Snowpiercer
Ortalama puan
3,9
141 Puanlama

24 Kullanıcı yorumları

5
3 Eleştiri
4
7 Eleştiri
3
12 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
3 Ocak 2015 tarihinde eklendi
Filmin, ve belli ki uyarlandığı Fransız çizgi romanının, "sistem eleştirisi, siyasal söylemleri, felsefik yaklaşımları" var. Bunlar gerçekten sinemada başarılı örneklerini çok sık göremediğimiz unsurlar. Filmi bitirdikten sonra da üzerine konuşacak, düşünecek bazı fikirler veriyor size "Snowpiercer". Ancak kesinlikle vasat bir filmden öteye gidemiyor. Sinema sanatı çerçevesinde pek de başarılı bulmadım. Acelecilik var gibi, ancak bazı kısımlar da gereğinden fazla uzatılmış bir yandan. Karakterler ile ilgili doğru düzgün bir fikrimiz olmadan aksiyon başlıyor. Aralarda verilen bilgilerin göstermelik, zorunluluktan verildiği çok belli. Derinlik yok. Aksiyona değil de madem vurgulamak istediği fikirlere, söylemlere yoğunlaşsaydı. Aksiyondan bir 15 dakika kadar eksiltin, aynı süreyi fikir, söylem, eleştiri kısmına, şöyle güzel bir senaryo eşliğinde serpiştirin filmin içine, işte o zaman daha üst düzey olurdu. Bu arada belirtelim, bu söylem veya eleştiri anlamında da çok yeni şeyler vaat etmiyor aslında. "Kuyruk halkı" ve "ön kısım" halkı var. Gerisini tahmin edersiniz zaten. Bir de trenin kendisi ile ilgili çok büyük mantık hataları var. Bunları bir şekilde törpülemeleri gerekirdi. Yönetmen sanki isteyerek başlamış ancak çekimlerin belli bir noktasında sıkılıp bir an önce filmi bitirmek istemiş hissi verdi biraz. İzlenmeyecek derecede kötü değil kesinlikle, ancak daha iyisini bekliyordum. Belki de ben çok yüksek tutmuşum beklentilerimi.
Cem C.
Cem C.

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
17 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Güney koreli yönetmenin kapitalizmin temellerine, varoluş felsefesine sorduğu sorular açık ve net. Kuyruk bölümü bu sistemin devamı için olmazsa olmazdır. Bunu her gün yapılan düzenli kontrollerden anlayabiliriz. Eksiklikler, aksaklıkların çaresi kuyruk bölümündedir ve o popülasyonun devamlılığı açısından kâti önem taşımaktadır. Wilford üzerinden hakim iktidar ilişkileri eleştirilmiş çözüm trenin sonsuza kadar devamlılığında bulunmuş. Kastlara bölünmüş bir tren ve trende ilerledikçe görüyoruz ki hiçbir yer kuyruk bölümü kadar kalabalık değil aksine özel tek kişilik yaşam alanları oluşturulmuş. Burada azınlığın çoğunluğa hükmedişine bir gönderme var. Sonuç olarak Curtis'in iyi bir lider olarak başladığı yolculuğunun Wilford'ın büyüsü altında yok olduğunu görmek liderlik kavramını sorgular hale getiriyor. Filmin bitiş sahnesinde Kadın Egemen bir toplumun bu denli dehşetle bir dönüşümün içinde tekrar kendini var edeceğine vurgunu yapıyor. Anlatım tarzıyla çok ince işlenmiş değerli bir yapım
Furkan Özden
Furkan Özden

38 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
17 Ağustos 2014 tarihinde eklendi
Film diğer kıyamet sonrası türündeki filmlere göre biraz daha düzenli. Aynı türdeki diğer filmlerde de bir kaos hakim ama bu filmdeki kaos bir trenin içinde düzenli bir şekilde resmedilmiş. Mekanın bir tren olması olaya bakış açımızı daraltsa da bu farklılık filmi sonuna kadar izlememize olanak sağlıyor.

Filmin beğendiğim yönü ise gerçek dünyadaki sınıfların kıyamet sonrasında bir trende vagonlar aracılığı ile oluşturulması. Gerçek dünyadaki gibi filmde de zengin-fakir çatışması tam anlamıyla izleyiciye aktarılmış. Film içinde vagonlar arası geçişlerde bütün sınıfların yaşam biçimlerine ve sınıfların birbirleri ile karşılaştıklarında verdikleri tepkilere şahit olabiliyorsunuz. Birçok filmde bu kadar etkileşimi bu kadar yakından görmeniz mümkün değil.

Chris Evans ve Jamie Bell’in başrolde olması filmi ayakta tutan sebeplerden biri. Özellikle Chris Evans’ı Kaptan Amerika rolünden sonra böyle bir tipte görmek şaşırtıcı. Ama filmdeki performansı ayakta alkışlanacak cinsten.

Giriş, gelişme iyi gidiyor fakat final için aynı şeyi söyleyemem. Tahmin edilebilir ama o şekilde bitmesini istemediğim bir finaldi. Bu nedenle son sahneyi izledikten sonra umarım devam filmi gelir umuduyla filmi bitirdim.
Ata Kalinyazgan
Ata Kalinyazgan

Takipçi 204 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
23 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
(...) Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho'nun 1982 tarihli Le Transperceneige adlı çizgi romandan uyarladığı Snowpiercer, küresel ısınmayı önlemek adına atmosfere fırlatılan bir yapay soğutucunun dünyayı buzlar altında bıraktığı karamsar bir gelecekte geçiyor. Felaketten kurtulmayı başaran bir grup insan da hiyerarşik yapılanmayla sınıflara ayrılmış şekilde bir trende yaşıyor. En alt sınıfta yer alan fakirler trenin kuyruğunda yokluk içinde yaşarken zenginler için hayatın güzel olduğu bu yeni dünya bir bakıma günümüzün gittikçe kötüleşen dünyasının incelikli bir yansıması gibi. İçerisinde ağır politik mesajlar ile sert toplumsal eleştiriler barındıran ve teknik açıdan da kendine hayran bıraktıran Snowpiercer, şüphesiz son yılların en kıymetli post-apokaliptik eserlerinden biri.
Burak H.
Burak H.

Takipçi 121 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
Küresel ısınmadan korunmak için geliştirilen teknolojiler dünyayı bir buzul çağına ittikten 17 sene sonra geçen Snowpiercer, kuyruk bölümünde köle diyebileceğimiz kesimin, baş bölümünde ise yüksek sınıf insanların var olduğu bir trenin üç kıt’ada yaptığı yolculuğu kendi küçük evreni olarak kabul ediyor. Bir nevi yedi kıt’ada sekiz milyar insanın temsili haline gelen bu tren, zamanında tüm parasını lokomotif sanayisine yatırmış bir adamın kontrolünde hiç durmaksızın ilerliyor. Klasik Rus İngiliz edebiyatından (özellikle Charles Dickens’ın öykülerinden) tanıdık tasvirlerde olduğu gibi bir kuyruk bölümü betimlemesiyle başlıyor film. Ağızlarına sürdükleri tek şey protein çubuğu dedikleri zift karası bir jöle olan fakirler, bu bölmede yaşıyor yaşamasına ama hiçbiri niçin hala hayatta olduklarını bilmiyor. Yönetmen seyircisine bu soruyu sordurmak için de çok beklemiyor ve filmin üst üste binecek sistem taşlamalarından ilki -haliyle- bu noktada patlak veriyor. Eğer fakirler sefalet içinde yaşamaya mahkumsa, günümüzde olduğu gibi köle misali çalıştırılmayacaksa niçin bir facianın ardından hala özenle hayatta tutuluyorlar?
Fadıl U.
Fadıl U.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

3,5
29 Nisan 2014 tarihinde eklendi
uzun zamandır seyrettiğim filmler içerisinde en iyisi diyebilirim. film bilimkurgu tarzında ve vermeye çalıştığı mesajı çok başarılı. tüm film bir başkaldırı harekatını anlatıyor, trenin sonunda yaşayan yoksul sınıfın trenin başında yaşayan trenin sahibi Wilford'a ulaşıp trenin kontrolunu ele geçirmek için verdiği savaş örgüsü içerisinde sınıfsal mücadele anlatılıyor. Filmin sonu bence çok güzel, bir çocuk, genç bir yetişkin ve trenin dışındaki doğa. Yönetmen sadece saf ve kirlenmemişlerin yeni dünyada yeni birşeylerin yapabileceği inancı ile filmi sonlandırmış
DENİZ.H
DENİZ.H

Takipçi 44 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
10 Nisan 2014 tarihinde eklendi
Gelecekte ısınan dünyaya bir çözüm bulmaya çalışan bilimadamları, dünyayı buzul çağına sokarlar. Wilford (Ed Harris) adındaki bir adam, dünyanın çevresinde dolaşan ve hiç durmayan bir tren yapar. Bu trenin öndeki vagonlarında hayat lüks içerisinde geçerken arkadaki vagonlarda durum tam bir sefalettir. 18 yıllarını bu trende geçirmiş insanlar artık kendilerine yapılan baskı ve zulme karşı ayaklanmaya karar verirler. Curtis (Chris Evans), yönetimdeki arka vagon, öne doğru yürümeye başlarlar.

9. Bölge, Elysium, Açlık Oyunları, Paralel Dünyalar konseptinden giden Snowpiercer, aslında pek te bilmediğimiz bir konuyu işleniyor. Dünyanın kurulduğu günden beri devam eden düzeninin, modernleşmiş hali hepsi o kadar. Zengin yine zengin fakir yine fakir.

Film konu ve işleniş yönüyle iyi olmasının yanında kafada bir sürü soru işareti de oluşuyor. Bir tren yapıyorsun, içerisine insanların ihtiyaç duyacağı her türlü şeyi (uyuşturucu dahil) koyuyorsun ama; bir grup insana böcek yediriyorsun, bu nasıl bir psikopatlıktır. Sen bu insanları kurtardığın için sana minnet duyacaklarını biliyorsun, minnet duyacakları niye kendine düşman ediyorsun? Hadi diyelim nüfus fazla, o zaman ilk başta çok az insan alırdın ve zamanla nüfus çoğalır ve de kimse sana bir şey diyemezdi. Ya da uyuşturucu yapabilen bir trende, nüfus kontrolü içinde bir yol bulunurdu. İnsan ne gerek vardı diyor bunca insana zulmetmeye. Gelelim trenin tasarımına, diyelim ki siz diş doktoruna gideceksiniz, o zaman ya saunadan ya da bardan geçeceksiniz. Dişçiye varana kadar ya haşlanacak ya da kafayı bulacaksınız.

Ön vagondaki insanların tavırları ile Açlık Oyunları filmindeki açlıktan uzak olanların, davranış bütünlüğü son noktada. Uyuşmuş, hayali bir dünyada yaşayanlar ve hayatın en acımasız noktasını, açlığı ve birbirini yeme sınırını görmüş insanlar.

Filmi izlemeden önce, bazı yerdeki yorumlara baktım ve özellikle sonunun çok iyi kurgulandığı yönünde yorumlar gördüm. Yorumlar üzerine filmi izledim ve sonu için onlarca müthiş senaryo yazdım ama; sonu benim için tam bir fiyasko oldu. Acaba ben mi anlamadım diye tekrar izledim. Evet, ben anlamıştım ama; bu son benim yazdığım senaryoların onda biri bile değildi. Bu kısmıyla beni hayal kırıklığına uğratsa da güzel bir yapım olduğu ortada.

Evet, son dönemlerde insanları ayaklandırmaya yönelik filmlerin bu denli çoğalmış olması, birileri yine bir şeylerin planlarını mı yapıyor sorusunu, benim açımdan hep taze tutuyor ve Snowpiercer IMDB'den tamı tamına 7,2 puanı hakkıyla alıyor.

Aaa unutmadan, Tilda Swinton, müthiş performansı ile kalbime taht kurdu.
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
10 Nisan 2014 tarihinde eklendi
aslında şu anda çok üzgünüm neden biliyomusunuz filmin konusu gerçekten farklı ve sizi merakta bırakıyor hatta tür olarak ilk kez karşılaşıyorsunuz ama gel gelelim giriş iyi gelişme eh işte ama sonuç final tam bir hayal kırıklığı diyebilirim film biterken eeeee diyorsunuz bu kadarmı kötü bir final olur hatta finalde denmez neyse sonuç olarak farklılığı görmek için izleyin ve unutun cinsinden iyi seyirler...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
7 Nisan 2014 tarihinde eklendi
10 üzerinden 10
Güney Koreli ünlü yönetmen Joon-ho Bong'un ilk İngilizce film denemesi olan Snowpiercer'da çok iyi bir oyuncu kadrosu bizleri bekliyor. Captain America filminden hatırladığımız Chris Evans'ın başrolde olduğu filmde Allison Pill ve Jamie Bell gibi genç oyuncuların yanı sıra, John Hurt, Tilda Swinton, Ed Harris gibi Hollywood'un usta isimleri de yer alıyor İnsanlığın son kalanları ile bir tren yolculuğuna hazır mısınız?Son günlerde izlediğim senaryosuyla oldukça enteresan ve dikkat çekici bir kurgu türünde güzel filmlere hasret kalmışken bu film hatırı sayılır güzellikte olmuş.Küresel dünyanın tüm gerçekleriyle bir tren içinde buluşması ve eleştirisel göndermeleriyle de izlerken farklılığını hissettirebilen bir film.Dünya düzeni müthiş bir hayal gücüyle birleştirilmiş.Her vagon geçişinde değişik bir şeyler görebiliyoruz ve bu da şaşırtıcı aşağıdan en yukarıya doğru ilerleyiş.Bir bakıma gerçek yaşamdan alıntılar gibi ı beğenmediğim yönleri de var elbetteki.Dövüş sahneleri daha iyi olabilirdi fakat seyredilmeyecek kadar da kötü değildi.Özellikle filmin sonu bu şekilde aceleye gelir gibi göre bir film kusurları olmasına rağmen bunları çok hissettirmeden sizlere güzel bir film keyfi yaşatabiliyorsa o film iyi filmdir ve de ercer'da bu ın nasıl hızlı aktığını anlamayacaksınız ıksız gelen şeyler elbet olabilir ama filmin bilim kurgu olduğunu unutmadan bunlara çok takılmadan filmin keyfini yaşamak izi filmin akışına bırakıı alternatif arayanlar için güzel bir seçim olacaktı seyirler
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler