Pardon
Ortalama puan
4,4
1603 Puanlama

177 Kullanıcı yorumları

5
58 Eleştiri
4
87 Eleştiri
3
12 Eleştiri
2
15 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Matrak bir hukuk eleştirisi...
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
10 Aralık 2008 tarihinde eklendi
tiyatrosunu da izlemiş biri olarak fevkalade diyorum ama sanki tiyatrosu biraz daha iyiydi 4,5/5
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Temmuz 2005 tarihinde eklendi
gerçekten çok güzel bir filmdi mert baykal’a teşekkür ediyorum gerçekten izlenilmesi gereken bir film sakın kaçırmayın 9/10
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Ekim 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu...

İbrahim karakterini de canlandıran Ferhan Şensoy'un, mevcut "hukuk sisteminin" eleştirisini yapmak amacıyla 1998-2000 tarihleri arasında sahnelenen, kendi yazdığı "Çok Tuhaf Soruşturma" adlı tiyatro oyunundan uyarlayarak kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmini çeken Mert Baykal'ın oturmak da olduğu "Pardon"; "kara mizah (dark comedy)" tarzdaki bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Aşağıda, paylaştıkları rolleriyle beraber sıraladıklarımız dışında...

Zeki Alasya, Erol Günaydın, Levent Ünsal, Parkan Özturan ve Hakan Bilgin isimli oyuncuları da kadrosunda bulunduran...

Sinan Çetin yapımı bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Gecenin karanlığında...

Eşyalarını yerleştirdiği el çantasını kaptığı ve sigarasını da yaktığı gibi İbrahim...

Askerliğinin acemilik kısmını tamamladığı Burdur'dan...

El kaldırarak yolun kenarında durdurduğu, Metro Turizm'e ait şehirler arası seyahati yönlendiren bir otobüse binerek...

Soluğu İstanbul'da alırken...

***

Üç günlük yol izninin iki gününü...

Kan kardeşi Muzaffer "Muzo"nun (Rasim Öztekin) evinde geçirmeyi planlamaktadır...

***

Zira...

Kız kardeşiyle evli durumdaki eniştesinin (Sermiyan Midyat) ihbarı üzerine...

On altı yıllık bir gecikmeyle de olsa askerlik göreviyle tanışan İbrahim...

Dağıtımının yapılacağı İstanbul'dan, Siirt'teki usta birliğine katılacak...

***

Fakat...

Otobüs garajında nedensiz yere polisten (Özkan Aksu) ürkerek birden kaçmaya başlayan İbrahim...

Muzo'nun evine yapılan ani bir baskınla...

Onunla birlik de göz altına alınıp...

Polis amiri (Bülent Kayabaş) ve yanındaki görevli memur (Celal Belgil) nezaretinde...

Yapılan psikolojik baskılara dayanamayarak...

***

İşlemedikleri...

Otomobil gaspı, marketten para gaspı ve bir kahvehaneye molotof kokteyli atmak gibi suçlara ilişkin itiraflarını içeren ifadeleri imzalamalarına ilaveten...

Esas çocuk olduğunu iddia ettikleri...

Taksim'deki döner büfesi işletmecisi Aydın Diktepe'yi de (Ali Çatalbaş) ele verirlerken...

***

İbrahim'in İstanbul'a gelişinin asıl sebebinin...

Yıllardır peşinde olduğu, Asuman'ı (Şahnaz Çakıralp) görmek arzusu olduğu da ortaya çıkar...

***

Ama daha da önemlisi...

Apar topar karakola getirilen Aydın'da...

Yediği dayak sonrasında...

Amirin kurguladığı sıraya göre...

Söz konusu, uydurma üç suça dair bülbül misali şakıyarak ötmüş ve kendilerine yönelik tüm ithamları da...

Hiçbir itirazda bulunmaksızın, tamamen kabullenmiş...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalamışızdır...

Dakika 39...

***

Tamamen suçsuz vaziyetteki, bu üç kafadarın...

Şahane nitelikteki bir betimlemeyle...

6 yıl 3 ay sürecek ve nihayetinde de, "Pardon" denilecek olan yargılama ve hapishane süreçlerinin gözler önüne serileceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürpriz bir finali de bünyesinde barındıran, 60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Mayıs 2006 tarihinde eklendi
Ferhan Şensoy’u bir fanatiği olmamakla beraber beyenirim. Espri tarzı hoşuma gider. Bugüne dek çektiği dizileri, oynadığı oyunları hatta çektiği reklam filmlerini dahi mümkün olduğunca takip etmeye çalıştım ama Pardon bir başkaymış. İzlediğimde onu gördüm. Filmi karnıma ağrılar girerek izledim dersem abarttığımı düşünmeyin. İnanılmaz komik, inanılmaz eğlendirici bir film. Kara Mizahı bu kadar güzel veren film sayısı çok azdır herhalde. Bu arada filmin genç yönetmeninide kutlamak gerek. Bu yaşında bunca usta aktörü bu kadar iyi idare etmesi alkışlanır. Sonuç olarak eğer izlemediyseniz bu filmi mutlaka izleyin. Çok güleceksiniz.
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
18 Ocak 2017 tarihinde eklendi
TÜRK SİNEMA TARİHİN EN BÜYÜK KARA MİZAH KONULU FİLMİ SADECE AYAKTA ALKIŞLANIR

“Adalet, mülkün temelidir” her mahkeme salonunda duvarda yazılı klişe bir cümle. Cümledeki sözün ağırlığı bir yana, içindeki gerçek dışı cümle bir yana. Ülkede deliller olmadan suçlu olmayan kişiler suçlanır, suçlanmasının ardından haklarında işlem başlatılır, mahkemeye sevkedilirler, mahkemeye sevkedildikten sonra haklarında karar çıkar ve kodese tıkılır. Çark böyle döndükçe adaletsizlikler diz boyu devam eder…

Ferhan Şensoy’un oyunculuğunun dibine vurduğu “Pardon” filmindeki mevzular adaletsizliklerden yola çıkıyor, mizahî unsurlar öne çıkarılarak derin bir mevzuya el atıyor. Bir adalet trajedisi tadında suratımıza sert bir tokat atıyor. Toplumsal, ekonomik ve siyasi olaylara ağır eleştirileriyle öne çıkmasının yanında film senaryo, diyaloglar, araya sıkıştırılan müzikler ve yönetmenin ilk filmi olmasına rağmen usta oyuncuları bu filmde barındırması takdir edilesi.

Mizahî unsurların filme farklı bakış açışı kazandırmasının yanında filmde bahsedilen mevzular gerçek hayattan alınıyor.
Ölüm oruçları, polislerin suçlu olmayan birini “terör örgütü” bahanesiyle tutuklaması, sorgu odasında suçsuzları döverek sorgulamaları vb.

Filmin ilk yarım saatinde karakolda sorgulamalar, şakalaşmalar, suçlamalar komik olduğu kadar trajik. Bülent Kayabaş işkenceye karşı çıkan biri olarak karşımızda. Ferhan Şensoy ile Bülent Kayabaş’ın sorgula(n)ma diyalogları efsane nitelikte.

Esprilere şapka çıkartılması gereken bu çalışma aynı zamanda yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi. Teknik bilgilerinin haricinde mekân olarak genellikle sahnelerin soruşturma odasında geçip sonrasında hapishaneye konuk olan 3 kafadarın suçsuzluğu üzerine film şeklini alıyor. Diğer oyuncuların başarısız olduğu söylenmez ama film daha çok Ferhan Şensoy’un “İbrahim” karakteri üzerinden ilerliyor. Aynı zamanda asker kaçağı. Ferhan Şensoy'a suç arkadaşı olarak Rasim Öztekin ve Ali Çatalbaş eşlik ediyor,

Üç adam suçlamadıkları bir suç yüzünden suçlanıyor. Çıkacakları günü bekliyorlar, her mahkeme sonrası “çıkarız ulan buradan” düşünceleri her seferinde yatıyor, en sonunda 24 yıl hapse mahkûm oluyorlar. 24 yıl hapis cezası almalarının ardından suçsuz oldukları açıklanıyor. Aynı zamanda asker kaçağı olan İbrahim suçsuz olup dışarı çıkmasına rağmen cezaevi müdürünün “asker” diye çağırması üzerine askere yollanıyor. Hapishanede her defasında “eniştemi vuracağım” diye ant içen İbrahim’in eniştesini vurmasıyla filmin finali geliyor. Suçsuz kaldığı zamanların acısını devletten çıkarıyor İbrahim filmin sonuna doğru:

“ - İbrahim ne yaptın?- Devletten 6 yıl üç ay alacaklıydım, ödeştik.- Pardon! “

O kadar mevzunun geliştiği, dalaverelerin dönmemesine rağmen devletin suçsuzları kodese tıkmak için trajikomik hikâyenin sunulduğu filmde “ulan bu kadar da olmaz” dedirten film, bitişine doğru “pardon canım oluyor böyle şeyler” dedirtmeyi başarıyor. Delillerin yok sayıldığı ülkelere gönderme yapan film sadece yaşadığımız ülkeyi değil, bütün ülkelerin sorunlarını kapsıyor. Adaletsizlikleri şu sözlerle daha iyi anlıyoruz:

“ - Bir şey yapmamakla kalmadık 6 yıl üç ay hapis yattık.- Arada bi oluyor böyle yanlışlıklar.- Yanlışlık dediğiniz 6 yıl üç ay.- Devletten 6 yıl üç ay alacaklıyız yani.- Müdür bey haybeye 6 ay üç ay yattığımız için devletten tazminat alabilir miyiz?- Sanmıyorum.- Eee ben ne anladım bu yatıştan?- Adalet dediğiniz o kadar da adil bir şey değil demek ki?- Maalesef, pardon! “

Güldürürken düşündüren, mizahî unsurları ön plana çıkararak hiciv yönü baskın olan bir film “Pardon”. Adaletsizliklerin “arada bi oluyor böyle yanlışlıklar” sözüyle yanlışların sadece bir defa değil, defalarca olacağını seyirciye resmediyor

Altını Çizdiklerim:

- İbrahim ne yaptın?
- Devletten 6 yıl üç ay alacaklıydım, ödeştik.
- Pardon!
- Bir şey yapmamakla kalmadık 6 yıl üç ay hapis yattık-
Arada bi oluyor böyle yanlışlıklar.
- Yanlışlık dediğiniz 6 yıl üç ay.
- Devletten 6 yıl üç ay alacaklıyız yani.
- Müdür bey haybeye 6 ay üç ay yattığımız için devletten tazminat alabilir miyiz?
- Sanmıyorum.
- Eee ben ne anladım bu yatıştan?
- Adalet dediğiniz o kadar da adil bir şey değil demek ki?
- Maalesef, pardon!

Komiser: ordu içinde gizli faaliyetin var mı?
ibrahim: ne gizli faaliyeti ya? gizli faaliyete vakit mi var askerde? 1-3, 3-5, 5-7 devamlı nöbetteyim. bütün nöbetleri ibrahim’e yazarlar. o cemalettin yüzbaşı da bana gıcık!
komiser: niye gıcık! sana cemalettin yüzbaşı?
ibrahim: lan dedi diye kafa attım.
komiser: belanın tekisin sen yani? enişteye bıçak, komutana kafa.
ibrahim: hayır komutanım, yani sayın amirim. çok sakin adamımdır. sadece bu lan lafına tahammülüm yok.

komiser: seninle burdur’dan aynı otobüsle istanbul’a giden başka asker var mı?
ibrahim: yok! onların istanbul’da bi işi yok.
komiser: onların istanbul’da işi yok ama senin var di mi? onlar kim?
ibrahim: öbürleri…
komiser: öbürleri ha? örgütsünüz yani?
ibrahim: eveeet.
komiser: heh güzeeeel. işte böyle tatlı tatlı anlat ibrahim. örgütün başı kim?
ibrahim: albay niyazi.
komiser: albay da işin içinde ha?
memur: birden dili çözüldü amirim.
komiser: örgütün adı ne?
ibrahim: türk silahlı kuvvetleri…
komiser: sen benimle dalga mı geçiyosun lan! ha?
ibrahim: hayır lan! soruyosun söylüyoruz. şu an içinde bulunduğum örgüt şanlı türk ordusu!

gardiyan: siz o şişme kadını bana hediye etmiş olun ben şişirip parayla yaptırıp yolumu bulurum.
ibrahim: olur mu öyle o zaman sana şişme p.nk derler.
gardiyan: ne derlerse desinler ben artık haysiyet takılmıyom maddiyat takılıyom.

-polis niye kovalıyor seni?
-hiiiçç. polisin salaklığı işte. ben kaçıyorum diye kovalıyor. kovalanacak bişi yok.
-sen niye kaçıyorsun?
-hiiiç. kaçılacak bişi yok. fakat tabi polis’e bana birden bire “hey sen!gel buraya gel buraya. sen niye burdur’dan siirte istanbul üzerinden gidiyorsun bakiyim? yoksa yoksa muzoylan oturup efendigene rakı falan mı içecen?
-aaaaa!!!!!
-yaaa. dicekmiş gibi bi pisikoz oldum. bi an polisle öyle göz göze kaldık, ben koşmaya başlayınca, o salak da kovaladı tabi.

Komiser: pkk lı mısın?
ibrahim: hayır ankaralıyım.
komiser: kimlerdensin?
ibrahim: şatıroğlullarından.
komiser: hangi örgüttensin onu soruyorum! bana keriz numarası yapma.
ibrahim: bi numara yaptığım yok. o kerizlik bende doğuştan beri var. hiçbir örgütle alakam yok. beni adamdan sayıp alacak örgüte zaten ben girmem. o örgüt ibrahim'e kaldıysa, örgüt bile sayılmaz!

Komiser: sen bu yaşa kadar niye gitmedin askere?
ibrahim: olmadı.
komiser: ne olmadı?
ibrahim: kısmet olmadı.
komiser: 16 yıl kaçmışsın askerden. lan!
ibrahim: evet lan.
komiser: ağzından çıkanı kulagın duysun. böyle bi çakarım duvara çıkartma olursun. sen bana nasıl lan diyorsun lan?
ibrahim: siz bana nasıl diyorsunuz? siz de demeyin o zaman. enn sinirlendiğim laftır. hayatta hiç kimse bana lann diyemez. ben bu yüzden enişteyi bıçakladım.

ibrahim: oolmadı.komiser: ne olmadı?ibrahim: kısmet oolmadı.komiser: 16 yıl kaçmışsın askerden. lan!ibrahim: evet lan.komiser: ağzından çıkanı kulagın duysun. böyle bi çakarım duvara çıkartma olursun. sen bana nasıl lan diyorsun lan?ibrahim: siz bana nasıl diyorsunuz? siz de demeyin o zaman. enn sinirlendiğim laftır. hayatta hiç kimse bana lann diyemez. ben bu yüzden enişteyi bıçakladım.

komiser: 16 yıl nasıl kaçtın askerden? seni kimler kolladı?
ibrahim: kimse kollamadı. benim gençliğimde askerlik şubesi eski binadan yeni binaya taşındı, o sırada baazı dosyalar kaybolmuş, 16 yıl beni hiç kimse arayıp sormadı.
komiser: sen niye sormuyosun, niye beni sormuyosunuz diye? canın askerlik yapmak istese gider sorarsın.
ibrahim: gittim sordum. almanya'ya gidicektim ben bi ara, pasaport için askerlik kağıdı lazımdı, gittim askerlik şubesine, senin burda kaydın kuydun yok dediler. soonra bana ordaki yazıcı çocuk; 'ibrahim abi şube taşınırken bazı dosyalar arazi olmuş, seninki de o arada gitmiştir heralde, sen istersen artık bu işi hiç kurcalama, sktiret'' dedi.
komiser: nüfus kağıdı götürüceksin, ikematgah götüreceksin, yeni dosya açtıracaksın. lan.
ibrahim: sayın amirim bilmiyorum siz dört nala mı gittiniz, fakat kimse öyle askere koşa koşa gitmez. ben de bi iş kuruyum ondan sonra giderim diye düşündüm. iş kurma işi uzun sürdü. hem ben öyle askere gitmeyecem demedim ki, lan
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
28 Ekim 2006 tarihinde eklendi
Filmin başları çok güzeldi baya gülmüştüm ama sonlara doğru kopukluklar oldu yine de Türk sineması için iyi sayılabilecek bir film...
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
12 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
harika..komik..harika komik...süper yaw izleyin mutlaka
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Ocak 2008 tarihinde eklendi
Baya iyiydi.Birkaç yerinde iyi gülmüştük..
boldheart
boldheart

Takipçi 397 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Kasım 2006 tarihinde eklendi
bu filmi vcd olarak izledim ve hala etkisindeyim Ferhan Şensoy un filmdeki ağzı bana geçti onun gibi konuşmaya başladım bence mükemmel bit Türk filmi oyunculuklar süper konu güzel tabi abartı var abartısız olmaz filmin sonlarına doğru biraz koptuğu doğru ama baştan sona büyük bir keyifle izlenir tam bir komedi hala gülüyorum çok güzeldi çok
teomansonmez
teomansonmez

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Temmuz 2006 tarihinde eklendi
Usta tiyatrocu Ferhan Şensoy'un bir gazete küpüründe okuduğu haberden yola çıkarak senaryosunu yazdığı film komik ve eğlenceli bir film.Özellikle Şensoy ve Öztekin'in aralarındaki diyaloglar gerçekten çok güldürüyor.Tiyatrodan gelme iyi oyunculuklar dolu bir film.Mert Baykal'ın da temiz bir iş çıkardığını söylemek gerekiyor.Zeki Alasya'nın da konuk oyuncu olarak yer aldığı Pardon hapishane gerçeklerine mizahi bir dille eleştirirek pisi pisine hapishane yatmanın hikayesini anlatıyor.Rastlarsanız izleyin...
suadiyekartali
suadiyekartali

Takipçi 357 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Mart 2011 tarihinde eklendi
acı gerçeklerimizi mizahla harmanlayarak izleyiciyi etkileyen bir film yapmışlar bence çok güzeldi...
10/8.2
Actor-Ums
Actor-Ums

Takipçi 354 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Haziran 2008 tarihinde eklendi
türk filminlerinin en iyi komedi filmlerinden kuşkusuz. rasim öztekin zaten muhteşem ve filmi o götrmüş
e-ergener
e-ergener

Takipçi 337 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Mart 2005 tarihinde eklendi
Merhabalar...Ferhan abiyi eskiden sevmezdim ama bu sene çikan 24 tane türk filmi arasindan en sevdiim takdir ettiim ve en çok emek harcanmis olan film onun olmasindan dolayi artik her sinemaya gittigim zaman onun filmlerini 4 gözle bekliyorum... Ve 1 hafta önce de bu niyetle gittigim zaman sinemaya onun filmini görünce direk ona daldim...Ve de pisman olmadim yine...Yine çok emek verilmis bir film izledim... Bir iki yer vardi demeyecegim artik, cunku bizim için buradan konusmasi kolay o zahmetleri biz çekmiyoruz... Bunu nereden biliyorum yani zahmet çektiklerini çünkü ben de ilk defa bir geziye yurt baskani sifatiyla baskanlik yaptim da onun için...Her ne kadar kisiligini sevmesem de ferhan abi yine de ellerine kollarina saglik... Aman bizi iyi türk filmsiz birakma emi...
atakanozruh
atakanozruh

Takipçi 331 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
17 Ocak 2009 tarihinde eklendi
Ferhan Şensoyun üstün mizah anlayışıyla süslü harika bir yapım. Yönetmen koltuğundaki Mert Baykal da harika iş çıkarmış. Değeri fazla bilinmeyen bir Türk filmi. 9/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler