türkiye'yi kötülemek mi? gerçekler niye bu kadr acıtıyor ki? karadeniz sahillerini,türk müziğini,denizlerini,vapurlarını sıcaklığını tanıtırken hiç kötü gelmiyor ama..türkiye'yi gerçekten kötülemek istese sadece almanya da film çeker ve orda isteğini kötületmeyi yapardı.Veya ödül alırken çıkıp "Türkiye için ülkem için alıyorum demezdi..Bu film gerçekten çok güzel,sahneleriyle ve müzikleriyle..bir şeyi de beğenin.
bu muhtesem filmi istanbullular sakin Cevahir AVM'deki sinemada izlemesinler. berbat ses sistemi sayesinde filmden tad alamiyorsunuz. ve de bilmeyenler icin, nedne turkiye'den aday olmadı: cunku oscar adayı olması için eylul sonuna kadar gsoterimde kalması gerekiyordu ve film turkiye'de o tarihte vizyona giremedi, almanya'da girdigi icin o ulkeden aday oldu. art niyet aramaya gerek yok.
Filmin fragmanını izledim;Yönetmenin diğer filmelerini izlediğim için kuşkum yok.Bu da çok başarılı bir yapım olmuş.En yakın zamanda seyretmek istiyorum.Filmin sinemalarda 2 haftadan daha fazla kalmasını isterim doğrusu:)-Buarada kaç hafta kalacak merak ediyorum???
Filme büyük beklentilerle gitmiştim, tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Duvar'a Karşı'nın-bence muhteşem bir filmdir- yakınından bile gecemez. Filmdeki Türk karakterler son derece kötü, Türkiye'nin kanunları da kötü, İstanbul deseniz tinercilerin, sahipsiz köhne evlerin merkezi, eski eserlerin kiymetini bilmeyen cehalet-ahlak curumesi-egitimsizlik(filmden satırlar..)kol geziyor. Alman'ların ise inanamayacağınız kadar yüce gönüllü ve sevgi dolular...Ben bu yorumlardan sonra filmin Almanya adına oskar ady adayı oldugunu ogrendim, ne yalan soyleyeyim hic sasirmadim...
Fatih Akın, çok naif bir yönetmen. Yakaladığı iki kültür arası çatışma motifleri gerçekten ilginç ve önemli; aynı zamanda da eğlendirici. Yaşamın Kıyısında filmi çok güzel, film son karede bitmiyor, salondan çıktıktan sonrada sizi bırakmıyor. Bu arada bitiş sahnesini François Ozon'un Veda Vakti filminin son karesine benzettim.
bu filmi övenler cahildir..tıpkı fatih akın gibi..öncelikle kendine film mi yapmaya yoksa çarpıtılmış bir sosyoloji mi yapmaya çalışmış onu bir sormalı..sanırım bu filmi kendi alman kafasıyla yapmış çünkü türkiye'ye ait bölümler tam anlamıyla aptalca ve fiyasko..bence önce kan bağı taşıdığı bu ülkeyle ilgili bir film yapmadan evvel en az bir on yıl kitap okumalı ve bu ülkeyi karış karış gezmeliydi..bir sosyolog olarak ona tek tavsiyem bu olur..almanya bu filmle en iyi yabancı film oscarını alırsa şaşırmayın..içimizde bile kendini aydın sanan aptallar filme şak şakçılık yaparken..özellikle avrupa ve amerikan medyasının kendi halklarına, biz türkleri işgale hazırlanan öfkeli anti-demokratik bir millet olarak göstermeye çalıştığı şu dönemde bu film tam bir utanç..neden yönetmenler münferit olayları koca toplumun aynasıymış gibi göstermeye çalışırlar cehaletlerinden dolyı mı acaba..ve neden cahil seyirciler bunları alkışlar apttalık çağdaşlık mı oldu?
Film hakkinda kendi elestirim su olacak bu film birakin altin portakali coplukten curuk yumurta bile kazanmaz.Bu filme altin portakal vermisler cunku film canneste odul almis.Almanyada oskara aday olmus.Simdi bizim juri heyeti filme secmezse entellektuel kisiliklerine elestiri gelir dusunecesiyle secmislerdir sanirim.Cem Ozer laf soylemis -benim karima ( nurgul yesilcaya ) neden odul verilmedi bu filmde en iyi kadin oyuncu olarak.Burdanda ben diyim Cem Ozere.Cemcim film 1 saat 50 dak civarinda.Senin karin filmin ilk 30 dakikasinda zaten yok.Sonrasindada garip bir ingilizceyle ( kendi sesi,kendi ingilizcesi ) ne anlatmaya calistigi belli olmayan diyim eh daha sonrada filmde pek yok zaten.Yani kadin filmde toplasan kac dakika varki ona odul versinler :)) Ha bu arada Cannes te bu film nasil odul almis.Bence sanirim Turk ( Alman aslinda ) yonetmenden ve Turk oyunculardan Turkiye bu kadar kotu sartlarda gosterilince odul vermislerki politik oyunlarina bir yenisini eklemisler.Odul verelim adi duyulsun filmin cok izleyen olsun daha kotu reklami olsun mantigi sanirim.Bu kadar benden :)Sonuc:izlemeye bile degmez...
filmi hiç beğnmedim.birincisi sahneler çok kopuk kopuk ilerliyor.ikincisi Türkleri kötülemek için adeta yer aramışlar. González Iñárritu'nun ufak çaplı bir stil imitasyonu yapmışlar.konuşulan bazı şeyler sedece replik olsun inmajı yaratılsın diye söylenmiş.tamam şivede diksiyon,artikülasyon olmaz da bu kadar da değil hani...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.