Edward norton kariyerinde 18 filme imza atmış bir aktör,gerçektende aktör sıfatını hakeden bir kişilik ve oyuncu,oynadığı her rolün hakkını verdiği gibi bu rolüde çok iyi kotarmış,ilk oynadığı film ilk korku,ilşk korkuyu mutlaka izleyin diyorum,bir insan ilk oynadığı filmde bu kadar iyi nasıl oynayabilir,ilk korkudaki cüssesi ve american history x'deki cüssesi arasındaki fark,gerçektende bu adam muazzam biri,gelelim filme:)ırçılık konulu bir film olan american history x,bence ırkçılığı anlatan en iyi filmlerden bir tanesi(savaş sahnesiz),hareketli gidişat ve umulmaz bir son.9/10 iyi seyirler.
Klip yönetmeni olarak tanıdığımız Tony Kaye’den ırkçılık adına yapılmış sıradışı bir eser. Edward Norton, bu filminde ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu tüm beyazperdeye 'American History X' ile kanıtladı.Kaye, filminde Amerika’da zencilere yapılan ırkçılığı ve bu ırkçılığın ne kadar gereksiz olduğunu çok cesurca filmine yansıtıyor. Hitler’in simgesini kullanan, saçlarını sıfıra vurmuş bir sokak serserisinin, arabasını çalmaya çalışan iki zenciyi öldürmesi üzerine hapse girmesi, hapiste ırkçılığın ne kadar yanlış bir şey olduğunu anlaması ve hayatını yeniden düzene sokmasıdır Derek Vinyard’ın hikayesi.Norton’un yanı sıra, 'Terminator 2'den tanıdığımız Edward Furlong için de film, kariyerinin bir dönüm noktasıdır. American History X; gerçekleri ve şiddeti cesurca anlatması, hayata dair verdiği mesajlarla ve oyunculuklarıyla sinemanın önde gelen yapıtlarındandır.
Muazzam bi oyunculuk Edward Norton’dan. Bayıldım. O meşhur cinayet sahnesinde çok sinir bozucu, nefret edilesi ama ben sadece hayran hayran bakıyorum ve o şiddet karşıtı ben kendimle acayip çelişiyorum bu yüzden. Az önce cinayet işlemiş olması çekiciliğini hiç azaltmıyo, maalesef. (Aynı şeyi Gizemli Nehir’de Sean Penn için hissetmiştim. Yanlış bişeyler var ama kahretsin ki çok çekici.)Filme gelirsek, çok anlamlı. Bu ırkçılık denen lanet şey öyle kendi kendine oluşmuyo, öğrenilen ve öğretilen bişey. Tamam, belki film bi açıdan bakınca, elinize bulaştırdığınız kir yıkamakla gitmez diyo ama çok önemli bişey söylüyo dikkat edilmesi gereken; hani şu öğrendiğiniz ve doğruluğuna taparcasına inandığınız şeyler varya işte onlar sizin sandığınız gibi olmayabilir ve eğer onu öğrenebiliyosanız tersini de öğrenebilirsiniz. HOŞGÖRÜ hayatın en önemli anahtarlarından biri. Birileri birilerine ırkçı olmayı öğretiyorsa sizde hoşgörülü olmayı öğretebilirsiniz. Zor ama imkansız değil. Tabii isterseniz. Bu lanet mesele hem bireysel hem de resmi çaba gerektiriyo. İşin içine resmi çaba girince ben iyimser olamayacağımdan yorumumu bitiriyorum, kendi kendime duyarlı takılmaya devam ediyorum.
Edward Norton'a olan hayranlığımızı artıran, ırkçılık konusu çok iyi şekilde ele alınmış film...Edward Norton'ın oynadığı her filmi (bkz: Fight Club) yücelttiğini gösteren bir film. Özellikle kaldırım taşında beyin parçalama sahnesi insanın belleğine yer ediyor. Lakin bir ikileme dikkatinizi çekmek isterim: Mesaj ırkçılık kötüdür lakin en çok hatırda kalan sahne: bir zencinin ağzının stilize şekilde kırılması. Filmin vermek istedigi mesaj biraz karıştırılmış ya neyse...
Edward Norton hollywood kariyerndeki en iyi rollerinden biri olsa gerek burda ki kuklux klan tiplemesi. Irkçılığa anlamlı bir bakış atan film kurgusu ve flashbellekleri ile göz dolduruyor. Siyah beyaz anlar bize Norton'un o günleri cok geride bıraktıgı mesajını verirken Edward Furlong da söz dinleyen abi hayranı kardes rolüyle iyi bir iş cıkarıyor. izlemek gerek.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.