"Seçim yapmadığın sürece kalan olasılıkların hepsi mümkündür." Sahneler, sahne efektleri, müzikler, dekorasyon, oyuncular ve daha birçok şey gerçekten harikaydı. Film dağınık olmasına rağmen bu kadar zor ve orijinal bir senaryonun filme aktarılması gerçekten büyük bir başarı. Jared Leto ise A Requiem for a Dream filmindeki başarıyı göstermeye devam ediyor. Her verdiğimiz karar hayatımıza büyük etki eder, büyük ya da küçük olsun. The Butterfly Effect tarzı bir film. Hayatınızda seçimlerinizin ne kadar önemli olabileceğini anlayacaksınız. Kısacası çok başarılı bir film. İzlenmesi gereken filmlerden. Popüler fizik kavramlarını da ara sahnelerde başarılı bir şekilde kısaca anlatıyor.
Yorumlardan sonra büyük bi hevesle izlemeye koyuldum fakat maalesef beklentimi karşılamadı. Belkide filmdeki varoluş, hiçlik, yaradılış gibi temalarla çok ilgilenip artık bu konuları eskittiğim için yani bu arayış ve sorgulama benim için artık bayatlamış bi konu olduğu için yeterince etkilenmedim. Buna rağmen konu ve verilmek istenen mesaj güzeldi fakat çoookkk gereksiz bi şekilde uzatılmış. Alakasız konular saçma hayaller karmaşık duygular... iki buçuk saat yerine bir buçuk saatte bitmiş olsaydı belki daha çekilebilir olabilirdi. Sıkı bi bilimkurgu takipçisi olmama rağmen ve çok zorlamama rağmen sarmadı beni. Bir buçuk saatten sonra Allah aşkına artık bitsin diye yalvarmaya başladım. Yinede belki son on dakikada toparlayıp mantıklı bi sonuca ulaştırırlar diye sabrettim fakat nafile sonuda boş. Hepsine rağmen bana kazandırdıkları varmı evet seçimlerimi tekrar sorgulamama sebep oldu ve bazı sahneler gerçekten görsel olarak güzeldi. Ama bu filme iyi diyebilmem için yeterli değil. Ayrıca cinsel içerikli temalar mütemadiyen 15 yaşındaki çocuklar üzerinden işlendi. Ve bu iğrençti. Son olarak beni en çok etkileyen ve vereceğim puanıda onun hatrına vereceğim cümlelerden biri şuydu "Ölmekten korkmuyorum, yeterince yaşamamış olmaktan korkuyorum"...
Mr. Nobody dört başı mamur bir filmdir. Ancak bu filmi hangi açıdan değerlendirdiğinize göre değişebilir. Filmi bir bilim-kurgu olarak görmek isterseniz filmin tüm cevherleri gözünüzde parlaklığını yitirir. Benzer konusu nedeniyle 'Kelebek Etkisi' ile karşılaştırmak isterseniz senaryonun giriftliği sizi filmden soğutacaktır. Eğer bir aşk filmi olarak kabul ederseniz yavaş yavaş hikayenin içine gireceksiniz. Hikaye boyunca Nemo' nun alternatif gerçekliklerini takip ederiz. Hepsi birbirinin alternatifi olan hikayelerden hangisi gerçektir? Hepsi aynı anda mümkün olabilir mi? Yoksa hiçbiri gerçek değil mi? Sonuç olarak film yapılan her seçimin bir bedeli olacağını gösteriyor. Seçimleri doğru ya da yanlış olarak konumlandırmadan hikayesini kuruyor. Filmin belki en zayıf yanı uzun süresine rağmen 'Jean' ile olan hikayesini yeterince derinleştirmemesi ve sonunda seçimini dile getirmesi olabilir. Yine de önemli bir seçim olgusunun arifesinde, yapılacak tüm seçimlere doğru veya yanlış demeden saygıyla yaklaşarak izlenmesi gereken son yılların en iyi filmlerinden biri... SEÇİM YAPMADIĞIN SÜRECE,KALAN OLASILIKLARIN HEPSİ MÜMKÜNDÜR.
başladığım bir filmi yarıda bırakacağım kadar sıkıcı bir filmle karşılaşmamıştım ta ki yorumlara aldanıp bu filmi izleyene kadar gene dayanamadım sonunda bir action vardır ümidiyle izledim ama 2 saat çöpe
hiç beğenmedim zamanım çalınmış gibi hissediyorum film bana hiçbişey katmadı keşke filmdeki gibi olsaydı da 2 buçuk saatimi harcamamam konusunda biraz daha düşünüp izlemeseydim neyse olumlu düşündüğümde bunu okuyan kimse izlemesin.net
Film insanın küçükken yaptığı ve büyüdükçe yapma olasılığı olan her farklı tercihin farklı noktalara gideceğini ifade ediyor. Ama bununla birlikte tüm farklı tercihlere rağmen varılan sonucun ya da elde edilen hayat kazanımının çok da farklı olmadığını göstermek istiyor. Hayata farklı bir bakış açısı kazandırmak isteyen ama senaryosu kötü, içeriği boş bir film. Gereğinden fazla uzun ve çok zekice planlandığı düşünülerek yapılmış. Aslında öyle olmayan bir film. Şizofren yönetmen David Linch'in ve birkaç yönetmenin bu tarz filmlerini izledim. Kesinlikle onlara göre ilkokul düzeyinde bir film. Filmin sonu klasik batı düşüncesinin tüm medeniyeti üzerine oturdu bireysel mutluluğa ve bireysel mutluluğu da karşı cinsle olan yoğun ilişkiye vurgu yaparak bitirdiği bir film. Mesela İran yapımı olan " Elma ve Selma" filmindeki karşılıklı duygu çok çok daha güzel ifade edilmişti. Karşı cinsi sevmenin yansıtılabileceği daha güzel durumlar olabilirdi. Hayat üzerine sorgulatma yapmak istediğiniz bir filmi oturtabileceğiniz başka bir duygu değer ya da anlam çerçevesi yok mu diye sorasım geliyor yönetmenlere. Ama maalesef Batı düşüncesinin hayata dair temel referansları yanlış ve eksik olduğu için yönetmen de bu noktada alternatif bir şey üretememiş. Antik Yunan düşüncesi mitolojik, duygusal ve abartılıdır. Filin sonunda "her tercih doğrudur" diyor. Yani neyi tercih edersen et doğru yapmış olursun diyor. Yaptığın şeyin bir sonu vardır ve önemli olan bunu bilerek seçmektir demek istiyor. Oysaki basit bir aklın dahi kabul etmeyeceği bir durum bu. Sonuçta İnsanlar yanlış tercihte bulunur ve bunun sonucunda mutsuz olur, başarısız olur kafayı duvara toslar. Ama Batı psikolojisi "seçtiğin sensin sonucuna katlan ve mutlu ol" mesajı verdiği için söyleyecek başka bir şeyleri de açıkçası yok. Ayrıca hayatta karşılaşacağınız şeyleri bilmemenin yani Tanrının özelliğine sahip olmamanın insan için bir lütuf olduğunu alt mesaj olarak vermek istemiş. Bu açıdan bakıldığında ise Benjamin Button ve Bisiklet filmi çok daha kaliteliydi. Ayrıca birkaç konuyu daha ifade etmek istiyorum. Çocuğun ailesi ile girdiği ilişki tarzı benim pedagojik olarak sürekli eleştirdim tripli, edepsizce bir tarz. Film gencin yaşadığı sorunda aileyi suçluyor. Anne baba çocuğu anlamadığı için suçludur imajını veriyor. Oysa ki anne babanın bütün iyi niyetli tavırlarına karşın çocuk iç dünyasını açmıyor ve 17-18 yaşında. yani zihinsel olgunluğa erişmiş birinin kendini açmamasının suçunu bütünüyle anne babayı yüklemek klasik batılı algının bir tezahürü. Tüm suçu anne babaya at ve neoliberal-kapitasit manipülasyonları, kurguları devre dışı bırak kolaycılığı yani. Ayrıca çocuğun yaşadığı iç gerilimi iyi yansıtamamış diye düşünüyorum. Gerilimi yaşamasının gerekçesi "yaşayacağın şeyi önceden bilmiş olması" olarak gösteriliyor filmde. Ama her şeyin olacağını bilen birinin yapma ihtimali olan şeyler bana göre çok daha derinlikli bir şekilde ifade edilebilirdi. Saçma, abartılı ve anlamsız bir içe dönüklük ile gösterilmiş bu duygu. Yani çıkış noktası olarak doğru düşünülmüş ama senaryosu oldukça kötü olan, psikolojik tahlilleri son derece zayıf, felsefi derinliği neredeyse yok denecek kadar az olan bir filmdi.
Son zamanlarda izlediğim en iyi film. Beni gerçekten etkileyen tek romantik film olmasıyla beraber aynı zamanda düşündürücü, öğretici ve kışkırtıcı bir film. Filmi izlemeden önce "kelebek etkisi" , " 4. boyut zaman " , " kaos teoremi" hakkında amatörce bilgiye sahip olmakta fayda var zira film aynı zamanda bu fizik konularında yalın bir dille anlatılan bir belgesel niteliğinde. Filmdeki bazı sahneler ve metaforlar beni çok etkiledi, tekrar tekrar izleyeceğim filmler arasına girdi.
film gerçekten etkileyici özellikle paralel evrenler olasılıklar, "lost" ta işlenen temalar ile ilgileniyorsanız film akıp gidiyor kendini izletiyor o kadar ağır deil. uzun olmasına ragmen sıkmadı beni
Senaryonun bir bölümünün "Circula de polar" filmiyle birebir benzemesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Herhangi bir kategoriye sokamadığım bir film olması nedeniyle, özgünlüğü için bile izlenir.
Gerçekten farklı bir pencere.Alınan kararların hayatta ki etkilerini hayatın nasıl değiştiğini çok güzel ve farklı bakış açısıyla anlatan bir film kaçırılmaması gerekir...10/8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.