En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Furkan Y.
Takipçi
214 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
9 Aralık 2014 tarihinde eklendi
Filmin bence hiç bir yönü tartışmaya açılamayacak kadar üst düzeyde. Allak bullak ediyor sizi. Hadi canım diyorsunuz. Eleştirebileceğim bir yönü olmayan nadir filmlerden birisi. Oyunculuklar ve senaryo çok üst düzeyde. Sonuç ise harikulade. Akıl oyunları, İskelet anahtar ve Zindan adası her zaman ilk önereceğim filmlerdir bu filminde katılmasıyla. Bu başyapıtı beğenmeyenler için çok samimi söylüyorum ; başka alanlara yönelin. Çünkü böylesine şahane filmleri anlamadığınız gibi birde karalamaya çalışmanız çok saçma. Susam sokağından da başlanabilir.
Yorumlara baktım çok görüş var. Ancak filmin anahtarı spoiler: son cümle. Canavar olarak yaşamaktansa kahraman olarak ölmek. Adada beyinleri sıfırlanan elemanlar devletin birer katili olarak kullanıldıktan sonra tekrar beyinleri yıkanıyor ve tekrar göreve gönderiliyor. O yüzden leo en son direniyor ve ölümü seçiyor. spoiler: Son derece sağlam bir film. İyi seyirler.
İki dedektif, en tehlikeli ve ciddi delilerin tutulduğu adaya giderek oradaki esrarengiz olayları ve sırları çözmeye karar verir. Film gerçekten çok değişik bir yapıt.Kafa bulandıran cinsten.Filmi beğenmeyenler iyi takip edememişlerdir. O yüzden filmi iyi takip ederek izleyin.. Martin Scorsese ve Leonardo'nun en beğendiğim filmi süphesiz ki Zindan Adası. Bu başyapıtı ve dünyanın sayılı filmlerinden biri olan filmi daha fazla beklemeden izleyin 10/9
Christopher Nolan’ın filmlerini kafa karıştırıcı olarak bulurdum ama Nolan’ın filmleri Zindan adası kadar kafa karıştırıcı değil . İlk başta polisiye film izlediğimi sandım ama zamanla yanıldığımı anladım.Film yavaş yavaş gerilimi arttırıyor . Flashback sahneleri karakterin psikolojisini daha iyi anlamamızı sağlıyor yani kısacası Martin Scorsese’nin ustalığını bir kez daha izliyoruz
Sonunu ne kadar tahmin etmiş olsamda yinede sonda şaşırdım. Gerçekten şok edici bir son. Gerilim türünde bir başyapıt. Yönetmen Scorsese olunca tabii insanın beklenti yükseliyor. Ama film beklentilerinizi tamamen karşılıyor. Oyunculuklarda çok sağlam. Kusursuz bir film. En sevdiğim 10 filme net girer. Şiddetle izlenmesini tavsiye ediyorum. Nokta
Martin Scorsesenin kalitesine yaraşır bir film olmuş öncelikle. Kurgu çok başarılı. Filmde kullanılan müzikler, sahnelerle oldukça uyumlu.
Leonardonun oyunculuğu üst seviyede. Psikolojik olarak insanı gerçekten geren bir film. Bittiğinde hiçbir soru işareti bırakmıyor kafanızda, eğer dikkatli izlediyseniz.
Son zamanlarda izlediğim en iyi psikolojik dramalardan. 10/10
Yıllar önce izlemiştim ve sondaki ters köşeyi bilmeme rağmen tekrar izlemek asla sıkmadı ve filmden yıllar önce anlamadığım bi çok şey anladım. Önceki izleyişimde ikilemde kalmıştım ama şimdi finali benim için net aslında iyileşmişti ama ölmek istedi... kesinlikle izlenmesi gereken nadir 5 yıldızlık filmlerden
Etkileyici bir yönetmen deneyimi.. Müthiş detaylar, harikulade çekim açıları, fevkalade sahneler... L.Di Capriou çok beğenmem ama bu filmde fena değil.. açıkcası bu role yakışacağını tahmin ettiğim daha iyi oyuncular var.. elimizdekiyle yetinmemiz gerekiyor..Senaryo harika, kurguda bir o kadar.. filmin gidişatını kestirmek çok zor.. finalde bile acaba sorusu geçiyor insanın aklından..Tek eksiği bazı sahnelerin uzatıldığını düşünüyorum, bu da filmin süresini artırıyor..10/9,5..
Usta yönetmen scorsese imzalı zindan adası tabiki her sinemasever için eskimeyecek eserllerden biridir...filmin en büyük yıldızı kullanılan mekan ve atmosferi...polisiye gizem gibi başlayıp...paranoyak bir hikayaye mi evriliyor derken sonlara doğru gerçekten yaşanan ciddi bir trajedenin insanı getirdiği noktaya şahit olup finalde sağlıklı bir beyinle bu şekilde yaşamanın imkansız olduğunu bizlere göstermek adına karakterimizin aydinlanmasina rağmen bilinçli bir şekilde böyle yaşamak istemediğini anlamış oluyoruz...
Bir ek not olarak şunu belirtmek isterim ki, bazı arkadaşlar filmde devamlılık hatalarının varlığından yakınmışlar. Elbette ne kadar dikkat ederseniz edin bir filmde bir kaç tane devam hatası olacaktır. Bu filmde gerçekten bir Martin Scorsese filminde olması gerekenden çok daha fazla devam hatasının olmasının elbette özel bir nedeni var. Bu hatalara filmin ortalarında rastlamaya başlıyoruz. Sinemada Brecht estetiği denilen bir kavram var. Brecht ünlü bir şair ve tiyatro yazarıdır. Tiyatrosu farklı bir anlatım taşır, kendi estetiğini oluşturmuştur, yapıtları yabancılaştırma üstüne kuruludur. Sahne ile seyirci arasında bir mesafe yaratarak seyircinin oyundan çok oyunun mesajıyla ilgilenmesini sağlar. Sinemada yabancılaştırma farklı sinematografik özellikleri kullanarak yaratılabilir. Bu filmde de devam hataları devreye girmiş ve seyircinin filmdeki olayların aslında Leadisin zihnindeki evrenin bir uzantısı olduğunu anlamasına yardımcı olması amacıyla bilinçli olarak yapılmışlardır.
Filmin konusu kitaptan alıntı oldğuna üzre, yazar pek de özgün bir hikaye yazamamış ki, bir çok Amerikan filminin klişeside burada göze çarpıyor. Her ne kadar sonunu tahmin etmekte zorlanmasam da (ki filmin sonunu izlediğimde hiç şaşırmadım) yine de bazı önyargılardan kendimi soyutlayıp Di Caprionun hatrına meraklı bir izleyici gibi bir yandan çekirdek yiyip, bir yandan da filmden gözüm ayırmadan izledim. Bunda orijnal dilde ve Türkçe alt yazılı izlemenin katkısı var mı, kesinlikle. Yine de, yazarımızın sinekritiğinde de dediği gibi, filmin finalini her hangi bir yorumdan yada arkadaştan öğrenmeden bu filmi izleyin...
Zindan Adası filmini uzun bir süre önce dvd rafıma koymuş ve de izlemenin doğru olacağı bir zamanda izlemeyi kafaya koymuştum. Bu yılın başında ise bu filmi izledim, birkaç ay sonra tekrar izledim ve de Zindan Adası filmi gerçekten müthiş bir film bence. Hatta benim gizem türü içerisinde izlediğim en iyi iki üç filmden biri şimdiye kadar ve hayatımda da izlediğim en iyi filmler arasına bile koyabileceğim bir film. Oldukça meraklandıran konusu başlarda zaten kendi gerilimini ufak ufak hissettirmeye başlasa da sonrasında artan gizem ve de filmin psikolojik yanları ile gitgide meraklanmaya başlıyorsunuz, sonlara doğru da olay çözülmüş gibi dursa da en sonunda oldukça kafaları karıştırmayı başarıyor. Tümünü anlamak ve oturtabilmek için iki kere izlenmesini tavsiye ederim ancak bir kere izlenince de anlaşılabilir diyebilirim. Kısaca karşımızda mükemmel bir senaryo var ve de çok başarılı bir şekilde uyarlanıldığını (Dennis Lehane'in romanından Laeta Kalogridis'in uyarladığı) bizlere gösteriyor. Performanslara gelecek olursak, Leonardo DiCaprio, mükemmel bir performans sergiliyor desek yanlış olmaz. Bunun yanında Michelle Williams ve Emily Mortimer da çok başarılı performanslar sergiliyorlar. Diğer oyuncuların da performansları bir o kadar iyi. Açıkçası karşımızda alıştığımız bir Scorsese yapımı yok ancak Scorsese çok iyi bir iş çıkartıyor diyebiliriz. Müziklerinden görsel yapısına kadar da çok başarılı bir iş olduğunu söylemek yanlış olmaz. Oldukça sürükleyici ve çok etkileyici olan bu yapımı kaçırmayın derim!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.