En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Shattered-Glass
Takipçi
138 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
11 Kasım 2008 tarihinde eklendi
Funny games, ünlü yönetmen micheal hanekenin 1997 yılında yine kendisinin yönetttiği aynı adlı filmin US versiyonu. Oyuncular hariç filmin senaryosu ve işleyişinin hemen hemen aynı olduğunu bir çok yerden duydum. İlk versiyonu henüz izleme fırsatım olmadı ama yeniden çevrimi izlemiş birisi olarak, filmin hala etkisinde kalmış ve başım yeterince dönmüşken ilk filmide en yakın zamanda görmek, heyecanıma heyecan katacaktır.Funny games, izleyicilere sunulan bir takım psikolojik deney filmi. Film boyunca maruz kaldığınız şiddet duygusu karşısında ne yapacağını kestiremeyen seyirci bir yandan ailenin başına neler gelebileceğini düşünürken, diğer yandan da böyle bir durum karşısında neler yapılabileceğini kendi içinde sorgulamaya başlıyor. Tabiki izleyici iç güdüsü her zaman masum olan taraftan yana oy kullanır. Ama burda masum aile izleyiciden ne kadar destek görsede kötü olan taraf istediğini almayı başarıyor. Kazananın baştan belli olduğu bir oyunu soluksuz bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Yönetmen zaman zaman bu korkunç oyuna bizide katıyor, karakterlerin kameraya dönerek siz olsaydınız ne yapardınız gibisinden sorduğu sorular karşısında şaşıran izleyicinin verebilecek bir cevabı olmazken, kötü karakterlerimiz yine kendi bildiğini okuyor. Filmin başlarında size önemsiz gelen bir çok gereksiz ayrıntının, aslında film ilerledikçe bir amaç için yapıldığını anlıyorsunuz. Kadının telefonunu neden lavaboya düşürdüğünü, yumurtaları neden defalarca kırdığını anlayabiliyorsunuz. Geçtiğimiz yıllarda bu filmin yeniden çevrileceğini duyduğumda, micheal hanekeninde naomi watts ile anlaşmaya vardığını duyunca çok sevinmiştim. İçinden çıkılmaz ruh hallerinin bir numaralı oyuncusudur naomi watts, filmde o kadar başarılı bir şekilde oynuyor ki gözünden gelen her damlaya, burnundan gelen akıntılara kapılıp onun acısını sizde hissediyorsunuz. Kocası rolündeki tim rothda en az watts kadar başarılı soğukkanlı bir babayı canlandırıyor. Micheal Pitt ve Brady Corbet hakkında bu filmi izleyene kadar hiç bir fikrim yoktu. Şuanda onlara duyduğum nefret sanırım filmdeki başarılı performanslarının bir göstergesi...İçinde yaşadığımız koca evren, içinde barındırdığı binbir türlü kötülük ve iyilikleri beraberinde yaşamamızı sağlıyor. Bu dünya üzerinde bir çok şeyi değiştirebilirsiniz, ama kötülüğü bu dünyadan silip atamazsınız. Kötülük asla durdurulamayacak...
Ben Michael Haneke filmlerini pek beğenen biri değilim hatta filmleri bana çok sıkıcı çok yavaş zaman zaman da çok saçma gelir. Ancak, ilk defa (ki bu filmin ilk versiyonu izlemedim) bir Haneke filminden son derece keyif aldığımı söylemeliyim. Özellikle Michael Pitt ve tek başına Naomi Watts müthiş ooynuyorlar. Seyirciyi zorlayan ama çok ilginç bir film.
bu filmi beğenmemek elde değil bu arada baştaki klasik müzikler hoşunuza gittiyse eğer, parçaları cigli ve jussi bjorling sölüyor. bazı arkadaşlar video kaset olayını saçma bulmuş bu arkadaşlara sözüm filmin sonundaki sözlere dikkat etmeleri olacaktır! haneke: süper bir anlatım. olaylarda hiç bir abartı yok. 2 saate yakın bi film olmasına rağmen sanki 10 dakikada bitmiş gibi gelen yegane filmlerden olumsuz yorum yapan arkadaşların yorumlarını kesinlikle dikkate almayın arkadaşlar ve mutlaka izleyin bu filmi eybisi haklıymış diyeceksinizdir:) 10/10
Funny Gamesin Michael Hanekesi(?)İlk başta yazdığım yazı fazla uzun olduğu için iki bölüme ayırdım.1997 tarihli ilk Funny Games,ülkesi Avusturyada olay yaratmakla kalmamış,yeni bir alt tür oluşturmuştu.Fakat bunun ardından aynı alt türde Funny Gamesten daha sert filmler de ortaya çıktı(Hostel gibi)Bunun sebebi ise fiziksel şiddeti perdeye epey az yansıtmasıydı.Ben ilk filmi seyretmeden önce konusunu okumuştum.Aynen şöyleydi:'Yeni bir eve taşınan Anna,Georg ve çocukları,evlerine yumurta istemek üzere geldiklerini iddia eden beyazlar içindeki iki temiz yüzlü psikopattan fiziksel ve ruhsal işkence görürler.'Ben bunu okuduğumda 'Ruhsal işkence ne ki?' demiş,entellikle itham etmiştim yazanları,ta ki filmi izleyene kadar.Yönetmen Michael Haneke filmi öyle tasarlamıştı ki,izleyici ruhsal işkence görüyordu.Karakterlerle empati kurdurtan filmin bazı karakterleri de seyirciyle doğrudan etkileşime geçiyorlardıyani eve gelen psikopatlar,bir filmin karakterleri olduğunu biliyordu.Haneke böylece seyirciyi dürtüyordu.Diğer yandan da hikaye o kadar sertti ki,bu tür hikayelere alışık olmayan yönetmeni bile içine çekiyordu ve yönetmen özgürce uçamıyordu.İş,'Michael Hanekenin Funny Gamesi'nden,'Funny Gamesin Michael Hanekesi'ne dönüşüyordu.
1997 yılında çekilen versiyonunu izlemedim ama filmi dün izlediğimde şunu farkettim ,film çok durağan ama film bittiğinde inanılmaz gerildiğinizi hissediyorsunuz, filmdeki herkesin oyunculuğunu beğendiğimi söyleyebilirim, bence klasik gerilim ve korku filmlerinden biraz ayrı tutulmalı,işin özeti ben bu filmi beğendim:):)
Filmi izlerken sinirlerim bozuldu resmen bu kadar çarpacağını beklemiyordum.Günlük güneşlik bir günde kapkaranlık olaylar başlıyor..Bazı sahnelerde oyuncular izleyicilerle bil etkileşime geçiyor.İlginç bir deneyim..2 soytarı eve gelio ve evin kralları oluyor..Aynı şey Türkiyede olamaz güzel ülkemdeki insanlar Ulan çık lan karının yanında nabıyon bi der valla ikisinide tekmeleyip atar dışarı..Ama burdaki zavallı baba insancıl yaklaşıyor ve hayvansal tepkiler görüyor.Hanekenin izlediğim ilk filmiydi..Özetle film insanın sinirlerini bozuyor..2008 in en iyilerinden...
amaç izleyiciyi germek ise bu film bunu fazlasıyla yapmış.oyuncuların performansları oldukça iyi.fimin sonu ise alışılmışın dışında.kurtulan yok.yani kötüler kazanıyor.bence filmin en başarılı yanı ise sadece diyaloglar ve oyunculukla gerilimin yaratılabilmiş olması.korku ve gerilim türü filmlerde genellikle müzikle izleyici filmin içine sürüklenir ancak bu filmde buna hiç ihtiyaç kalmamış.(son bakışa dikkat, çok ürkütücü...)
öncelikle, filme berbattı diyenler kesinlikle sinema adına hiçbir şey bilmiyorlar. film gayet güzel ve akıcıydı. sıkılmadan izledim. 1997 yapımı yani ilk funny games kadar olmasa da güzeldi. yönetmen sırf kendi egosu için 10 yıl sonra bu avusturya filmini amerikalılara mesajın gitmediği ve amerikalılar ın başka dilde yapılmış filmleri pek izlemediği gerekçesiyle 2007 de tekrar yenisini yaptı. bence buna gerek yoktu.oyunculuklara gelince tek kelimeyle kusursuzdu.funny games kesinlikle izleyicileri sarsan ve onlara ders veren bir film. 8/10
bu filmi izlediğimde garip gelmişti.. korku-gerilim filmlerini pek sevmem çünkü gerilim yaratan efektlerle brlikte bi anda ordan burdan çıkan şeyler bana etkileyici gelmez.. bu film özellikle o tarz korku filmlerini sevenler için hiç bir şey ifade etmeyecektir.. bu film aslına bir felsefeyi barındırıo.. şu anda sanal dünyada yaşanan(!) ve sonu belli fakat yine de oynanan oyunların gerçek hayata uyarlanışı gibi.. oynayanlar bu kadar rahat olmasının sebebi bir oyunu tekrar tekrar deneyerek de olsaalehlerinde bişey olunca daha önce kaldıkları yerden dewam ederek de olsa kesin olarak kazanacaklarını bilmeleri.. oyunun içindeki figüranlar neyaparsa yapsın sonuç belli.. bir oyunda oynayan olmak güzel ama oynayanın karşısında olma duygusunu verebilen birşey ben dha önce görmemiştim.. sizi canlı canlı tabuta koymuşlar çıkmasanız öleceksiniz, çıkmaya çalışsanız engelleneceksiniz, çıkmayı başarsanız tekrar tabuta geri koyulacaksınız.. tekneye bindiklerinde konuşulanları daha dikkatli dinlerseniz önünde eğilinecek kadar saygıdeğer bir film olduğunu anlayabilirsiniz... 9/10
Bir sinemaseverin izlemesi gereken benzerlerinden çok farklı bir film. Heneke yine kendi tarzını ortaya koymuş ve izleyenleri birçok kere şok edecek mükemmel bir film çıkarmış ortaya,sıradan gerilim filmlerinin klişelerinden sıkılanlar için kesinlikle izlenmesi gereken bir film bence.Henekenin dediği gibi Rahatsız Seyirler!...
arkadaşlar bu bir tekrar filmi. orjinali alman yapımıydı. bu aynı senaryo fakat farklı oyuncularla çekilmiş.orjinal olan sanki daha gerçekçiydi.hatta kumandayla geri sarma sahnesi ve kötülerin seyirciyle diyoloğunun izleyiciyi filmin aşırı gerçekçiliğinden biraz olsun uzaklaştırmak olduğunu düşünmüştüm.bu versiyondada aşağı yukarı aynı hava var.oyuncular daha kaliteli.senaryo tamamen aynı.ilk filmdede olduğu gibi görünen bir aşırı şiddet yok.başarılı bir psikolojik gerilim.bence ilk versiyonunu izlemeyenler izlesinler.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.