Kara Şövalye Yükseliyor
Ortalama puan
4,5
1623 Puanlama

77 Kullanıcı yorumları

5
19 Eleştiri
4
37 Eleştiri
3
13 Eleştiri
2
4 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
18 Şubat 2013 tarihinde eklendi
benim tarzım olmasada izlediğim ve beğendiğim bir film. christian bale için izlenir.
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
27 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
3 senedir bu filmin gelmesini 4 gözle beklediğimden , insanüstü bir beklenti oluştu tabi . O beklentilerimi kesinlikle karşılamadı film . Havada kalan çok kısım var , klişe bölümler var , harcanan karakterler var , bahsi bile geçmeyen durumlar var (spoiler olmasın diye yazmıyorum ) ... O beklediğimiz epik final durumları kesinlikle yok . Serinin son filmi olmasından dolayı insan daha keskin bir final bekliyor , açık kapı bırakılmasın diyor ama filmde kapanan kapı yok resmen ... Her neyse biraz iyi yönlerinden bahsedeyim . Film tam bir Batman filmi olmuş . Batman üzerine . 2. filmdeki Jokerin Batmani bırakın , filmin önüne geçme durumu yok . Kötü adam kontenjanındaki Bane oldukça karizmatik bir kötü olmasına rağmen Batman'in önünde değil kesinlikle ... Catwoman'da gayet yakışmış filme . Benim pek bir beklentim olmamasına rağmen beğendim oldukça ... Film çok kaliteli aksiyon sahneleri de içeriyor ... Müzikleri çok iyi ... Ve filmin en beğendiğim bölümü , inanılmaz bir atmosfere sahip . O anarşi ve kaos içindeki Gotham tasviri çok başarılı . Hapishane bölümleri muhteşem ... Oyuncuların hepsi başarılı oynamış ayrıca . Sırıtan bir oyuncu yok . Ama tabi ki Tom Hardy ve Christian Bale biraz öne çıkmış o konuda ... Genel olarak bakarsak Batman Begins'ten iyi , The Dark Knight'tan kötü olan çok emek harcanmış , iyi bir film . Ama dediğim gibi benim beklentilerimi tam olarak karşılamadı ... 5/3.5 ...
MojoRising
MojoRising

Takipçi 380 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
30 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
Dikkat! Okuyacağınız bu değerlendirme, bu ve bir önceki Batman filmine dair sürprizbozanlar (spoiler) içermektedir. Benim beklentilerimin altında kalan bir film oldu ''The Dark Knight Rises''. Nolan ikinci filmden sonra hepimizi heyecanlandırmış ''bu adam, üzerinde bu kadar stüdyo baskısı varken bu filmi çekebiliyorsa kimbilir daha da özgür olabileceği (ikinci filmin başarısı Nolan'ı daha özgür kılar diye düşünmüştüm doğal olarak) üçüncü filmde ortaya nasıl bir efsane çıkartır?'' diye düşünerek 4 yıl bekledik. Ve ne yazık ki boşuna beklemişiz. Evet film kötü bir film değil. Hatta şu ana dek çekilmiş en iyi çizgi roman uyarlamaları arasında ilk 5'e de rahatlıkla girer. Ancak bu film ''Kara Şövalye'' gibi bir filmi sinemaya kazandırmış bir yönetmen için oldukça ortalama. Biz ''Kara Şövalye''yi neden sevmiştik? Çünkü yönetmen bütün çizgi roman uyarlamalarının tersine bir yola girmişti bu filmde. Bir filmde ilk defa kötüler kazanamıyordu. Joker, Rachel'ı öldürmüş, şehrin belki de tek umudu olan Harvey'i mahvetmişti. Batman ise aranan bir suçlu haline getirilmişti. Yani ikinci filmde Joker'in filmin sonunda yakalanması hariç ''iyiler'' tarafınında herkes kaybetmişti. İşte biz ikinci filmi bu cesaretinden ötürü sevmiştik esasen (tabii ki Joker karakterinin başarısıda kesinlikle yadsınamaz). Üçüncü film ise neredeyse bunun tam tersi. İkinci filmin cesaretinin yanına bile yaklaşamıyor. Film boyunca çok güçlü bir imaj çizen Bane karakteri filmin sonunda adeta madara ediliyor. Nolan, ikinci filmde kötü adamı neredeyse bir efsaneye dönüştürmüşken, bu filmde ise kötü adamı tek kelime ile harcıyor. Filmin final sahnesinden bir önceki sahne ise evlere şenlik. Bruce Wayne ve Selina Kyle'ı kafede gördüğüm sahnede bir an ''Tiffany'de Kahvaltı'' yı mı yoksa ''Kara Şövalye Yükseliyor''umu izlediğime emin olamadım :) . İşin şakası bu film ikinci film kadar cesur olamadığı için yarınlara kalabilecek bir film olamayacak hiçbir zaman. Görsel olarak, aksiyon olarak eli yüzü düzgün bir film. Bane karakteri de finalde madara edilmesine rağmen (çok ama çok yanlış bir tercihle ''Romeo'' 'ya dönüştürülüyor Nolan tarafından) perdede görkemli bir karakter olarak yerini bulmak için elinden geleni yapıyor. Bunda en büyük başarı Tom Hardy'ye ait elbette. Sözün özü senaryodaki defolar, ''iyiler kazanır'' klişe finali yüzünden beklentilerimin altında kaldı film. Filmin kötü bir film olmasını engelleyen en büyük unsur ise Bane. Onu çıkarırsak elimizde zayıf senaryolu, ortalama bir aksiyon kalırdı galiba.
deckard76
deckard76

Takipçi 317 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
29 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
İlk iki filmin başarısından uzak bir yapım.Bir defa önceki filmlere göre senaryo zıvanadan çıkmış.Mantık hataları çok.Amerikan milliyetçiliği ve kahraman polis mesajı rahatsız ediyor.Tom Hardy büyük bir aktör olduğunu Bane rolünde mükemmel oynayarak veriyor.Sinemada izlenmeli ancak büyük beklentilere girilmemeli.6/10
Ismail S
Ismail S

Takipçi 133 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
4 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Serinin en zayıf halkası.Eski coşkusundan uzak, biraz daha donuk aksiyon sahneleri, olayların gelişimi..vs..
Oyuncudur, senaryodur..vs. pek girmiyorum..Eşsiz müzikler, hoşuma giden dram yüklü sahneler ve seriye yakışacak türden bir final..
Serinin en iyi filmi şüphesiz "Dark Knight" benim gözümde..
Rollercoaster
Rollercoaster

Takipçi 382 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
28 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
2.Filmin yakaladigi basariya ulasmasini beklemek hayal olurdu ama bu kadar vasat olacagini da tahmin etmiyordum.Ilk dakikadan son ana kadar hersey kliseler üstüne kurulmus.Sinema adina yeni diyebilecegimiz hiçbir özellik barindirmiyor.Kurguda anlam veremedigim birçok hata var.Bane'in Gotham'i ele geçiren adamlari 3-5 çapulcu (en azindan izleyicide bu hava olusuyor),böyle bir ise kalkismalari mümkün degil.Bane ile Batman'in dövüstügü sahnelerin koreografileri çok yavan,oldu bittiye getirilmis.Bane'in ortadan kaldirilisi da ayni öyle,insan bu kadar basit miydi demeden edemiyor.Bruce Wayne için dibe vurmus adam tasviri yapilmaya çalisilmis ama yasadiklari bana inanilmaz arabesk geldi.Alfred ile yasadigi diyalogu anlamak mümkün degil.Final,bu kalibre bir film için fazlasiyla siradan ve klise.Bu kadar bekledigimize degmedi sanirim...6,5/10
Sandalphon
Sandalphon

Takipçi 87 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
30 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
Önceki filmlerle kıyaslandığında daha karanlık ve iç karartıcı sahneleri daha fazla bir final, hatta filmin yaklaşık yarım saatinde karnıma ağrılar girdi desem abartmış olmam, nedeniyse suçluların kabusu olan yarasa kafalı dostumuzun bu kez resmen küçük emrah yapmış olması :) bu durum filmin son anına kadar devam ediyor ve pek hiçbir zaman baskın bir hakimiyet sağlıyamadan film bitiyor, e ne anladım o zaman ben böyle süper kahramanlıktan? hatta bir ara batman'in akrabalarının da teker teker ortaya çıkıp akrabalıktan men edeceklerini ya da eski okul arkadaşlarının çıkıp bir tekmede onların vuracağını düşündüm :) film sanki batman'in değil kötü adam rolündeki izbandutun filmi olmuş, çünkü yaptıklarıyla batman'i resmen gölgede bırakıyor, birkaç komik sahne ve olay yerine artistik müdahale edişler dışında filmin en büyük artısı Anne Hathaway, filmi unutabilirim ama onu asla :)
Ed-WooD
Ed-WooD

Takipçi 37 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
15 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
iyi bir filmi izlediğinizde uzun süre etkisinden çıkamazsınız,filmin sahneleri aklınızdan çıkmaz.tekrar tekrar izlersiniz.malesef Dark Knight Rises için bu durum geçerli değil.Filmde kesinlikle eksik olan birşeyler var.Belki de umduğumu bulamamın nedeni Nolan'ın Dark Knight'da çıtayı epey yükselttiği içindir.Bane rolünde Tom Hardy iyi ama ister istemez insan Heath Ledger'la karşılaştırıyor ve ne yazık ki Tom Hardy kaybediyor.Ayrıca filmin sonunda bu kadar çabuk harcanması da hayal kırıklığı yaratıyor.Aksiyonda da bir sorun var,tam bişey olucak diyorum hop film kasvetleniyor,tam bişey olucak diyorum,Batman yine bunalımlarda..kısacası umduğumu bulamadım.
Kamil Isikligil
Kamil Isikligil

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
1 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
batman çizgi romanlarını takip edenlere göre kara şövalyenin düşüşü ve yükselişi serileri inanılmaz derecede heyecan yaratıcı hikayelerdir. ben 10 yıldan fazladır bu hikayenin sinemaya aktarılacağı günü bekleyenlerdendim ve dolayısıyla nolan'ın serisinin son filminde bu konuyu işleyecek olmasından dolayı büyük bir heyecanla bekliyordum bu filmi. fakat gördüğüm filmin çizgi romanla neredeyse hiç ilgisi olmaması, mantıksal hatalar ve bazı oyuncu tercihlerindeki yanlışlar beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. dışarıdan bakılınca son derece güzel bir film olduğunun düşünülmesi de gayet doğal. fakat başta da dediğim gibi biz çizgi roman takipçilerini hiç ama hiç kesmedi bu final. nolan'ın derdinin gerçekçilik olduğu söyleniyor. Fakat zaten çizgi roman da çok fazla uçuk bir batman portresi çizmiyordu. batman i diğer süper kahramanlardan ayıran en önemli nokta da buydu. sonuç itibariyle nolan'ın batman serisinde jokerin oynadığı 2. film her zaman olağanüstü ve belki de gelmiş geçmiş ve gelecek en iyi batman filmi olarak yad edilecektir...
İzlenir mi İzlenmez mi?
İzlenir mi İzlenmez mi?

26 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
1 Eylül 2023 tarihinde eklendi
Batman filmlerini çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Bir önceki film The Dark Knight dan iyi, yine izlerken sıkılıyorsunuz ama o kadar değil. Filmin sonu sarıyor izlerken. Gereksiz uzun yapmışlar filmi birde. Seriyi izlicem diyorsanız izlenir.
İzlenir mi? İzlenmez mi?
- İzlenir.
jack n.
jack n.

11 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
4 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Kara Şövalye filmindeki aksiyon ve kurgunun tadını veremedi Kara Şövalye Yükseliyor.Biraz hayal kırıklığına uğradım.
ryl_flsh
ryl_flsh

5 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
bu film temel olarak ikinci filmin verdiği tüm mesajları ve içeriği gerçeğe çeviriyor söylenenler lafda kalmıyor ama bazı şeyler eksik çok tahmin edilir bir hikaye ve son bu yüzden önceki filmin kalitesinde değil sadece görsellik ve aksiyon olarak zevk alacağınız bir film ama önceki film gibi birçok defa seyretmeme neden olacak bir film değil bariz şekilde amerikan savunuculuğu yapmış bu yüzden batman efsanesine biraz kötü sonlandıış oldu c.bale gerçek batman gibi role çok yakışıyor ama sonunda tercih ettiği kadını iyi seçememişler o da kötü olmuş genel olarak beklentilerin aşağısında kaldığı için çok konuşmak isteyeceğim bir film ama beklentileri düşük tutup aksiyon'dan zevk alırsanız güzel bir film tek etkileyici yanı müzikler müthiş filme çok büyük katkısı var müzikleri beklentileri aşan bir çalışma olmuş en azından umarım yeni kara şövalye hikayeleri olur ve seyrederiz
SeSa
SeSa

1 değerlendirme Takip Et!

3,5
8 Kasım 2012 tarihinde eklendi
Bir çok kişi gibi 2.filmden sonra bu filmi merakla bekleyen, Nolan'ın son kozumu oynayacağım sözüyle heyecanı daha da artan biri olarak, filmi izleyeli çok olmasına rağmen hakkında birşeyler yazmak bugüne nasip oldu. Film bende öylesine buruk bir tat bıraktı ki bir türlü elim klavyeye gitmedi. Yanlış anlaşılmasın filmin kötü olduğunu düşündüğüm değil, beklediğimden çok farklı bir yol izlediğinden olsa gerek bu burukluk.

Herşeyden önce The Dark Knight'ta Batman'in yararlandığı teknolojiyi, dövüş ve uçuş yeteneğini, karakteri ile birleştirdiği akıl gücünü bizlere bolca izleten Nolan'ın bu filmin isminde "Yükseliyor" ibaresini kullanacağını duyduğumda kimbilir bizleri nasıl şaşırtacak diye sabırsızlanmıştım. Fakat bence filmin bu isimle ile hiç ilgisi yok. Kara Şovalyenin Yükselmesini geçtim, maalesef kendisi bile çok az kullanılmış. Elindeki mekanizma sayesinde rakibinin silahını büken, duvara saplanmış mermi izinden parmak izini bulan, havada giden uçağa kanca yardımı ile atlayan, barda önüne geleni yıkıp mafya babasını sorgulayan, rehineleri kurtarma adına polisleri bile alaşağı eden Batman'den sonra; 8 yıl verdiği arada kendine iyi bakmadığından mıdır nedir vücudu nerdeyse çökmüş, koltuk değneği ile yürüyen, teknoloji adına nerdeyse hiç birşey sunmayan Batman'i izlemek bende hayalkırıklığı yarattı. Çizgi romanla kıyaslarsak film ona uygun. Orada da Batman Bane ile karşılaştığında artık yorgun ve bitikti, Bane belini kırmıştı falan ama filmin adı Kara Şovalye Yükseliyor olunca insan ister istemez ismin adına yakışır bir kahraman bekliyor. Hele sonraki o çukur hapishanesinde Bruce Wayne'nin çektiklerini gördükçe bu filmin adının "Kara Şovalyenin eziyeti, çöküşü" gibi bir cümle olması gerektiğini düşünüyorum.

Filmin senaryosu aslında oldukça ilginç. Joker'in (Heather Ledger'i saygıyla anıyorum) hastane odasında Harvey Dent'e söylediği "biraz ateş ve bir kaç bidon benzinle şu kente yaptıma bak" dediği Gotham şehrinin nükleer bomba tehdidiyle esir alınması, polislerin metro çukuruna hapsedilmesi, şehrin giriş çıkışının kontrol edilmesi, kendine özel yasalar çıkarılması ne kadar fantastik ise; geçen aylara rağmen koskoca devletin duruma el koyamama acizliği, yüzlerce polisin o çukurda nasıl yaşadığı, hadi yaşadılar nasıl olupta saç sakal karışmış perişan durumda olmadıkları, kurtulur kurtulmaz Rambo misali nasıl dövüştükleri, hayata küstüğü için vücudu bitik durumda olan, üstüne üstlük omurgası kırılan Bruce Wayne'nin o hapishanede sağılığına o şekilde kavuşturulması gibi yüzeysel kurgular, Nolan'ın bu seride bizi aşina ettiği "gerçeklik" olgusuna ters düşüyor.

Filmin oyuncularına ve rollerine gelirsek her telden çalmak mümkün. Filmde Bane ve Kedi Kadın rollerinin olacağını ilk duyduğumda, bu rollerin ve bu oyuncuların Nolan tarzına uymayacağını belirtmiş ve endişelenmiştim. Filmi izlediğimde yanıldığımı anladım. 97 yapımı filmdeki Bane'i gördükten sonra Tom Hardy'nin yorumladığı o Bane ilaç tabiri caizse ilaç gibi geldi. Heather Ledger'in o uçuk kaçık, kural sınır tanımaz Joker'ini nasıl seviysem, Tom Hardy'nin Bane'ine de o kadar saygı duydum. Diğer ana karakterlerden olan Anne Hathaway-Selina Kyle eşleşmesinde, böyle masum ve naif yüzlü bir kadından Kedi Kadın karakteri nasıl çıkacak diye korkuyorumdum ki, endişelerim boşa çıktı. Çünkü bu Kedi Kadın'ın benim bildiğim, hayran olduğum M.Pfeiffer'in o seksi, dengesiz Kedi Kadını ile uzaktan yakından alakası yok. Yanlış tercih ve yanlış yorumla boşu boşuna heba edilmiş bir karakter olmuş. J.G.Lewitt'in canlandırdığı John Blake karakteri de bana göre çok ön planda tutulmuş. Bu karakteri bu kadar izlemek yerine, ilk iki filmde olduğu gibi Alfred'in esprilerini, Fox'un teknoloji bilgisini, Gordon'un mesleki ahlakını, yani Freeman-Cane-Oldman gibi ustaları daha çok görmeyi ister ve beklerdim.

Sonuç olarak, bu yazı kasıp kavuracak, aylarca listelerin üst sıralarından inmeyecek, seyirci, para, ödül anlamında rekorlar kıracak bir filmi hayal eden biri olarak; maalesef bu film için biraz hayalkırıklığı, biraz burukluk yaşıyorum. Eleştirimde bu yüzden bu kadar uzun. Film asla kötü değil, ama tüm beklentilerimi karşıladı, " işte budur " da diyemem. Bu hayalkırıklığının sebebinin de özellikle Kara Şovalye ile benim nazarımda zirve yapmış olan ve buna beni alıştıran yönetmenin kendisi olduğunun altını çiziyorum. Yinede, bir çizgi roman kahramanını böylesine boyutlara taşıyan, inanılmaz görsel efektleri gerçeklik hissi ile birleştiren, süper kahraman filmi çekmenin sadece çerezlik lay loy lom filmler olmadığını, ciddi bir iş olduğunu tüm dünyaya ispatlayan, artısı eksisi ile bizlere üç filmlik müthiş bir seri sunan Nolan kardeşlere saygılar sunuyorum...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler