En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Alper Tosun
Takipçi
10 değerlendirmeler
Takip Et!
0,5
23 Ekim 2010 tarihinde eklendi
İzlemeye karar verdiğim halde 15 dk kadar dayanabildiğim film. Bundan daha sıkıcı bir film görmedim. Neden hep en sıkıcı filmlere ödül veriyoruz ki? Biraz da halkın beğenisine saygı gösterin. Tarlanın bir ucundan yürümeye başlıyor, diğer ucuna geliyor, ben sanıyorum ki bişeyler olacak, hayır! hiç bir şey olmuyor, başka sahneye geçiyor... Kesinlikle puanım 1/10
Oncelikle yorumlardan anlasildigi kadariyla bu filmin pek de anlasilmadigi, sevilmedigi gorulur fakat bu filmin sevilebilmesi icin filme konsantre olunmasi gerektiginie inaniyorum. Ne bir aksiyon, ne bir korku ne de bir olay filmidir ilginc kareler cikip sizi ekrana kilitleyecek veya ilginizi cekip odaginizi filme verecek.Olay filmi degil de durum filmi gibi(Hikaye turlerinden esinlenerek)Hayattan bir kesit işte, bir adamin annesi vefat ediyor,bu yuzden koye bir kac gunlugune gidiyor ve orada bir akrabasiyla olan gunluk konusmalar...Filmin guzel yonleri, kafanda herhangi bir ayrintiyi tutmaya gerek birakmamasi,kafan rahat bir sekilde,yorulmadan izlenebilmesi ve amaclandigi gibi dogal devam etmesi.Filmin tek istedigi onu izlemen.Tam olmamis gibi gelen kisimlar da, Nejat Islerin aglama sahnesi biraz gercek disi olmasi, Aylanin konusmasinin yoreden hic etkilenmemis olmasi ve bazen kareler arasi hizli gecislerin yapilmasi olarak gosterilebilir,hizli gecisler ozellikle dogal akan bir filmde konsantreyi bozuyor.Filmde hic fon muzik(soundtrack) yok,ilginc.Ayrica film bittikten sonra yazilar akarken bir sure sonra tabak,kasik sesinin kesilip sadece yagmur sesinin gelmesi insana acaba ne yapiyorlar sorusunu sorduruyor.
yumurta her bakımdan ruha işleyen bir film hayattaki kareler karşısındaki en içte kalan sezgilerimizi erişilmez bir saydamlıkla ortaya çıkaran bir film. filmi izlerken bir tabloya yada bir fotoğraf karesine bakar gibi hisediyorsunuz sadece orada görüneni değil ruhunuzun içinde bir şeyler görüyorsunuz yumurta her bakımdan güçlü bir epik anlatımı olan insanın huzurunun dış etmenlere değil de nasıl olarak kendi içinde olabileceğini gayet yalın ve etkileyici bir şekilde anlatmış asla buradaki yorumlarda bahsedildiği gibi pejoratif bir olay örgüsü olmayan aksine hayattaki etkileyici karlerin bir bütünü bu film üstelik başarılı çekim teknikleri ve başarılı ses miksajı ile izleyiciyi daha da içine alan nejat işler ve saadet ışıl aksoyun minimal ama başarılı oyunculuklarıyla gücüne güc katan bu başarılı yapımı sakın kaçırmayan şiddetle tavsiye ederim
Evet, şu bir gerçek ki bu tür filmlerden anlayabileceğimiz, öyle bir çuval dolusu bir şeyler yok.Ancak şunu da bilmek gerekir ki, bu tür filmler, durum filmleridir, olay veya olayları anlatmazlar.Bir durumu yoğunlukla işlerler.Bu tür yapıtları edebiyatta da görebiliriz.Çehovda,Sait Faikte örneğin.Bu film içinse, yabancılaşma,özlem,sevgi(sizlik) gibi durumlar anlatılıyor diyebiliriz.Teknik olarak oldukça üst düzey bir film var karşımızda.Kısacası ben bu filmi beğendim.
Semih Kaplanoğlunun Yusuf Üçlemesinin ilki olan Yumurta, bir hikayenin sondan başa anlatıldığı ilk film. Bu bakımdan diğer filmleri izlemediğim için Üçleme ile ilgili konuşmak erken. Ancak Yumurta ile ilgili bir şeyler denebilir. Meleğin Düşüşüne göre hikaye bakımından daha flu bir film olmuş. Film sessizce bir şeyler anlatma gayretinde. Yalnızlık, ayrılış, dönüş, bağların kopuşu vs. Filmde bir yerde "Ankaradayken her şey özlenir." diyor İstanbullu Yusuf. İstanbuldan Ankaraya, taşradan Ankaraya bakınca Ankaranın karası görünüyor herhal. Filmde görüntüler kadar sesler de ilgi çekici. İlk sahnedeki yaşlı kadının yürüyüşünde arka planda derinden gelen sesler ve filmin son sahnesindeki yağmur sesleri etkileyiciydi. Filmle ilgili yorumlara değinmeden geçmek olmayacak. Öyle eğlenceli ki gülmek ağır kaçıyor.Genelde izleyiciler sıkılmış filmden, mektepte öğretilen sıkıcı giriş, gelişme, sonuç kompozisyonuna alışıklar için zor elbet. Bir hikaye dört başı mamur anlatılmayınca zahmet buyurup kim düşünecek, anlamaya çalışacak. Filmlerde size her şeyi ince ince düşünülmüş hikayeler sunulacak siz de sadece izleyeceksiniz, beğeneceksiniz, ne anlatılıyorsa ne bir eksik ne bir fazla, sadece anlatılanı anlayacaksınız. Edilgen, koltuklarınızda hoşça vakit geçireceksiniz. Yalnızlığı, kopuşu, dönememeyi iki arada kalmayı anlatmaya çalışan biri bunu sizin alışık olduğunuz formatta nasıl yapacak? Yazık ki bu yumurtadan sizin için civciv çıkmıyor. Başka eğlenceye...
Ne sanat nede başka bişey denemez bu filme. Nası bu kadar ödül aldı kim verdi bu ödülleri onuda anlamış değilim.Nejat İşleri çok sever oyunculuğuna bayılırım ama ne konu var ne akıcılık nede senaryo... hiçbişey yok..Asıl anlamadığım tamam deneme yapmak için çekiyolar bu filmleri ama o kadar reklam nasıl yapılıo. Bide bu üçlemenin ilk filmiymiş.Diğeride Süt ve Un du sanırım. Velhasılkelam Nejatcım nerde "Mustafa Hakkında Herşey" , nerde "Yumurta"... Çoğunluk adına konuştuğumu düşünerek "Mustafa Hakkında Herşey" , "Babam ve Oğlum" , "Barda" "Kabadayı" , "Eşkiya"... gibi filmler istiyoruzz:))
yumurta aldığı tüm ödülleri sonuna kadar hak eden gerçek bir sinema baş yapıtı.. burada bazı yazılan yorumlara (monotonluk, konular arasındaki kopukluk) anlam vermek mümkün değil.. sonuçta insan sahip olduğu bilgi ve kültüre dayanarak yorumlar yazıyor.. bu film için yazılan yorumlara gerçekten çok üzüldüm..
kesinlikle tüm sinemaseverlere önereceğim bir türk filmi... 8/10
izlediğim en sıkıcı filmdi.ödüllü film diye izleyip yanıldım.filmin sonuna kadar belki bişey olur diye bekleyip de hiç birşey olmayan bir film.sinema salonundan çıkan herkesin bu neydi şimdi öff pöfff şeklinde yorumlarını duydum.ödüllü film sevenlere bişeyler ifade edebilir belki.
Recep İvedik filmi argoyu ne kadar abartmışsa bu da sanatsal film olgusunu o kadar abartmış. Utanmasalar sırf afişi koycaklar ve "gerisini anlayın artık" diyeceklermiş. "Bu filmi çok iyi anladım" diyenlerin %51i aptal görünmemek için anladım diyordur heralde. Filmde sadece bir diyalog hoşuma gitti onu paylaşayım bari;
-Ben Ankaradayken Tireyi çok özlerdim biliyor musun? *Ankaradayken her yer özlenir -Bende dönünce hayal kırıklığına uğradım, burayımı özledim diye *Neden? -Ne bilim gençken nasıl görüyorsak artık *Sen eski günleri özlemişsin!
Gitmeden önce dedim o kadar ödül almışş.. Beğenmeyenlere kulak asmayayım.. ama ne yapsam boş doğrusu film baştan aşağıya boşşş.. filmde olanların hiç birinin hiç bişeyle bağlantısı yok.. doğru düzgün konuşma yok.. hani bazıları diyo ya gerçek hayatı yansıtmış falan die.. ya hangi hayatta iki kişi olup da bu kadar az konuşma olur.. adam dönüp gelio insan bi sorar noldu bişey mi geldi başına die.. Soonra filmin adı niye yumurta.. Bence köpek, kuyu, mezar, koyun, koç bunlardan herhangisi olabilirdi.. çünkü yumurta ne kadar alakalıysa bunlar da o kadar alakalı.. filmi ha izlemişim ha izlememişim bana katılan sıfır doğrusu.. hadi görsellik kamera açıları falan güzel diyelimm.. bu sadece bir ödül eder toplasak.. Tama birşeyler anlatmaya çalışmış gerçekten ama olmamış yani.. baştan aşağıya anlatamamış.. Boş bakışlarla olmuo anlatmak..
Semih Kaplanoğluna bu filmde ne anlatmak istedin? diye sorulsa, -Hiçbir şey, diyebileceği ve fakat izleyen her kişinin farklı bir yanından farklı bir anlam yakalayabileceği; her sahnesi nakış nakış işlenmiş bir görsel karnaval...
izleyici filmi anlamaya çalışmadan olumsuz eleştirmek yerine üzerinde biraz düşünse yetecek..Manzaralar bile izlemeye doyulmaz.Üçlemenin geri kalanını bekliyorum
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.