En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
sahan33
Takipçi
110 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
29 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Kadir İnanırın ne kadar büyük bir aktör olduğunu ne kadar yetenekli olduğunu gösteren filmdir.Yıllarca saçma sapan mafya filmlerinde oynayıp kendini harcadı Kadir baba , keşke hep böyle filmlerde oynayıp oyunculuğunu konuştursaydı.Not: Oyunculuğunu harcayan başka bir efsane: Cüneyt Arkın
izlemedim izlemicemde zaten ama derdim şu..okan bi konuşmasında kadir inaırın atatürkün heykeli önünde ağlamasını kült bi sahne olarak değerlendirdi... aha ha hahahahaaaa......
okan bayülgenin ömerciği canlandırdığı ve küçükken o kadar meşhur el üzerinde tutulan bir yıldızın bir kaza sonucu gözünde oluşan arızadan dolayı unutulup gitmesi gerçekten içler acısı hele ki sonda okan bayülgenin size baba diyebilirmiyim amca dediği sahne çok duygusaldı filmin genel yapısı olarak ta orta şekerli bir film
Sinan Çetin'in son filmini sevmiş olmayı çok isterdim. 'Komser Şekspir'e epey güldüm. Ama her güldüğüm sahneden sonra utandım. Çünkü filmde her şey abartılı
Sinan Çetin'in son filmini sevebilmeyi ne denli isterdim!.. Onun açık sinema yeteneğini artık tam olarak göstermesini, bu zengin kadroyla gerçekten iyi bir film çıkarmasını ve hepimizin ona alkış tutmasını nasıl yürekten dilerdim!.. Ama olmadı, olmuyor. Belki gelecek filme!
Filmin gerçekten çok sevdiğim yerleri oldu. Koca İstanbul'un çarpan gündelik yüreği içinde, kimi zaman korkunç bir trafiğin ortasında yakalanan tiplere, onların bir karakol mekânında bir araya gelmesi fikrine bayıldım. Kimi sahneleri çok sevdim: Kadir'le Müjde'nin bir sözümona temsilin orta yerinde birden her şeyi unutup birbirlerine yüreklerini açtıkları sahne gibi... Finaldeki "şerefli Türk polisi"ndeki yerini bir avuç berduş için terk eden komiserle yapılan toplumsal eleştiriyi önemsedim. Kimi yerlerde de oldukça güldüm.
Ama her güldüğüm sahneden sonra nerdeyse utandım. Rahat, sağlıklı ve kendinden emin bir gülüş değil bu... İnsanı mutlu eden değil, sanki utandıran bir gülüş.
Çünkü film, sürekli en abartılı gülmeceyle en koyu dram arasında gidip geliyor. Çünkü Sinan Çetin ilginç bir konuyu, en doğal biçimde akan rahat, sıcak bir komedi yerine, sözümona absürd'ün doruklarında gezinen ve her sahnesinde seyirciyi gıdıklayan bir gösteriye dönüştürüyor. Bir Türk karakolunun önüne dikilen "rahmetli Şekspir" heykelini, filmin en kapı gibi iki kahramanını (hem de asıl rolü oynayan Müjde Ar artık incinen ayağı iyileşip ortalarda salınmaya başladıktan sonra bile) ille de kadın kılığına sokma gayretkeşliğini, Atatürk heykeline yalvarma sahnesini hangi sinema, sanat ve komedi anlayışının neresine oturtabilirsiniz?
Kadir İnanır rolüne bir türlü ısınamamış, belli. Yine de deneyimiyle işin içinden çıkıyor. Okan Bayülgen filmin en iyi oyuncusu. Birçok bölümü sanki tek başına götürüyor. Özkan Uğur ve Müjde Ar çok iyiler. Pelin Batu ise gerçekten yepyeni bir yüz, taptaze bir yetenek. Bir de ne söylediği anlaşılabilse...
İçinde yer yer çok iyi şeyler olan, ama tümüyle başarılamamış bir film; illa popüler, medyatik ve başarılı olmak için sanki ruhunu şeytana satmış bir yönetmenin son çabası. Kaçırılmış bir fırsatın filmi olarak yine de görülebilir. Ve fırsatı kaçırmayıp bu kez dörtbaşı mamur bir film yapmış bir Sinan Çetin filmi yine umutla beklenir... imza.. ATİLLA DORSAY herşeyide açıklıyor başka söze gerek yok...
film güzel ama ben sürekli popülerlik peşinde olan sinan çetinden pek hazzetmediğim için biraz önyargıyla izledim filmi.sinan çetine kadir inanır da katılmış oldu böylece:(( en iyi olanlar müjde ar ve okan bayülgendi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.