En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ilknur K
Takipçi
1.255 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
15 Kasım 2015 tarihinde eklendi
İnsan ırkının kıt zekası öyle 3 boyut 4 boyut anlayacak ve bunu filme dökecek kadar geniş değil ve izin de verilmez zaten. Filmde ki zaman olgusu mantıklı ama onun haricinde herşey kendi içinde çelişiyor. Hayal gücü kullanılarak yapılmış bir film. Dialoglar o kadar hızlı ki uzay kavramlarına yabancı olan herkes bu filmden sıkılır. Değişiklik yapalım demişler, olmuş ama mantık hataları filmi komik duruma düşürmüş. Çapında farklı bir film.
Christopher Nolan’ın filminin başında dünyanın çürümekte olduğunu görüyoruz. Neden mi? Onun önemi yok. Dünyadan bir şekilde “kaçmalıyız” çünkü filmin vaadi bunun üzerine kurulu. Çıkıp galaksi değiştirmemiz, ışık hızında gitmemiz, cyro-sleep’e yatmamız lazım. Yıldızlararası’nda bu gerçekleşene kadar izlediğimiz her şey koca bir boşluk içeriyor. Belki en başında şunu söylemek lazım, dünyanın kurtulmasını sağlayacak kişi Cooper’ın kızı Murph, her yerde “çok zeki, çok parlak” diye geçiyor. Ama bize neden böyle olduğuna dair bir kanıt sunulmuyor. Büyüyene kadar hayaletlere inanan bir kız olarak kalıyor. Film kabaca “zeki işte uzatma” diyor, daha sonra da bu kızın bu zekiliğinin dünyayı kurtardığını söylüyor. Bu gibi tutarsız senaryo hamleleri filmin her yerine yayılmış durumda.
Bu film nasıl bu kadar sevilmiş anlayamadım. Evet efsane bütçe harcanmış, aldığı görsel efekt ödülünü vs kesinlikle hak ediyor ama ben muhteşem film wowww falan diyemedim yani. Bi kere aşırı uzun ve durağandı sıkıldığım yerler oldu. İkinci olarak tutarsız ve mantık hatası barındıran birçok yer vardı. Adamlar 28 yıl kayboluyor ne arayan var ne soran sadece mesaj gönderiyorlar. Bunun dışında Cooper güya harika plot her şeyi biliyor ama giderken yolda bütün bilgileri diğer arkadaşları ona anlatıyor. Sanki bu adam otobüs şöforlüğü yapıyordu da bi anda kendini uzay mekiğinde buldu gibi.. bunun gibi daha birçok şey var daha fazla yazamayacağım. Şunu da söylemliyim ki birçok insanın sürü psikolojisiyle beğendiğini düşünüyorum. Efektler güzel film havalı eyvallah ama birileri beğeniyor diye diğerleri de beğenmiş bence. Kısaca beğenmedimm.
Herkesin öve öve bitiremediği filmi bir izleyim dedim ama izlediğime pişman oldum. Sözde bilimi kullanıp bilim kurgu yapmışlar ama bilimsel olarak hem çok yetersiz hem de çok saçma geldi bana. Öncelikle neden gidip de karadeliğin dibindeki gezegenlere bakıyorlar. Daha mantıklı gezegen yok mu? Ayrıca karadeliğin dibinde yıldız sistemi mi var orayı tam anlamadım. Eğer yıldız sistemi yoksa zaten ışık olmaz, eğer yıldız sistemi varsa oraya gitsen dahi karadeliğin dibindesin. Orada uzun süre yaşayamazsın. Başka bir gezegen bulman gerekecek yine. Ayrıca karadeliğe o kadar yaklaşamazsın. Hem sıcaklık hem radyasyon çok yüksek olur. Biz daha güneşe o kadar yaklaşamayız devasa bir kara deliğe nasıl bu kadar yaklaşıyorlar. Olay ufkuna yaklaştığında hadi radyasyon ve sıcaklığı geçtim yer çekiminden dolayı spagetti gibi uzarsın ve parçalanırsın. Hatta bunun bilimsel adı spaghettification. Ayrıca 5. boyut bilmem ne falan çok ucuz bir hikaye bence. Sonuç olarak yetersizin çok altında bir film olmuş. 2 yıldızı dahi hak etmiyor ama emeğe saygı çerçevesinde 2 yıldır verdim yine de.
uzayı bu kadar dandik anlatan başka film yoktur ulan film o kadar poh pohlandıki kimisi için gelmiş geçmiş en iyi film dendi ama filmde izlemeye değer adam gibi sahne yok saçma sapan efektlerin olduğu aşıırı sıkıcı uzay temalı film uzay temasını çok çok seviyosanız ancak izleyin onun haricinde izlenebilecek hatta abartıldığı kadar güzel değil allien 1979 izleyin 50 kat daha güzel
Kendini sinemaya adamak, filmler çekmek binlerce eleştiri yapmak isteyen birine filmin ilk yarım saatine göre yorum yapmak ne kadar yakışı kalır bilemem. Ama ciddi anlamda bu kadar dayanabildim. Öyle bilim kurgu filmlerine karşı bir sert duruşum falan da yok. Olsa zaten izlemeye yeltenmem bile.
Filmdeki ana karakterin bilindik kusursuz, "ben bir bilginim" yani klasikleşmiş amerikan tipi - ki bu özelliklere sahipse sinemada teknik anlamda karakter diyemeyiz, diyen de henüz hamdır- ve tipin sesini zorla boğarak konuşması beni filmin içine alamadı. Bir filmin sizi içine alması için taş çatlasa on dakikası vardır. Ancak ana tipin benim sinema anlayışıma göre gerçeklikten uzak oluşu, klasik HWood sinemasından da sıkılmış olmamın verdiği etki samimi gelmedi. Büyük yönetmen Yavuz Turgul'un Yol Ayrımı filminden sonra böylesine bir yönetmenin aynı hataya düştüğüne şahit olmak beni üzdü. ( Evet tamam Christopher Nolan bu filmi daha önce çekti )
Dün gece büyük ümitlerle gittiğim filmden büyük bir hayal kırıklığına uğratarak ayrıldım. Nolan'ı Not Defteri filmin den bu güne takip ediyorum gerçekten tüm yaptıklarını cok beğendiğim "Hiç boşu yok."diyebileceğim bir yönetmen fakat bu filimde gerçekten batırmış. Bukadar iddalı bir yapımda klişeleşmiş fizik dersleri vermesi "Solucan delillerini anlatırken ikiye katlanan kağıt örneğinin kullanılması gibi." Bazı izleyiciler derin fizik bilgisi gerektiren konular olduğunun konuyu tam olarak anlamak için Kuantum Fiziği ve Mekaniği bilmek gerek demişler ancak film temel Kuantum Fiziği bilgisi olan insanlar için komik, siradan izleyici içinse cok sıkıcı olmuş. İki gurup arasindaki izleyiciler içinse ; spoiler: Zayıf Kuvvetin (Yer çekimi) boyutlar arasında dağılması üzerine kurulu değişik fakat başarısız bir fantastik hikaye. Oyunculuklar kötü gereksiz pekçok sahne var gorsel efekt olarak özellikle Yer Çekimi filminden sonra bana yetersiz geldi sonuç olarak 3 saatlik bir hayal kırıklığı.
Yorumlar ve puanlar ve filmin konusunun özel ilgi alanıma girmesi sebebi ile kendimde bir beklenti yaratıp gittiğim için mi bilmem ama beklediğimi bulamadım ki filmi izlemeden önce bu filme olumsuz bir yorum yazacağımı hiç aklımdan geçirmemiştim.
Benim eleştirim teknik açıdan..şimdi solucan deliğinden gidilen galaksi başka bir galaksi ve bildiğim kadarıyla mesajlarda ışık hızında gider ve gelir..bizim galaksi bile yaklaşık 100 ışık yılı çapında.. diğer galaksinin mesafesini düşünün ve dünyadan gönderilen mesajların oraya ne kadar zamanda gideceğini hesap edin..yani o mesafeden mesaj göndermek ve gönderilen mesajı izleyebilmek için milyonlarca yıl geçmesi lazım ama nasıl oluyorsa mesajlar gorulebiliyor
Bilim kurgu ve felsefi filmleri çok severim. Bu film de bu kulvara oynamaya çalışmış. Ama bu tarz filmlerde en önemli nokta filmin ortaya koyduğu kurgu ile çelişmiyor olmasıdır ve ne yazık ki bu film dört beş noktada kendi kurgusu ile çelişiyor. Çok emek verilmiş ama ben beklentilerimi boşa çıkartan bu filme harcadığım zamana üzüldüm.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.