En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Jef---Costello
Takipçi
152 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
1 Ocak 2011 tarihinde eklendi
birkere şunu söyleyim;
film kesinlikle sıradan izleyecinin burun kıvıracağı türden bir film..
Hastalıklı Yönetmen Trier'den yine hastalıklı bir film Deccal..
Bresson-Polanski-Lynch ve Haneke ile birlikte İnsan psikolojisini filmlerine iyi yansıtan yönetmen Trier'dir..öyle haz alınacak yönetmenler değildir bunlar.
film şu;
delirmekte olan bir kadın ve bir o kadar onun kadar deli olan kocası'nın yaşadıkları tranva ve içlerinde yaşatıp biriktirdiklerinin dışavurumu..bazı sahnelerde kusmanız olası.psikolojiniz de bozulabilir..bn beğenmedim ama son dönemlere baktığımda, "nitelikli film çıkaramama fobisini bu filmle yenmiş sinema sektörü"..9/10
anlatılmaz, hissedilir... O derece kusursu film. Oldukça karamsar, her izlediğinizde yeni şeyler keşfedebileceğiniz, izlemesi de oldukça zor ve rahatsız edici olan bu trier başyapıtı ilkel insanoğlunun pişmanlığıyla, utancıyla, vahşetiyle dolu postmodern bir portresidir bana kalırsa. böylesini hiç görmedim. trier'in bir ilk yaptığı kesin
Charlotte Gainsbourg, delirme aşamasına gelmiş bir acılı anne rolünde.Willem Dafoe ise mesleği psikolog olan acılı bir baba rolünde,ki performansı görülmeye değer. Filmin arva eşliğinde etkileyici bir açılış sahnesi var. Kadın erkek ilişkilerine, tarihe değinen gerilim dozu yerinde bir film,biraz da rahatsız edici. Filmi iyi buldum.Açılış sahnesi, olayların gelişimi(özellikle son 20 dk.),oyuncu performansları tatmin edici.Ama diyaloglar da biraz sıktı beni.Bazen filmin içine girmekte zorlandım.Yine de tavsiye ederim,tabi herkesin kaldırabileceği bir film değil.Biraz hareket isteyenler sıkılabilir,bazı anlar bende olduğu gibi. Beyazperde puanını kesinlikle haketmiyor.10 üzerinden 4 sinepuanı.pehh!en azından bi 6-7 olmalı derim.bendeki puanı 8... :))
imdb gibi bir sitede 6.7 alan bir film nasıl olurda bizde 4 bile alamaz.Türk sinema izleyicisi ne seviyede anlamak mümkün olmuyor.ben filmi daha izlemedim ama sonuçta kendini ispatlamış bir yönetmen (Lars von Trier ) ve bir oyuncu (Willem Dafoe)var karşımızda.ayrıca film sansasyon yarattı dünya sinemalarında.ama anlayışla karşılamak lazım biz recep ivedik gibi filmleri baştacı eden bir millet olduğumuz için normal karşılıyorum....:(
kesinlikle amaçsız bir film düşünüyorum.. izleyipde değerli vaktinizi boşa harcamayın. ayrıca filmin başındaki aryaya da sakın aldanmayın, ilerleyen dakikalarda film size o arya sahnesini çok aratıyor.
son olarak editörler artık puanlamaya "0" puanı da eklesinler istiyorum.
Herkes bir yorumda bulunmuş ancak;film ile ilgili mantıklı bir açıklama ya da yorum istiyorsanız;http://www.beyazperde.com/sinekritikdetay/2216/Deccallinkini açın..Murat Tolga Şen iyi bir yorum yapmış bence...
Dün akşam izledim filmi ve film benim için bir korku filminden çok uzak.Psikolojik bir film.Bol bol çıplaklık var.Trieri pek sevmem izlediğim bir kaç filminden kesinlikle haz etmediğimi söylemeliyim.İdiots ta rahatsız olduğum kadar başka bir filmde rahatsız olmuşluğum yoktur bunu rahatlıkla söyleyebilirim.Herneyse Deccale dönersek yönetmen ilk sahneden itibaren bizi şoke etmeyi aklına koymuş burası belli.Bunu filme başladığınızda anlıyorsunuz,sert bir sevişme sahnesiyle başlayan film sayısı az olsa gerek sinema tarihinde.Sonuç olarak pek beklediğimi bulduğum söylenemez film bir korku filmi olarak lanse edildi ama bunu yerine yönetmen bol bol sevişme sahnesi masturbasyon sahnesi v.s.eklemiş.Korku adına bişey göremiyorum.
türkçe isim çevirisi oldukça isabetsiz;bu türe ilgi duyan kişilere saygı duyuyorum ama sırf izlemek için izlediğim bu film hakkında pek de iiyi cümleler sarf edemeyeceğim 4/ 10(o 4 puanda ilk 4 dakikanın hatırına)
Our story starts with beautiful Passion, and all the while, Insurmountable Tragedy is Creeping is ugly head into the scene. Such a dark a deeply emotional film has been laid at our feet, and raw emotions leading to carnality between our main characters. I feel a deep wound that time may never heal slowly entering the scenes, primarily due to the detrimental thoughts that are constantly invading our female characters mind. Willem Dafoe and Charlotte Gainsbourg character portrayal is unlike any I've come across of late, Provocative and Disturbing to the point I've had to pause the film for a brief moment to gather myself from the raw intensity unfolding before my eyes. Never have a seen such viscious brutality, that wasn't in a gore film before.
Daha önce yaptığım yorumuma bir kaç şey eklemek istiyorum. Filmin konusu sizce nedir diye sormuştum.ve kendi yorumumu dile getirmiştim.Bu film ile ilgilenenler zaten filmden sonra veya filmden önce eleştirmenlerin yorumlarını okumuşlardır.Fakat yapılan yorumlar o kadar düşünsellikten uzak ki eleştirmenlerin yaptıkları yorumların aynısı yazıyorsunuz arkadaşlar. Bir eleştirmen film hakkında derlemesine bir yorum getirebilir.fakat onun bile yanlış anladığı veya kaçırdığı noktalar veya sizce kabul etmediğiniz noktalar olabilir.Aslında doğruyu siz bilmişsinizdir belkide.Belkide öyle bir anlatım tarzı vardır ki filmden herkes kendine göre bir sonuç çıkarabilir. Aslında bu filmde öyleydi. Kadının filmde klitorisini kestiğini ve bunu feminist düşünceye sahip olduğu için artık kendi egemenliğini kendi eline almak için yaptığını yazmış beyaz perde eleştirmeni. Bu kadar saçma bir yorum olabilir mi? Peki sizce öyle mi? Çok ince bir düşünce ve algılayış tarzı olarak yorumlansada tamamen mantığa dayatılmaya çalışılan ve pek ip ucusu olmayan bir yorum.Ben bu yoruma katılmıyorum. Çünkü filmde kadının çektiği acı ön planda.Duygu ön planda. Film zaten psikolojik gerilim.Korku falan hiç değil.Feministlerin yapısını ele alan bir film değil. Kadın zaten sapık ruhlu çift karakterli ve acı yaşatmayı seven bir kadın.Yaptığı işkencelere sevinen daha sonradan üzülen bir şizofreni oynuyor.Kadının o anda kendi klitorisini kesmesinin feministlikle bir alakası olduğunu sanmıyorum. Şöyleki filmin başında onlar sevişirken (karı koca yataktalar iken) çocukları öldü. Yani belki o an sevişmeselerdi kadın çocuğu kurtarmayı düşünebilecekti. Ama kendini o kadar çok sadizime vermiş olan şizofren bir kadın ki çocuğunun ölümünü izlemeyi bile sekse tercih etti.seks ön plandaydı.Ve bu yüzden filmin sonunda klitorisini keserek böyle büyük bir suçu özellikle sevişirken işlediği için kendisini cezalandırdı.belkide bir nevi adamıda bu yüzden cezalandırdı. yaptığı işkencelerle. Ormanda gördüğümüz ölü bedenleri kadının soğuk ölüm havasını yansıtıyordu.Buz gibi ölüm kokan cesetler dolu orman.Kadının yaşadığı dünyayı aktarıyordu bize. Şizofrenik ,kasvet dolu, ölüm kokan, kapkaranlık, yaşamaktan uzak, hayatta iken bile zaten ölmüş bir insanın psikolojini çok iyi yansıttı bize ormandaki ölü bedenleri.Filmin sonunda ise adamın gördüğü ve tepe çıkan insanlar topluluğu ise neşenin ve mutluluğun sembolü idi.Bir düşünürseniz o kadar çok insanla dolu bir ormanda kim korkabilir ki? Çünkü korku artık gitmişti. Adamın dünyaya bakış açısını bize temsil etti o insanlar. Film boyunca kadının kendisine ve kocasına yaşattğı kasveti yansıtan şizofrenik hayvan tasvirleri,ölüler ile karşılaşmıştık o ana kadar. Öyleki artık adama bile bulaşmaya başlamıştı bu hava yavaşça. Üzüm üzüme bak baka kararır deyimine çok iyi bir örnek aslında.Ama kadın öldükten sonra adamın asıl psikolojini ilk kez görebildik.Ki filmin adıda bence bu sona bağlıydı.Antichrist - hristiyan karşıtı (olmayan) bir sondu.hristyan karşıtı yada dinsiz olan bir kadına karşın, inancın ,din kurallarına ve etiğe göre yaşayan bir adamın (insanın)aslında doğruluğu ve mutluluğu her zaman ne koşulda olursa olsun bulacağını gösteren bir anlatımdı. Bu kelime Birde dinden uzaklaşma anlamında kullanmış nietzsche bir romanında. Sanırım ona bir gönderme yapılmış filmin isminde de. Nietzschenin hristiyanlar ve hristiyanligi yerden yere vurdugu romaninda kendisi icin kullandigi isim hristiyanligi elestirken decall adini vermisir kendisine. Sanırım filme Türkçe isim aranırken burdan yola çıkılmış. tabiki bunu herkes bilemez. daha filmi anlatabilir bir isimlendirilme yapılabilirdi. Anti-friz gibi. Bu işin şakasıydı tabiki :) Sevgiyle kalın.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.