Kara Şövalye
Ortalama puan
4,6
5905 Puanlama

713 Kullanıcı yorumları

5
321 Eleştiri
4
238 Eleştiri
3
38 Eleştiri
2
84 Eleştiri
1
9 Eleştiri
0
23 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Mert H
Mert H

Takipçi 1.646 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
1 Şubat 2026 tarihinde eklendi
The Dark Knight, Christopher Nolan’ın Batman üçlemesinin yalnızca orta halkası değil, aynı zamanda süper kahraman sinemasının çıtasını kalıcı biçimde yukarı taşıyan bir dönüm noktasıdır. Film, Gotham’ı organize suçtan arındırma mücadelesinin ortasında hem Batman’i hem de şehri ahlaki bir sınavdan geçirir. Bu kez mesele yalnızca fiziksel bir tehdit değil, düzenin kendisini hedef alan kaotik bir zihindir. Nolan, kahraman–kötü ayrımını net çizgilerle sunmak yerine, izleyiciyi sürekli olarak “doğru”nun ne olduğu konusunda huzursuz eden bir anlatı kurar.

Heath Ledger’ın Joker performansı filmin tartışmasız merkezinde yer alır ve sinema tarihinin en unutulmaz kötü karakterlerinden birini ortaya çıkarır. Joker, kişisel bir geçmişe ya da anlaşılır bir motivasyona ihtiyaç duymayan, saf kaosu temsil eden bir figürdür. Ledger’ın mimikleri, ses tonu ve beden dili, karakteri neredeyse rahatsız edici bir gerçekliğe taşır. Joker’in amacı Batman’i öldürmekten çok, onu kendi ahlaki ilkelerini sorgulamaya zorlamaktır. Joker'in sevilmeye başlandığı o film..
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Çok iyi kadrosu ile türünün güzel örneklerinden biri olduğu şüphesiz.Joker karakteri de süper canlandırılmış.Ama 9küsür puanlar falan biraz abartı bence,bol action,bol efekt,biraz eğlence ile harmanlanmış güzel bir popcorn filmi...10/8
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
17 Ocak 2009 tarihinde eklendi
gün gectikçe filmin etkisi ve jokerin performansının carpıcılıgı artıyor
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
12 Ocak 2015 tarihinde eklendi
serinin en iyisi ama bunun sebebi jokerin zekası sırf joker için izlenebilir
karizmatik062915
karizmatik062915

Takipçi 473 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
iyi film belkide çok iyi bir film olabilir ki ben sinemasına gittim gayet güzel bir film ama ne beyazperdede ne de imdb de haketmiyor bu puanı kesinlikle...
Amir Han
Amir Han

Takipçi 452 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
26 Ağustos 2014 tarihinde eklendi
Tim Burton her ne kadar da efsane bir yönetmen olsada C. Nolan bu yeni seri ile çıtayı daha yukarılara taşıdı. Arada Joel yönetmen müsveddesinin Robin'cikli saçma iki filmi olsada Batman son filmleri ile 1 milyar dolar barajını aşan nadir filmlerden oldu. Bu filmin tartışmasız en sansasyon yaratan unsuru hiç şüphesiz oynadığı mükemmel ötesi oyunculuğu ve film çekimlerinin hemen sonrası trajik ölümü ile Joker karakterini oynayan Heath Ledger olmuştur. Diğer oyuncularında ondan aşağı kalmamak adına sarfettikleri olağanüstü oyunculuğu ise gözardı etmemek gerekir. Tabii bu rekabet Batman serisinin en beğenilen yapımı ünvanın beraberinde getirdi. İmdb Top 250 listesinde 4. olan bu yapımı muhakkak seyredin.
yuzbasiyulaf
yuzbasiyulaf

Takipçi 428 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
25 Aralık 2008 tarihinde eklendi
Harika bir film. Mükemmel oyuncularıyla mükemmel senaryosuyla.. Söylenicek fazla birşey yok, izleyin.
gskaltay
gskaltay

Takipçi 414 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
16 Eylül 2008 tarihinde eklendi
son zamanlarda izlediğim en güzel film kesinlikle izlenmeli...
ilkerekleme
ilkerekleme

Takipçi 413 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Ocak 2007 tarihinde eklendi
The dark night

Belki de ilk filmin çekildiği 1989 senesinden çok daha öncelerine çizgi roman olarak uzanan ''kara şovalye''nin hayatını anlatan belki de son filmlerden birisi olacak 2008'de sinemalarımızı şenlendirecek olan bu filmden beklentilerim büyük.
Özellikle adam west'in, dizi olayına girip de, yağlı göbek platformunda şekli ve de komik ''robin'' desteği ile çekilen dizi film arasındaki batman tiplemesinin ardından aradan geçen yaklaşık 40-45 senelik süreç zarfında ''kahraman''ımızın bu raddeye gelebilmesi dahi çok iyi bir olay. Birinci nokta bu. Ki 1989 senesinde kalkıp da, yaklaşık 10 adet film çekip de, hemen hemen hepsi içerisinde 1988 senesinde çekilmiş ''beetlejuice'' filmini de içerisinde barındıran ''fantastik'', ''gotik'', ''film noir'' tadında filmler çekmiş tim burton ile bu seriye başlanılması tam bir doğru nokta idi. O dönemin yıldızlarından birisi olan kim basinger'in ''vicki vale'' karakteri için seçilmesinin dışında tam bir kapalı kutu olmasına rağmen, ''iğrenç beter böcek'' karakteri ile gönülleri bir sene önce fetheden michael keaton'ın, karizmatik ve de soğuk görüntüsüyle birleşen, ve de zannımca tüm devam filmlerinde de kimsenin haltedemediği bir ''batman portresi'', oyunculuğu daha önceden oynadığı bir sürü filmde kanıtlanmış ve de, ''hollywood'un büyük starları'' arasındaki yerini çoktan almış bir efsane tarafından hayata gelen bir ''joker'' karakteri. işte 1989 senesinde tüm bu özellikleri, efsanevi kadroyu, oyunculukları, içerisindeki gotik karanlık yapı, komedi ve de az da olsa fantastik ve de korku öğeleri ile harmanlayan ve de yine bir daha, daha iyisini gelmeyeceğini düşündüğüm bir başlangıç filmi.
İkinci film ise, yine ilk filmi aratmayacak derecedeki, altyapısı, karlı sokakları, yine joker'e selamı çakan kötüleri, inanılmaz derecede seksi ve de bir o kadar güzel kedikadın'ı, yine efsanevi batmobil'i, kendisine has oyuncakları, sonraki filmlerde palyaçoya çevirilmemiş kostümü, gizemi, kasvetli yapısı ile, ilk filme nazire yaparcasına iyi derecede kotarılmış bir devam filmi. bu arada bir dipnot'a dikta çekmekte fayda var. İlk filmdeki soundtrack'da unutulmaz olmuştur. Danny elfman'ın, prince ile yaptıkları müzikleri eşsiz, unutulmazdır. Yine bu ikinci filmde devam eden bir michael keaton kasırgası, üzerine gelen, ilginç ve de jokeri aratmayan psikopatvari hareketlerini esprili diliyle bağlayan danny devito tarafından süper kotarılmış, bir ''penguen'', yine kendi çıkarları için şehrin içine eden bir max schreck, ardından daha önceden bahsedildiği gibi, eşsiz bir ''catwoman'' portresi ile, tim burton'dan, onu bu isme taşıyacak derecedeki özgünlük, çekim açıları, kendisine has bir anlatım şekli.

Kısacası özellikle 5 filmden oluşan bu batman filmlerinin en azından ilk iki filmini ayrı bir yerde değerlendirmek gerekir. Yukarıda naçizane kendi fikrimce saydığım özellikler, gerçekten de bu filmleri ''efsane'' yapmaya yeter de artar bile. Hiç sevmemiş olsanız bile, şimdiki spider man'la da, 1978 de ilk çekilmiş superman filmiyle de karşılaştırsanız, şimdiki zamanda bu kadroyu birleştirmeye çalışsanız ne denli büyük bir film yapıldığını görürsünüz.
Bu iki filmden sonra sazı eline alıp da, saz çalmayı bilmediğini zaten belli eden, joel schumacher'in durup dururken kalkıp da, yeni türkü çığırtmaya çalışması da, ayrı bir konu iken, gidip de çizgi film yaparmış gibi, bol renkli, süslü pasta kıvamında ilginçlikler getirmesi, karakteri arada sıkıştırması, yeni eklediği karakterle oynaması, özelliklerini değiştirmesi, bir sonraki filmin ne kadar dandirik olacağını gösterircesine, ilk iki filme ihanet derecesinde, olmayan, bozuk olan yenilikler olmuştur. Val kilmer her ne kadar, michael keaton kadar ''batman'' olamasa da, yine de George clooney'dan bir kat daha iyidir, kendisinin ''batman'' olduğunu kanıtlayacak derecede kendisini vermiştir rolüne. Ayrıca bu filmdeki kaçık karakterlerin en sağlamı da, o aralar kendisini sulu zırtlak komedilere adamış olan, jim carrey'in hayata geçirdiği, ''bilmececi'' karakteridir; süper oynanmış, aynı şekilde kompoze edilmiştir. Kısacası bu geçiş filmi ne ilk iki film kadar doyurucu, içeriğini verebilen, özgün ve de karanlık olabilmiş ne de, bir sonraki film kadar berbat.
Sonrasında gelen yine joel schumacher amcanın, 97 senesinde dönemin yıldızlarını ortaya halay çekmeye çıkarır gibi toplayıp yahni yapmasını andıran filmi, serinin yüzkarası olarak belki de sinema tarihine geçmiş, tüm batman severler hatta, film severler tarafından ''kötü, berbat'' olarak lanse edilmiştir. Ayrıca her ne kadar filmin adında, robin'in adı da artı olarak işlenmiş olsa da, robin filmde kukla olmaktan öteye gidemez; sadece bir karakter olarak lanse edilmiştir filmde. Yine George clooney, ''karizmayım, para babasıyım, davetlerden davetlere akarım, en güzel karıları aklarım'' modundan kurtulamadığı için, inandırıcı bir ''batman portresi'' çizememiştir. Kısacası bu film sadece arada kalmış, çizgi film mi yoksa, sinema mı belli olmayan, devam filmi olsun diye çekilmiş gibi görünen bir film olarak sinema literatüründeki yerini almıştır.
İşte bunca emekten ve de sonrasında gelen, iki adet ayarı bozuk filmden sonra, herkes için kapalı kutu olan, ''bir devam filmi'' daha çekilmiş, ama daha önceden ''memento'' ve de, ''insomnia'' gibi iki adet film ile ustalarına göz kırpmış olan christopher nolan'da, tim burton abisinin bile şapka çıkaracağı değerde bir film ortaya koymuştur. Bazı yönleri sırıtsa da, dövüş sahnelerindeki yakın kamera açıları nedeniyle, sahneler piç olsa da, film geneli itibariyle mükemmel olmuş, bunca yıl sonra gelen devam filmi de, selamlarla karşılanmış, gönülden gelen duyguların ikramı saklanmamıştır. Christian bale de, kendisine verilen, çizilen görevi belki de bunca kişiden sonra bir michael keaton kadar iyi çizebilmiş, yan rollerde oynayan özellikle, michael caine ve de filmin kötü adamı rolündeki ''liam neeson'' ne danny devito'yu ne de efsanevi jack nicholson'ı aratmamışlardır. Teknolojinin de verdiği son olanaklar ile, film çoğu efektlerden bilerek, gerçekçilik adına yoksun bırakılmasına rağmen, yine de kendisini aşmıştır.
İşte kendi fikirlerimce, bunca bir geçmişten sonra, 2008 senesinde olması beklenen son devam filmi ''the dark knight''ın da, ismine yakışacak derecede, yönetmenini de, oyuncularını da, ''kimin hayatının anlatıldığı'' konusunu da barındıracak derecedeki özgün senaryosuyla da, her şeyiyle bir bütün olarak tüm beklentileri karşılamalı. Her ne kadar, jack nicholson'un eşsiz, efsanevi, benzersiz ''joker'' yorumundan sonra, ''heath ledger''in aynı kişiyi canlandırması bana kapalı kutu olarak gelse de, yine de, bunca yıl bu filmleri görmüş bir bünyenin, bu kadar sırıtmaya da ''evet'' demesi işten bile değil. kısacası ''bekle gör'' taktiği uygulanacak. Hayırlısı. bekleyelim ve görelim.
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
Son yillarin en iyi çizgi roman uyarlamasi ve gise filmlerinden. Hakkinda uzun uzun yazmaya bile gerek yok.Bu filmin esinlendigi çizgi romani okumak isteyenler Killing Joke (Öldüren Saka)'yi okumali mutlaka.Filmle birebir ayni degil ama çikis noktasi ayni. Ben begendim. Not: ''Öldüren Saka'' su an asagi yukari her kitap evinde mevcut. Internetten de indirilebilir fakat ingilizce olarak.Iyi okumalar simdiden ilgilenenlere.
teomansonmez
teomansonmez

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
26 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Üç yıl aradan sonra gelen devam filmi The Dark Knight(Kara Şövalye),"Batman" hayranlarını yine fazlasıyla cezbedecek bir film.Kara Şövalyenin ABDdeki ilk gün hasılatı tamı tamına 68 milyondolar iken,bu rakam ilk üçgünde 200 milyondolara çıkıyor.Gişedeki bu rekor bizde ABDden ne yazık ki on gün sonra,yani daha dün vizyona giren film haliyle beklentilerimizi epey bi yükseltti.Üstelik filmin Dünyanın en büyük sinema sitelerinden imbdde 100 binden fazla izleyicinin oylarıyla film,10 üzerinden 9.5 alarak sitedeki tüm zamanların en iyi 250 filmi arasında ilk sıraya oturdu.Kara Şövalye ilerleyen günlerde İlk sıradan aşağı düşecektir mutlaka;ama yinede 2005 yapımı ilk filmde olduğu gibi bu devam filmide imbdnin en iyi 250 film seçkisi arasında hep olacaktır.Ancak kaçıncı sırada olur,onu bilemem.Kara Şövalyenin yönetmenliğini ilk film Batman Başlıyorda olduğu gibi yine Christopher Nolan üstlenmiş.Yaratıcı yönetmen senaryoyu bu kez kardeşi Jonathan Nolanla birlikte yazmışlar.Hikaye de ise yine David S.Goyerın katkısı var."DC" grafiksel romanlar yayımevinin bir ürünü olan Batman,Nolan yönetiminde yine başarıyla sinemaya uyarlanmış.Çok iyi çekilmiş, muhteşem aksiyon sahneleriyle dolu olan film,kısacası Christopher Nolanın yetenekli ve yaratıcı yönetmenliğini birkez daha herkese kanıtladığı bir film oluyor.Filmin tamamı fazlasıyla yüksek çözünürlüklü vede yüksek görüntü kalitesi sunan İMAX kameralarıyla çekilmiş.Bu da Nolanın yaratmış olduğu harika atmosfere büyük bir gerçekçilik hissi katıyor.Christopher Nolanın film için yaptığı en iyi şeylerden biri; ilk filmin aksine,Kara Şövalyede Gotham Citynin varlığına bizi daha çok inandırıyor olması,bir diğeri de hiçkuşkusuz filmin başarılı diyalogları.Nolanın bu usta işi yönetmenliğine gerçekten şapka çıkarılır doğrusu.Özel efekt kullanmakta çok ama çok inatçı olduğu bilinen ünlü sinemacı karanlık ve bir o kadar da sahici bir film ortaya çıkarıyor.Filmin oyunculuklarından bahsedecek olursak;Bruce/Batman rolündeki Christian Bale yine çok iyi,usta oyuncular Morgan Freeman ve Michael Caineden söz etmeye hiç gerek yok zaten.Rachel Dawes rolündeki(hatırladığınız gibi ilk film Batman Beginsde aynı rolü Katie Holmas oynuyordu)Maggie Gyllenhaalda keyifli bir oyunculuk çıkarmış.Maggie,Katie Holmasdan çok daha iyi bence.Harvey Dent/Two-Facei canlandıran Aaron Eckhartda kendini izlettirmeyi başarıyor.Gary Oldmansa rolüne cuk diye oturmuş zaten;ama bu kez daha ön planda.Ve gelelim Batman hayranı olmayanları bile sinema salonlarına çeken,hepimizin bildiği,sinema tarihinin gelmiş geçmiş en sevilen,en beğenilen kötü adamlarından Jokere ve onu oynayan Heath Ledgera.Sizinde bildiğiniz gibi Tim Burtonın çektiği 1980 yapımı sinemaya uyarlanan ilk Batman filminde Jokeri akademi ödüllü usta oyuncu Jack Nicholson oynamış ve bu rolüyle izleyicinin adeta hafızalarına kazınmıştı.Bu yeni Batman filminde ise bukez aynı rolü 22 Ocak 2008de kaybettiğimiz yetenekli,genç oyunculardan Heath Ledgerın oynayacağı duyuruldu, keza oynadıda.Bu haberi ilk duyduğumda Ledgerı Joker rolüne pek yakıştıramamıştım;ama yanıldığımı Kara Şövalyeyi izleyince anladım.Gerçi filmin fragmanlarından da Ledgerın bu rol için ne kadar uygun olduğu görünebiliyordu.Yönetmen Christopher Nolan, filme esin kaynağı olan aynı adlı çizgi roman serisinin ve Tim Burtonın Batman filminin aksine jokeri,bütün fantastik öğelerden ayırmış,Batmani de ayırdığı gibi.Nolanın jokerin karanlık geçmişi hakkında izleyiciğe hiç bilgi vermeyişi ister istemez bizi biraz üzüyor.Ancak Heath Ledgerın olağanüstü oyunculuğu bu açıkları kapatmaya yetiyor tabii.Nolanın yarattığı Joker, Jack Nicholsonlı jokerden farklı olarak daha sert mizaçlı ve daha acımasız.Öyle şakrabanlıklar da yapmıyor.Bunu hiç kuşkusuz bazı fanatik batman tutkunları yadırgayacaklardır.Ancak Ledgarın etkileyici performansı izleyiciği büyülüyor yine de.Jokerin mimikleri,hareketleri,konuşurken sürekli ağzını şapurdatması,diliyle her konuştuğunda ağzının kenarlarını yalaması izleyicinin de hoşuna gidiyor.Hatta bütün bunların filmden çıktıktan sonra sizde de tik olarak kalması mümkün.Ne yazık ki Kara Şövalye Heath Ledgarın tamamladığı son filmi oldu.Bu yüzden de bu film aktörün hayranları için büyük bir öneme sahip.Çok iyi yazılmış sürprizli bir senaryoya da sahip film,2011de vizyona girmesi planlanan serinin üçüncü bölümü için bizi şimdiden heycanlandırıyor.Ama kuşkusuz üçüncü filmde Batmanin işi çok zor olacak(izleyenler anlayacaktır.)Tek dileğim olası üçüncü filmde Robini falan işin içine karıştırmamaları.Çünkü ondan nefret ediyorum.Kara Şövalye haddinden fazla uzun süreli olsa da bu sıcak yaz günlerinde şöyle klimalı,konforlu bir sinema salonunda keyifle izlenebilecek bir film.Film Bush yönetimine dolaylı olarak eleştirel bir bakış açısı göndermeyi de çok iyi biliyor.Hepinize iyi seyirler...
basakbilgi
basakbilgi

Takipçi 354 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
Christopher Nolanın Batman serisine el atmasına başından beri karşıydım. Eski seriye bayıldığımdan felan değil, keza Batman hayranı biri olarak Tim Burton ve Joel Schumacherin çektiği filmleri vasatın altında bulmuştum. Karşıydım çünkü Nolan gibi bir dehanın daha zekice, daha insanı afallatan projelerin başında olması gerektiğini düşünüyordum. Batman Begins beklediğimin biraz üstünde olmasına rağmen, bana göre Nolanın en kötü filmlerinden biriydi. The Dark Knightı tam anlamıyla bir beklentisizlik içinde izledim. Film bittiğinde ise tüm düşüncelerim değişmiş, Nolanın ne kadar eli öpülesi bir insan olduğunu bir kez daha anlamıştım.

The Dark Knight önceki Batman filmlerinden çok daha farklı. Öncelikle klasik çizgi roman superhero havası yok. Batman aynı bizim gibi bir insan; kararsızlıkları, çelişkileri var, kendini geliştirmeye çalışıyor. Son yıllarda Hollywoodda yer alan süper kahramanlar gibi şaşalı değil. Dünyayı kurtarayım köşeme çekileyim havası da yok. Christian Bale büyük iş çıkartmış yine. George Clooney ve Val Kilmerı zaten saymıyorum, Michael Keatonı adeta ezmiş geçmiş; göründüğü, konuştuğu her sahnede çizgi romandaki Bruce Wayne tadını yakalamış.

Jack Nicholsonun oynadığı Joker karakterinin yerini tutmak çok zor gözüküyordu lakin Heath Ledger tapılası bir joker kimliği yaratmış. Heath Ledger olayı gerçekten aşmış, bitirmiş. Jack Nicholsondan daha iyi bir joker kesinlikle beklenen bir şey değildi. Sadece daha iyi olmakla kalmamış, çok daha farklı bir joker çizgisi yakalamış Ledger. Bu yeni joker çok daha korkunç, çok daha sadist. İmgesel olarak da Nolan anlatmış bu durumu aslında. Jack Nicholsonın jokerinin yüz kasları asit yüzünden her daim gülme pozisyonundaydı. Heath Ledgerın jokeri ise ağız kenarlarındaki yaralar nedeniyle gülüyor gibi gözüküyor. Ürpertici, anarşist bir joker.

Bunların dışında film, bir çizgi roman uyarlamasındansa, temponun bir an bile düşmediği bir thriller havasında. Kurgusuyla, ışığıyla, senaryosuyla dört dörtlük denilebilir. Gidin görün, tadını çıkarın derim.
mrs-durden
mrs-durden

Takipçi 350 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
20 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
çok güzel bir film gerçek bir sinema şöleni müziklerin güzelliği ve oyuncuların harika performansları filmi daha da etkileyici yapmış özellikle heath ledger adeta herkese oyunculuk dersi vermiş gerçekten izlenmeye değer10/8
deckard76
deckard76

Takipçi 317 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
31 Ocak 2010 tarihinde eklendi
Bu yapımın olağanüstü başarısının nedeni senaryoya imza atıp ustaca yöneten dahi yönetmen Christopher Nolandır.Başka bir yönetmen ve senaryo yazarı ile film bu kadar müthiş olmazdı.Joker rolünde mükemmel oynayan Heath Ledgerın performansı sinema tarihine geçti bile.10/10
AstalaVista
AstalaVista

Takipçi 315 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
oy oyy OOoYYy !!! joker haRiKa.. why so Serious ????
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler