Siyah Kuğu
Ortalama puan
4,1
1500 Puanlama

232 Kullanıcı yorumları

5
39 Eleştiri
4
99 Eleştiri
3
19 Eleştiri
2
51 Eleştiri
1
12 Eleştiri
0
12 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
tersköşeli
tersköşeli

Takipçi 78 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Ağustos 2021 tarihinde eklendi
vaaoov ... ben ne izledim öyle .. en tutkulusundan bir sanatçının ruh hali, sanatını adeta yaşaması, kendisiyle verdiği psikolojik savaş... çok çok benzeri bir konsepti birdman filminde de görüyoruz ancak bu bana göre daha başarılı olmuş. portman çok çok başarılı oynamış. psikolojik gerilim kategorisini ziyadesiyle hak eden film tam bir başyapıt.
EfUygurr
EfUygurr

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
21 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
Cidden mükemmel, izlerken sanki filmin içinde gibisiniz, her duyguyu saniye saniye yaşıyosunuz, izlemeyen çok şey kaybeder..
Oylum K.
Oylum K.

Takipçi 6 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Darren Aronofsky'nin Requiem For a Dream'inden sonraki bir diğer başyapıtı olan filmde Natalie Portman, Vincent Cassel ve Mila Kunis gibi değerli oyuncuların da rol alması filmi mükemmelleştiren diğer ayrıntılardan sadece biri.
sinema
1 ziyaretçi
5,0
19 Nisan 2015 tarihinde eklendi
New York'ta yaşayan Nina isimli balerinin psikolojik sorunlarının ele alındığı müthiş ötesi psikolojik gerilim filmi. Beyaz kuğuyu kusursuzca oynayan Nina, siyah kuğunun da üstesinden gelmek için uğraşıyor. Yönetmen Darren Aronofsky'in hareketli kamera kullanımı çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim.
Natalie Portman daha önce alması gereken Oscar'a bu filmde ulaşıyor, gerçekten müthiş ötesi bir oyunculuk sergilemiş. Karanlık tarafını yüzleşerek keşfeden Nina izleyiciyi germekte çok başarılı. Başyapıt tadında bir film izlemek istiyorsanız kaçırmamanızı tavsiye ederim.
Bardakta Mısır A.
Bardakta Mısır A.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
24 Ekim 2014 tarihinde eklendi
bence güzel tavsiye ederim herkese

yinede izlemek istiyeene tavsiye edebilirim
sinema
1 ziyaretçi
5,0
20 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Beğenmeyen bazı arkadaşların neyi beğenmediğini cidden anlamamış olsam da tam bir sanat eseri olduğunu düşünüyorum bu yapımın ki Portman'ın aldığı Oscar bunun kanıtı olsa gerek.

10 üzerinden 10 bütün oyunculara,yönetmene,senariste vs vs vs
Ada Y.
Ada Y.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
14 Haziran 2013 tarihinde eklendi
Çok güzel bir film. Fazla renkli ve canlı değil. Ama oyunculuk performansları muhteşem. Tebrik ederim.
dolunay946
dolunay946

Takipçi 106 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Nisan 2012 tarihinde eklendi
Black Swan (Siyah Kuğu) 2010 Yönetmen : Darren Aronofsky

Siyahla beyazı ruhunuzda iç içe geçirdiğinizi,duygularınızdan baskın olanını bir kenara koyup karanlıkta kalan yanınıza ışık tuttuğunuzu "hissettiğiniz" zaman dilimleri oldu mu hiç ?
Filmin konusu kısaca şöyle; Nina (Natalie Portman) hayatını baleye adamış oldukça yetenekli bir balerindir. Balede oyun yönetmeni Leroy (Vincent Cassel),yeni sezonda "Kuğu Gölü Balesi" ni yeniden sahneye koymak ister ve bunun için de hem saflığı,naifliği temsil eden Beyaz Kuğu hem de hırsı ve şehveti temsil eden Siyah Kuğu'yu canlandırabilecek bir balerine ihtiyaç duyar. Baş balerin Beth'i (Winona Ryder) değiştirmeye karar veren Leroy'un ilk tercihi kırılganlığı ve masumluğundan ödün vermeyen Nina olur. Beyaz Kuğu için oldukça uygun olan isim Nina'dır fakat Siyah Kuğu için ise Lilly (Mila Kunis) biçilmiş kaftandır. Nina'nın içinde büyüttüğü rekabet duygusu ve hırsı ikili arasındaki ilişkiyi ilginçleştirecektir. Nina,kendisi gibi balerin olan annesi ile yaşamaktadır. Annesi,Nina'ya hamile kalınca baleyi bırakıp,yarım kalan hayalini kızının omuzlarına yükleyerek biryerde kendi hayalini tamamlamaya çalışmaktadır. Bu yüzden her şeyin mükemmel olmasını istemekte, kızının mutlu olmak istemesinden çok kendi hayallerinin yıkılma ihtimaline karşı çabalamaktadır. Bu da anneyi dominant bir karakter yapmaya yeterli bir sebep tabi ki. Hayallerdir insanı ayakta tutan çünkü. Annenin dominantlığı Nina'ya resesiflik olarak geri dönüyor. Nina karakterine baktığımızda;ürkek, masum,baleden ve annesinden başka hayata kapılarını kapatmış birini görüyoruz. Tüm çıkıntı duygularını, aşırılıklarını sümen altı etmek zorunda kalan biri dış dünyasında kendini sadece biryere odaklar,bu da muhtemelen işi olur. Nina için kendini ispatlayabileceği,annesinin takdiriyle özgüven noktasında bir adım ileriye gidebileceği tek durum annesinin yarım kalan hayalini tamamlayacağı 'bale'. Aşk, baştan aşağı uçarılık,aklına eseni yapmak,bedenin kontrolünü kaybetmek,bu duyguyla kendinden geçmek demek. Bu da Nina için birkaç beden büyük bir hadise. Bu mükemmel duyguyu yaşamayı istemek bile onu korkutmaya fazlasıyla yetiyor. Yaşamaya korktuğu bu duygu aslında onu Siyah Kuğu rolüne sokacak olan duygu. Nina'nın iç dünyası daha karışık; içinden geldiği gibi davranamadığı için belki de sürekli bir sıkıntı ve stres halinde. Bazen öyle bir hale geliyor ki kendi vücuduna eziyet etmekten geri kalmıyor ama bunu öyle bir halüsinasyon haliyle yapıyor ki kendisi bile farkına varmıyor. Siyah kuğu rolüne adapte olma olayı tam olarak burada başlıyor. İçindeki şehvetin ortaya çıkması için ilk adımı Leroy atıyor. (Nina'nın Leroy'un dudağını ısırdığı an,Leroy içindeki siyahı çıkarabileceğini anlayıp onu seçmeye karar veriyor bence). Kendi vücudunu tanımasını istediğinde Nina mastürbasyonla adım adım bu yönüne eğiliyor. Korktuğu,görmeye çekindiği yanını en dişli rakibi Lilly ile keşfediyor ve Lilly'nin şehvet yönünün Nina'daki hırsı azami düzeye çıkarışı Nina'da daha fazla strese ve halüsinasyonlara neden oluyor. Nina'nın bastırdığı yönüyle ilgili halüsinasyonlar oyunun sahne alışı yaklaştıkça hat safhaya çıkıyor. Bu da kendisini psikolojik olarak Siyah Kuğu rolüne adapte edişinin göstergesi. Çünkü beyaz kendi,siyah bastırdığı kişiliği. Film afişi Aronofsky insan psikolojisindeki bölünmeyi andırırcasına göz kırparak film hakkında bir önbilgi veriyor bize. İnsanın kendisiyle mücadelesi,bastırdığı,gizil kalmış yanına eğilimi,hırslarıyla cebelleşmesi bu kadar sakin ve aynı zamanda keskin ifade edilebilirdi. Filmde her oyuncu rolünün hakkını fazlasıyla verirken Natalie Portman tapılası bir performansla seyirci karşısına çıkıyor. Özellikle Kuğu Gölü Balesi'nin sahne aldığı son 20 dakika tadından yenmiyor. Bakışlar,halüsinasyonlarla gerçeğin iç içe geçişi muazzam ! Film müzikleri Clint Mansell in elinden çıkma ve filmle 4-4 lük uyum içinde. Natalie'nin oscarı alması farz. Yönetmen Aronofsky birkez daha başımı ağrıtmayı ve insan psikolojisini nüanslarıyla irdelemeyi başarıyor. Görmezden geldiğimiz kaç yüzümüz var bizim ? Kaç kırılma noktasından sonra yüzümüz döner karanlıkta kalmış yanımıza ?İnsanın karanlıkta kalmış yanını hırsı ile nasıl keşfettiğini "rağmen"lerine rağmen nasıl gün yüzüne çıkardığını görmek istiyorsanız bu filmi kaçırmayın derim.
desperatehouseman
desperatehouseman

Takipçi 8 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Eylül 2011 tarihinde eklendi
2011'in en iyi film oscarını alması gereken muhteşem bir film.filmin ilk başları her ne kadar durağan geçse de bu durağanlık sizi yavaş yavaş muhteşem ötesi finaline hazırlıyor.natalie portman'ın verdiği mükemmel oyunculuk da cabası.mutlaka izlenmesi gereken harika biir film.
melike algl
melike algl

Takipçi 6 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
bu film son zamanlarada seyertıgım en iyi gerlim filimi
ayrıca natalıe portman cok ıyı bir iş basarmıs tebrik etmek gerekir mina kunnıs yanında sönük kalmış vincent cassel ında hakkını yememek lazım oda fena deıldi bn 10/10 veriyorumm..
Brokoli
Brokoli

Takipçi 9 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Haziran 2011 tarihinde eklendi
Tek Kelimeyle Muhteşemdi 15 yaşındayım Ve Babamla Gittim.Babam Baleyi Sevmediği Halde Filme Hayran Kaldı.Özellikle O Finali OMG!Söylenecek Söz Yok,Hissettim Mükemmeldim :D
Pilates-on-Mat
Pilates-on-Mat

6 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Haziran 2011 tarihinde eklendi
Filmi sinemada izleyemedim, az önce evde izledim. ÇOk güzel arkadaşlar, çok çok başarılı... benden 3 oskar daha, müthiş ya.. Filmi Sevmeyenlerde olmuş, herkesin görüşü farklı tabi ama sevilmeyecek bir film değil, zaten çocuk filmi de değil... Natalie Portman boşuna oskar kazanmamış, karakteri yaşamış sanki. Lütfen sizlerde izleyin.
10/10.
djbarry
djbarry

11 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
Darren Aronofskyi tebrik etmek isterdim inanılmaz tek kelimeyle inanılmaz.
irem94
irem94

Takipçi 27 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
çok iyi bir filmm ..
gokaykar
gokaykar

2 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
21 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
Hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri. Süper, gerçekten süper! Show budur...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler