En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
dilex86
Takipçi
16 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
1 Haziran 2007 tarihinde eklendi
Jonny, jonny.. tim, tim.. bu ikilinin hangi filmi kötü olabilir ki.. gerçek bir yaşam hikayesi bu kadar sempatik anlatılır.. gülerken bi yandan hüzünleniyosunuz..bir başyapıt olma özelliğini taşıyor bu film..9/10
Tarihin en kötü yönetmenini bu kadar eğlenceli ve masalsı bi şekilde anlatsa anlatsa Tim Burton anlatırdı zaten..Bu kadar kötü bi yönetmeni bu kadar sevimli ve eğlenceli bi şekilde de oynasa oynasa Depp oynardı heralde..:)
Filmin eğlencesinin yanı sıra, Dracula Vampira gibi efsanelerin de başarılı biçimde anlatılması çok hoştu...Burton filmlerinin klasik karanlık tarzı da cuk oturmuş filme..Mutlaka izlenilmeli..
gerçekten bu kadar sıkıcı ve hiçbir esprisi olmayan bir film beklemiyordum karşımda..big fish gibi kaliteli bi yapıt bekliyordum açıkçası.bence seyretmeye degmez(10/5)
ed wood’un film çekme inadını, sinema aşkını ve filmlerini çekerken yaşadığı zorlukları anlatan film. filmin başlangıcı ve akış jeneriği edward d. wood jr klasiği plan 9 from outer space filmine direk bir gönderme, hatta hemen hemen aynısı. daha sonra ed wood karakteriyle tanışırız. ki kendisini gönlümüzün prensi, mükemmel oyuncu johnny depp canlandırmaktadır. ed wood utanmaz, sıkılmaz, arlanmaz, geveze bir adamdır. johnny depp de bunu başarıyla yansıtmış. daha napsın adam. neyse gün gelir ed wood şans eseri hayranı olduğu bela lugosi ile tanışır. ve bu tanışma hayatında çok ama çok önemli bir rol oynamaya başlar. bela’nın hayatındaki tek dostu olur. bu arada bela’yı filmlerinde oynatmaya çalışırken karşılaştığı herkese bela’nın ölmediğini de anlatmak zorunda kalır. bela lugosi’ye filmde can veren martin landau’ya buradan selamlarını yollar, ellerinden öperim. o nasıl bir oyunculuktur. bu adamın kesinlikle bir vampir filmde oynaması lazım. neyse arada tarkan - viking kanına selam eden bir ahtapot sahnesi de izleriz. bu da bizi keyiflendirir. demek ki sadece bizde değilmiş. plan 9 from outer space’in çekiminde yaşanan olaylara da tanık olduğumuz için, filmin kendisini izlerken 'ahaha olm burda adamı mezardan çekerek çıkarıyorlardı. şurda böyle yapmışlar, etmişler' geyiklerine rahatlıkla ortak olabiliriz. filmin müzikleri de dönemin korku filmlerinin müziği olduğu için aslında sanki o döneme canlı yayın yapmışız izlenimi vardır. filmin gerçekliği de büyük başarı sağlamış. oyuncuların hepsi doğru seçilmiş. güreşçiden bozma oyuncu torr, bela, vampira, bela’nın dublörü doktor verebileceğim örnekler. tabii 2 dakikalık orson welles gösterisiyle vincent d’onofrio ayrı bir kefeye koyuyorum. tavsiyem önce ed wood’u ardından da plan 9 from outer space’i izleyin, filmden alacağınız zevki artırırsınız.
Dünyayı kurtaran adam gibi bir filmle aynı kulvarda koşan filmlerin üstadının onuruna yapılmıs enfes bir filmdir, lezizdir. Johnny Depp insanı gayet leziz oynamıstır filmde...
Jhonny Deep harküLade oyunculuğuyLa Ed Wood’a öyLe şirin ve sempatik bir hava katıyor ki bu kötü ama çalışkan yönetmene hayran kaLıyouz.Tim Burton kariyerinin en önemLi fiLmLerinden birini çıkarmış kanımca.filmin siyeh-beyaz oLması ve jenerik yazıLarının şekLi-şemaLi Ed Wood’un fiLmLeri ve aynı tarzada ki fiLmLere çok güzeL bir saygıduruşu olmuş.en ekiLendiğim sahneyse Ed’in Orson WeLLes’Le karşıLaştığı sahneydi.her ne kadar en kötü yönetmen oLarak gösteriLse de bence sinemanın bu sakar adam gibi istekLi sanatçıLara ihtiyacı var.umarım bi gün bir Ed Wood fiLmi izLemek nasip oLur...
dün akşam seyrettim filmi ve acaip beendm. johny depp tek kelimeyle harikaydı. tim burton'ın deneysel film çekme felsefesi açık bir şekilde belli oluyor bu filmde. siyah beyaz olması dönemi ve ed'in çektii filmleri daha iyi algılamamızı sağlıyor. seyredilmesi gerken bir burton-depp klasiği bnce.
Bilmem kaçıncı kez izledim bu güzel filmi... Depp’in oyunculuğuna bi kez daha hayran kaldım... Ayrıca Ed Wood’un filmlerine karşı büyük bir merak beslemeye başladım. Özellikle Bridge of Monster ve Glen or Gilde ya karşı umarım bir gün bulup seyrederim...
tim burton’ın heyecen ve hırsından etkilendiği yönetmen edward wood jr’ın hayatından kesitler sunup bize göstermesi dokunaklı.gelelim filme:heyecanını yitirmiş bir yönetmen gözleri olmayan bir kaptana benzer ,ne yapacagınıı bilemez.heyecan ve azim yeter mi o da yetmez maddi ve manevi destek de lazım.filmde heyecan azim ve destek birarada olmadı ed wood adına.destek hep eksik oldu ya da hiç olmadı.buna karsı verdiği savaş çok etkileyeci ve öğretici şimdiki yönetmen adayları için.insan olarak da kaliteli bir şahsiyet olduğu vurgulanıyor.bela lugosi kompozisyonu da çok ilginç:bir düşüşü anlatıyor,kariyer düşüşünü.düşerken bile mağrurluğu elden bırakmayan, boris karloff’a her fırsatta kin kusan bir mağrurluk.düşerken bile,ölürken bile film yapma isteği ve hala gençliğindeki heyecanı muhafaza etmesi.ed wood ’un yaşadığı bile bilinmeyen öldüğü sanılan bela lugosi’ye duyduğu saygı,geçmişine bağlılığını gösteriyor.hakettiği popülariteyi yakalayamayan ama zamanla yakalayacak dev bir prodüksiyon.10/10
Ed Wood çoğu kişiye göre uçuk-kaçık fikirleri olan pek de başarılı sayılmayan bir yönetmen olabilir ama burada da görüleceği gibi sevdiği işi yapma isteği ve hırsı takdire değer.Belki hiçbir zaman kült bir yönetmen olamamış olabilir ama hakkında yapılan film kültlüğü fazlasıyla hakediyor(Hem de Ed Wood filmlerini tekrar çekerek).
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.