En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
899 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
23 Mart 2011 tarihinde eklendi
yorumlardan sonra filme karsi sikintili basladim ama cok iyi cikti sonu biraz oldu bittiye getirilmis ama zamanin nasil gectigini anlamiyorsunuz el kamera teknigiyle cekilmesi daha gercekcilik katmis gonul rahatligiyla tavsiye ederim 10/8
Senaryosı, Drew Goddard tarafından yazılan “Cloverfield”, yönetmen koltuğunda oturan Matt Reeves’in ikinci uzun metrajlı sinema filmi…
25 milyon dolar gibi Hollywood standartlarına göre oldukça mütevazı sayılabilecek bir bütçeyle çekilen filmin brüt gişe hasılatı 170,8 milyon dolar… Ki bu, aynı Matt Reeves’i “Dawn of the Planet of the Apes” (2014) ve “War for the Planet of the Apes” (2017) gibi yine oldukça iyi gişe yapan filmleri de çekerken görmemizi sağlayan bir rakam…
Daha sonra “10 Cloverfield Lane” (2016) ve “The Cloverfield Paradox” (2018) gibi devamları da çekilen filmimizdeki yaratık “Clover” a ilişkin “ana fikrin”:
Kendisiyle yapılan bir söyleşide, filmin yapımcısı J. J. Abrams’ın, oğluyla birlikte bir Japon oyuncak mağazasına yaptığı ziyaret sırasında oluştuğunu ve bu yaratığın “The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe” (2005), “Watchmen” (2009), “Avatar” (2009), “Super 8” (2011), “Noah” (2014) ve “Star Trek Beyond” (2016) gibi filmlerdeki yaratıklarda da imzası bulunan Neville Page tarafından özel olarak tasarlandığını öğreniyoruz…
16 Ocak 2008’de vizyona giren bu dikkat çekici filmin, 7/10 (342.008 oy) ve 3.4/5 (420.214 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 6.8/10 (215 yorum) ve 64/100 (37 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları da (özellikle de oylamaya katılan izleyici sayısı açısından) oldukça iddialı…
Gelin isterseniz, bu puanların etkisinde kalmadan, filmimizi, her zamanki gibi önceliği yine oyuncu kadrosuna vermek suretiyle mercek altına alarak bizzat kendimiz incelemeye ve sonrasında da puanlamaya çalışalım…
Evet, oyuncu kadrosundan başlayalım…
Başlayalım da, emin olun kızcağızın birinin feryat figan bağırışları dışında filmdeki karakterlerin hiç birinin adı dahi aklımızda kalmadı…
Ki zaten bu filmde oyuncu kadrosunda kimlerin bulunduğunun da pek fazla önemi yok gibi…
Zira bu ve buna benzer filmler tamamen teknik kadronun becerisiyle alakalı olan filmler…
O yüzden gelin isterseniz daha fazla oyalanmadan işin teknik kısmına geçelim… Ancak o bölüme geçmeden oyuncu kadrosuyla ilgili son bir not olarak, film çekimleri esnasında oyuncuların, sağda solda koşuşturan ve kendilerine saldıran yaratıkların hiçbirini görmeden "varmış gibi yaparak" oynadıklarını ve bu yaratıklara ilişkin görüntülerin, sanal efekt ekibince montaj masasında filme sonradan ilave edildiğini belirtelim…
Teknik ekibe gelince… Zaten biraz önce bu bölümle ilgili ana fikre ilişkin kopyayı verdik… Evet, bu filmin başrolünde 208 kişilik (ancak o kadarını sayabildik) sanal efekt ekibi ile yaptığı işler arasında “Inception” (2010), “Harry Potter and The Deathly Hallows Part 2” (2011), “Interstellar” (2014), “Ex Machina” (2015), ve Blade Runner 2049 (2017) gibi 4 Academy ve 4 BAFTA ödülü kazandığı filmler de bulunan Londra merkezli sanal efekt uzmanı DNEG firması var… Ki, John Carpenter’ın “Escape from New York” (1981) filminden esinlenilen özgürlük anıtının kopartılan kafasının caddeye fırlatılması işi de bu firmanın filmdeki marifetlerinden sadece bir tanesi… Elbette filmin bir diğer hoş özelliği de çekimlerin amatör el kamerasıyla yapıldığı izleniminin verilmesi…
Sonuç olarak, çok fazla eğlendirmese de 85 dakikalık makul süresi nedeniyle en azından izleyiciyi sıkmayan bu film için puanımız 3önerimiz ise, “izlenebilir” şeklinde olacak…
Serinin diğer iki filmi “10 Cloverfield Lane” (2016) ve “The Cloverfield Paradox” (2018)’un yorumlarında görüşmek üzere…
Keyifli seyirler,
Son bir not: Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 26 Ekim 2018 günü saat 00.11’de yazılarak paylaşılmıştır...
Türü içerisinde beni gerçek olduğuna inandırmayı en fazla başarabilmiş film ''Cloverfield''.Yönetmenin gerçeklik hissini yüzde yüz yakalayabilmiş olması takdire şayan.Ama film herkese göre değil,zira izledikten sonra hareketli kameradan dolayı baş ağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetleri olanların sayısı azımsanacak gibi değil.
Görsel efektleri ve çekimleri usta işi . Ama filmde genel anlamda sıkıntılar var . Kopmalar var , dağınıklık var . Bir yerden sonra filmde olan hiçbir şey size ilginç gelmiyor , ters köşeye yatıramıyor . Sürekli bir hareket halinde olunması , silahlar , çatışma vs. bir yerden sonra insanı sıkıyor , farklı şeyler aratıyor . 'Zengin kalkışı' modunda finali de havada kalan diğer bir kısım . Toparlamak gerekirse ; bomba adam J.J. Abrams'ın elinden çıkma , ortalama bir gerilim filmi Cloverfield ...
Godzillamsı bir canavar New-York sokaklarında godzillasımcıklarıyla birlikte vahşet estirirken bir yandan anlamsız ve saçma bir aşk hikayesi,bir yandan nedenselliği kafa karıştıran bir virüs belası bize yutturulmaya çalışılıyor.Oynak kadrajları oyuncuları ve sahneleri bölük pörçük alırken nedense reklam niyeti olunca kadrajı tam ayarlamayı başarıyor ve oynaklık sanırım -en azından bende öyle oldu- baş ağrısı ve mide bulantısı olarak üzerimize çöküyor.Sonuçta tarz olarak ilginç bir film.Bu açıdan her sinemasever en az bir kez izlemeli..
su anda on gösterımden geldim el kamerası ile cekılmış feci bi film gozlerınız bozulucak mıdenız bulanıcak devamlı hareket eden bir kamera fılmın sonuna kadar sizi darmadagın edicek--.kesinlikle çok kötu bir film daha kotusunu gercekden izlemedım --yanından bile gecmeyın vaktinize ve gözlerınzıe yazık..10/2
İlkbaşta alttaki yorumları okudum ve ii bir film olmadığı kanaatindeydim ama filmi bugun izledim ve hayran kaldım..Gerçekten gidip izlenmesi gereken bir film.Herkeze tavsiye ediyorum...
alışık olmamak falanla ilgisi yok arkadaşlar.film gayet vasat ve zayıf.bir iki güzel ve heyecanlı sahnesi hariç gerçekten oldukça saçmalıklarla dolu.tamam fikir yaratıcı ve farklı,ilgi çekici diyebiliriz,zaten ben de o yüzden izledim filmi,fakat senaryo,diyaloglar,gerçekçilik falan bayağı bir sekteye uğramış.gerçeklik illa ki el kamerasıyla çekilince olmuyor,el kamerasının yanında olayların,kişilerin de gerçekçi olması lazım.sadece boş vakitte can sıkıntısından izlenebilecek bir yapım.zaten kısacık,sıkmaz sizi,aksiyon sürekli var gibi ama çok da çarpıcı ve akılda kalıcı bir aksiyon da yok.merak eden izlesin,ben merak ettim izledim ama beklentilerimden düşük çıktı filmin kalitesi.hele o oyuncular iyice bombaydı,toplama gibilerdi.gerilmeyi ise hiç beklemeyin.
Filmin farklı bir havası,tarzı var..Atmosferde güzel,pişman olmazsınız ama demekki bazılarımızın zevkine hitap etmiyorki baya bi kötülemişler..Hayırr kesinlikle haketmiyor.
Filmin tek olumlu yanı sanırım süresi. İlginç bir deneyim, değişik bir çalışma. Açıkçası başlarda merakta uyandırıyor. Ancak zaman ilerledikçe yavaş yavaş sıkmaya başlıyor. Bu noktada filmin kısa sürmeside önceden düşünülmüş bir detay olablir kısaca vasat diyebilirim.
Böyle kötü bir yaratık filmi kolay kolay bulunmaz. Konu bildiğimiz Godzillavari bir konu velakin farklı bişi yapalım derken filmi batırmışlar.Kameraman: Adam ölüyor ölüyor kamerayı elinden bırakmıyor. Canavar adamı yutuyor halen kamera elinde. Bilmem kaç katlı yıkık binada ordan oraya zıplıyor kamera halen işlevde.Minki canavar kadının sırtında vadi gibi yarık açıyor kadında tık yok. Kim kiminle savaşıyor kim kazanıyor kim ölüyor bilmiyorsunuz. Görüntü gece demleri bi şey göremiyorsunuz. 2 puan verdim o da canavarın en sondaki kameramanın yiyişine. İzleyin ki Dünyayı Kurtaran Adamın kıymetini bilin
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.