En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
naked-soul
Takipçi
561 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
23 Ocak 2008 tarihinde eklendi
yine bir zeki demirkubuz klasiği.varoşlarda geçen aşk ve sevgi hikayeleri hep ilgimi çekmiştir,demirkubuz ise hep bu konulara değinerek bir izleyici olarak beğenimi kazanmıştır.üçüncü sayfa güzel,akıcı,doğal ve masumiyet’ten sonra izlediğim en iyi demirkubuz filmidir...
Demirkubuz sinemasının en güzel örneklerinden biri. Zeki Demirkubuz kendine has üslubunu gene konuşturmuş. Akılda kalıcı sahneleri, süper monologları ve oyuncuların üst düzey performanslarıyla çok başarılı bir yapım. Herkesin izlemeye dayanabileceği bir film değil tabi. Benim gibi Demirkubuz sinemasından zevk alanlar içinse bulunmaz nimet!
filmde bi sahneye vuruldum ki o sahne de başak köklükayanın monolg sahnesi abla coşmuş da coşmuş valla kimse tutamamış film ayrıca güzel. ama o sahne en güzel
filmle ilgili söylenecek çok şey yok.yine her zaman ki gibi zeki demirkubuz harikalar yaratmış.benim takıldığım aslında başak köklükaya.çok iyi bir oyuncu ama neden kocasını aldatankadın rolünde oynar orasını anlamış değilim.halbuki öyle bir bakıyor ki deli gibi sever bu kadın sevince pervasız sever diyor insan.itiraf ve mustafa hakkında her şey isimli filmlerde de böyle bir rolde oynamıştı.
Zeki Demirkubuz'un bu öyküleri anlatmaktan vazgeçmeyeceğini ümit ediyorum. Bu öyküler tekrar tekrar anlatılmalı; çünkü sinemamız gelişiyor teranesinden anlaşıldığı kadarıyla (Gora, Hırsız var ,Fasulye vs) sinemanın ana amaçlarından birisini insanı anlatmak olduğu ve insanı anlatmak denen şeyin de onun hayatını belirleyen koşullara parmak basmaksızın olamayacağını anlamak gerekiyor. Üçüncü Sayfa da Masumiyet ve İtiraf gibi ve Yazgı gibi bizler gibi yaşayan insanların öyküsünü anlatıyor; son derece gerçek. Basit. rahatsız edici. ÜZerine düşünülmesi belki giderek sol düşünceyle bağlantılı bir şey gibi algılanacak, zamanla küçümsenecek türden şeyler: hayatta kalamamak, baltaya sap olamamak, yırtamamak, insan olamamak, insan kalamamak...Sürekli açılan kapılar, kapanan kapılar, peygamber isimleri taşıyan kahramanlar, susan tepkisiz kalan kahramanlar...Üçüncü Sayfa da muhakkak izlenilmesi gerekenbir film. Çok başarılı buldum. Çok güzel.
masumiyet'i izledim ve başladı zeki demirkubuz fanatikliği sadece bekleme odası vasattı onun dışındaki tüm filmlerini çok beğendim zeki hocanın ve türk sinemasının bana göre en önemli yönetmeni z.demirkubuz çünkü söyleyecek sözleri var ve bizi anlatan harika hikayeleri başarılarının ve iyi filmlerinin devamını diliyorum sevgili hocam....
Şöyle yorumlar baştan bir okudum ve açıkçası çok üzüldüm. Böyle sanatsal bir eserin ardından böyle gelmesi beni üzdü. Adı üzerinde yazdığınız yazıları eleştiri diye giriyorsunuz ve yapılan yorumlar filmi değerlendirmekten çok yoksun.
Ben çok iyi bir film eleştirmeni falan değilim. Lakin en azından elimden geldiğince filme yapıcı eleştiri yapmaya çalışabilirim. Ki bunu hepiniz yapabilirdiniz.
Yönetmen bildiğimiz üzere varoluşçu bir felsefeyi sahipleniyor ve filmlerinde de bunu çok iyi işliyor. Seçtiği karakterler hep toplumdan ötekileştirilmiş insanlardan oluşuyor.(Albert Camus - Yabancı) Ve yaptığı insan tahlillleri çok gerçekçi,küfürleriyle beraber.
Onun dışından oyunculuktan bahsetmiyorum bile...
Demirkubuz'un filmlerinde en çok dikkati çekenler de bir kapıların ikide bir açılması(masumiyete göre bu film de daha az) ve iki de kapalı bir ortamda dış ortam seslerinin gelmesi. Bunun ne anlama geldiğini bilen olur ve yazarsa çok memnun olurum.
Film gayet sıkıcı geliyor insana. Olaylar çok yavaş gerçekleşiyor çünkü. Bu da aslında yönetmenin seçimi. Çünkü bu uzatmalarla da gerçeği yansıtıyor. Bu şekilde toplumdan ötekileştirilmiş ve maddi olarak kötü durumda olan insanların hayatları zaten pek renkli değil.
Benim diğer dikkatimi çeken nokta da başrol oyuncumuzun özgüveni. Bence gördüğü kadına bu kadar kısa sürede aşık olmasının iki sebebi vardı. Bir, kadının ona yardım etmesi iki, özgüveni. Gördüğümüz üzere karakterimizin özgüven çok düşüktür, hatta yoktur. Ve güzel bir kadın görünce ona bağlanma eğilimini de arttırmıştır bu özgüven eksikliği. İki de kadının yardım etmesi, hayatında yaşadığımız başrol oyuncusu, toplumda hep itilip kakılırken bir kadın ona can-ı gönülden yardım etmektedir. Bu da karakterimizin bağlanma eğilimi arttırır. Bunlar aynı zamanda toplumdan dışlanmış insanların nasıl da bağlanma ihtiyacı hissettiğinin bir göstergesidir.
Diğer bir nokta da, kadının adamı kandırması: Bence adamın güçsüz ve silik bir karakter olduğunu gören kadın ondan hoşlanamazdı zaten. O onun güçsüz olmasını kullandı. Derdini anlatacağı ve onun için her şeyi yapmayı hazır bir insan bulunmaktadır sonuçta yanında.
Başta bahsettiğim gibi bu filmin kapsamlı eleştirisini yapmak mümkün değil. Son olarak, (yaptığınız eleştiri şeklini de göstermesi açısından) Zeki Demirkubuz kesinlikle takip edilmesi gerekilen bir yönetmen. spoiler:
İnanın şok oldum, ben bu filmi hiç duymamıştım. Raslantı sonucu elime geçti ve Sayfamızdan baktım biraz yorumlara ve zaman kaybetmeden izledim. İşte Türk Sinemasında yepyeni bir sayfa açacak bir film. Neden bu kadar geri planda kalmış ve tanıtımı neden iyi yapılamamış neden ve neden. Son zamanlara yapılan Türk Filmlerinin yanında bir başyapıt.
Objektif bir açıdan bakarsak film bazen durağanlığından dolayı sıkıyor fakar sabredip sonuna kadar izlediğiniz de süprizle karşı karşıyasınız. Bu filme emeği geçenlere sonsuz saygılar. Sinemamızın bunlara ihtiyacı var. 10/9
Zeki Demirkubuz'a has ilginç bir film daha karşımızdaki.Sonunu yine kestiremediğiniz olaylarıyla insanı bir anda ordan oraya sürükleyen bir yapıt karşımızdaki.Ama bence diğer Demirkubuz filmlerine oranla daha basit gibi geldi bana.Ama yine de izlenmeye değer görüyorum...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.