ben açıkçası daha iyi bir film bekliyordum tam olarak beklediğimi bulamadım kötü değil ama bu kadar reklamı yapıldığı için filmin insan daha iyi bir şeyler bekliyor değişik bir film izlemek ve türk sinemasına destek için izlenebilir inşallah daha da güzelleri de olacak.oyunculuklar iyiydi bu arada.6/10
Gerekli bir film olduğunu söyleyemem, bu kadar sükse yaratmış olması ayrı bir tartışma konusu.Evet doğal, eğlenceli vs. ama bayat bir işleyiş kesinlikle.4/10
Kötü bir film olduğu fikrine katılmıyorum. Baştan sona sıcacık bir film ve kendini keyifle izlettiriyor. Tabii ki çok iyi bir komedi veya dram beklemeyin. Daha ziyade boş zamanlarda seyredilecek değişik bir yapım. 6/10
Gerçekten şunu söyleyebilirim ki film son dönemde türk sineması adına yapılmış en başarılı filmlerden birisi. Gerek konusunu gerekse anlatmak istediği bir takım olaylar ve bunu kısıtlı imkanlarla son derece başarılı bir şekilde atarması bence yönetmenlik başarısıdır. Sinema filmi çekme kolay bir iş değildir, usta bir oyuncu bile çoğu zaman yönetmenini çileden çıkarabilir. Bu yüzden dondurmam gaymak filmindeki oyuncuların hepsinin yöre halkından oluşması ve yönetmenin son derece başarılı bir şekilde bu dezavantajı kendi aleyhine cevirmesini taktir etmekten başka ne yapabiliriz ki. Eleştirmek burada düşüncelerimizi söylemek kolaydır ama orda yönetmenin onca yöre halkına dil dökmesi onları bize oyuncu gibi göstermesi ve sevdirmesi gerçekten müthiş bir olay. Sizlere şunu söyleyebilirim ki biz bu filmden gercekten çok keyif aldık, inanılmaz güldük espriler genelde cinsellik içersede bunu hiç kimsenin yadırgamaması gerektiğini düşünüyorum. Herkesin özel hayatında konuştuğu, güldüğü, espriler yaptığı olayları sadece sinema ekranında izledik. Ama orda biz kendimizi bulduk en önemliside o zaten, orada bir yapaylık yoktu hiçbir zaman, ne yaşıyorsak onu gördük bunu kimsenin inkar etmesine gerek yok. Filmin verdiği mesajı anlamayıp filmi bir başyapıt gibi görmeye gerek yok ve kimse böyle değerlendirmiyor. Sadece ortada onca zorluğa ve kısıtlı imkanlara rağman dünya kadar para harcanmış filmlerden daha içten ve samimi olması bu kadar.Filmi oscar yolcuğunda içtenlikle destekliyorum ve halkımızın filme sahip çıkmasınıda memnuniyetle karşılıyorum.
Sinemayla uğraşmak özellikle profesyonel anlamda , gerçekten zor iş.Hem yöneten hem de yönetilen açısından bir sinema ürününü oluşturabilmek , her yönden büyük bir iş.Özellikle filmi kaldırabilecek oyuncu ve yönetmen bulabilmek bu bağlamda oldukça önemli.Bu , özellikle günümüz Türk sinemasında çok fazla ihtiyaç duyulan bir etken halinde yerini alıyor... Herkes anasının karnından oyuncu ya da yönetmen doğmaz.Evet , aslında doğru bir yargıdır.Doğanlar da bellidir zaten onlar sinema açısından oldukça çok değerlendirilirler.Ama her şeyin başı eğitimdir ya , sinemada da bu çok önemli.Herkes eğitilerek rol yapabilir.Ama sadece rol yapabilir.Kamera karşısında doğal olabilmek , büründüğün karaktere istediğin şekilde yön verebilmek...Aslolan bunlardır.Her zaman söylerim ve yine söylemeden geçmeyi düşünmüyorum.’’Mayıs Sıkıntısı’’ Türk Sinemasının en sevdiğim ürünüdür.Bu filmde hiçbir profesyonel oyuncu yoktur fakat film olağanüstü derecede doğal , olağanüstü derecede samimi ve yer yer de duygusaldır.Bana göre tam bir başyapıttır.Ve özellikle taşıdığı Tarkovsky izleri de filmi çok enfes bir konuma yerleştirir... Meramıma gelecek olursak...’’Dondurmam Gaymak’’ denildi , yılın en güzel filmlerinden biri denildi ve hatta Oscar’a aday denildi.Herkes gibi benim de dikkatimi çekti ve beni sinema salonuna yöneltti.Oturdum izledim...Büyük beklentilerle gittim - Hee şunu da söylemeyeceğim : ’’Büyük beklentiyle gittiğim için hayal kırıklığına uğradım.’’ Çünkü sinema salonuna her zaman , her filme büyük beklentiyle giderim fakat kendimi de filme ne olursa olsun adapte etmeyi de bilirim. - Neticede yine her zaman dediğim gibi , piyasadaki tonla sulu filmden daha eli yüzü düzgün bir filmdi (miydi?). Filmin çıkış noktası gerçekten de güzeldi.Küçük fare , büyük dağ ile baş etmeye çalışır.Karşısında varlığını hissettirmeye çalışır.Ama ne var ki insan faktörü , hayat şartları farenin bu uğurda varlığını sürdürmesine izin vermeyecektir...Gerçekten güzel bir temele dayandırılmış ve güzel bir öz yakalanmış.Filmin bana göre belki de tek artısı bu ve aslında bir de amatör oyuncuları oynatma ’’düşüncesi’’.Sadece ’’düşüncesi’’ güzelmiş ve keşke sadece düşünce olarak kalsaymış dedirtti gerçekten.Filmin en iyi oyuncusu bile vasatı aşamamış.Normalde bu durum insanı rahatsız etmediği derecede pek de önemli değil ama öyle bir an geliyor ki sinema salonunda kendini ’’Ya bari bir cümle doğal oynansın’’ derken buluyorsun.Filmin yakaladığı düşünce ile yaptırım şekli arasındaki uçurum dağlar kadar.Film doğal olsun diye amatör oyuncular kullanılmış fakat film öyle bir hal almış ki , bir tane doğal okunan cümle yok.Kendimi bir ilkokul müsameresi izliyormuş gibi hissettim... Senaryo , özveriyle hazırlanmış buna diyecek bir sözüm yok.Mesajlar da yerli yerinde ve denge sağlanmış.Fakat iş yönetime geldiği zaman insana bunalımlar geçirtecek derecede sakat bir durum söz konusu.Özellikle dikkat ettiğim bir husus var.Biz hala küfüre veya müstehçen şeylere gülme huyumuzu bırakmamışız.Salonun nabzını ölçtüm , filmde zaten gülünecek pek sahne yok ama seyircilerin hepsi bu tip sahnelerde kahkahaya boğuldu.Eğlenceli bir film derken bu mu kastedildi anlayamadım.Eğer eğlence buysa , açarım bu türün en önemli örneklerini , onları izler izler eğlenirim.Bu yönden de tarafımdan bir eksi aldı... Filmden öyle bir izlenim edindim ki belki de filmi açıklar nitelikte.Film resmen Muğlalılar için çevrilmiş bir sünnet videosu , veyahut düğün videosu gibi hatıralık bir şey.Ne başka biri , izlerken onların konuştuğu dili tam anlamıyla anlayabiliyor ne de karakterlere tam anlamıyla adapte olabiliyor.Dediğim gibi filmin özü iyi ama ona verilmiş biçim , yön bana göre son derece kötü.Film boyunca başroldeki adamın ve bir çok oyuncunun (!) gereksiz yere , sebepsiz yere sürekli bağırışı akılda kalıyor.Genel anlamda filme bir nokta koymak gerekirse ; film , aslında içerisinde anlatılan Nasreddin Hoca fıkraları gibi fakat onun az buçuk siyaset , cinsellik ve din katılmış şekli.İki saat boyunca bir Nasreddin Hoca fıkrasını izliyormuş gibi oldum. Peki ya Oscar ? Umutlu muyuz acaba veya umutlu olmalı mıyız ? Şahsen ben , Eurovision’a katılan Sibel Tüzün’ün ’’Superstar’’ şarkısından umutlu olduğumdan daha umutlu değilim.Hatta bu filmin bizi böyle bir yarışmada temsil etmesi , kendi adıma biraz dokunuyor diyebilirim.Nuri Bilge’nin veya Demirkubuz’un en kötü filmini yolla eli kolu dolu dönsün. Sonuç olarak , iyi bir film olması umuduyla yola çıkılmış , günümüz standartlarına bakılınca kötü de olmamış , arada derede bir Muğla hatırası...The Director
Benim için tam bir hayalkırıklığı oldu.Türk sinemasının 'Kaç Para Kaç', 'Eşkiya','Babam ve Oğlum' gibi filmlere çok şey borçlu olduğunu düşünüyorum ama bu film beni ne güldürdü,ne merak ettirdi,çok sıkıldım,konu yerine diyalogların ayakta tutmaya çalıştığı,onlarında belli bir yerden sonra sıktığı bir film.Sevmedim,hiç beğenmedim
Son derece sıkıcı ve komik olmaktan uzak bir film.Mesaj filan hikaye.Allah aşkına başrol karakter sizcede son derece itici çizilmemiş mi?Bu da verilemeye çalışılan mesajla izleyici arasında bağ kurulmasını engelliyor.
ben izlerken çok eğlenerek izledim...baştan sona izletior kendini...oyuncular halktan seçmek ayrı bir gerçekçilik katmış olaylara...şivelerde 10 numaraydı...e zaten zamanında oscar bahside geçmişti...izlenebilir...10/7
Verdiğim paraya yazık oldu diyerek emeğe saygısızlık etmek istemem ama abartıldığı kadar güzel bir film olmadığını da söylemem lazım.İçinde tek tebessüm ederek izlediğim sahne çocukların dordurma yeme sahneleriydi.Filmi komik yapmak adına cinsellikle ilgili olan esprileride çok bayağı bulduğumu belirtmeliyim.Filmden o sahneleri çıkarırsan filmin akışı bozulmaz yani film için bütün teşkil etmiyor.Sadece komedide olsun istenmiş başkada bir yol bulunamamış bu replikler yerleştirilmiş.Yani varın gerisini siz düşünün..Mantık hatalarından hiç bahsetmeyeceğim.Yanlız acayip güzel reklam yaptılar bunu belirtmeliyim.Oscar alırmı derseniz aday bile olamaz diyorum..Türk sineması adına yanılmaya hazırım ama malesef olmamış:((
saskinim bu filmin bizi oscarda temsil edecek olmasindan dolayi!!! yorenin sivesi ilgi cekici hatta komik gelebiliyor ancak senaryo gereksiz ve bos.komedi filmi semsiyesi altinda kendisine yer bulmasida sacma.babam ve oglumun bu film yerine bizi temsil etmesini isterdim..
kötü diyenler nasıl bi beklentiyle izledi merak ediyorum.aksiyon,kan,şiddet veya iki tane güzel manken,bikinli kızlar yada recep ivedik türü bişiler mi bekliyorlardı acaba.oysa gayet sıcak,içten,ege insanın o güzel şivesiyle yer yer güldüren çok güzel bi filmdi.oyunculuklar şahaneydi,karakterler gerçekti.bizden bi film arıyosanız medyanın şişirdiği sahte filmlere para vereceğinze oturun bu filmi izleyin.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.