En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ugur Tazegül
Takipçi
672 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
6 Ocak 2017 tarihinde eklendi
4 X 4 LÜK SİNEMA TARİHİNE GEÇMİŞ BİR BİLİMKURGU
Belgesel yönetmenliğinden gelen Jaco Van Dormael, Toto le héros (1991) ve Le huitième jour (1996) gibi iki uzun metrajlı filme imza atmıştı. 13 yıl aradan sonra çektiği Mr. Nobody, son dönem sinema tarihinin en iyi bilim-kurgu filmleri arasında yer almaktadır. Eğer son dönem bilim-kurgu filmlerinden bir başyapıt arıyorsanız doğru yerdesiniz demektir. Muhteşem bir kurgu ve 2092 yılında geçen rüya gibi bir film. Mr. Nobody, özenle yazılmış senaryosu ile olasılıkların gizemli dünyasında bizi düşündürücü bir yolculuğa çıkartıyor. Olasılık yasası, entropi, paralel evrenler ve kuantum fiziği gibi son dönemin popüler konularını bir araya getirerek olağanüstü bir film ortaya çıkartılmış. Kim demiş bilimin, aşk ile alakası yok diye! Bugüne kadar anlatılan aşk hikayelerine nispet edercesine, bilimden de yararlanılarak farklı bir olay örgüsü ve aşk hikayesi yaratılmış. Dönem filmlerindeki “Romeo ve Juliet” modeli çağ atlayarak ve zaman yolcuğu yaparak 2092 yılına taşınmış. Bir çok romantik-komedi filmlerinden izlediğimiz klasik aşk teması evrim geçirerek, adeta boyut değiştirmiş ve bilim ile olan dansı neticesinde ortaya muhteşem bir film çıkmış. Bugün “merhaba” diyeceğiniz bir kişi, ya hayatınızı değiştirecek kişiyse? Kiminle tanıştığına dikkat et, çünkü hayatını mahvedecek ya da bir rüyaya çevirebilecek kişi o olabilir. Kelebek etkisinin muhteşem dünyasına yavaş yavaş girerken, keyifli bir bulmaca gibi çözmeye çalıştığımız Mr. Nobody’in gizemli hayatına ortak oluyoruz. Düz bir çizgi üzerinde ilerlediğini sandığımız hayatımızın bir tek saniyesinde dahi aldığımız farklı bir kararın, bizi farklı dünyalara götürebileceğini kanıtlayan bu deneysel film 47 milyon dolarlık bütçesi ile de dikkat çekiyor. “Seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür” ve “Eğer patates püresi ile sosu karıştırırsan daha sonra ayıramazsın, sonsuza dek. Baba’nın sigarasından çıkan duman bir daha asla içine dönmez. Geri dönemeyiz. Seçmek, bu yüzden zordur” gibi düşündürücü replikleri ile dikkat çeken film, aşkın çeşitliliği, zaman kavramı ve yapılan tercihleri sorgulaması açısından oldukça önemli. Gerek sıcacık müzikleri (Pierre van Dormael) ile gerekse unutulmaz replikleri ile uzun süre etkisinde kalacağınız Mr. Nobody, bizlere hayatın düz bir çizgi olmadığını gösteriyor. Bazı sahnelerini seyrederken türlerimizin ürperdiği ve yüzümüzde hafif bir gülümseme bırakan filmler vardır. Her yağmurlu günde bıkmadan izleyebileceğimiz, müziklerini defalarca dinleyeceğimiz bu dünyaya ait olmayan filmler… İşte Mr. Nobody bu filmlerden bir tanesi. Jared Leto bu filmde ektiklerini Dallas Buyers Club filminde biçeceğinin haberini verir gibi oynamış. Kuantum teorisinin bir yağmur damlasına karıştığı, sıradışı seçimlerin kelebek etkisi ile yoğrulduğu ve akıl oyunlarının kusursuz kurgu ile birleştiği başyapıt. Filmin ilginç ayrıntılarına gelecek olursak; *Nemo, Latincede “Nobody - Hiç kimse” anlamına gelmektedir. *Elise karakterini canlandıran Sarah Polley, Away from Her (2006) ve Take This Waltz (2011) filmlerinin yönetmenidir. *Anna rolü Eva Green’e de teklif edildi.
oncelikle bir bilim kurgu hayrani olarak cok gec izledigim ve bugune kadar bunu izlemeden gecirdigim gunler icin uzuldugum bir film oldu kendileri... oncelikle suna bir aciklik getireyim, herkes film izliyebilir, ancak bazi filmleri ilgi alanin ve merak hissayatin ile izlersin. eger bilim kurgu film severim ama bu bilim kurguda ben mantik ararim neden sonuc kurmaya calisirim ana fikrin disinda filmdeki ufak ayrintilara takarim derseniz bu filmi izlemeyin sevmezsiniz 30. dk da kapatirsiniz bu ne lan dersiniz. ama eger bilim kurguda sicim teorisinde kuantim fizikde zaman kavraminda meraklariniz var ise bu filmi kacirmayin. gecen zamaniniza yazik. bu filme ya bayilacaksiniz yada erken kapatip bu ne lan diyeceksiniz....
herkes filmden farkli bir sonuc alabilir. adi ustunde zaten bilim kurgu . ben de nacizane gorusumu sunayim. herkesin bildigi bigbang teorisi ilebaglantili yuzeysel bir baglanti ile anladigimi aciklamaya caliscam. big bang ile genislemeye baslayan evren sicim teorisindeki 10 boyutun sadece 3 boyutu ile genislemeye baslamistir , ve evrende herseyin bir sonu olacagi gibi bu genislemeninde bir sonu olacaktir deniliyor ve genisleyen evren bir gun gelecek ve buyuk cokus adi ile tam tersi aktiviteler ilebing bangin ilk halindeki duruma geri gelecek. zaman kavramida zaten evrendeki bu boyutlar ile genisleme ile es deger. zamanin ileri sarmasindaki sebep evrenin zamani bize oyle sunmasindandir , genisleyen ilerleyen bir evren ve akabinde ilerleyen bir zaman. simdi bu genislemenin bitip tekrar ilk toz bulut haline geldigini dusunun. tanrinin yada ilahi bir gucun bu surkulasyonu her zaman yaptigini dusunun ? bizim ayni hayati milyar yillarca herseyi unutarak devamli ve tekrar yasadigimizi dusunun ? rakamlarin buyuklugunu kucultup acayim birazcik. bigbangin 1 de oldugunu dusunelim 4 de falan bizim galaksimizini 5de insanligingelistigini varsayalim 6 da ise sizin yasadiginiz an olsun. tam 6yi 7ye baglayan son ceyrekin son anlarinda bu hayatin sizde oldugunu dusunun ve 7 ye gelince evrenin genislemesini bitirip tekrar iceri donecegini dusunun. tipki 7 saniye de bir balonu sisirip yine 7 saniyede havasini geri ceker gibi... surkulasyon sonucu hayat ve zaman ters yonde akmaya baslayacaktir, big bang tekrar oldugunda ve siz tekrar dunyaya gelceginiz zaman ise ilahi gucun meleklerinin sizin hafizanizi resetledigini ve yasanan herseyi zamanin geri akisini hayattaki secimlerinizi verdiginiz kararlari da unuttugumuzu :) ama 1 kisi haric ? nemo ( bu arada isimlere de gelmisken deginmeden gecemiyecem nemo nun kayip balik nemo ile bir baglantisi var mi acaba ? melekler hafizzayi silerken kayip nemoyu unuttular mi ? sevdigi gercek askin anna olmasina karar vermesi ve anna nin tersten okunusu ile zamanin geri akisi da bir rastlantimiydi acaba ? neyse konuyu dagitmiyayim ) bu 1 kisi herseyi hatirliyor. evren surkulasyona girdikce tekrar size yasama sansi geldikce nemo her hayatinda farkli bir hayat yasamaya karar verip butun olasiliklari gorebiliyor. bunun icindir hayatinin karman corman olmasi ,hatirlarinin birbirine girmesi. aslinda bu hayatlarin hepsini yasamistir kahramanimiz. olacak herseyi biliyordur. ama hayatta okadar cok olasiliklar vardirki bu sonsuzlukta karakterimiz sadece ana secimlerini degistiriyor ve bunlari kesfedebiliyor, mesela aslinda 2 pastadan birini yememsi bile ona hayatinda farkli olasiliklar yasatcaktir. sirf yasadigi bir hayatta yaptigi herseyi yapip sadece 2 pastadan birini yemek yerine 3. bir secenek yaratip onu yememesi bile hayatinda farkli seyelere sebep verecektir. bir kot calisanini isinden cikartmasi ve bunun kendisine geri gelmeside bunun gibi birseydir. bu surkulasyonda sonu olmayan bir sonsuzlukla kararlarinin yarattigi bir surkulasyonada kendisi girecektir. :) nacizane filimden anladigim benim budur. tartismyai , yazilanlara ekleme yada cikarma elestiri herseye acigim. bu filmi daha 5-10 kere daha izleyip her noktasinda ayri seyler kesfedecegime inaniyorum ? annayi sahilde neden o yuvarlagin icine cizdigini, ( o anin olacagaini biliyorsa gordugunde neden heyecenalandigini ruyadan uyandiginda kendisinin ve uzerinin neden hep ayni suveterler oldugunu, annem diye sarildigi kisinin kim oldugu evdeki down sendromlu cocugun neden orda ortaya ciktigi, trafik sikistiginda kendisinin pesinden kosarken arkadaki simulasyonun ne analama geldiginin :) yani deli deli sorualar kafamda :) cok derin mesajlar gizli bu filmde
okuduysaniz tesekuur ederim cok uzun bir yazi oldu
Bu gerçeklikte bildiğimiz üç boyutta yaşıyoruz ve bu boyutta zaman için de yolculuk ediyoruz. Çoğu zaman bir seçim yaptığımızda geri dönüş olmuyor. Bu sebeple de seçim yapmak bizim zihnimiz için oldukça çelişkili ve zor bir durum haline gelebiliyor. Hayatımıza baktığımızda ise ya onu yapsaydım, ya bunu seçseydik deyip hayaller kuruyoruz. Geçmiş deneyimlerimizle gelecek hakkında tahminlerde bulunmaya ve daha iyi seçimler yapmaya çalışıyoruz.
Ancak geçmişe baktığımızda hayatımızla ilgili o kadar az şey tahmin edebildiğimizi görürüz. Çok ilginç ayrıntılar bizi hayatımızın rotasını belirlemiştir. Sanki dalgaların üzerinde hareket eder gibiyizdir. Kimisi dalgaların etkisi ile savrulur, kimisi sörf tahtasında keyfini sürer dalgaların... Direnmek kontrol etmek mümkün değildir.
Ya peki kuantum fizikçilerinin teorilerindeki gibi paralel evrenler varsa, her seçimde başka muhtemel yaşamlar yaşanıyorsa... Hem evlendiysek, hem de bekar kalmışsak, hem memleketinde kalıp hem de yurt dışında çalışsaydık... En ilginç olabilecek durum ise geleceği gerçekten görebilmek olurdu. O zaman doğru seçimleri yapabilir miydik?
Mr. Nobody filminin kahramanı Nemo, gelecekten bazı olayları görebilen ilginç bir çocuktur. İlk ciddi seçimini annesi evi terk edip yurt dışına giderken yaşar... Artık 117 yaşına geçmiş Nemo dünyada kalan son ölümlüdür. Onunla röportaj yapmaya gelen gazeteciye geçmişte yaptığı çok boyutlu seçimleri ve muhtemel hayat versiyonlarını anlatır.
“Ölmekten korkmuyorum. Korkarım, yeteri kadar yaşamadım. Her okulum kara tahtasına yazılmalı: Hayat bir oyun alanıdır – başka bir şey değil”
Seçimler Filmin genel teması seçimlerin hepsinin doğru olacağı, her şey kötü gibi gözükse de, her şey sonunda olacağına varması... Hayat bir oyun, bir hedefi olmayan bir oyun. Sonsuz seçimlerin mümkün oluğu, ebedi güçler tarafından yönlendirilen bir oyun... Seçim endişesi yaşamadan oynanırsa keyif alınacak bir oyun...
tercihlerimizden doğan yaşamımızı, ve ortaya çıkabilecek olasılıkları sorgulayan harika bir film. bence kült seviyesine çok yaklaşmış birkaç absürt sahne olsaydı tam kült film olmuş diyecektim. mutlaka izleyin derim. ama filmin süresi konuya göre biraz uzun olmuş.
"Seçim yapmadığın sürece kalan olasılıkların hepsi mümkündür." Sahneler, sahne efektleri, müzikler, dekorasyon, oyuncular ve daha birçok şey gerçekten harikaydı. Film dağınık olmasına rağmen bu kadar zor ve orijinal bir senaryonun filme aktarılması gerçekten büyük bir başarı. Jared Leto ise A Requiem for a Dream filmindeki başarıyı göstermeye devam ediyor. Her verdiğimiz karar hayatımıza büyük etki eder, büyük ya da küçük olsun. The Butterfly Effect tarzı bir film. Hayatınızda seçimlerinizin ne kadar önemli olabileceğini anlayacaksınız. Kısacası çok başarılı bir film. İzlenmesi gereken filmlerden. Popüler fizik kavramlarını da ara sahnelerde başarılı bir şekilde kısaca anlatıyor.
Son zamanlarda izlediğim en iyi film. Beni gerçekten etkileyen tek romantik film olmasıyla beraber aynı zamanda düşündürücü, öğretici ve kışkırtıcı bir film. Filmi izlemeden önce "kelebek etkisi" , " 4. boyut zaman " , " kaos teoremi" hakkında amatörce bilgiye sahip olmakta fayda var zira film aynı zamanda bu fizik konularında yalın bir dille anlatılan bir belgesel niteliğinde. Filmdeki bazı sahneler ve metaforlar beni çok etkiledi, tekrar tekrar izleyeceğim filmler arasına girdi.
Evren ve fizik, geçmiş ve gelecek, bu kavramlar filmdeki olay örgüsüyle sebep sonuç ilişkisine bağlı kalarak o kadar kusursuz aktarılmış ki. Ders niteliğinde bir film. En başından geleceği gören 9 yaşında bir çocuğun farklı kuram ve teorilerle hangi yolun doğru olduğuna karar vermesi aslında tüm kuramları iyi takip etmeniz gerekiyor gerçek olanı anlamınız için. ( sıradan bir film değil kafa yormak istemeyenler sıkılabilir)
Mehmet Y Sen bir gram bilim bilmeden, dini görüşlerinle eleştiri yaparken biraz daha düşün bence. Ya da git inşaatta mala vur. Bu adamların yaptığı filmi, bu konuyu bu kurguyu sen , ömür boyu düşünsen bırak yaratmayı , anlayamazsın bile. Tamam herkesin bir fikri, bir düşüncesi var, bu normal ama eleştiri yaparken de biraz kendini bilmeli, filme saçma derken acaba ben hiçbir şey bilmediğim için mi saçma zannediyorum diye düşünmen gerekiyor.
Ben filme direk başyapıt diyorum. Bugüne kadar izlemediğim için hayıflandım. Aşk olmadan Dünya anlatılamayacağına göre tabiki mevzu aşka bağlanıyor. Fakat ana konu Dünyayı ve Dünya'dan yola çıkarak Evran'i anlamaya çalışmak. Filmi izlemeden önce bilim ve bilimkurguyla haşırneşir misiniz buna karar verin. Yoksa aksiyon olsun kıl tüy olsun diye izlemeyin.
Bu filmi gerçekten izleyebilmek, bu filmin her sahnesine aşık olmak, bu filmi gerçekten anlamaktan geçer. Bu filmi gerçekten anlayabilmek için belirli bir bilgi birikime ve görüşe ihtiyacınız vardır. Eğer ihtiyacınız bilgi birikim sizde varsa filmi izlerken dakikasına bakmak yerine sonsuza kadar izlemek istersiniz, hiç bitmesin dersiniz ama sonra biter ve düşünürsünüz, sevgilinizi, ailenizi, yaşantınızı, seçimlerinizi, evreni, kısacası herşeyi.
film paralel evrenlerin olduğunu anlatıyor, hangi kararı verirseniz verin hepsi doğru karardır diyor.. çocuk doğumundan öncesini de hatırladığı için bütün yaşadığı hayatlarıda biliyor ve hatırlıyor.. film güzel hatta muhteşem de olabilirmiş ama hikayeler birbirine çok hızlı girdiği için film saçmalıyor hissi verebilir.. not: hemşire saçlarıyla başıörtülü ve film bitiminde iki bayan daha başı örtülü bakıyor !!!!
Muhteşem bir yapım ve kurgu. Hayattından memnun olmadığını düşünen yada başka bir hayatta nasıl bir yaşam süreceğini merak eden bir kişinin izleyip ağır anlamlar çıkarabileceği bir film. Uzun bir film olmasına rağmen her sahnesini zevk alarak izledim ve aklımda sonuna kadar tek bir soru vardı "acaba hangi hayatı yaşadı"? İzlemenizi tavsiye ederim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.