Hesabım
    Terabithia Köprüsü
    Ortalama puan
    4,0
    584 Puanlama
    Terabithia Köprüsü hakkında görüşlerin ?

    75 Kullanıcı yorumları

    5
    23 Eleştiri
    4
    22 Eleştiri
    3
    13 Eleştiri
    2
    7 Eleştiri
    1
    3 Eleştiri
    0
    7 Eleştiri
    Ilknur K
    Ilknur K

    Takip Et! Takipçi 1.180 Eleştirisini Oku

    4,5
    17 Ocak 2008 tarihinde eklendi
    çok güzel bir film. eğlenceyi duygusallığı ve hüzünü bir arada yaşıyorsunuz. kendi içinzden de birşyler bulabileceğiniz türden bir film. 10/9
    Ümit B
    Ümit B

    Takip Et! Takipçi 103 Eleştirisini Oku

    3,5
    8 Nisan 2008 tarihinde eklendi
    Bir çocuk filmi formatinda olmasina ragmen bence herkese hitap edebilecek bir film. Oyunculuklar inandirici, sicak bir atmosferi var. Sonu daha iyi bitebilirdi, hüzünlü kismini degistirseler daha iyi olurdu. Elestri adina söylenebilecek tek sey bu olsa gerek.
    gokhankocgida
    gokhankocgida

    Takip Et! Takipçi 213 Eleştirisini Oku

    3,0
    21 Ekim 2009 tarihinde eklendi
    fantastık olmasını umardım bır an panın labırrentıne yaklasacak sandım ama baslangıctakı okul sahnelerı cok amatorce ve klıse..gereksızdı..bence hayal dunyaları ve fantastık ogeler agırlıklı olmalıydı...

    panın labırentıne kapılan bırı olarak heryerde ona benzeyen fılm arıyom...daha ıyı olabılırdı ama konu ıyı ıslenmedı...6
    sevgikuşu
    sevgikuşu

    Takip Et! Takipçi 75 Eleştirisini Oku

    5,0
    27 Kasım 2007 tarihinde eklendi
    masal gibi bir film ama öyle değil.insanlara öğreten çok şeyler var.büyüklerinde izlemesi gereken bir film.bence çok güzel bir film.tavsiye ederim.izlemeden anlayamazsınız
    bluevelve
    bluevelve

    Takip Et! Takipçi 115 Eleştirisini Oku

    4,0
    13 Ekim 2007 tarihinde eklendi
    Zihnini açık tutanlara dairÇocukluğumuzda hepimiz hayaller aleminin birbirinden renkli dünyalarına savrulmuşuzdur muhakkak. Kimi zaman insanın kendinden kaçmasına kapı aralamıştır bu. Kimi zaman ise; yaşadığı mutsuzluklardan ki, bu hayata dair olabilir, insanlara dair olabilir, kendimizi arındırmak için bir sığınak oldurup içinne dalmışızdır, umarsızca ve gerçeklikten bir an da olsa sıyrılarak. Çocukluk yıllarımızı biraz gözümüzün önüne getirdiğimizde ve zihnimizin kapısını azıcık araladığımızda, belki o yaşlardaki hissetmiş olduğumuz duyguları yeniden içimize işletebiliriz, kim bilir. Sinemanın da hayal dünyasından beslenen bir çocuk olduğunu düşündüğümüzde, yaratım gücünün ne denli sınırsız ve çeşitli olup her türlü ihtiyaca cevap verdiğini görebiliriz. Bu çocuksu masumiyetin, saflık ile birleşip bambaşka dünyalar inşa etmesiyle de somutlaşmaktadır. Katherine Paterson’un aynı adlı çocuk kitabından uyarlanan ve Gabor Csupo'nun uzun metrajlı ilk sinema filmi özelliğini taşıyan Bridge to Terabithia( terabithia köprüsü ), hayalin somutlaştığı ve düş ile kurulu bir fantastik dünyanın örüldüğü, içerisinde umudun olduğu, mutluluğun olduğu, inancın olduğu ve hayatı yeniden yorumlama gücünü insanda hakim kıldığı bir dünyanın kapısını ardına kadar açıyor.Çocuk sineması kalıplarını aşarak bir bakıma yetişkinlere de içinde var ettiği anlamlar ve alt metinler ile göz kırpan terabithia köprüsü, birbirinden dünyayı algılayış bakımından farklı olan ama düşlere uzanma bağlamında aynı olan iki çocuğun dünyasına kapı aralıyor. Bu kapı aslında her ne kadar hayaller ile var edilmiş ise de duygu faktörünün de içine serpilmesi ile bir anda gözyaşlarına yol verir bir diyara açılıyor. Şahsım için bu böyle oldu ve filmi izler iken yer yer gözlerimiz puslanmasından ziyade resmen gözyaşlarına boğulmam, bendeki duygusallığın filmdeki duygusallık ile yoğunlaşıp köpürdüğünün yani; filmdeki duygusallığın gerçekten güçlü kılındığının ve yapmacıklıktan uzak bir etkinin yakalandığının ufak bir kanıtı gibi.Bu açıdan filme yaklaşımım duygusallık bağlamında olacaktır. yani filmi yorumlamadaki kullanacağım materyaller tamamıyla, filmin içindeki masumiyetin işlenmesi ve sıcaklığın, insanlar arasındaki dostluğun ve birazda çocukluk aşkının yani ilk aşk kıpırtılarının serpiştirilmesi gibi duygular olacaktır. tabi bir de hayal gücüne sığınıp yaşanılan dünyanın soğukluğundan ve acıtır gerçeklerinden kaçarak var edilen yapay ama gerçek anlamda mutluluk veren düşselliğinde kıyısında gezineceğimdir. Filmde yalnızca duygusallık veya düşsel kaçış olmadığı bir gerçektir ve farklı bir anlatımla dokunulan ailevi bağların bir çocuk üzerindeki etkisi ya da yaşanılan sosyal ortamın kimi zaman insanı öteki kıldığı gerçeği de işlenmektedir. Bu işleyişe de değineceğimdir ama dediğim gibi duygusal açılım benim için ön planda olacaktır, anlatım babında.İki farklı karakter ve bunların yanında da yine faklı olan yan karakterler vardır. Ama filmin çıkış noktası jess aarons (Josh Hutcherson ) ve Leslie Burke ( AnnaSophia Robb ) merkezli olmakta ve bu iki çocuktan, yaşamlarından, farklı kişilik yapılarından, ailevi yapılarının farklılıklarından ve hayatı yaşayıştaki farklılıklarından derlenen bir hikaye olarak karşımıza belirmektedir. Ama bir benzerlikleri vardır oda; okul ortamındaki dışlanmışlıkları ve ötekileştirilmeleri. Bu benzer özellikleri ile birbirlerine yakınlaşacaklardır tabi ama bu yakınlaşmaya henüz daha çok vardır.Jess karakteri sorunlu bir karakterdir. Aslında sorunlu diyerek işin içinden çıkılmamalı, en iyisi mutsuz bir çocuktur demek. Evet mutsuz bir çocuktur ve bu mutsuzluğun tabi ki bir nedeni vardır. Zaten izlendiği vakit neden görülecektir. Belki bir çocuğun kaprisi ya da abartılı duygusal tepki gösterisi olarak algılanabilir olmaya açık olsa da jess, kalabalık ailesinin içinde yalnızlığı yaşamaktadır, bir şekilde. Anne ve babasının ki özellikle babasının onu, diğer kardeşlerinden daha az sevdiği ya da diğer kardeşlerine gösterdiği yakınlığı göstermediği için içine kapanmış ve kendini çizgilerin dünyasına bırakarak, içindeki sıkışmışlığı bir bakıma resim yaparak dışa atar bir kaçışa koyulmuştur. Sadece aile içerisinde değil aynı zamanda okulunda da silik bir surete bürünmesi onun hayatında mutsuzluk çanlarının çalmasına neden olmuştur. Ve işte tam bu anda çıka gelen ve içindeki yaşaya olan bağlılık ile gözlerindeki gülümseme ve güneş ile ve hayatı kendince kurduğu düşlerin kıyısında yaşaması ile bambaşka bir kişilik olan leslie'nin belirmesi, jess için belki de yeni bir sayfa açma anlamına gelecek değişmelerin bir habercisi olacaktır. kısa sürede kurulan arkadaşlık bağı ve jess'in kararmış dünyasına hayalleri ile dahil olup ışık katan leslie, filmin bir anlamda sıcaklığının ve içerdiği çocuksu ama güçlü sevginin belirmesine ön ayak olmuştur. Leslie umut dolu bir kız olarak karşımıza çıkmakta. Jess karakterinin karamsarlığından bu karakterde eser yok. Sosyal bir insan ve mücadeleci bir kişilik. Tabi bunda ailesinin sosyalliğinin de epey katkısı var. yazar bir baba ve mutlu bir annenin birleşimi leslie gibi bir karakterin var edilmesine yol vermiş. Bu karakter bir yandan da güçlü bir düş gücüne sahip. Var olan dünyadan kopmadan farklı bir dünya inşa etme becerisi ile jess'in içine düştüğü kısılmışlıktan onu kurtarıp bir bakıma ona, yaşan enerjisi sunmakta. Ve tabi ki izleyiciye de. Gelişen dostluk kısa sürede bilemedikleri ki özellikle jess açısından, bir duygusallığa dönüşüyor. Ve bu dönüşüm iki çocuğun hayali bir dünyanın kral ve kraliçesi olmaları ile bir bakıma gerçek dünyanın üzerlerindeki baskısını ve gerçek dünyadaki ötekileştirilip ezilmişliklerinden arınmanın işareti oluyor. Her ne kadar bu hali ile kimi sinema izleyicileri için benzer konulu filmlerden bir farkı yok olarak yorumlansa dahi film, aslında farklı ve diğer benzer filmlerdeki yapaylığı içermiyor. Film en başta sadece bir saç ayağına yani fantastik bir bakış açısına ya da düşsellik üzerine oturtulmamış. İnsani duygular da içe gerçekten işler bir beceri eşliğinde filme katılarak yapı güçlendirilip saç ayakları çoğaltılmış. Bu açıdan yaklaşıldığında filmde kurgusal yetkinlikten öte duygusal bir etki yaratma becerisinin başarıyla gerçekleştirilmiş olması, ayrı bir önemde ve filmi değerlendirirken göz önünde bulundurulmalıdır zannımca.Duygusallıktan çıkıldığı vakit filmin geri kalan kısımlarını oluşturan bölümler gerçek dünyanın bize merhaba dediği bölümler olarak elde kalmakta. Birey ilişkilerinin tarifi ve özellikle çocuk bedeninin ihtiyaç duyduğu sevgiye olan açlığı ya da ilgiye olan ihtiyacı net bir biçimde işlenmekte. Ve jess'in özellikle küçük kız kardeşi ile olan başlardaki sorunlu ama sonlardaki, kaybedilen bir değerin fark ettirdiği sevgi ile birden sımsıcak bir bağlar ile örülmesi, sevgi ve bağlılık üzerine dokunaklı bir etkinlikte belirmektedir. Leslie'nin önderlik ettiği ve jess'i de ikna ederek var ettikleri düşsel oluşum ise; insanın içindeki sınırsız hayal gücünün güzel bir yansıması olarak ortaya çıkmakta. Aslında o düş dünyasının içindeki bazı unsurların gerçek dünyadaki yansımaları da görülmektedir. Özellikle trolün suretinde karşımıza çıkan okulun korkulan ve sevilmeyen sekizinci sınıftaki belalı kız öğrencisinin, leslie ve jess'in var ettikleri dünyalarının içinde tebessüm eder bir suret ile belirmesi, yarattıkları dünyanın insanları ve duyguları ters yüz eder özelliğine güzel bir örnek niteliğinde.Filmde beklenilenin aksine fantastik bir yaratım olan terabithia'ya geniş yer verilmemesi ve gerçeklikten düşselliğe geçişin kısa sürelere bölünmesi, izleyicinin fantastik örülü bir filmden olan beklentisini belki karşılamaya bilir. Ağırlıklı bir düşsel serüvenin filmin geneline yayılacağını uman izleyiciler umduklarını bulamayabilirler ama bu, filmi kötü ve umutları boşa çıkarır bir film yapmaz. Hayattın sorunlarından kaçıp kısa sürelide olsa mutlu olacakları bir dünyayı yaratıp, gerçeklik ile düşsellik arasında boyut değiştirmek aslında verilmek istenen etkiyi fazlası ile vermektedir. Filmin geneline yayılı olacak bir düşsellik, filmdeki özellikle jess karakterinin sorunlarını ve yalnızlığı ile nedenlerini gölgeler yapıda olabilirdi. Ama şu haliyle kısa geçişler ile bezeli bir düşsellik ve karakterlerin gerçek hayatlarında daha bir odaklanılması, aslına bakılırsa sorunlarının farkında olmalarında onları uyarıcı bir etkinlikte olmuştur ve tabi izleyicinin de jess ve leslie karakterlerinin ortak yanlarını ve benzeşmeyen yönleri ile sorunlarını daha net görmesinde etkili olmuştur.Nihayetinde bu film bir uyarlama olduğundan ve uyarlandığı eserin sınırlarının dışına çıkmasının çok da doğru olamayacağından ötürü, kaynağındaki anlatıma paralel bir işleyiş ile biçimlendirilmiştir. Yönetmenin filmi işleyişi ve yönlendirmesi neredeyse hatasız bir bütünlükte olmuştur. Neredeyseden kasıt, yine hata olarak görülemese de filmin bütüne yayılır bir fantastik tema ile örülü olduğu yollu izlenim verilmiş olmasıdır. Gerçi bu, o izlenimi edinenlerin belki de bir algısal sorunundan ibarettir. Ama fantastik unsurların çocuk zihninin yaratıcılığı ile bezeli ortaya çıkışı ve var olmayan bir dünyanın yine çocuk zihninin güçlü hayaller barındıran sınırsızlığında var edilir olması, terabithia ülkesini bir bakıma izleyicinin zihninin içinde işletmektedir. Tabi zihni açık tutanlar için bu geçerlidir.Eğer sizde terabithia köprüsünden geçip terabithia dünyasından var olmak istiyorsanız, açık tuttuğunuz bir zihin eşliğinde bu filmi izleyin ve terabithia'nın kral ya da kraliçesin olu verin.---- Bridge to Terabithia( terabithia köprüsü ) ----
    beck31
    beck31

    Takip Et! Takipçi 1.383 Eleştirisini Oku

    4,5
    1 Mart 2008 tarihinde eklendi
    Film gercekten size cok iyi vakit gecirtiyor.Harika bir hayal dunyasina istedigin turden yansıtılıs oldukca guzeldi.Tabiki minik oyuncuların sevimliligide filmi izleten bir baska unsur.Beklediginizden daha farklı cıkıcak, izleyin derim.
    enesnail
    enesnail

    Takip Et! Takipçi 221 Eleştirisini Oku

    4,0
    27 Eylül 2008 tarihinde eklendi
    Afişe bakınca fantastik bir film bekliyordum. Fantastik öğeleri az olmasına rağmen oldukça güzel bir filmdi. Şunu söyleyebilirim bu bir çocuk filmi değildi. Bir çocuğun anlamayacağı birçok duygu barındırıyor.Hayatta sevdiklerinizden ölüm yoluyla ayrıldıysanız bu film sizi çok etkileyecektir. Bana güzel duygular yaşattı izleyin derim çok da beklenti içinde olmayın ama.
    erentos
    erentos

    Takip Et! Takipçi 299 Eleştirisini Oku

    3,5
    25 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
    idare eder bi film. şu devirde böyle filmler çekilio muydu yaa?
    arsev17
    arsev17

    Takip Et! Takipçi 236 Eleştirisini Oku

    4,5
    3 Aralık 2007 tarihinde eklendi
    Hayatımda izlediğim en duygusal filmlerden biriydi. Bu tür güzel şeyleri anımsatan filmler o kadar az yapılıyor ki günümüzde, mutlulukla izledim filmi. Tavsiye ederim.
    valendom
    valendom

    Takip Et! Takipçi 130 Eleştirisini Oku

    3,0
    24 Nisan 2007 tarihinde eklendi
    afişinde ki renklere aldanarak çok iyi bir film olma ihtimaline karşı film izledim...ne yazık , aslında sinema adına yapılan ve emek harcanan herşey çok güzel ama ... ama işte... öykü içinde iki arkadaşın dostlukları bir zamanların izlemiş olduğum başka bir filme o kadar benziyor ki...belki bura da daha çok fantastik öğelere eğilmiş olsalardı şimdi verebileceğim puan 6 dan fazla olurdu...
    sayns
    sayns

    Takip Et! Takipçi 181 Eleştirisini Oku

    2,5
    28 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
    sonuca çok çabuk geçmiş .. fena değil .
    duygu-1993
    duygu-1993

    Takip Et! Takipçi 117 Eleştirisini Oku

    5,0
    17 Mart 2007 tarihinde eklendi
    gerçekten harika bir filmdisonunda ben de ağladım gerçekten harikaydıayrıca oyuncularda bir harikaydıyeni bir dünya,zihninizi açık tutunca istediğiniz her şeyi göreceğiniz harika bir yerdaha ne diyebilrim ki ve şunu da söyleyeyim ki:kesinlikle ama kesinlikle çocuk filmi değildi...ve şunu da anladım ki ezik olmanın yararı da oluyormuş çünkü ben de eziğim ama bununla artık gurur duyuyorum...
    Creyk-van
    Creyk-van

    Takip Et! Takipçi 52 Eleştirisini Oku

    5,0
    18 Mart 2007 tarihinde eklendi
    hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biri diyebilirim size ilk başta 300 spartalıya gidicektim ama iyki bu filme gitmişim filmde anormal derece ağladım ama sonlarına doğru anormal duygusal oluyo bu gün gitti sinemaya ve hala filmin etkisindden çıkamadım sanırım bir iki ay daha bu fimin etkisinden çıkamıycam ama kesinlikle izlenilmesi gereken bir olddupunu sölüyorum mulaka gidin cdsinin çıkmasını beklemeyin sinemada ayrı bi zevki oluyo filim izlemenin
    angelusra-b
    angelusra-b

    Takip Et! Takipçi 134 Eleştirisini Oku

    4,0
    24 Ocak 2008 tarihinde eklendi
    cocuk filmi olarak bakılmaması gereken bir film...cok hoş bir film bence herkesin izlemesi gerek cünkü cok güzel ve duygusal...
    chili-himi
    chili-himi

    Takip Et! Takipçi 8 Eleştirisini Oku

    3,5
    19 Nisan 2007 tarihinde eklendi
    filmde fantastik unsurlar yok denilecek kadr az ve macera adına da hiç bişey yok. tüm bunlara rağmen filmi sevdim çünkü çocukların durumları,başlarına gelenler, gerçek olabilecek şeyler..hayat hakkında bişyler anlatıyo ve insana bişeyler katıyo bu film..
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    • En İyi Filmler
    • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler
    Back to Top