Filmin ilk yarısıyla ikinci yarısı arasında siyahla beyaz kadar farklılıklar taşıyan bir film var karşımızda. Filmin ilk yarısında, kurbanların serseri çete ile buluştuğu sahneye kadar, çok vasat bir film vardı karşımızda. Bunda bana göre en önemli ve rahatsız verici sebep, seslendirmenin garip bir şekilde çok kötü oluşuydu, filmde yaklaşık yarım saat boyunca o gençlerin ne demek istediğini anlamak için akla karayı seçtim. Bardaki Müziklerin seçimleri bile bana göre ilk yarıda kötüydü. Çete ile Kurbanlar arasındaki buluşma çok geç olmuş, film yaklaşık kırk beş dakika boyunca seyirci oyalamakla meşgul, ayrıca Efes Pilsen sponsorluk olayını iyice abartmış, bir ara acaba Efes Pilsen reklâmımı seyrediyorum dedim kendi kendime. Serdar Akar gibi başarılı bir yönetmene filmin ilk yarısı yakıştıramadım açıkçası. Ancak, ikinci yarı beni film ve Akar yanılttı. İlkin şunu söyleyeyim hangi rolü oynarsa oynasın, Nejat İşler müthiş bir oyuncu. Filmde, kötü karakter rolünü çok başarıyla oynamış. Ülkemizde genelde sinema alanında bir takım tabular vardır: 1) Filmin Başrol oyuncusu muhakkak iyi karakter olmalıdır 2) Sevdiğimiz oyuncu muhakkak iyi rolde olmalıdır. Ancak, Nejat İşler bu tabuları adeta yıkıyor, tabiri caizse bu kötü rolle tam bir ?karizma? yaratıyor kendince, burada tabii yönetmen Akar'ı da kutlamak gerekiyor. Ayrıca, ikinci yarıda film özellikle Türkiye'deki Adalet mekanizmasına inceliyor, filmin başında dendiği gibi adeta ?TGG? (Tekrar Gözden Geçiriyor) yapıyor. Ülkemizde Adalet mekanizması (!) yüzünden, Savcı'nın duruma nasıl sonunda müdahale (!) ettiğini gösteriyor, filmi izlemeyenler için yazmıyorum bu sahneyi. Filmdeki şiddet sahneleri, denilen aksine adeta bize makaslanmış gibi sunuluyor, bence burada Akar filmdeki şiddet ve gerilim sahneleri gözümüze sokmak yerine, filmin başından beri filmdeki konuyu ?TGG? yapıyor, bize alt metinlerle ülkemizdeki Adalet mekanizmasını ve sebepsiz şiddet ve işkence unsurlarını TGG yapmamızı sağlıyor. Sonuç, ilk yarısını hiç beğenmedim ve çok vasat buldum, ancak ikinci yarıyı (?Beynelmilel? filminden sonra) bana göre son zamanların en başarılı Türk filmi vardı karşımda.