecirilmis olsada ozamanin sartlarina nazaran son derece mukemmle gorsellik ve gerceklik...Kesinlikle seyredilmesi gereken islamiyetin Dogusunu anlatan ender yapit.
islamiyet öncesi ve sonrasını iyi bir dille anlatan film.özellikle Hamza rolünde Antony Quinn oldukça başarılı bir performans göstermiş.Tekrar tekrar izleseniz de sıkılmayacağınız bir film
Bu film mükemmel organize edilmiş. Benim sevdiğim hz. Hamzarolündeki anthony quın. film insanları etkilediğnden birçok kişi bu dini kabul ediyor. bunun örneği çoktur.
İslamiyet'in doğuşunu en gerçekçi ve etkileyici biçimde anlatan eşsiz bir yapıt... Oyuncuların her biri rollerini mükemmel oynamışlar (gerçek sanatçılık bu olsa gerek! rollerde en ufak bir eğretilik yok!)... Hz.Hamza rolünde Anthony Quinn'den başkası olamazdı herhalde. Bana göre Quinn filmografisinde çok önemli bir yerdedir "Çağrı". Kurgu mükemmel! Filmin müzikleri, esasen seyirciyi elde etme anlamında çok büyük bir risk oluşturan "süre uzunluğu" noktasında devreye girerek, yükselen ve alçalan nabzı çok iyi takip ederek, sahnelerle muazzam bir bütünlük oluşturmuş... Buradaki yorumlardan ortaya çıkan etkileyici sahnelerin sayısı burada yer alanlardan daha fazla... Hz.Hamza'nın avdan dönüşünde "Hamza geliyor!" nidaları sonrasında at üzerinde silahlarını kuşanmış bir biçimde verdiği heybetli görüntü ne müthişti! Mağara ağzında yuva yapan güvercin ve ağ örmüş örümceğin, Mekkeli takipçilerle birlikte aynı karede verdiği görüntü de öyle! Peygamber'in üzerinde bulunduğu devenin insanların arasından geçerken, onların deveye ve tabii ki üzerinde bulunan Peygamber'e tebessümle bakarken gözlerinden yansıyan parıltılar ve bu parıltılardaki saygı, huzur, sevinç ve samimiyet ifadeleri (basit filmlerde kameraya el sallayan ve sırıtan kalabalıkları düşünüyorum da!)... Demek oluyor ki figürasyon da ciddi bir iştir ve alelade, es geçilecek ve herkes tarafından yapılacak bir formalite unsuru değildir... Bir başka sahnede Hz.Hamza, inşaatta bizzat çalışan Peygamber'e (aslında onun filmdeki varlığını çok profesyonel bir biçimde her saniye yansıtmasını ve seyircinin Peygamber'in her an orada olduğuna inanmasını beceren kameraya) yaklaşır ve sevgi ve şefkatle yorulduğunu, bırakması gerektiğini söyler (ne de olsa amcasıdır), o sırada Kitaro'nun etkileyici new age tarzını anımsatan derinden gelen ve ulvî bir uğultuyu andıran ezgi, seyircinin ürpermesine sebep olur, ama korkudan değil, heyecandan... Bu tür onlarca plan filmin sonuna dek sürüp gider ve hiç sıkmaz, yormaz, sürenin uzunluğuna rağmen...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.