Öldüren Sis
Ortalama puan
3,7
1124 Puanlama

299 Kullanıcı yorumları

5
48 Eleştiri
4
113 Eleştiri
3
41 Eleştiri
2
51 Eleştiri
1
28 Eleştiri
0
18 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Temmuz 2015 tarihinde eklendi
SİSİN İÇİNDE BİR ŞEY VAR!" bilim-kurgu sadece aksiyondan mı ibaret? veya her yeri alt üst etmek için mi? canavarlar çıkartıp onları yenmek için mi icad edilmiştir? bilim-kurgu da aksiyondan başka dram, romantizm ve hatta gizem olamaz mı? tabii ki olur bu tür bilim-kurgu filmlerine çok az rastlıyoruz. işte o parmakla gösterilebilecek bilim-kurgu lardan The Mist. dram ağırlıklı bir bilim-kurgu filmi ancak bu kadar etkileyici olabilirdi. filmi izlerken aklınızda bir çok sorular beliriyor ve bir müddet sonra cevaplanmayacağını sanıyorsunuz ama öyle değil. iyi ki de değil. olaya hakim olmak filmi daha da özel kıldı benim için. son sahne için de hiç bir fikrim yoktu. ve sanırım hayatımda gördüğüm en etkileyici final sahnelerinden biriydi. mükemmeldi. dram anca bu kadar iyi yansıtılabilir seyirciye. bunun dışında Marcia G Harden 'ın oyunculuğundan çok etkilendiğimi söylemeliyim. insanların ne denli sapıtabileceğini ve ne denli fedakarlıklar yapabileceğini anlatan müthiş bir bilim-kurgu & dram filmi. İnsanları korkutursan, her şeyi yaptırabilirsin. iyi seyirler...
delicewatt
delicewatt

Takipçi 244 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Mart 2008 tarihinde eklendi
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisi the mist. darabont senaryo kabiliyetini uyarlama filminde de mükemmel kullanmış. psikolojik bilimkurgu denilebilir bu filme belki de. öyle ki filmin bilimkurgu ve gerilim tarafı, psikolojinin ön planda tutulduğu izleyicinin yer yer sosyolojik saptamalara varabileceği sahnelerin gerisinde kalıyor, her ne kadar bazı yerlerde kör gözüne parmağım olsa da. darabont kendinden beklenen tokadı da öyle bir vuruyor ki, kendinize zor geliyorsunuz.
korcane
korcane

Takipçi 186 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Mart 2008 tarihinde eklendi
gercekden seyrettıgım en ii stephen kıng uyarlamalarından biri daha işte yonetmen 'frank darabont' ısrarla en ii yorumculardan biri 'shawshank redemption' ve 'green mile' dan ztn kendi kalıtesını belli etmiş bir yonetmen.film cok gercekçi anlatılmış yani o durumda kalınırsa ancak bu sekılde davranılırdı abartısız ve insanların davranışları tavırları ortam hersey gayet dogal olmuş..yaratıklarla mucadele etmeleri konusu yaratıkların türleri ozellıklerı hersey cok iidi gerılım gayet guzeldı ve en onemlisi unutulmayacak finali.mutlaka gorun bu fılmı dıorum.
Fatih Meral
Fatih Meral

Takipçi 63 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
12 Eylül 2025 tarihinde eklendi
Stephen King'in eserinden uyarlama olan bu gerilim, bilimkurgu, psikoloji ve gizem tarzında olan film. Yeşil Yol, Esaretin Bedeli vb. kült filmlerin yönetmeni olan Frank Darabont tarafından çekilmiştir. Film başlangıcı itibarıyla ters köşe yapıyor diyebiliriz. Çünkü bir uzaylı filmi beklerken farklı boyutun kapılarının yapılan deney sonucu açılmasıyla o kente giren devasa ve ölümcül yaratıklarla insanların mücadelesini konu alıyor aslında bu durumda bile yine insanın düşmanı kendisidir tezini işleniyor. Çünkü bir grup Brent Norton'a uyup inanmayıp dışarı çıkıyor ve canavarlara yem oluyor. Grup David Drayton'la birlikte akılcı ve mantıksal davranmaya çalışıyor. Bir grupsa en kötüsü Mrs. Carmody'e uyup antik,dini metinlere sığınıp akıl melekelerini yitirmiş gibi davranıyor. İnsanların korku ve panik anlarında ne kadar kaotik ortam yaratmaya ve ayrışmaya müsait olduğunu çok iyi işlenmiş durumda, birbirlerini canavarlara acımasızca yem etmekten kaçınmayacaklarını gösteriyor, en sondaki herkesi öldürmek zorunda hissedip arabada çocuğuyla beraber 4 kişiyi öldürmesi ve akabinde arabadan indiğinde askerlerin zırhlı araçlarla gelip kurtarması üzücü ve trajik bir son olması itibarıyla çok akılda kalıcı ve etkili olmuş. Thomas Jane bu duyguyu bize iyi yansıtmış diyeblirim. En başta çocuğunu bulmak için giden kadının çocuğuyla kurtulmasını görmesi de zor anda bir işe kalkışmak gerektiği mesajını vermiş. Filmin müzikleri de ambiyansa uygun olarak geçişlerle desteklenmiş. Görüntü yönetmenliğini başarılı ortamı iyi yansıtmış. Karakter gelişimleri daha iyi işlenebilirdi, karakterler biraz tek yönlü olmuş, baba ve oğul arasındaki duygu ve babanın koruma refleksi daha iyi işlenebilirdi. Kült olabilecek seviyeden o yüzden başarılı film seviyesine inmiş. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir film olmuş.
Lorelei
Lorelei

Takipçi 35 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Mart 2008 tarihinde eklendi
bu filme korkmak için ya da vahşet görmek için gidilmemeli. filmde gerçekten bundan ötesi var, insanoğlunun ne kadar piskopatlaşabileceği ele alınmış. baskı altında ne medeniyet kalır, ne medeniyet kuralları. aslında filmi izleyince dünyanın bazı yerlerinde hala neden recm gibi cezaların uygulandığını bile anlıyo insan. çaresiz kaldığında en delisini bile lider seçip peşinden gidebilecek koyunlar olduğumuzu, yobazlık ve insan aptallığını gözler önüne seren, oyunculuklar mükemmel olmasa bile izlenmesi gereken bir film bence.
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
Klasik Stephen King uyarlamalarından biri .. sonu ise dehşet verici .. kelime bulamıyorum sadece o adamın yerine kendinizi koyun ..
teomansonmez
teomansonmez

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Mart 2008 tarihinde eklendi
stephen king'in 1950′lerin canavar filmlerini andıran bu öyküsü,daha önceleri esaretin bedeli ve yeşil yol gibi başarılı king uyarlamalarıyla adını duyuran oscar adayı,usta yönetmen frank darabont'un imzasını taşıyor.darabont sadece filmin yönetmenliğini üstlenmekle kalmamış aynı zamanda filmin senaryosunu da kendisi yazmış.maliyeti toplam 15 milyon doları bulan the mist,kesinlikle stephen king'in carrie,the shining,salem's lot,the dead zone,christine,children of the corn,pet's semetary,misey,dolores,the dark half,esaretin bedeli,yeşil yol,apt pupil,gizemli yabancı,düş kapanı,gizli pencere ve 1408′den sonraki en başarılı uyarlaması.darabont the mist'de öyküye fazlasıyla sadık kalmış.bu da benim gibi king hayranlarını çok memnun edecektir.özel efektlerin daha arka planda kaldığı filmde;çaresizlik,kapana kısılmışlık,bilinmeyenin yarattığı korku ve panik çok iyi yansıtılmış gerçekten.özellikle başlarda marketin içi en güvenli bölge iken sonradan dışarısı kadar içerisi de büyük bir tehlike haline geliyor.dışarıda sisin içinde gizlenen ölümcül yaratıklar içeride ise kökten dinci,çılgın,muhafazakar insanlar var.stephen king,ilk romanı carrie(göz)'deki deli ve dindar margaret white gibi bu uzun hikayesinde de bayan carmody adında benzer bir kadın karekter yerleştirmiş öykünün göbeğine.king'in çıldırmış kahramanları genellikle dinle kafayı bozmuş kadınlar oluyor zaten.misery'deki saplantılı deli hemşire annie wilkes'da öyleydi mesela.ancak aynı stephen king'in bir başka romanı desperation'da kahramanların yaratığı alt edebilmek için tanrı'ya sığınmaları da bir o kadar saçma.anlaşılan king,dindar okurlarını da üzmek istememiş.the mist' e tekrar geri dönersek;film başarılı oyunculuklarıyla da dikkat çekiyor.thomas jane, marcia gay harden, laurie holden ve william sadler çok iyi performans sergilemişler.hele ki son zamanlarda pek çok filmde görmeye başladığımız bayan carmody olarak karşımıza çıkan marcia gay harden'ın oyunculuğu harika.filmin ana kahramanı,bir çocuk babası,ressam david drayton'ı canlandıran thomas jane'de uzaylı yaratıkların istilasını konu alan king'in düş kapanı'ndan sonra bu filmle ikinci kez bir stephen king uyarlamasında daha başrolü oynamış oluyor.amerikan halkının ortak korkusu haline gelen terör ve 11 eylül paniğini the mist daha da arttırmış olmalı.çünkü özellikle 11 eylül günü iki kuleninde yıkılışının ardından olayı izleyen insanlar toz dumana karıştıktan sonra en yakındaki dükkanlara sığınmış ve tıpkı bu filmdeki sis gibi heryer koca bir duman bulutuyla kaplanmıştı.bu açıdan the mist çok önemli.romanı okuyanlar bilirler king hikayenin sonunu okuyuculara bırakmıştı.ama darabont son derece çarpıcı ve güçlü bir finale imza atmış.müzikleriyle de fazlasıyla etkileyici bir son olmuş.sonuç olarak öldüren sis başarılı özel efektleri ve frank darabont'un başarılı yönetimiyle iyi bir stephen king uyarlaması.mutlaka ama mutlaka izlenmeli.
+frekans
+frekans

Takipçi 83 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Ocak 2009 tarihinde eklendi
bence güzel film yorumlarda yaratıklar yapmacık sonu komik felan denmiş ben katılmıyorum bence güzel bi film izleyin hiçte pişman olmazsınız
eren406
eren406

Takipçi 68 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Mart 2008 tarihinde eklendi
Stephen King sevenler ve hayranları bu filmi beğeneceklerdir.İlk başlarda film sıradan ve vasat film havası veriyor.Genemi yaratık falan diyorsunuz!!!Oysa tam öyle olmadığını anlıyorsunuz.Daha çok psikolojik ve hayal gücü gerilimi ağırlıklı.Filmde kült ve eski filmlerden benzerlikler hatırlatıyor.Mesela War of the Worlds gibi aklıma gelenler.Film sırf yazar ve final sahnesi için izlenir.Ayrıca final sahnesinde bu kadar söylenmemiştim.
yazarkafa
yazarkafa

Takipçi 56 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
genellikle bu türde tabirler kullanmam ama bu film harika üstü bir film. hem bir gerilim filminden beklenen herşeyi veriyor hemde onlarca alt metin ve göndermeyle dolubu türde bugüne kadar izlediklerimin en iyisi. final müthiş. ben fesaneyim 28 hafta sonra gibi filmlerede çok rahat kafa tutabilecek kalitede.bu stephen king dünya üstü bir zeka.bende artık buna inanmaya başladım:)
1983gs
1983gs

Takipçi 365 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
25 Eylül 2008 tarihinde eklendi
bu tarz filmler baya var ama bu filmde farklı olan filmin sonuydu sanırım etkilendim açıkcası bence kaçırmayın cok basit bi konusu olsada filmin sonu süperde izleyin derim...
mehmeterhanucarr
mehmeterhanucarr

Takipçi 286 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Kasım 2008 tarihinde eklendi
oldukça çarpıcı bir film kingin roman uyarlamalarının filmlere aktarılması zaten çoğu zaman iyi olmuştur. her ne kadar içinde kurguda barındırsada bu kurgu insanı tamamen soyut bir dünya içerisine sokmuyor. final şok ediyor zaten, ağlattıda helal olsun:)kesinlikle arşivinizde bulunması gereken bir film arkadaşlar ailenizlede çok rahat bir şekilde izleyebileceğiniz süper bir yapım.
gokhankocgida
gokhankocgida

Takipçi 213 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Mart 2008 tarihinde eklendi
harika harika vede birde mükemmel..bu kadar basit görünmesine karşın bir yönetmenin bir senaristin neler yapabileceğine şaşırırsınız...herkes beğendi demekki...ortak müştereklerde birleşebiliyoruz...finali ve hiç bitmeyen temposuyla hem korkutan hem geren hemde üzen bir film..yani bir filmde bütün türleri görebilirsiniz...göründüğünden daha anlamlı ve manidar....kesinlikle izleyin...yoksa sinema adına çok şey kaybedersiniz....tam 125 dk sıkılmıyorsunuz...10/10 hatta 11
cougarcop
cougarcop

Takipçi 171 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Ekim 2008 tarihinde eklendi
kitaptaki öykünün diyalogları bile aynı nerdeyse, sadece sonunu değiştirmiş yönetmen. stephen king bile beğenmiştir sanırım bu sonu. gerilim seviyesi yüksek tek mekanda çekilmiş klostrofobik ve psikolojik bir film. ayrıca mesajlarıda cuk oturuyor.c.tesi gecenizde 24 ten sonra izleyiniz efendim. 8/10
Sdk-JK
Sdk-JK

Takipçi 158 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Baştan sona sürükleyici sıkmayan güzel bir hikaye...Sonu çok dramatik ve güzeldi.Final müziği ise tek kelimeyle son müthiş noktayı koydu (: 10/8
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler