2012
Ortalama puan
3,5
2134 Puanlama

466 Kullanıcı yorumları

5
69 Eleştiri
4
108 Eleştiri
3
53 Eleştiri
2
161 Eleştiri
1
50 Eleştiri
0
25 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.437 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
4 Mayıs 2022 tarihinde eklendi
Senaryosunu da, Harald Kloser ile birlikte yazan Roland Emmerich'in yönetmen koltuğunda oturduğu “2012”, kıyamet felaketinin yaşandığı bir bilim - kurgu olarak geliyor karşımıza...

Gelin isterseniz, 200 milyon dolarlık bir bütçe ile yeşil perde ve görsel efekt teknolojilerinin yanı sıra, zorluk derecesi yüksek sahnelerinde; koordinatörlüğünü John Stoneham Jr.'ın üstlendiği dublör oyuncuların performanslarına yaslanılarak çekilen ve brüt 791.2 milyon dolarlık bir hasılat rakamına da ulaşılan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Naga Deng Bakır Madeni, Hindistan...

2009

Jeolog ve ABD Başkanı'nın baş bilim danışmanı Adrian Helmsley (Chiwetel Ejiofor); beş yaşındaki oğlu Ajit (Jamani) ve karısı Aparna (Agam Darshi) ile yaşayan astrofizikçi Satnam Tsurutani'yi (Jimi Mistry) ziyaret etmek amacıyla, Yeni Delhi Üniversitesi, Astrofizik Enstitüsündedir...

Zira bir hafta önce Adrian, Satnam'dan kendisini fazlasıyla endişelendiren bir mesaj almıştır...

Söz konusu maden de, üç bin üç yüz metre derinliğe indiklerinde Satnam, Adrian'ı; Chennai Üniverstesi Kuantum Fiziği Bölümünden Dr. Lokesh (Pesi Daruwalla) ile de tanıştırır...

Ancak Satnam'ın Adrian'a asıl göstermek istediği şey; dünyanın gittikçe ısınan çekirdeğinin, mikrodalga gibi davranmasına yol açan, güneşteki şiddeti gittikçe artan patlamalardır...

***

Lincoln Plaza Hotel Washington, D.C.

2009

Hindistan dönüşü üzerindeki spor kıyafet ve sırt çantası ile uçaktan inen Adrian, apar topar bir bağış partisinin yapılmakta olduğu otele gider...

Smokin zorunluluğu olması sebebiyle içeriye alınmayan Adrian; şansını bir de, partideki arkadaşlarından Scotty'nin (Ryan McDonald) ceketini alıp giyerek dener...

Çünkü muhakkak Başkanın Asistanı Carl Anheuser (Oliver Platt) ile konuşarak meramını anlatması gerekmektedir...

Başlangıçta kendisini pek ciddiye almayan Anheuser; Adrian'ın avucuna sıkıştırdığı raporu okur okumaz, birlikte Beyaz Saray'a doğru yola koyulurlar...

***

G8 Zirvesi, Britanya Kolumbiyası (Kanada)...

2010

ABD Başkanı Thomas Wilson (Danny Glover); diğer ülkelerin liderleriyle özel olarak görüşerek onlara, Dünya gezegeninin sonunun gelmiş olduğunu bildirmek istemektedir...

***

(Teknolojik olarak hızlı üretim yapmakta uzmanlaşan Çin Halk Cumhuriyeti yönetimindeki) Cho Ming Vadisi, Tibet...

2010

Başlanılacak "baraj inşaatı" nedeniyle, bölge halkı tahliye edilmektedir...

***

Empire Grand Hotel, Londra...

2011

MI6 görevlisi Bay Isaacs (Gerard Plunkett), buluştuğu Suudi Prens'ten (Parm Soor) bir milyar avro talep etmektedir...

***

Louvre Müzesi, Paris...

2011

Mona Lisa tablosu ve benzeri, insanlığa mal olmuş değerli eseler sahteleri ile değiştirilerek bir sığınakta saklanmak üzere İsviçre'ye gönderilmektedir...

***

2012

CNN'de eski Maya takvimine göre Güneş'in yıkıcı gücü sonucunda; bu yıl 21 Aralık günü Dünya'nın yok olacağına inanan büyükçe bir grubun, Guatemala'daki toplu intiharının haberi verilmektedir...

***

Manhattan Sahili, Kaliforniya...

Roman yazmasına ek olarak Rus milyarder Yuri Karpov'un (Zlatko Buric) özel şoförlüğünü de yapan Jackson Curtis (John Cusack), dalıp gittiği uykusundan uyanır uyanmaz; çocukları Noah (Liam James) ve Lilly'i (Morgan Lily), eski karısı Kate'in (Amanda Peet), bir plastik cerrah ve amatör pilot olan erkek arkadaşı Dr. Gordon Silberman'ın (Tom McCarthy) evinden almak gayesiyle yola koyulurken, yollarda oluşan derin yarıklar da dikkatlerden kaçmamaktadır...

***

Aynı esnada Adrian'ın caz vokalisti babası Harry Helmsley (Blu Mankuma) ile sahne ortağı Tony Delgatto (George Segal); akşam eğlencelerinde konser verecekleri, Japonya'ya hareket eden Genesis adlı bir turistik uzun yol gemisine binmektedirler...

Ama o da nesi...

Deniz birden fokurdayıp, limandaki geminin dengesini bozmasın mı...

Bu arada gecenin bir yarısı, ABD Başkanı'nın kızı da olan yardımcısı Laura'yı (Thandiwe Newton) telefonla arayarak tablolar için aldatıldıklarını ve bir basın toplantısı düzenleyerek gerçekleri insanlara açıklayacağına vurgu yapan Louvre Müzesinin Direktörü Roland Picard'ın (Patrick Bauchau) otomobili, Prenses Diana'nın 1997 yılında hayatını kaybettiği tünelde havaya uçurulur...

***

Jackson, çocuklarıyla Yellowstone Ulusal Parkına doğru ilerlerken Adrian Başkan'a; uygulamaya koyacakları planlarının, tamamen değiştiğini bildirmektedir...

Üstelik yeni planın çalışmaları için Adrian'da helikopter ile Yellowstone'a uçacaktır...

Yalnız "Girmek Yasak" yazılı tabelalar asılarak çekilmiş olan çitleri iplemeden park içinde ilerlemeye devam eden Jackson ve çocukları, Amerikan ordusu tarafından; parktaki kurumuş olan gölün kenarında, kendilerini uzaktan dürbünle izleyen, komplo teorileri uzmanı radyo programcısı Charlie Frost'un (Woody Harrelson) gözleri önünde durdurularak, ordunun park içinde kurduğu araştırma tesisine götürülürler...

Kendileriyle, aynı zamanda yukarıda bir roman yazarı olduğunu da belirttiğimiz Jackson'ın hayranlarından Adrian ilgilenir...

Ve...

Böylece de salimen parktan çıkmış olurlar...

***

Fakat Prof. West (John Billingsley) ve Satnam cephesinde işler hiç de iyi gitmemektedir...

Hatta Satnam'a göre yer kabuğu neredeyse çatlamak üzeredir ve büyük çoğunluğu bilim insanı, milyarder ve politikacılar arasından seçilmiş olan insanların; kırk altı ülkenin finansman ortaklığında, yaklaşık iki yıldır Çin'de üretilmekte olan topu topu üç gemi aracılığı ile "Nuh Tufanı" nı anımsatacak olan atmosferdeki tahliyesine bir an önce başlanılmalıdır...

Adrian, bu soruna bizzat parmak basarak önlem alınmasını sağlayan Satnam ve ailesini de Hindistan'dan Amerika'ya aldırtmak niyetindedir...

Dakika 27...

Geride sizleri, ilgiyle izleyeceğini umduğumuz; bir insanlık dramının yaşandığı 131 dakikalık, aksiyon dozunun oldukça yüksek olduğu bir bölüm daha bekliyor olacak...

Keyifli seyirler,
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
2 Ekim 2011 tarihinde eklendi
Kıyamet koparcasına büyük afetler oluyor efektler bunu iyi yansıtıyor,zaman zaman abartılı da olsa heyecanlı bir hayatta kalma mücadelesi izliyoruz.Ama ortada bir zengin-fakir ayırımı var,parçalanmış bir ailenin yeniden bir araya gelişi var.Ama bu sadece senaryoda kalmış yönetmen tam da kendinden beklendiği gibi işin dramatik yönünü ortaya çıkaramamış.Yüksek bütçeli filmlerin ruhsuz yönetmeni Roland Emmerich den kendi çizgisini yansıtan bir film.
6OK
6OK

Takipçi 131 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
19 Kasım 2009 tarihinde eklendi
Filmde konu yok. Yine sıradan insanların defalarca son saniye mucizevi kurtuluşu, hayatta kalışı anlatılmış. Yani yeni hiç birşey yok. Bunun ötesinde bugüne kadar yapılmış en görkemli özel efektler bolca var. Sadece bunları izlemek isterseniz gidin görün. Buarada film için yine amerikalıları övmüş, yüceletmiş, olay yine hep ameriakda geçmiş diye eleştirenlere bir kaç sorum var;-Filmi kim yapmış? -260 milyon doları bu filmin yapılması kim vermiş?-Oynayanlar kim?vsYani, yapımıda, maddi manevi emeği geçenler hep amerikalı. Haliyle filmde amerikalıları yüceltecek ne bekliyordunuz ki? Ayrıca biz şehitlerimiz için yıllar sonra film yaptıkta ne oldu? Filmin yapımcısından, oyuncularına kadar bi faşist denilmediği kaldı!
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
18 Kasım 2009 tarihinde eklendi
öncelikle her filmi izlemeden önce ve izledikten sonra yorumlarken o filmin amacını,çekilme nedenini fark etmek ve ona göre davranmak lazım.hem en baştan beri ona göre izlemek,hem de izledikten sonra ona göre yorumlamak.2012de de roland emmerich kendisinden bekleneni ve yine kendisinin de çok sevdiği bir şeyi yapıyor,daha önce de pek çok kez yapmış olduğu gibi.zaten adının felaket yönetmenine çıkması da bu yüzden.independence dayinden godzillasına,the day after tomorrowundan 10,000 BCsine her zaman büyük bütçeli ve extreme görsel efektli yapımlara imza atmıştır emmerich.son filmi de kesinlikle baştan aşağı klişelerle dolu tabii ki.ne bekliyordunuz ki zaten allah aşkına'fragmanlardan hatta sadece bir iki fotoğraftan bile aylar öncesinden nasıl bir yapımla karşılaşacağımız belliydi.yönetmen sırasıyla olabilecek tüm doğal afetleri dünyanın başına getirecek,kahramanlarımız hepsinden kıl payı ve hatta aynı şekilde kurtulacak (yıkılan veya onları takip eden şeylerden her zaman bir iki metre daha önde kalmayı başarmak),dünyanın tüm harikaları ve ünlü yapıları yine sırayla çeşitli şekillerde yok olacaktı(christo redentor,himalayalar,beyaz saray,vatikan,beyaz saray,hollywood vs.vs.).dediğim gibi filmi bu şekilde tartmak lazımdı.fakat öyle yapsak bile bir kaç sahne dışında gerçekten de şaşırtıcı veya çarpıcı şeyler yoktu filmde.önceki filmerinden tek farkı 2012 fenomenini konu almasıydı.uzun süresine rağmen hiç sıkmadığını da belirtelim bu arada.zaten dünyanın yok oluşunu 300 saat izleseniz yine sıkılmazsınız orası da ayrı bir şey.şaşırtıcı bir durum olmadığı gibi oyuncular hayatımda izlediğim en kötü kadrolardan birini oluşturmuş açıkçası.çok nadir yan karakterlerde başarı sağlanmış,onun dışında özellikle jacksonın iki çocuğu ve karısı filmin seviyesini çok düşürmüşler.cusack da artık pek tat vermiyor doğrusu.kendisi ne kadar filmlerimde her zaman felsefik bir taraf da var dese de,emmerich yine sadece efekt izletiyor bizlere.sürekli klişeler halinde ilerleyen film,finalinde de bu çizgisini bozmuyor,daha çarpıcı bir final belki bir nebze de olsa kaliteyi arttırabilirdi.kısacası beklediğim gibi bir film 2012.felaket filmlerini sevenler rahatlıkla izleyebilir.üç saat içinde tek saniye bile sıkmıyor çünkü.
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
24 Kasım 2009 tarihinde eklendi
Bana kalırsa görsel efektleri yüzünden kendi içindeki hataları göz ardı edememiş bir yapım olmuş ayrıca fazlasıyla da klişe bilindiği üzre.5.5/10
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
31 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
Olumlu yada olumsuz çok fazla eleştiri yapabilebilecek bir film değil.Çok iyi efektlerle süslenmiş basit kurgu ve oyunculuklarla donatılmış bir popcorn filmi.Sıkılmadan izlenir.10/7
boldheart
boldheart

Takipçi 397 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Aralık 2009 tarihinde eklendi
Görsel efektleri mükemmel olan ama konusu sıradan olan ve çarptırılan bir film bence sinemada insana büyük keyif veriyor görsel sahneleri nedeniyle ama evde film pek güzel gelmeyebilir bu filmi çok daha iyi yapıp bir başyapıt yaratabilirlerdi ama buda fena değil izlenmeye değer bir film ama yine bilindik bir son ve konu ama bazı sahneler gerçekten çok etkileyici tavsiye ederim
monopoly
monopoly

Takipçi 283 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Aralık 2009 tarihinde eklendi
Filim genel olarak sadece görsel şovdan ibaret. Amerikadaki senaryo sıkıntısı hala süre gelmekte.Görsel temaya önem veriyorsanız izleyin, fakat filimden edinilim hiç yok.
Majör-2
Majör-2

Takipçi 294 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
12 Aralık 2009 tarihinde eklendi
İzlemeyin diyemem...Hatta görsele meraklı iseniz mutlaka izleyin...Filme genel olarak baktığımda absürd bir konu(doğru dürüst temel bile yok) ve üzerine işlenmiş şahane bir görsel şov görüyorum...Ben hala film gibi değil de bir bilgisayar mucizesi olarak bakıyorum bu yapıma...Emeği geçenler için 7/10...Ama ikinci kez izleyeceğimi sanmıyorum...
redoxx
redoxx

Takipçi 255 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
15 Şubat 2013 tarihinde eklendi
Konusu tabiki çok saçma ama sadece görsellik için seyredilir...
Dilara-TJ
Dilara-TJ

Takipçi 12 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
7 Mart 2010 tarihinde eklendi
Çok çok abartılı bir filmdi. Amerikanın bilindik kıyamet senaryosu. Kıyamet olur, dünya yıkılır ama biz yine bir yolunu bulup tüyeriz :) İzlememin bir kaç sebebi vardı. Birincisi efektlerinden cok bahsedildi ki efektleri güzel olmus ancak bu film icin abartılıydı yani bu efektlerden sonra artık dünya yıkılmalıydı. İkinici sebep Başrolde John Cusackın olmasıydı.. Bir diger sebepte yarından sonranın yapımcılarından daha iyi bir film beklememdi.. Ancak daha iyisini maalesef ki yapamamıslar.. Yine mutluluk tabloları, yine yasasın Amerikalar.. John konusunu kesinlikle acmıyorum cünkü filmdeki olumlu seylerden biri. Ben genelde filmleri izlemeden önce yorumları okurum, benim gibi yapan arkadaslar icin tavsiye, bos vaktiniz varsa izlenebilecek bir film. İzlettiriyor kendini meret :)
pyloth
pyloth

Takipçi 58 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
1 Ocak 2010 tarihinde eklendi
'Son anlarda kurtulan adamın hikayesi' bir arkadaşım böyle demişti. Filmde sadece efekt var gerisi boş.6/10
erdemgtr
erdemgtr

Takipçi 41 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
17 Kasım 2009 tarihinde eklendi
filmi cumartesi günü izledim salon doluydu ve bazılarının iddia ettiği gibi terkeden falan da olmadı hatta sonunda alkışlayanlar oldu.Bence filmin ilk giriş kısmı çok uzundu 45-50 dk hiç bi olay olmadan bi sürü karakter tanıtdı bize bu da sıktı beni.Ama efektler harikaydı sırf onun için sinemada izlenmesi gereken bir film kesinlikle.Ama o kadar efekt fırtınasından sonra filmin son kısımları gereksiz yere uzun ve sıkıcıydı filmi 2 saatde bitirseler daha iyi olurmuş dedirtdi.bu arada yorumlara baktımda aylar öncesinden filmi izleyenlere yönetmen roland amcaları filmin özel dvd sini göndermiş anlaşılan :))
mensars
mensars

Takipçi 21 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
22 Kasım 2009 tarihinde eklendi
Efektler dışında, pek tutulur bir yanı olmadığını düşünüyorum. Sadece efektler için 6/10 verilir.
yagmur-197
yagmur-197

Takipçi 65 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
30 Ocak 2010 tarihinde eklendi
Konu sıradan,görsel efektler de olmasa vasatın altı bir film,ayıca 'şans' insana kaç kere gülebilir??iyi ki de beyazperde de izlememişim..Orta halli TV filmi diyorum ve 10/6 veriyorum.. selametle :)
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler