En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
5 Nisan 2009 tarihinde eklendi
son derece trajik bir durumu farklı bir kamerayla,yani farklı bir bakış açısıyla aynı trajedi ölçüsünde aktarmayı başaran bir film.tek gözüyle yaşamaya çalışan bir adamın yaşadıklarına,ki bu adam vaktinde çok popüler insan,yine o tek gözünden biz de şahit oluyoruz.site puanlarına güvenmeyin,daha fazlasını hak ediyor,merak edenler pişman olmayacaktır.oyuncular da oldukça başarılı.
Gerçekten sinemayla ilgilenenlerin sevebileceği bir film, popüler bir film arayan ya da eğlenceli zaman geçirmek için film izleyenlerin hoşlanacağını pek düşünmüyorum. insana farklı bakış açılarını farkettiren bir film. bence ilgiyle, defalarca izlenmeye değer.10/10
Pek çok şeye sahipken bir anda herşeyini kaybetmek,bir gözünü kırpabilmek ve göz bebeğini hareket ettirebilmek dışında dışardan farkedilebilecek hiç bir yaşamsal belirti gösterememek..Ama buna rağmen espri anlayışını koruyabilmek ve göz kırparak bir kitap yazabilmek..İnanılmaz bir hayat hikayesi!!Filmi çok fazla beğenmedim ama kitabını okumak için büyük bir istek duyuyorum.
Son derece asab bozucu bir film. Aslında konusu çok humanist olabilir ancak bir kişinin sol gözünü kamera olarak kullanarak bir filmi seyrettirmek resmen işkence başka bir şey değil. Ancak, ne tesadüfdür ki bu filmde işlenen konu birebir Türkiye’de şu an yaşanıyor bu kadar tesadüf az bulunur herhalde. Eski Futbolcu Sedat Balkan, ASL diye bir hastalıktan muzdarip ve işin ilginç yanı o da sadece sol gözünü oynatabiliyor ve o da aynı metotla insanlarla iletişim kurmaya çalışıyor çok ilginç bir tesadüf değil mi?
İlk baştan belirtmek gerekiyor ki film çok tipik bir psikoloji filmi. Şahsen hiç haz etmem bu tarz filmlerden ama izlemeye başladıktan sonra da başından kalkamadım filmin...Yorum yazan arkadaşlardan biri daha yazmış, film, izlerken Alejandro Amenábar’ın İçimdeki Deniz’ini gerçekten hatırlatıyor izleyiciye...Filmin en başarılı oyuncusunun Jean-Dominique Bauby karakterini canlandıran Mathieu Amalric olduğunda sanırım herkes hemfikirdir. Ancak yine de ben hoşlanmıyorum bu tip içimi karartan filmlerden. Şüphesiz Jean-Dominique Bauby’nin başına gelenler hayatın -nadir de görülse- bir parçası ancak hayata dair herşeyin film olması gerektiğini düşünmüyorum. Bazıları hayatın içinde kalmalı hep...
Tabi konu olarak biraz ağır olsa da bu film bir psikoloji filmi sonuçta..herşeyden önce gerçek hayat hikayesi olması beni ayrıca etkiledi.Mathieu Amalric başta olmak üzre diğer oyuncularda oldukça güzel işlemişler.. 10/8
en son bir filmde bu kadar duygulandığımı hatırlamıyorum.hele jean-do ile babasının telefon görüşmesinde gözyaşlarıma engel olamadım.ve de kesinlikle bu puanı haketmiyor.9/10
filmin bu sitede aldığı bu puan çok anormal ve hakettiğinin altında kalmış bnce.gerçek film izleyicileri arıyorsanız her zmn 'imdb' de kalın derim çünkü filmler o sitede hakettikleri puanları alıyorlar ve kaliteli filmlerin hangileri olduğunu ordan öğrenebiliyoruz.filmlerin beyazperdede almış oldukları puanlara çok fazla aldırış etmeyin derim çünkü abuk subuk izleyiciler abuk subuk sallapati puanlar verebiliyorlar ve filmler kendi beklentilerinin biraz dışında olduğunda,yani anlamadıklarında 'berbat' diye sıfatlandırabiliyorlar... filmin gerçek bi hayat hikayesinden alıntı olması beni çok etkiledi ve gerçekten yüksek puanı hakeden bi film.zaman kaybı değil emin olabilirsiniz.hayatta herşeyin mümkün olabildiğinin çok güzel bir örneği...
Tüm film boyunca bekliyorsunuz o mutlu sonu bekliyorsunuz. Soluksuzca, empati kurmaktan teprenemiyorsunuz bile. O halde bile bazen güldürebiliyor sizi. Hayatta herşeye sükretmemiz gerekiyor. İnsan bu filmi izleyince daha iyi farkediyor elindekilerin anlamini...Jean Dominique Bauby; güldürdün, ağlattın, hüzünlendirdin, sevindirdin. Bu filmi izleyenlerden birisi oldugum için mutluyum. İzlemeyen herkese şiddetle tavsiye ediyorum. 10/10
Felçli bir adamın tek gözünden gördüğü bir manzara ve kocaman geniş hayalleri ve geçmişi. Küçük bir alfabe sistemiyle duygularını kitaba dökmüş ve kitap bittikten 10 gün sonra hayata veda etmiş beni üzdü. Bir dram, aşk, mutluluk filmi. Oturduğu yerden sadece önünde olanı yaşamak. İç sesinle arkadaş olmak. Film çok etkileyici, üzülüyorsunuz acıyorsunuz. Sadece karakterimizin gözünden gördüklerini izliyorsunuz. Buda sizi daha iyi empati kurmaya zorluyor. Felç sadece vücutta diyor film akılda ve ruhta değil. İçten bir film. Duygu yoğunluğu var. İlginç görüntüsü için bile izlenebilir. 10/8
bence çok güzel bi film...yasıyor ama gercekten yasıyor oldugun için mutlu olman gerktiğini hatırlatan bi film...hissedebilmenin aslında bi ayrıcalık oldugunu cesaretimiz neredeyse bulmamız gerektiğini hatırlatan...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.