En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
tugruldonmez
Takipçi
142 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
13 Ekim 2004 tarihinde eklendi
ben de filmi sinemada 7-8 kisilik bir kitleyle izleyen sansli azinliktan oldugumu söyliyebilirim:) yollari askerde kesismis bu iki farkli insanin öyküsü beni gercekten etkiledi, en cokta filmin sonu...baslarina geliceklerden habersiz kendi aralarinda gelecege dair yaptiklari konusma esnasinda gözümden bir iki damla yasin süzülmesine engel olamadim. film hayata dair ve tüm gercekligiyle bizden bir film.türk sinemasinda pek rastlanmayan cekim teknikleri ise filme ayri bir lezzet katmis. klise hollywood filmlerinde sonra bana bu film ilac gibi geldi, isteyen begenir isteyen begenmez ama ben begendim. hababam sinifi, kahpe bizans gibi berbat filmlerin hasilat rekoru kirip böyle bir filmin gise yapamamasi ise cidden üzücü.ama zaten en iyi filmler nedense en az izlenilen filmler oluyor bu da ayri bir tartisma konusu...oyunculura gelince , kenan imirzalioglunun oynadigi hicbir diziyi izlemedim ama bu filmdeki oyunculuguna hayran kaldim, canlandirdigi karakter bence özellikle guy ritchie filmleri icin bicilmis kaftan , umarim cok daha iyi projelerde yer alir.olgun simsekin annesi rolundeki kadin ise bence filmin gizli yildiziydi, bir oyuncu bu kadar mi icten ve dogal olur...eksiler yokmuydu filmde? var tabii ki ama yillarini sinemaya vermis usta bir oyuncunun ilk filmine ben ancak fistik gibi olmus diyebilirim baska da birsey demem..bikmadiniz mi artik hala baska milletlerin birbirinin aynisi hikayelerini izlemekten?
Filmin bir Uğur Yücel yapımı olması başlıbaşına bir güzellikken, yapıma Erkan Can ve Erol Günaydın’ın dahil olması apayrı bir güzellik.Oldukca başarılı ve hayatın içinden bir film olmuş.Hele özellikle o final sahnesi.Durup düşünüyor insan..Çok başarılı ve çok güzel bir yapım.Sırf final sahnesini anlamak ve görebilmek için bile seyredilir.
türk sineması için hatta dünya sinemaları içinde çok orjinal bir film dijital kamerayla çekilmesi ne kadar gerekliydi bilinmez ama çok etkileyici ve çarpıcı bir atmosferi olan bir film ve sağlam bir senaryo ve etkileyici bir olay örgüsüne sahip bir film üstelik kenan imirzalıoğlu ve olgun şimşek başta olmak üzere tüm oyuncu kadrosuda çok başarılıydı
bir sinema filmi..her şeyi ile. etkileyici bir sinema filmi..her şeyi ile..ve kendime hiç sormadığım soruyu sordurdu diye. hayatlar üzerinden oynanan bir kumarsa yaşattırılan, sonucu yazı ya da tura, ve hatta dik de gelse; aileleri için bir adları olan birilerinin hayatları ellerinden zorla alınırken, adları bir türlü konmayan birileri daha da güçleniyor.. topyekün bir yokoluşun sebebi olacaklarının farkında olmadan hem de.. herkes kendine pay çıkarmayı becerebilseydi, tüm insanların bu filmi bir kez izlemesi, dünyanın asıl sorununu çözerdi.. ama birileri nin niyeti yok..hiç de yoktu. bu film, bana dersimi verdiği için etkileyici bir sinema filmi değil.. bu film, insan olduğumu hatırlamama neden olduğu için etkileyici bir sinema filmi. ve sordum kendime o soruyu. 'düşmanın kim 'diye? kendi dilinde şarkılarını söylemek isteyenler mi? eşcinseller mi? suyun öte yanındakiler mi? eksik malzemeyle ev inşaa edenler mi?..o evlerin altından kurtulmayı başaranlara ev değil çadır bile vermeyenler mi? savaşa neden oldukları yetmezmiş gibi, savaş sonrasında da insanları; hayatlarından uzaklaştırıp, sonra o hayatlarına hiç bir şey yaşamamışlar gibi çırılçıplak, ve hatta gazi olarak gönderenler mi? dünyanın her yerinde insanlar boşu boşuna ölüyor ama kimse öldürdüklerinin hesabını vermeye yanaşmıyor diye beyanat verenler mi? belkide hiçbiri değil,belkide en büyük düşman kendimiz... filmde iki adet eli opulesi, saygi duyulasi, her eve lazim insan var: - ridvan’in annesi. - teoman’in annesi. ridvan’in annesinin elinde protez bacakla yururken silah sesi geldigi sirada gozlerindeki ifadeyi, yuzune vuran kar tanelerini gorup de gozyaslarina hakim olmak mumkun degil. teoman’in annesinin cektigi onca sikintiya rağmen en ufak bir kin duymamasi, insanlik dersi verecek tavirlari, cevher’e elini uzattigi sahnede gözlerindeki sevgi, yine göz musluklarimizi bir miktar zorladı. bir de mezarlikta rumlarin 'helal olsun' deyisleri, yurekleri zorlayacak cinstendi...
Son dönemdeki en iyi Türk filmlerinden biri.Çatışmaların hem fiziklerinde hemde bedenlerinde izler bıraktığı iki silah arkadaşının ayrı ayrı ele alınan hikayeleri...Özellikle Olgun şimşek in bulunduğu hikaye daha etkileyiciydi.Çekimlerdeki farklılıklarda filmin iyi yönlerine etkilenebilir.Tek eleştirim Kenan imirzalıoğlunun içinde bulunduğu hikayenin gereğinden fazla uzun sürdüğünü düşünüyorum...
gerçekten muhteşem bir filmdi.filmi iki bölüme ayırmak mümkün.ikisinde de ortak nokta toplum olarak gazilere nasıl kötü davrandığımızı gösteriyor.ama istanbul da geçen hikayede bazı kusurlar var sanki.yani yol ortasında insan öldürdükten sonra kendisini suçsuz görmesi biraz saçma olmuş.bence diğer hikaye daha dokunaklıydı ve daha başarılıydı.sonunda ikisinin de en başında ki hayallerini göstermesi de iyi olmuş.film çok başarılı.mutlaka izlenmesi gerek.
ilk izledikten sonra buraya yorum yazmıştım pek beğenmedim çekimide kötü falan diye ama o yorumum için çok pişmanım.o yorumu okuduktan sonra izlemeyen insan vardır belki diyede vicdan azabı çektim.Bu filmi tekrar tekrar (yaklaşık 10 kere) izledim.bence harika bir film.türk filmleri içinde en güzel yapımlardan biri.
Filmde bi kopukluk var. Hikaye değişimleri kötü olmuş. Oyunculuklar güzel köylülerin oynaması iyi olmuş arkadaşın dediği gibi. Ama dediğim gibi filmin bütününde bi kopukluk var izlemeniz doğru bir seçim olur. amerikanın saçma sapan propaganda yapılan filmleri yerine tabii kide yazı tura 6/10
Kolay kolay türk filmi beğenmem.Ama eskiya'dan bu yana beğendiğim en iyi türk filmi.Bu aralar gönül yarası,2 genç kız,anlat istanbul,o şimdi mahkum izledim.Ama yazı-tura gerçekten insanı etkiliyor.Bu ülkede ne kadar sorun ve acı ile birlikte yaşayan insanlar var ki herkes bu filmi alıp izlesin.Pişman olmayacağından eminim.Bence uğur yücel çok iyi bir yönetmen ve senarist.
Uğur Yücel'in böyle bodoslama dalacağını hiç tahmin etmezdim açıkçası. Ama sanki Yücel yıllarca biriktirmiş de bir anda hepsini yüzümüze vurmak ister gibi paldır küldür daldı, Antalya'yı salladı. Antalya Film Festivali bence biraz da gönül alma isteğiyle en önemli ödülleri yıllarca küskün olduğu Uğur Yücel'e vererek herkesi şaşırttı. Aslında bence Olgun Şimşek değil Fikret Kuşkan'dı ama artık bu tür festivallerin içinde dönenlere pek de fazla kafa yormamak lazım. Bence Uğur Yücel "Yazı Tura" da başarılı oyuncu seçimi ve çok güzel harmanladığı iki ayrı ama aynı zamanda ortak hikayeyle ve görüntünün hızlı temposuyla ülke gerçeğini pek de mesaj verme kaygısı taşımadan sunmuş ve başarılı olmuş. Kenan İmirzalıoğlu da sadece "Deli Yürek"le şişirilen bir "star" değil, harbi sağlam oyuncu olduğunu kanıtlamış oldu. Ayrıca filmin rahatlığı da bir başka artı puan. Bunlara Türk Sineması'nda ihtiyaç olduğu görüşündeyim şahsen. Keşke gişede de biraz ileri gidebilseydi de Uğur Yücel'in bu başarılı filmi "Festival zengini" olarak anılmasaydı. Neyse, artık başka sefere.
Gerçekten işlediği konu ve işleniş biçimiyle bir başyapıt, oyunuculuklar ve özellikle ilk bölüm senaryosu muhteşem olmuş; buna benzer temalı filmlerin artması önemli bence..
Salon bomboştu , koca salonda 8 kişi izledik filmi.Türk film sektörü için üzüntü duyuyorum.Oyunculuklar çok iyi.Çekim tekniğini beğendim.Herkese tavsiye ederim.Mutlaka gidilip görülmesi gereken bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.