En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Muhammet
Takipçi
22 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
11 Temmuz 2026 tarihinde eklendi
Paradoks yaşanan zaman döngüsü filmlerini seviyorsunuz bayıla bayıla bunu izlersiniz. Film sonunda sanki Nolan filmlerinde ki gibi "aaa bu demek ki bu yüzden böyleymiş" hissiyatı geliyor. Her olayın bağlantısını anlıyorsunuz şok içinde izliyorsunuz. Ayrıca , klostrofobik ve mitolojik göndermelerle arşa çıkarıyor Sonu belirsiz bitti diyenler giriş gelişme sonuç filmleri izleyip böyle karmaşık yapılı filmleri izlememiş kişilerdir. Sonu gayet açık ve güzel biten harika bir film!
Beyin yakan başarılı paradoks ve zaman döngüsü temalı filmlerinden biri olan yapım, muazzam bir psikolojik derinliğe ve kurgusal başarıya sahip. İç içe geçen zaman döngülerinin hiçbir kopukluk yaşanmadan, pürüzsüz bir şekilde aktarılması tam anlamıyla büyük bir ustalık eseri. Film bittiğinde, kaçırdığınız küçük detayları ve gizli ipuçlarını yakalayabilmek için hemen tekrar açıp izlemek isteyeceksiniz. İlk başta önemsiz görünen her bir nesne, ses ve hareket, döngüler ilerledikçe tam anlamıyla yerine oturuyor. Mutlaka izleyin
spoiler: Aslında güzel bir döngüye sahip başlarda o döngüyü bozmaya çalışıyor bi yerde de bozuyor gibi olsa da asla bozamıyor buraya kadar tamam ama filmin bitiminde artık o döngünün nasıl işlediğini bildiği için bütün bu dönglerin üstüne bir olay örgüsü daha olması lazımdı artık filmin sonunda nasıl bir şeyin beklediğini biliyor olması lazım normalde ama filmin başına baktığın zaman aslında bilmiyor.
Hayatımda gördüğüm en berbat filmdi LUTFEN 2 SAATIMI GERI VERIN iğrenç ötesi instagramda ovmelerine dayanarak izledim ASIRI DERECE pişmanım ben yandım siz yanmayin o kadar diyorum
Ilk izledigimde 1 hafta etkisinde kaldigim agir psikolojik bir film. Sizofren bir annenin beyninin icine giriyorsunuz ve film sizi bir sekilde o beynin icine alip elinizi kolunuzu bagliyor. Ben harika buldum ve gercekten anlamak icin 2. Kez izlemenizi de tavsiye edebilirim.
Çok güzel bi filmdi. Filmi anlamayanlar olmuş ki en başta benimde kafamda bi iki soru cevapsız kalmıştı. Fakat yorumları dikkatlice okuyunca çok iyi açıklama yapanlar olmuş ve o sayede film tamamen açık kalmadan yerine oturuyor. Bu da filmi kaliteliler sınıfına koyuyor. Suç zamanı filmine benzese de o filmden daha iyi bence bu. Yunan mitolojisinden esintilerle açıklamışlar filmi aslında ama izlerken tam kavrayamıyor insan. Spoiler verip anlamayanlara anlatmak isterdim ama inanın üşeniyom şuan çünkü çok uzun bi açıklaması var diğer yorumları okuyun yazmış zaten millet herşeyi iyi seyirler.
izlenilmeye deger bir film.heyecan verici ve düşündürücü bir film. sonu acaba nasıl bitecek diye karmaşıklaşıyor ama filmdeki ipucuları yakalarsanız filmin akışına uyum saglayabilirsiniz. kesinlikle begendim.
Bu film şaşırtıcı derecece hüzün ve karamsarlık içeren bir gerilim filmi. Çok iyi bir film olmasını engelleyen özellikleri- klişeler- yine de filmin iyi bir gerilim filmi olmasını engellemiyor.
Filmin karamsar havasına çok uygun düşen orijinal film müziği, gemideki karanlık, koyu renk ışıklı hollerde, kamaralarda, salonlarda film ilerledikçe hakiki bir kapana kısılmışlık havası veren öykünün ilerleyişinde kulağımıza çalınıp duruyor. Filmdeki oyunculardan konunun akışına dek her şeyde klişe bir hava var, ama yönetmen bu klişeyi aşabiliyor, kısır döngü tekrar ettikçe, güzel ispanyol filmi cronocrimenes'i andıran bütün klişeler tükendikten sonra hikaye bizi daha ötelere götürüyor. Görünen o ki; zamanın gerçekten bir kısır döngü gibi dönerek kendi içine açılarak her şeyin yeni baştan ve tekrar tekrar meydana gelmesi değilmiş esas mesele; o yapışkan, karamsar dağılmışlık, kopmuşluk hissinin; yitirmiş olmak hissinin, çocuğunu kaybetmiş olma hissinin korkunçluğunu ve acısını yenmeye çalışmak için delirme noktasına dek tekrar tekrar aynı şeyleri yaşayarak, 'acaba başka türlü olabilir miydi?' diye sorarak yaşamaya mahkum olmanın sebep olduğu o cehennem hissinin peşinde dolaşıyormuşuz meğer, bunu anlıyoruz. Bu anlamda film müziği, ve özellikle gemiden kurtulduktan sonraki upuzun final sekansının tamamı çok iyi bence ve filmin yapısını etkileyerek ona iyi bir sahicilik, bir derinlik katıyor. Bu anlamda bana the descent filminin- ilk filmin- çok etkileyici final sahnelerini de düşündürdü Triangle. Baş rol oyuncusunun en az mimik kullanımıyla neredeyse donuk bir yüzle oynadığı rolünü film bittikten sonra çok başarılı bulduğumu da söylemem gerek.
Filmde nerdeyse bir çok kişinin farketmediği bir ayrıntı var ve o ayrıntı farkedildiğinde bence muhteşem bir film. Bundan sonra yazacaklarımı filmi izlemeyenlerin okumamasını tavsiye ederim. spoiler: O ayrıntı da şudur ki; gemiye farklı olasılıklarda binip duran 2 farklı Jess var, birinci Jess hiç birşeyin farkında olmayan Jess, ikinci Jess herşeyin farkında olan Jess.
Hiç birşeyin farkında olmayan Jess;
-Sabah oğlunu filmde gösterildiği üzere azarlar, tokat atar, sonra gerçekten okula bırakır ve okuldan yata gelir.
- Zaten döngünün en en başta böyle başlaması makuldür.
- Her gerçekleşen gemiye çıkma anında gerçekten hiçbir şey bilmemektedir, döngüyle arasındaki tek bağlantı yaşadığı deja vu' lardır.
-Bu Jess her defasında diğer Jess’i öldürüp denize atan Jess’tir.
-Bu vesileyle döngünün farkına varmaya başladığında, herkesi öldürüp yattakilerin bir daha gemiye çıkmamalarını sağlayarak döngüyü sonlandıracağına inanmaya başlar. Çünkü bu Jess gerçekten oğlunu okula bıraktığı için oğlu hayattadır ve döngüyü sonlandırıp ona kavuşma ihtimali vardır.
- Bir sahnede benim dünyam şu anda okulun önünde beni bekliyor diye bağırması sahte değildir yani.
Bir de ikinci Jess var, herşeyin farkında olan ve yat turuna kaza yaptıktan sonra gelen.
-Bu Jess’in amacı yat turuna çıkıp, gemiye binip tekrar ölebilmektir. Böylece adada uyanacak, ve oğluyla kaderini değiştirebilecektir.
- Siyah kıyafetlerle izlediğimiz Jess budur, gemi içerisinde son derece hızlı, kendinden emin hareket etmektedir ve öldürürken tereddütsüzdür. Zira kendi sonunu bilmektedir, oysa ki birinci Jess gelecekle ilgili hiçbir şeyden emin değildir, herşeyi ilk kez yaşadığı için tereddütle hareket eder ve öldürmek o kadar da basit bir eylem değildir.
- Ayrıca ilk kez bir Jess diğer Jess’e silah doğrulttuğunda Victor’ın yanında, ve vuramadığında, diğer Jess hızlıca kaçıp gitmişti ya, sonra bi daha o Jess’e ne oldu görmedik, işte o kaçan Jess herşeyi bilen Jess’ti. Zira insan bir şoka uğrar kendinin aynını görse karşısında.
- Bu ikinci Jess’in amacı herkesi öldürmek değildir çünkü artık bunun bir faydası yoktur. Yat gezisine çıktığında zaten oğlu hayatta değildir, dolayısıyla yattakiler gemiye bir kez daha binse nedir binmese nedir. Söylediğim üzere bu Jess’in amacı aynen bir önceki gibi ölüp yeniden uyanmaktır, bu sebepledir ki güvertede ilk Jess’i tekrar tüfekle kovalarken, ilk Jess’ in sonraki hamlelerini bildiği halde onu öldürmeyerek aynı denize atılma senaryosunun gerçekleşmesini sağlar.
Bunların yanında bana öyle geliyor ki, ilk yata binme sahnesinde, henüz limanda Victor’la yürüyen tuhaf hareketli Jess’i izlerken, herşeyi bilen Jess’in hayatını izliyoruz, oysa yatta uyuyup uyanan Jess’i izlerken hiçbir şeyi bilmeyen Jess’in hayatını izletiyor bize yönetmen, dolayısıyla aslında yata binip birşeyleri unutan bir Jess yok, bu sadece kafa karıştırsın diye yapılmış bir manipülasyon.
Sanırım Jess’in birşeyleri unuttuğu tek an, öldükten sonra adada tekrar uyandığı an, bu da kaderi ve döngüyü değiştiremeyeceğimizle ilgili bize verilmek istenen bir hayat dersi midir nedir, onu pek anlamadım.
Döngünün bir noktasında ikinci Jess de birinci Jess’i öldürüyor. Ne menem bir döngüymüş .
Ben diğer izleyicilerden daha ziyade başın nasıl döngülendiğinin gösterilmemesini doğru buldum.Yunan mitolojisindeki bir olayın günümze uyarlanması hiç fena olmamış.Ayrıca film sizi içine sürüklemekle beraber bütün olasılıkların daha önce yaşanması ve bir çıkmaza girdiğinizin ipucunu arada vermesi çok yerli yerinde.İyi seyirler...
Bakın filmin konusunu okuyup çok büyük bir beklentiye girmeyin ama gerçekten izlerken meraklandırıyor. Film kısa olduğundan 1,5 saatinizi güzel geçirebilirsiniz.
buraya konunun acıklamasını yazmaya kalkarsanız ,ızlemeyenlere" fılmi seyretmenıze gerek yok "mesajını vermis olursunuz. yorum olarak sunu yazacagım, son bes dakıkayı cevırmeselerdı. fılm bır anlam kazanacaktı. o bes dakıka fılmın mana ve onemını bozmus bence .
Filmi baştan sona meraklar izledim. Kendini merakla izleten bir film, ama döngünün başınıda bağlasalardı. Muhteşem olcaktı. İlk, sadece kendisi geldiğinde ne oldu? Belki de Tanrının oğluna verdiği şansı bağlanacaktı ama havada kaldı. Onuda bağlasalar mukemmel film olurdu. Not: Bence :D
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.