En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Mert H
Takipçi
1.646 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
22 Nisan 2025 tarihinde eklendi
Gerçek bir olaydan esinlenlendiğini bilince bir farklı izlenen psikolojik gerilim filmi. Filmin en güçlü yönlerinden biri, gerçekçilik. Seyircinin kendisini bir tanık gibi hissetmesini sağlıyor. Kamera sanki bir güvenlik kamerası gibi olan biteni kaydediyor, müdahale etmiyor ama izleyicinin midesini bulandırıyor. Mağdur karakterlerin fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da çözülmeleri, toplumda sıkça yaşanan sessiz mağduriyetleri hatırlatır. Aşırı gerçekçi şiddet sahneleri bazı izleyiciler için rahatsız edici düzeyde olabilir. Barda, Türk sinemasında kolay kolay rastlanmayan bir cesaret örneğidir. Seyirciye kolay hazmedilebilir bir hikâye sunmaz. Aksine, onu rahatsız eder, yüzleştirir ve sorgulatır. Psikolojik gerilim ve toplumsal eleştiri arayanlar için unutulmaz bir deneyimdir. Güçlü bir kafayla izlemeniz tavsiye edilir.
Selim karakterinin lore'u olsaydı tadindan yenmezdi. Sonu hariç her şeyi iyi çünkü sonu bence "normal" izleyicinin gönlünü rahatlatmak için yapılmış, gerçekte bunlar dışarı salındı.
Yaşanmış bir olaydan örnek alınmış, toplum gerçekleklerini yansıtan ibretlik bir film ... Mesajlar veren, ders alınması gereken bir filmdir ... Filmdeki kötü adamlar sistemin dışında kalmış serseri grubudur. Ahlak, duygu, empati yoksunu bu çete sürüsü, düşman olarak gördükleri veya imrendikleri zengin bebelerden şiddet yoluyla intikam alırlar ... Kötülerin baş kahramanı egzoscu Selim, sistem dışı kalmalarını, dışlanmalarını, itilmelerini şu sözlerle dile getirir: ''-Ben bu bara niye gecenin köründe geliyorum? Ha? Çünkü başka zaman gelsem, kapıdaki hıyar beni içeri almaz da ondan. Şeklimi beğenmez almaz, hareketlerimi beğenmez almaz, konuşmamı beğenmez almaz. Egzozcu bu der... ...tiri çeker! Farz-ı misal içeri girdik diyelim, o zaman ne olacak? Sizin yaptığınız gibi sizin baktığınız gibi Benden öküz olan öküzler bana dik dik bakar. Bu hayvan da nerden çıktı, ne güzel eğleniyorduk, Ne güzel dalgamıza bakıyorduk, ne güzel oturuyorduk demezler mi? Derler... demediniz mi lan? Dediniz. Neyse nerde kalmıştık?''
Kötü adamlar, hapishanede gençlere yaptığı şekilde cezalandırılır. Bu da hapishane gerçeğidir. Gerçek hayatta, hapishanedeki bu kötü adamlar Rahşan affıyla dışarı çıkmışlar ... Bu durum da ülkemizdeki adalet sisteminin ne kadar yozlaşmış ve çürümüş olduğunu gösteriyor ... Bu ülkede ne yapsan yanına kar alır ... Adalet ve hukuk herkese gerekli ...
Şiddet içeren yüzlerce film vardır ancak Barda'yı bu filmlerden ayıran en önemli özellik bence son yıllarda artan şiddete yerel tezler üretmesi.Hiçbirimiz izlediğimiz karelerin gerçektede yaşandıgını düşünmeyiz '' altı üstü film '' diyip geçeriz film b.tince belki bi kaç kaç dakika düşünürüz hepsi o kadar..Barda filmine ilham olan konunun tamamen gerçek olması bu filmi dahada anlamlı kılıyor kanımca..Türk toplumu özünde milliyetçilik duygularıya yoğrulmuştur ama son yıllarda ''öteki''ne duyulan öfke gittikçe artmakta bizim gibi düşünmeyen yaşamayan insanları yargısız infaz etmeyi miiliyetçilik sanan iktidar olmak isteyenlerin kuklası bi zihniyet büyüyor.Öyleki bu insanlar - ki insani değerlerden nasibini almamışlardır - namazı kılıp adam öldürmeye gidebiliyorlar .. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar sürekli huzursuz ,sokakta ''başıma bi iş gelirmi?'' korkusu ile yaşıyorlar... Barda filminde tamamen nedensiz gelen bi şiddet görüyoruz .Ancak bu hikayenin gerçek olması insanın kanını donduruyor.Özellikle filmin sonunda ana temaya çok önemli bi gönderme var nedensizlik maskesini düşürecek kadar önemli bir sahne..Herşeyin başına gidiyoruz.Selim yani filmin tabiri caizse cani adamı filmdeki kız ve erkeği öpüşürken görüyor onları öle bir süzüşü ,öle bir iştahla bakışı varki nefret ,öfke,kıskançlık hepsi var. Toplum tarafından ''parasız'' ''Egzoscu'' ''kıro'' ''ezik'' die nitelendirilen kim zaman aşağılanan hor görülen ''bara sokulmayan'' ''lüks yerlerin kapısından döndürülen''bu kişilerin esaslı bakışı..Selime saati soran erkek elbet bunun altından Selim'in ''beni aşağıladı hatta alay etti die geçireceğini düşünmedi''Öyleya onun gibi biri olsa olsa onunla alay etmek için saati sorabilir aslında Selimin kendisi kendisini adam yerine koymuyordu.. Filmde ''insanın içini paramparça eden''başımız gelmesini düşünmesi bile zor sahneler tamda bu sebepten kendini adam yerine koymayanlara iktidarlıklarını şiddetle göstermek isteyen insanlar tarafından uygulanıyor.. Selim kendi gibi cani arkdaşlarıyla bara girer normalde içeri alınmadıkları bu yerde artık onların sözü geçmektedir..Suratlarına bi kere bile bakmıcak ''çıtır'' kızlar artık onlarındır.Saatlerce tecavüz edilen,dövülen kurbanlar hiçbirşeyin farkında dildir ''neden'' sorusuna cevap Selimden gelir ''hor görülmenin aşağılanmanın intikamı' 'Burnumuzun dibinde olan bitenin farkındamıyız?Çevremiz böle aşağılık kompleksli insanlarla dolu tabiki bunda adaletsiz gelir dağılımının ve eğitimsizliğinde payı çok büyük..Toplumumuzda yaşanan şiddeti görmezden gelemeyiz yada tvde yayınlanan dizileri günah keçisi ilan edemeyiz.Barda filmi nedensiz görünen bi şiddetin neden ve sonuçlarını çok ii anlatmış bence kesinlikle izlenmeli ve bu konu tartışılmalı..
istanbul gece hayatı ve acı gerçekler.. zaman zaman mide bulandırıcı boyuta ulaşacak kadar çarpıcı bir film.. oyuncular çok başarılı.. açıkçası bu kadar yoğun şiddet izlemek hoşuma gitmemişti ama iyi bir film..
Şiddetin köken aldığı yerlere dair ipuçları fısıldıyor film, yer yer; sevgisizlik,ötekileştirilmişlik... Aynı muhitte yaşamalarına rağmen, birbirinden çok uzak hayatlara sahip insanların, birbirlerine alttan alta büyüyen bir kinle yaklaşmaları sonucunda nelerin patlak verebileceğini, olayların nerelere varabileceğini gözler önüne seriyor. Ve belki görsel medya araçları vasıtasıyla pornografik şiddeti kanıksamış olmamdan, belki de sözünü ettiğim sosyopatik zeminin varlığından dolayı, filmdeki şiddet fantezileri beni pek rahatsız etmedi... Eksik-gedik yanları da olsa, bana göre barda filmi, pekala derdini anlatmayı başarıyor. Filmi özetleyen cümle; 'suç, yalnızca suç değildir.'
film çok gerçekci, nejat işler olağanüstü oynamış,müziklerini çok beğendim, gerçek bir hikayeden alınması da daha ilginç hale getirmiş.İşkence sahnelerinin sanki biraz daha dozu düşük olabilirmiydi bilmiyorum ama aile ile seyredilmemeli hele çocuklarla
filmi çok beğendim ama sinemada izlemedim ki zaten sinemalık bi film deil bence...hikayenin gerçek olması dramatik sahnelerin traji komik bi şekilde sahnelenmesi güzel bi sonla bitmesi güzel bi senaryosunun olması falan falan filmi çok güzel yapan unsurlar bence izlemeye değer çok güzel bi film
gerçekten tüyleri diken diken eden bir yapım. öyküyü bildiğim için istemeyerek seyrettim ve film bittiğinde yine seyretmemiş olmayı diledim. bir çok gerilim filmine 'gerilim böyle olur' diye kafa tutacak bir film. gerçek olaylardan esinlenilmesini ise 'insan olamama' durumuyla yüzleşmemiz olarak görüyorum. nejat işlerin o nursuz ve sevimsiz edası bu filme çok şey katmış.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.