En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
22 Aralık 2012 tarihinde eklendi
"Orta Dünya" kitaplarını, filmlerini, hatta bilgisayar oyunlarını senelerce bıkmadan ve doyamadan tüketen biz hayranları için, "Hobbit"in sinema serüveni aslında başından beri bir soru işaretiydi. Farklı yönetmenlerin isimleri geçti, muhteşem üçlemenin ardından hayal kırıklığı yaratır mı, gölgede kalır mı düşünceleri baş gösterdi. Kısacası bir çekince, hatta bir korku vardı bende de. Üstelik film üç boyut teknolojisi ile ulaştı bizlere. Bu durum belki bazılarını heyecanlandırmıştır tabii, ancak üçlemenin naif teknoloji kullanımı benim gözümde ne bileyim bir "Avatar"dan vs. daha fazla gerçeklik hissi uyandırmıştı. Yani teknik anlamda iki boyuta dokunulmasını pek arzu etmiyordum. Bu gibi düşünceler ile girdiğim salondan, ilk saniyesinden sonuncusuna kadar gözümü kırpmadığım bir 3 saatin ardından çıktım. Peter Jackson... Tolkien "Orta Dünya"yı ve tüm bunları yarattı ve müthiş bir iş başardı tabii ki, fakat Jackson da bu hazinenin günümüz insanlığına ulaşması, beğenilmesi konusunda çok yerinde bir elçilik görevi üstlendi. "Orta Dünya"yı ve bu muhteşem hikayeleri aynı muhteşemlikte özümsedi, gerçekten de Tolkien'i "anladı"...Filmi çok beğendim. Anlatacak ve övülecek hem sinemasal hem de edebi anlamda çok fazla şey var. Nereden başlayabileceğimi de bilmiyorum. Önümüzdeki yılı sabırsızlıkla beklemeye koyuldum bile...
Ne zamandır merakla beklenen,daha gelmeden aylar öncesinden adından söz ettirmeyi başaran hobbit nihayet geldi ve biz de izleyebildik.Önce şunu belirtiyim 3d izlenmese de olur süresi herkesin malumu birde altyazılı izliyorsanız 3d ile birlikte gerçekten gözünüz yoruluyor,onun dışında bir lotr serisi değil tabiki;ama yinede beklentilerimizi karşıladı diyebiliriz tabiki daha iyi olabilirdi,bazı yerleri gereksiz uzun,sıkıcı falan ama görsellik ki özellikle elflerin ülkesi müthişti.Bakalım part 2 nasıl olacak
Yazarı JRR Tolkien’nın Yüzüklerin Efendisinden sonra onun öncül kitabı olarak görülen Hobbit romanı da nihayet sinemaya uyarlandı. Merakla beklediğim filmlerden biriydi. Filmi Yüzüklerin Efendisinin üçlemesiyle kıyaslamamak gerekiyor. Çünkü olaylar birbirleriyle bağlantılı. Film bizi geçmişe götürüyor. Eğer kıyaslarsak Yüzüklerin Efendisinin biraz gölgesinde kalır. Bağımsız olarak yorumlarsak film çok başarılıydı beklediğimden de güzeldi. Yüzüklerin Efendisi filmi favorim olduğu için bu filmi de zevkle izledim. Film konusuyla, kurgusuyla, oyuncularıyla her yönden çok etkileyiciydi. Birbirinden güzel ve heyecanlı sahneleri vardı. Baş kısımları yavaş ilerlesede orta ve son kısımlar oldukça sürükleyici olmuş. Film bizi Orta Dünya’da yepyeni bir maceraya sürükleyip, izlerken de masalsı bir tat bırakıyor. Görsellik olarak çok ihtişamlıydı. Yönetmen Peter Jackson yine çok iyi bir iş çıkarmış. Hayal gücünün sınırlarını zorlamış. Müziklerde filme sanki daha fantastik bir hava katıyor. Ayrıca bazı karakterleri de filmde yeniden görmek beni ayrı mutlu etti. Özetle kitabını okurken nasıl etkilendiysem filmden de aynı etkiyi hissettim. Mutlaka izleyin. iyi seyirler...
Peter Jackson’ın Orta Dünya’ya dönüşünü simgeleyen, beklentisi çok yüksek ama duygusu da bir o kadar karmaşık bir film. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin ardından gelen bu ilk Hobbit filmi, hem nostaljiyle yüklü hem de kaçınılmaz olarak o efsanenin gölgesinde kalan bir başlangıç yapıyor. Masalsı, daha hafif bir tonla yola çıkan film, bunu epik bir üçlemenin ilk halkası hâline getirmeye çalıştığı için yer yer kimlik bunalımı yaşıyor.
Film, Bilbo Baggins’in sakin ve konforlu hayatının, cüce kafilesinin ve Gandalf’ın kapısını çalmasıyla altüst olması üzerine kurulu. Hikâye yapısı, Tolkien’in kitabına sadık kalma konusunda görece başarılı; özellikle Shire sahneleri, Orta Dünya’nın sıcak ve huzurlu yüzünü büyük bir özenle yansıtıyor. Bu bölümler, filmdeki en samimi ve en içten anları barındırıyor. Bilbo’nun evinden çıkma konusundaki tereddüdü, maceraya atılmanın getirdiği korku ve merak duygusu, izleyiciye kolayca geçiyor.
Martin Freeman’ın Bilbo performansı, filmin bel kemiği. Freeman, Bilbo’yu ne bir kahraman ne de bir korkak olarak çiziyor; onun sıradanlığı, hikâyenin asıl gücü hâline geliyor. Küçük jestler, tereddütlü bakışlar ve içten bir mizah duygusuyla karakteri son derece sevimli kılıyor. Gandalf rolünde Ian McKellen ise adeta eve dönmüş gibi; varlığı filme güven ve süreklilik hissi katıyor. Cüce karakterler arasında ise bazıları belirgin kişilikler kazanırken, çoğu kalabalık içinde eriyip gidiyor.
Filmin en güçlü sahnelerinden biri, Bilbo ile Gollum’un Bilmece Mağarası’ndaki karşılaşması. Bu sekans, gerilim, karakter derinliği ve dramatik yoğunluk açısından filmin zirvesini oluşturuyor. Andy Serkis’in performansı ve sahnenin yazımı, Yüzüklerin Efendisi ile kurulan bağları hem duygusal hem de tematik olarak sağlamlaştırıyor. Burada film, masalsı bir macereden karanlık bir kadere doğru geçiş yapabileceğini gösteriyor.
Buna karşın An Unexpected Journey’nin en çok eleştirilen yönü, anlatının gereğinden fazla uzatılmış olması. Kitap olarak oldukça kısa ve yalın bir hikâyenin üç filme bölünmesi, bu ilk filmde tempo sorunlarını açıkça hissettiriyor. Yan hikâyeler, Radagast ve Beyaz Konsey sahneleri gibi eklemeler, Orta Dünya mitolojisini genişletse de, ana hikâyenin ritmini yavaşlatıyor. Film, bazen başlaması gereken yere varmakta zorlanıyor.
Görsel açıdan film son derece iddialı. Prodüksiyon tasarımı, kostümler ve mekânlar Orta Dünya’nın tanıdık estetiğini başarıyla yeniden kuruyor. Tematik olarak film, “evden çıkma” fikrini merkeze alıyor. Konfor alanından ayrılmanın getirdiği korku, büyüme ve dönüşüm süreci, Bilbo üzerinden sıcak ve insani bir şekilde işleniyor. Ancak bu tema, filmin dağınık yapısı nedeniyle her zaman yeterince güçlü bir etki yaratamıyor. Film, masal ile epik arasında gidip gelirken, bazen ikisinin de ruhunu tam olarak yakalayamıyor.
fantastik sevenler için harika olabilir ama bana sadece vasadın altında bir film geldi herkesin film görüşüne saygı duyarım ama hobbit serisi bana göre değilmiş
Lütfen beyazperdeye aldırmayın, izleyin. bir başyapıt. yüzüklerin efendisi kadar iyi olmasa da nefes kesen ve maceralı bir serüvene sizi davet ediyorum. 5/5 Bu arada çoğu şey yarım kaldı. spoiler: Thorin'in düşmanının ölmemesi, Smaug'un canlanması, Neromancer ile görüşmek yani savaşmak ve Gollum'un yüzüğünü araması. Bu yüzden devam filmlerini iple çekiyoruz.spoiler: Son olarak filmin 30. dk. sı birazcık sıkıcı olsa da filmi için önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca süreyi de dert etmeyin (169 dk.) . Ben sıkılmadım ve lütfen 3D olarak IMAX'de gidin.Bu arada 3D'yi merak edenlere söylüyorum: 3D sahnesi fazla yok ama bir 3D sahnesi oldu mu, pes vallaha dedirtiyor. Örnek: Gandalf ve 14 cüce (Baggins'i de sayarak) alevli kozalaklar atarlarken bir tanesi sağ gözüme geldi sandım. İyi seyirler.
Film sinemalara gelmeden birkaç ay önce hemen kitabını alıp okudum. Yüzüklerin Efendisi serisi en sevdiğim filmler arasında yer aldığı için Hobbit filmini de büyük bir hevesle bekliyordum. Kitabını 2-3 günde bitirdim ve okuduğum en güzel fantastik romanlardan biriydi. Sonra yavaş yavaş filmin vizyon tarihi yaklaşmıştı, haftalar öncesinden bilet alıp IMAX Salonda 3D ve altyazılı olarak izledim ve çok beğendim.
Bir iki hafta sonra evde internetten dublajlısını bulup izledim ama ne yazık ki aynı tadı alamadım. Filmdeki şarkıları filan da Türkçe yapmışlar ve hiç hoş olmamış. Yani kesinlikle filmi altyazılı olarak izleyin. Bundan da iki ay sonra filan, filmi 3D TV’de altyazılı olarak evde bir kez daha izledim ve bu sefer sinemada ki tadı alabildim. Fakat şimdi bir daha izler misin derseniz, hayır izlemem. Çünkü üçüncü kez evde bir daha izlediğim de bile biraz sıkıldım ama Yüzüklerin Efendisi’ni bir daha izler misin derseniz, evet hem de defalarca izlerim. Çünkü o filmde ayrı bir hava var, herhalde 20-30 kez izlemişimdir ve hiç sıkılmadım.
Yani bence bir daha Yüzüklerin Efendisi filmlerinin dozunda bir Orta Dünya filmi gelmeyecektir ama belki de Hobbit’in diğer bölümleri (kitaptaki 150. Sayfadan sonraki bölümler gibi) daha heyecanlı, daha sürükleyici, daha çok eğelendiren bölümler olabilir.
Hobbit’te aslında kitapta olmayan karakterler ve bazı bir iki sahne eklenmiş, benim hoşuma gitti çünkü Yüzüklerin Efendisi’nde gördüğümüz, özlediğimiz karakterleri tekrar izliyoruz. Kısa da olsa Peter Jackson’ın bu sahneleri koyması iyi olmuş. Ayrıca bazı kişiler, Gollum’la Bilbo’nun bilmece sahnesinin çok uzun olduğunu ve sıkıcı olduğunu söylemiş ama ben açıkçası sıkılmadım, kitapta da sıkılmamıştım.
Bu seride ki kahramanlarımız da tabii ki Yüzüklerin Efendisi kahramanlarının yerini tutmaz Legolas, Aragorn gibileri bir daha çıkmaz, sakın böyle bir beklentiye de girmeyin. Kısaca bu filmi izlerken yeni bir Yüzüklerin Efendisi beklemezseniz daha fazla beğenirsiniz. Film; müthiş görsel efektlerle, harika çekimlerle, bu çekimlere eşlik eden (klasik Yüzüklerin Efendisi müziklerini hatırlatan) harika müziklerle sizi bir kez daha Orta Dünya’da yepyeni bir maceraya sürüklüyor.
"The Hobbits" birkaç şey de ben yazayım.. Beklentilerimin aksine, filmden oldukça keyif aldım.."Lord of the Rings" ayarında ihtişamlı, görkemli, baya baya fantastik bir film beklemiyordum kesinlikle, ama Bilbo Baggins ve cücelerin çocuksu, masalımsı maceraları yüzümde tebessüm oluşturdu, iyi bir tat bıraktı.. Gandalf, Galadriel, Lord Elrond, Gollum ve hatta Saruman'ı görmek de büyük keyif.. :)) Yalnız filmi 3d izlemek gözlerimi çok yordu.. :/ Serilerin ilk fimleri genelde daha iyi olur..Giriş kısmı iyi anlatılır, devam filmleri genelde biraz hayalkırıklığına uğratır.Yine de devam filmini merakla bekliyorum.. Not : Cate Blanchett, hala ve hala çok çok güzel.. :D spoiler: Ork ların donma olayı ve cücelerin ilk savaş sahnelerinin gösterilişi çok iyiydi, baya da ihtişamlı geldi Ejderha'nın Erebor'a saldırısı..spoiler:
ne diyebilirim ki ? mükemmel .. özlemişim , serinin devamı için biraz daha bekleyecek olmak yine eski LOTR filmlerini beklemek gibi geliyor bana :) ne güzel...
Yaklaşık 3 saatin sonunda başka neler yapabilirdim diye düşündüm salondan çıkınca. Filmin ilk yarısını hiç beğenmedim. hatta çıkmayı bile düşündüm. Çünkü kendimi Yeni Zellanda hakkında bir belgesel izliyormuşum gibi hissettim. Neyse ki 2. yarıda biraz hareketilik geldi de çok da pişman olmadım filmi sinemada izlediğime. Yüzüklerin Efendisi kadara sağlam bir film olmamış. Yinede serinin tamamlanmasını beklemek lazım... Bu arada heresin ağaca çıktığı sahneyi çok çocuksu bulduğumu da eklemem lazım...
zaten yorum yazmak için yazıyoruz peter jackson hem yüzüklerin efendisi hem hobbit izlenmesi gerekiyor baggins evindeki misafirlerle bir yolculuğa çıkıyor:)
Kitabına göre ayarlanmış senaryodan birkaç sahne dışında çıkılmamış bir film...Beklediğim gibiydi.. Sinemada 3d izleyerek 2. olarak evde HD olarak izledim televizyonda sinemaninkinden 3d olduğu için grafiklerin muhteşemlğini keşfedemiyorsunuz ama evde izlediğimde grafikler görsel şölen ve fantastik filmller arasında yüzüklerin efendisinden sonra başyapıt olarak yerini aldı bende
Filmi büyük bir heyecanla beklersin, zaman gelir izlemeye gidersin, girişte sana bir gözlük verirler, takarsın, ekrana bakarsın, o iki saat sana eziyete dönüşür. Salonun %80 inin gözlüğü çıkarıp izlrediğini gördüm, ben de dahil. Allah aşkına artık şu gözlük eziyetini bıraksınlar. Ben balıkesirde oturuyorum ve burada gözlüksüz izleme seçimi de vermiyorlar. Filmle ilgili fazla bir şey söylemeye gerek yok, bir yüzüklerin değil kesinlikle değil ama yine de kaliteli ve sinemada izlenmeye değer...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.