En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.411 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
11 Ağustos 2021 tarihinde eklendi
“El orfanato / The Orphanage”; “Lo imposible / The Impossible” (2012), “A Monster Calls” (2016) ve “Jurassic World: Fallen Kingdom” (2018) gibi filmlerden de tanıdığımız J.A. Bayona’nın yönetmen koltuğunda oturduğu ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmi…
Gizem ve gerilimi birlikte harmanlayan bu filmin senaryosunu, çocukken severek izlediği “Rosemary's Baby” (1968), “The Omen” (1976) ve “Poltergeist” (1982) gibi filmlerden etkilenerek “Lo imposible / The Impossible” (2012) ve “Marrowbone” (2017) gibi filmlerin de senaryolarında imzası bulunan Sergio G. Sánchez yazmış…
Yaklaşık 4 milyon dolar gibi son derece düşük bir bütçeyle çekilen ve 79,3 milyon dolar gibi oldukça sağlam bir gişe yapmış olan filmin, 7.5/10 (134.998 oy) ve 4/5 (66.916 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.4/10 (177 yorum) ve 74/100 (33 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları, bu türden bir İspanyol filmi için oldukça etkileyici…
Gelin isterseniz, dünya prömiyeri 20 Mayıs 2007’de Cannes Film Festivalinde yapılan ve 10 Eylül 2007’de İspanya’da vizyona giren filmimize, her zamanki gibi önceliği yine oyuncu kadrosuna vermek suretiyle biraz daha yakından bakalım…
Oyuncu kadrosu deyince de, Bayona’nın; filmin 1970’lerin İspanyol sinemasının ruhunu hissettirmesi amacıyla Geraldine Chaplin’i ve Alejandro Amenábar’ın “Mar adentro / The Sea Inside”(2004) ın daki performansına hayran kaldığı Belén Rueda’yı özellikle kadroya aldırdığını notlarımız arasına ekleyip işe öyle başlayalım deriz…
Ancak bu konuda, yani oyuncu kadrosu konusunda zaten ortak kanı da aynı olduğu için lafı çok da dallandırıp budaklandırmak istemiyoruz…
Evet, Laura karakterindeki performansı ile filmin tamamını tek başına domine eden Belén Rueda, gerçekten de rolünü hakkını vererek oynarken, bir anlamda Bayona’yı tercihi konusunda da haklı çıkartmış…
Yine aynı şekilde medyum Aurora’yı oynayan Geraldine Chaplin’de yine Bayona’yı yanıltmayarak filme ciddi renk katmış…
Filmin teknik ekibini ise Bayona, ağırlıklı olarak daha sonra “Lo imposible / The Impossible” (2012) ve “A Monster Calls” (2016) gibi filmlerde de birlikte çalışacağı isimlerden oluşturmuş…
Elbette teknik ekipte bunun dışında, Alejandro Amenábar ve Guillermo del Toro gibi İspanyol sinemasının diğer önemli yönetmenleriyle de çalışmış olan çok özel isimler de var…
Zaten bu nedenle, ortaya çıkan iş de kendini hemen gösteriyor…
Bayona ve arkadaşları gerek yaptıkları kurgu, gerek yarattıkları karanlık atmosfer ve gerekse de bütün bunlara müzik ve ses efektleriyle kattıkları duygu derinliği ile gerçekten de harika bir işe imza atmışlar…
Sonuç olarak, arşivimize de dâhil ettiğimiz bu J.A. Bayona filmi için puanımız 3,5 önerimiz ise “mutlaka izlenmeli” şeklinde olacak…
Keyifli seyirler,
Son bir not: Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 12 Aralık 2018 günü saat 03.31’de yazılarak paylaşılmıştır...
Korku filmi olarak değil de gerilim ve gizem olarak değerlendirilmesi daha doğru olur sanırıştan sonra azimli bir annenin oğlunu bulmak uğruna yaptığı mücadele izleniyor ki belen rueda gerçekten çok iyi oynamış,bunun dışında dediğim gibi gerilim filmi olarak tabiki zayıf kalıyor,başları ve ortaları durağan sonlara doğru hareketlendi,finali farklı ve klişe değildi genel olarak beğendim 7/10
Bir korku-gerilim filmi düşünün ki seksen beş dakika boyunca hemen hemen hiç gerilim ögesi barındırmasın,bütün numaralarını (onlar da çok sıradan) son yirmi dakikasına saklasın ve başladığı yavanlıkta bitsin.İşte o film ''El orfanato''.En son dakikalarına bıraktığı geriliminde de pek öyle matah bir yönü olmayan,izlediğimiz drama bölümleri oldukça ağır ve sıkıcı olabilen,en büyük başarısı ses efektlerine başvurmaması olabilecek bir ''deneme''.İzledikten sonra nette yazılanları okuduğunuzda aynı film olduğuna inanmakta güçlük çekebilirsiniz,yıllardır abartılı bir şekilde övülen bir yapım var karşımızda.O kadar ki korku demeyi geçtim,kısıtlı sahnesiyle tam bir gerilim filmi olduğunu bile iddia etmek güç.Başına geçmeden önce şişirilmiş bir balon çıkabileceğini hesaba katmak gerek.
Son dnemde ekilen Korku Gerilim filmlerini akas byk oranda beenmiyorum. Hepsi tek dze ayn tornadan km gibi. Bu film onlardan ayrlyor ve insan etkileyebiliyor. Bir bayapt deilsede baarl.
sadece teknik açıdan başarılı bulup sıradan olduğunu düşündüğüm bir film yetimhane...türe herhangi bir yenilik getiremediği gibi,klişe sahneleriyle de yer yer sıktığı da oluyordu.bildiğimiz geceyarısı filmlerinden işte,belki karanlığın etkisi olur da etkilenirsiniz:)
başarılı şaşırtıcı etkileyici bir filmdi özellikle bir iki orjinal gerilim sahnesi var etkileyici kıldı filmi çok korku içeren bir film değildi izlemenizi tavsiye ederim
düşündüğüm kadar kaliteli değildi.aklınızda kalacak tek bir sahnesi yok diyebiliriz,hatta çoğu klişe sahne ve kurgu da yerini almış el orfanatoda.belen ruedanın oyunculuğunu takdir ettim ancak film ne çok sürükleyici ne de çok gerici.normal normal izleyip kalkıyorsunuz,iki gün sonra unutuyorsunuz.daha güzel birşey bekliyordum dediğim gibi.oldukça klasik çıktı.
Abartlacak bir yan olmayan bo zaman deerlendirmek adna izlenebilecek bir gerilim olmu.Benim fazla houma gitmedi akas , ne ok iyi ne de ok kt orta dzeyde... 10/7
Davetsiz - The Uninvited. Evdeki Dman - Orphan. Gerilim sevenler bu filmleride izleyebilir...
bence de fena değil fakat bu puanı haketmiyor 7 werdim ben.film başka yapımlara benzese de senaryosu kötü değil sahneleri de iyi yapılmış.izlenebilir bir film sonu şüphe uyandırmıo ii bitmiş.
Öncelikle, oldukça düşük bütçe ile güzel işler başardıklarını hatırlatarak giriş yapalım. Bu kadar düşük bütçeyle böyle bir film yapmak emek ve zeka ister. Filme gelecek olursak; Korku kafasıyla izlemenizi hiç önermem. Film psikolojik dram gerilim türünde bir film. Başından sonuna kadar birbiriyle kopuk ve bağlantısız çok sahne vardı. Yazarın bu konuda oldukça geri kaldığını düşünüyorum. Filimin 30. Dakikasından son 20. Dakikasına kadar çok boşlukta ve durağan geçti. Açıkçası izlerken sıkıldım demeliyim. Sabrın sonu selamettir şeklinde bir yol izledim fakat nafile. Son sahnede de sadece vakit geçirip oyalanabilmek adına saçma şeyler düşünülmüş. Sadece kısacık bir ters köşeyi anlatmak için uzadıda uzadı. Açıkçası bu kadar bulmaca ve durağanlığın ardından sağlam bir ters köşe bekledim.
Sonuç: Gerilim türünde farklı bir tat arayanlar izleyebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.