En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ultraaslanserhat
Takipçi
126 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
14 Kasım 2008 tarihinde eklendi
"kefaret" sarsıcı bir tragedya birkaç dakika önce izlemeyi bitirdim filmi ve büyük bir duygu yoğunluğu ile yazıyorum yorumumu öncellikle joe wrıght harika bir yapıt çıkarmış ortaya kitabı okumadım ama film gerek titiz çalışılmış kurgusu gerek keira knightley dışındaki tüm oyuncuların üstün performansıyla gerek filmin görsel dokusu ile . filmin olay örgüsü serhoş olan bir duygulu bir insanın elinden çıkan sammiyet dolu duygu yüklü satırlar gibi samimi çarpıcı ve insanın ayağını yerden kesecek kadar sezgisel yönetmen o kadar hoş bir görsel doku oluşturmuş ki izleyici filmin her an içinde ve olayları birebir yaşıyor burada sanat yönetmenininde başarısı göz ardı edilemez film bir yandan aşkın duygu yoğunluğunu yaşatırken kurduğu aleogarilerle izleyicide kaybettikleri ve kaybettirdikleri sevginin nasıl bazen zarar verdiği konusunda düşünüyor ve tahlil ediyor şahsım adına ben bu bu filmi izlerken özellikle son bir saatinde bir duygu silselesi yaşadım aslında yaşanılan bu duygu silselesi nedeni ile şu an buraya yorum yazmakta çok zor sadece film ile ilgili ilk aklıma gelenler ama inanıyorum ki bu film izleyicinin içinde tortulanacak veher açıdan faklı yönlerle bakılabililecek bir yapıta dönüşecek
çok başarılı kurgusu, yeterli oyunculuk (özellikle McAvoy)ve bence son yılların en yaratıcı yönetmeniyle 4x4 lük bir film. film sizi kendi dönemine götürmeyi çok iyi başarıyor hatta filmin sonunda günümüze döndüğünde dönemk istemiyorsunuz.romantizm/dram türünü sevenler kaçırmasın 9/10
Uzun zamandır izlemek isteyip de izlemediğim bir filmdi.Gerçekten çok beğendim. Filmi izleme sebeplerimden en büyüğü Joe Wrighttı.Aşk ve Gururdaki anlatım tarzına bayılmıştım.Bu film de en az onun kadar iyi hatta belki de daha güzel.Ama bence Kefaret Aşk ve Gurur gibi tam anlamıyla bir aşk filmi değil.Pişmanlık ve vicdan azabının en üst noktada olduğu aşkın belki de ikinci planda kaldığı bir film.Özellikle de vurucu sonu bunu destekliyor.
Kimileri çok sıkıcı,yavaş ilerliyor diye düşünüyor.Bence yeterince film izliyorsanız ve drama seviyorsanız filmin hiç de yavaş ilerlemediğini tam dozunda gittiğini görürsünüz.Böyle diyenlere aldırmayın filmi izleyin ve kendiniz yorumunuzu yapın.Çünkü Kefaret bunu hak eden bir film.
Son olarak James McAvoya değinmek istiyorum.Ben onu ilk Becoming Jane ile tanımış ve çok sevmiştim.Kefarette de rolünün hakkını vermiş.Çok beğendim.
Kısaca herkese tavsiye edebileceğim bir film Kefaret...
Derin bir hüzün, içinizi acıtacak bir aşk! Bir çift budala gözün gerçeği tekrar yorumlaması ve kaderin zincirlerinin kırılması! Yavaş ve duygusal anlatımıyla, olayları değişik açılardan nasıl göründüğünü gösterme başarısıyla ve elbette konusuyla aklınızdan çıkaramayacağınız bir yapıt. Oyuncuları ve sergiledikleri oyunculukları ile de kendini unutturmayacak bir eser..
Görünülenlere dikkat!... 'Görünülenleri yanlış yorumlamamız daha sonra altından kolay kolay kalkamayacağımız bir vizdan azabına ve bunun kefaretine sebep olabilir'.Ablasına kötülük edildiğini düşünen küçük kız,bir nevi imtikam amaçı güdüyor ve bu da iftira atmasıyla sonuçlanıyor,yüzleşmeye hiç bir zaman cesaret edemeyişi ve sevenleri kendi zihninde kavuşturması filmin en özel an ve teması bana göre...Hangisinin daha zor acaba?Koruma güdüsüyle yapılan bir iftira ve bunun kefareti mi? yoksa bu kefaretin ağırlğından kurtulmak için düşünülen yüzleşmek mi?Bir bölümü 1935 yazında, bir bölümü İkinci Dünya Savaşı günlerinde Dunkerk kentinde, bir bölümü de 1999 yılı Londra'sında geçen ?Kefaret? (Atonement), çocukluğu, aşkı, savaşı, İngiliz toplumunu ve sınıf ayrımını akıcı, etkileyici bir anlatımla sunarken; utanç ve bağışlama, kefaret ve günahları hoş görmenin güçlüğü üzerine de düşünmeye yöneltiyor. Olağanüstü görselliği ve genç oyuncuların rollerine getirdiği yorumlarla dikkat çeken film, bir çok kesimlere göre beğenildi. ?Zekice düşünülmüş sofistike bir çalışma??Aşk ve savaşı başarılı bir dille harmanlayan bu etkileyici dramı sakın kaçırmayın.izlemeniz gerekenlerden...
konu olarak aslında hiç yabancı olmadığımız ama kurgusuyla, müzikleriyle ve oyuncularıyla sizde etki bırakacak güzel bir film dünyada savaşın anlamsızlığı birkez daha ortada
Çocuksundur küçücük kalbinde büyük bir aşk taşıyorsundur, gördüğün işittiğin her şey aşka dairdir, görüp hoşlanmadığın her şey de ihanete. 'Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit ne olabilir' der ya Ahmet Telli, bu filmde görürüz ki ondan daha kötüsü kızmış bir çocuktur...Çok yükseklerdedir kimi zaman.Uçmasını bilmiyorsan sadece hayalini kurmakla yetinirsin.Daha sonra hayalinin gerçek olmasını dilersin hep.Hiç ummadığın bir anda kendini çok yükseklerde bulursun.Çoktan seni ellerinden tutmuş sen gözlerin kapalı dünyanın en mutlu varlığı iken o arkandan kıs kıs güler çaktırmadan.Acımasızca seni bıraktığı zaman ise ardına bakmadan kaybolur gider.Hala yukarlarda bir yerlerde ağladığını kimse duymaz, yalnızsındır.Mutlu anların üzerini kaplar, bir daha göremezsin,yaşayamazsın.İçinde bıraktığı ateşi söndürmeye çalışırsın, beceremezsin,istemediğin halde rüyalarına teşrif eder.Bir kibrit çakar üzerine, sen sigaranı yakarsın.Gölgenden farksızdır kimi zaman.Yukarıda bir yerde aramayı bırakırsın bu sefer o gelir seni bulur.Kulağına fısıldayan bir melodi olur kimi zaman,gözyaşın olur akar,canın yanarak içinden çıkarttığını sanırsın o an.Şişenin dibinde durur bazen.Gülmene bile mani olur çoğu zaman.Bir mutlu olmuşsan,on üzgün olacağın gerçeğini değiştiremezsin?.Kolay bir film olduğunu söyleyemem ama yılın kesinlikle en iyi filmlerinden biri Kefaret.Bu filmi sakın ?Bir tatlı huzur almaya geldim? havasıyla izlemeyin.Çünkü;insanın içine oturup, yürek ağrısı yapıyor.Filmin sonlarında itiraf ettiği gibi ?Dürüstlük acıyla son buluyor?.İnsanı en çok gerçek hayatta kaybedilenler ve yaşanmamışlıklar üzer.Bu filmi izledikten sonra eski günahları, hataları tahlil etmeye başlıyorsunuz.Bunlar yüzünden hayatınızda neler olabileceğini düşünüp, korkuyorsunuz.Her günahın bir Kefaret'i varsa şu dünyada deyip, bir iç çekiyorsunuz.Biraz da korkuyla içiniz titriyor.
Her yönüyle mükemmel bir film. ''İhtiyarlara Yer Yok'' u seyretmedim, yani o filmi saymassam bu yılın en iyi filmi olduğunu rahatlıkla söyliyebilirim. Oscar'da da 6 dalda aday olması bunun en büyük kanıtı(en iyi müzük dalındaki ödülü aldı). Film, üç karakter etrafında dönüyor. İkisi birbirine delliler gibi aşık, diğer karakter ise iki iki genci ayırıyor. Acaba pişmanlık duygusuyla iki genci tekrardan biraraya getirebilecek mi? Buna gücü yeticek mi? Not: Altın Küre'de en iyi film seçilen Kefaret'de 13 yaşındaki Saoirse Ronan'nun mükemmel performansını göreceksiniz(Oscar'da en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında adaydı).
filim başladın da sıkıcı ve tek düze bir konusu var gibi görünsede ilerleyen dakikalarda çok değişik ve güzel bir kurguya sahip insanı duygulandıran ve sonunuda büyük bir zevkle beklemenizi sağlayan bir filim haline dönüşüyor.bana göre izlenmesi gereken ve güzel ve etkileyici bir hikayesi olan bir filim...
tam bir aşk savaş filmi gibi değil.kendine has bir film olmuş.savaş sonrası görüntüler çok gerçekçi.adamlar hiç bişeyden kaçmamış.masrafını yapmış ve güzel bir film olmuş.konu ve oyunculuklarda enfes.sonuda güzel olmuş.kaçırmayın derim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.