Çağrı
Ortalama puan
4,7
1967 Puanlama

142 Kullanıcı yorumları

5
102 Eleştiri
4
22 Eleştiri
3
6 Eleştiri
2
5 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
3 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
ister Müslüman olarak izleyin ister farklı bir inanç ya da inançsızlık mensubu olarak izleyin ama ön yargılarınızı atıp izleyin. gerçekten iyi film iyi oyunculuk 10/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Şubat 2011 tarihinde eklendi
Hani bazı filmler vardır ya bittiğinde etkisinden kurtulamazsınız ve kesinlikle 10 üzerinden 10 luk filmlerdir bunlar ve gerçekten içerisinde bir çok ders alınması gereken şeyi barındıran başyapıtlardır işte çağrı da bu başyapıtların en önemlilerinden biri.Şu ana kadar niye izlemedim diye kendime kızdım,dinimizi gerçekten 1976 yılının imkanlarına göre çok güzel anlatmışlar tüm müslümanların izlemesi gereken ibretlik bir yapım.Uzun süresine rağmen bir solukta izlenen,peygamberimizin yaptıklarını anlatan eşi benzeri olmayan bir yapım.Lafı fazla uzatmaya gerek yok izlemeyenler kesinlikle izlesinler ve çevresindekilere de mümkünse izlemelerini önersinler.10/10
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
Bir başyapıt, kült bir filim ve efsane... Oyuncular sonuna kadar hakkını vermiş. En çok merak ettiğim bu filimi çekerken islam dinine dönn kişiler oldu mu. Çünkü okadar etkileyici olmuş ki mantıklı olan her insan zaten doğru yolu görür bu film ile. Ne de güzel anlatılmış sevgili peygamberimizin ne sevilen bir kişi olduğu. Arkadaşın birisi bir müslümanlar iyi gerisi kötü mü demiş. Eğer sen putları tanrı olarak görür birde bunlar üzerinden para kazanmak amaçlı insanların inançları ile oynarsan, fakirleri hor görüp insanları köle olarak kullanırsan, kız çocuklarını diri diri gömüp kadın erkek arasında sınıf farkı yaratırsan, evet müslümanlar iyi, gerisi kötü olur. ve bu filimde aynen bunları anlatmaktadır. İslam dinini yayabilmek için sevgili peygamberimiz onca hakareti, dayağı, aşağılanmayı çekiyor ama yılmıyor. bu filimde ve peygamberimiz döneminde asla ırkçılık yaşanmamıştır. müslüman ve diğerleri olarak bir ayırım yok. peygamberimiz herkese kapısını açmıştır.
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Bu konuyu gercekci bir bicimde ele alan basarili bir yapim.
Mert H
Mert H

Takipçi 1.646 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
19 Nisan 2022 tarihinde eklendi
Film zamanına göre gerçekten çok iyi oyunculuk ve kurguyla yayınlamıştı. Fakat üzerinden 45 yıl geçtikten sonra ve yönetmeni bile vefat etmişken hala sinemalarda gösterilerek ekmeğinin yenmeye çalışılması garip.
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Şubat 2007 tarihinde eklendi
işte muhteşem bir film herkesin izlemesi gerekir
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Haziran 2012 tarihinde eklendi
Film vardır izlenir, film vardır yaşanır, film vardır yaşatır, film vardır daha düşünce aşamasında çürümeye ve unutulmaya mahkum olur, film vardır senaryosunun sığlığı ve insanı ifade edememesi yönüyle hiç dikkat çekemez, film vardır çekilir, bir süre gösterilir fakat sun&65533;î ve geçici konuları ihtivası nedeniyle arşivlerin tozlu rafları arasında kalmaya mahkum olur, fakat bir film de vardır ki, kişi onu her izlediğinde hislenir, bir ders çıkarır ve filmde oynayan bazı yüce ruhlu karakterlerle ruhunda bir birliktelik kurar. Evet belki yıllardır film izliyorsunuz, belki daha çok film izleme adına evinizdeki televizyonunuza türlü türlü alıcı cihazları taktınız. Peki, acaba bu özelliklere sahip kaç tane film izlediniz? Dev bütçeler ve sayısız figüranlarla çekilen, promosyonun bin bir çeşidiyle bizlere sunulan o yabancı filmlerden, acaba kaç tanesini hâlâ sıkılmadan, yeniden ve yeniden izleyebilir ve her izlediğinizde anlatılmaz duygularla donanır ve o kişiler gibi olma adına yeni kararlar alma yoluna gidebilirsiniz. İşte bu özelliklere sahip filmlerden bir tanesi de yıllardır izleyegeldiğimiz ve bazı tv kanallarının Ramazan yayın dönemlerini doldurmak için bölüp bölüp kullandıkları muhteşem yapıt Çağrı (The Message) filmi. Kaç kez izlediniz ? On, on beş, yirmi, çok daha fazla izleyenleriniz olduğuna da eminim. Buna şaşırmıyorum da, çünkü ilâhî bir kaynaktan insanlığın huzuru için gönderilen bir eser nasıl ki her gün her gün okunmaktan usanç vermiyorsa, o eseri insanlığa duyurmayı kendine gaye-i hayal eylemiş civanmert insanların hayatları ve mücadelelerini de izlemek o şekilde bıkkınlık vermiyor. Aksine her izlediğimizde kendimize çeki düzen vermemizi sağlıyor. Çağrı filmi iki farklı versiyon halinde çekildi. Yönetmenliğini Muhammed Akad&65533;ın yaptığı ABD yapımı olan Çağrı filmi, içinde tanınmış aktör ve aktristlerin oynaması sebebiyle diğer yapıma göre daha çok tanındı. Özellikle oynadığını yaşayarak oynayan ve bu filmde Peygamber Efendimiz&65533;in amcası Hz. Hamza rolünü canlandıran ünlü aktör Anthony Quinn, sergilediği oyunculukla tüm gözleri Çağrı filmine çevirdi. Senaryoda etkili bir yeri olmayan Ebu Süfyan&65533;ın karısı Hind ise Hz. Hamza&65533;ya olan düşmanlığının konu edildiği rolü ve aktrist İrena Papas&65533;ın oyunculuğu ile filmde göz önündeki karakterlerden biri haline geldi. Yine Hz. Muhammed&65533;in (s.a.s) İslâmiyeti tebliği ve mücadelelerini konu alan, senaryo olarak Çağrı filminin neredeyse aynısı olan Arap yapımı er-Risale filmiyse daha çok Arap ülkelerinde takip edildi. Ülkemizde de son yıllarda yaygın olarak izlenmeye başlayan bu versiyonu, diğerinden ayıran en büyük özellik, filmin içinde geçen ayet tilavetlerinin orijinal haliyle verilmesi. Bu yapıtı diğerine göre ikinci planda kalmaya mahkum eden yönse Çağrı filminde olduğu gibi içinde meşhur bir oyuncunun bulunmaması. Fakat her ne kadar tanınmamış sanatçılarla çevrilmiş olsa da oynadıkları karakterleri çok güzel canlandırdıklarını söyleyebiliriz. Her iki filmde de Hz. Muhammed (s.a.s) bizzat gösterilmiyor. Ya asası, ya devesi ya da O&65533;nunla konuşan kişilerce temsil edilmeye çalışılıyor.Senaryoların ikisi de cahiliye devri Arap Yarımadası&65533;nın âdet ve yaşantılarını ayrıntılarıyla sergileyerek başlıyor. Yapılan zulümler, haksızlıklar, tapılan yüzlerce put ve onlara adanan çeşitli adaklar, her yıl değişik vesilelerle düzenlenen panayırlarla Mekke ve civarının sosyal yapısı izleyicilerin gözleri önüne seriliyor. İşte Hz. Muhammed&65533;in (s.a.s) dünyaya geldiği ortam. Şiir ve hitabetin ön planda olduğu, kadın ve kölelerin insandan sayılmadığı, güçlünün haklı olduğu, kan davalarıyla binlerce insanın ölüp yittiği bir dünya. Ve bu dünyada hiç kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği hakikatleri haykıran bir cesaret ve inanmışlık abidesi. Hz. Muhammed&65533;in (s.a.s) hayatını kitaplardan elbette ki okuyoruz ya da çevremizden bir şekilde öğreniyoruz. Ama acaba kaç defa şöyle bir köşeye çekilip, O&65533;nun mücadelelerini, çektiği zorlukları kafamızda canlandırıp O&65533;nu daha iyi anlamaya çalıştık? İşte, hayat meşgalesi içinde bunu yapmaya fırsat bulamayanlar için, kişileri, o dönemin Mekke&65533;sine götürmesi ve o çilekeş insanları daha iyi anlatması bakımdan bu yapıtlar büyük bir görevi yerine getirmektedir.Peygamber Efendimize ilk kez vahyin geldiği an, Hira Mağarası&65533;nda karanlıklar içinde ilk ayetlerin tilavet edilmesiyle anlatılmaya çalışılmış. Önce yakın çevreye tebliğe başlıyor. Her şey alabildiğine gizli. İbn-i Erkam&65533;ın evi ve bu yola baş koyan gençler. Derken 40. Müslümanlar birlikte açık tebliğ dönemine geçiliyor. İşte yürekler yakan bir sahne daha. Kol kola girmiş ve ortalarına da Kâinatın Efendisi&65533;ni almış bu kutsî topluluk Kâbe&65533;ye tavafa yürüyorlar. Taşlar, tükürükler, sopalar ve hakaretler. Filmin en etkileyici sahnelerinden biri yaşanmak üzere. Zira Mekke halkının, Ebu Cehil&65533;in tazyikiyle oracıkta öldürebilecekleri bu kırk insanın imdadına, daha sonra Peygamber Efendimiz&65533;in &65533;Allah&65533;ın Arslanı&65533; diye adlandıracağı Hz. Hamza yetişiyor. Atının sırtında kalabalığa dalan ve kimselerin aklından bile geçiremeyeceği bir şekilde Ebu Cehil&65533;i tard eden Hz. Hamza, yeğeni Hz. Muhammed&65533;i (s.a.s) bu kötü durumdan kurtarıyor. İslâm&65533;ın açık tebliği ve Kâbe civarındaki son gelişmeler sonrasında Mekkeli müşrikler tarafından yoksul ve zayıf insanlara karşı şiddet uygulanmaya başlıyor. Hz. Bilâl-i Habeşî ve Ammar Bin Yâsir&65533;in şahsında ilk Müslümanlara yapılan eza ve işkenceler seyircilere aktarılmaya çalışılıyor.Filmin en çok konuşulan bölümlerinden biri de ilk Müslümanların Habeşistan&65533;a hicreti sonrasında onları takip eden müşriklerle Habeş kralı Necaşi önünde yapılan münazaradır. Hz. Peygamber, Habeş kralı Necaşi&65533;nin adil olduğunu söylemiş ve eza cefa gören müminlere Habeşistan hicretini emretmiştir. Amr İbn-i As öncülüğünde Habeşistan&65533;a giden müşriklerde para vaadleri ile Müslümanları geri almak istemektedirler. Necaşi onları uzun uzun dinler, hatta bir ara Müslümanları teslimi düşünür, fakat Cafer bin Ebu Talib&65533;in Kur&65533;ân&65533;dan Hz. Meryem&65533;e dair okuduğu ayetler karşısında onları himayeye karar verir. Filmin bu sahneleri, o dönemin Hristiyan bir toplumunun, İslâmiyet&65533;e bakış açısını göstermesi bakımından bir hayli önem arz ediyor.Bir süre sonra hicret ve Medine dönemi gerçekleşiyor. Filmin en çok konuşulan sahnelerinden biri de Hz. Peygamber&65533;in arkadaşı Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine&65533;ye girişleri. Günlerdir ağaçların ve damların tepelerinde kutlu misafirlerinin yolunu gözleyenlerin, Peygamberi ufukta görmeleriyle dillerinde terennümüne başladıkları Talaal Bedru&65533;lerle, çoşku içinde O&65533;nu karşılayışları, bu manzarayı izleyen tüm yürekleri kabartıyor. Hele Medineli Müslümanların, evimizde kalın yalvarışları ve Muhacir-Ensar kardeşliğinin ilanıyla birbirlerine kardeşane sarılışları, inanın gözlerimizin hasret kaldığı manzaralar olarak gönüllerimizi dolduruyor. Filmin ilerleyen dakikalarında Mekke müşrikleri ve Müslümanlar arasında yaşanan savaşlara sıra geliyor. Özellikle Bedir ve Uhud savaşları iki yapıtta da teferruatıyla canlandırılmış. Bedir kuyuları ve Uhud dağı etrafındaki savaş taktikleri ayrıntılı olarak sergilenmeye çalışılmış. Hudeybiye Barışı çok derinlemesine olmasa da yine filmin içinde yer almış. Müşriklerin anlaşmayı bozmaları üzerine artık iyice güçlenen Müslümanlar Hz. Peygamberin öncülüğünde Mekke&65533;ye yürüyorlar. Mekke civarına yakılan ateşler, Ebu Süfyan&65533;ın barış arayışları ve derken İslâmiyet ile şereflenmesi. O kutlu insanın Mekke&65533;ye girişi ve Kâbe&65533;ye yönelişi. İşte izleyenleri en çok heyecana gark eden ve duygulandıran sahneler burada başlıyor. Yıllarca memleketinden uzak kalan nice insan oluk oluk Mekke sokaklarına akıyor. Sevdikleriyle sarılanlar, eğilip toprağı öpenler ve daha neler neler. Ama aralarında biri var ki O kutlu kişi en çok Allah&65533;ın evi Mescidü&65533;l-Haram&65533;a hasret kalmış. O&65533;nunla birlikte Kâbe&65533;ye giriyoruz. Kutlu bir elin tuttuğu asa bir bir insanlığın ruhunu karartan, birer taş ve tahtadan başka bir şey olmayan putları devirmeye başlıyor. İzlerken filme kendimizi kaptırıyor, izlediğimiz şeyin bir film olduğunu unutuyor ve ah diyoruz kamera biraz daha kenara gelse de âsâyı tutan o kutlu eli, yüzü bir de biz görebilsek. Hz. Bilal (r.a) O&65533;ndan aldığı emirle Kâbe&65533;nin d***** tırmanıyor. Mekke&65533;yi çınlata çınlata ezan okuyor. Gönüller mutlu gözler yaş içerisinde.Artık filmin sonlarına geliyoruz. Film Peygamber Efendimiz&65533;in veda hutbesiyle son buluyor. Yüz binlik bir insan kitlesi Kâbe&65533;yi doldurmuş tüm gözler onu seyretmekte, tüm kulaklar pür dikkat onu dinlemekte. Veda Hutbesinin sonunda dinini tebliğ ettiği sözünü ümmetinden aldıktan sonra üç kez &65533;Şahit Ol Ya Rab&65533; diyor. Çölde üç kutlu atlı görüyoruz. O tarihlerde İslâm Dini&65533;ni tebliğ etmek için dünyanın dört bir tarafına giden binlerce sahabeyi temsilen. Belli bir yerden sonra selamlaşarak ayrılıyorlar. Belki bir daha geri dönmemek üzere, hiç tanımadıkları topraklara Yüce Allah&65533;ın dinini, Hz. Peygamber&65533;in öğütlediği şekilde anlatmaya gidiyorlar. Sonra ezanlar okunmaya başlıyor birbiri ardınca, değişik makamlarda, türlü türlü mimari özelliklere sahip camilerden ve farklı coğrafyalardan. Film böylece sona eriyor ama siz bir süre daha ekranın karşısında öylece kalakalıyorsunuz. Gözleriniz ekranı mânâsız ifadelerle seyrediyor belki ama, aklınız oralarda, ta uzaklarda Medine çöllerinde, insanlığını unutmuş dünyaya, insanlığını yeniden hatırlatan yüce bir rehberi düşünüyor. Ruhunuz O&65533;nun yolunda olmak için çırpınıyor ve siz o koltuktan farklı bir ruh haleti içinde kalkıyorsunuz.
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Kasım 2008 tarihinde eklendi
Anthony Quinn in katılım ve bu alanda bir şaheser. Ha sonradan filme tıpatıp benzeyen fakat Anthony Quinn olmadığı için bu puanın yanına bile yaklaşamayacak müslüman yapımı çağrı filmi çıktı ortaya. Burada tek kabullenilmeyen nasıl olurda müsliman olmayan biri kendi dinimizi bu kadar iyi yansıtabilir. E siz yaptınız da ne oldu ilk orjinal yapımın yanına bile varamadınız ki onu geçesiniz. Bu arada nerde eski ramazanlar :D
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Temmuz 2005 tarihinde eklendi
bir başyapıt,bir şaheser... film müziğiyle adeta sizi alıp savaşın ortasına götürüyor.harika bir film oscarı fazlasıyla hakediyor
birakin-gitsin55
birakin-gitsin55

Takipçi 566 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
3 Mart 2009 tarihinde eklendi
anthıny quinn mukemmeLdi fiLmde we bir musLuman oLarak ta cok begendim. insanin yuregi kabarmadan izLemesi mumkun degiL....
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
??? arkadaş müslümanlar dışında herkes kötü yansıtılmış dediğine göre filmi eksik izlemiş kanaatimce.Çünkü Habeş kralı mı filmde kötü yansıtılmış,Filmdeki müslüman olmayan Halid karakterimi kötü yansıtılmış.Çünkü Hamza rolündeki AntHony Quinn Halid için gördüğüm en büyük kumandan derken kötü bir şeymi demek istemiş tartışılır doğrusu.
karizmatik062915
karizmatik062915

Takipçi 473 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
2 Şubat 2007 tarihinde eklendi
adamlara bak 1976 da çekmişler sanki dünün filmi valla helal olsun bunlar favur ama bi film müslümanlara bu kadar lanse edilir helal be helal
ilkerekleme
ilkerekleme

Takipçi 413 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Ağustos 2004 tarihinde eklendi
gerçektende az yorumun olması üzücü bende zaten arkadaşların kendi sayfalarına bakarken denk geldim...bütün yorumlarında belirtmiş olduğu gibi gelmiş gerçmiş islamiyeti en iyi şekilde yorumlamış filmdir bu film..ayrıca hz. Hamza rolündeki anthonny quinn her filminde olduğu gibi mükemmel ama buradaki en büyük güzellik bence filmin bi yanlışlığa düişülmeden çekilmesi olmuştur herhalde...yani truva gibi filmlerin çekilsdiği günümüzde bence tarihi bildgiler çarpıtılıyo ama bu filmde dinimizin güzellikleride bence gayet güzel bi biçimde başarılı şekilde izleyiciye aktarılmış....ayrıca filmin savaşlarıda hiç eksiksiz olarak aktardığınıda düşünüyorum...bende bu filmi ilk defa küçük yaşımda izlediğim için anthonny quınni müslüman sanmıştım....sonradanda düşündüm ki demekki sinemada bence bi sanatt....kısacası10/10
boldheart
boldheart

Takipçi 397 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Ocak 2007 tarihinde eklendi
Her müslümanın bildiği bana göre kusursuz bir başyapıt sadece müslümanda değil hemen hemen herkesin Anthony Quin inanılmaz çok çok güzel bir filmdi hala izlemeyen varsa izlesin...
-Lord-
-Lord-

Takipçi 394 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
7 Eylül 2006 tarihinde eklendi
Anlatmak istediğini inanılmaz etkileyici bi şekilde anlatan müthiş bi film...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler