Ölümcül Takip
Ortalama puan
3,9
158 Puanlama

41 Kullanıcı yorumları

5
5 Eleştiri
4
20 Eleştiri
3
5 Eleştiri
2
8 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Free Angel
Free Angel

Takipçi 498 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Ocak 2024 tarihinde eklendi
Çok sıkı bi kore sineması hayranı ve takipçisiyim izlemediğim kore filmi yoktur ve hemen hepsinde polisler hep böyle aptal beceriksiz lakayt işe yaramaz gösteriliyo demek ki bu korenin bi gerçeği. Adalet sistemi en az bizimki kadar bozuk demek ki bu da dünyanın gerçeği. Filme gelirsek son dakkasına kadar merakla gerim gerim izledim. Ve sonda ciğerimi parçaladı keşke öyle bitmeseydi. Tabii o zamanda klişe finallerden kendini kurtaramamış olurdu klişe olmamak için seyircinin canını yakmayı tercih etmişler ve başarmışlarda. spoiler:

Bi çok mantık hatasını görmezden gelebiliriz ama finaldeki marketten kızın kafasıyla kanlar içinde çıkıp gitmesi ve onu takip eden kadın polisin görmemesi yutturulamayacak bişey ki o sahneyi bu yüzden hiç göstermediler. Adamın o marketten çıkması imkansız olmalıydı. Kızı son anda kurtaracaklar diye çok bekledik keza izlediğimiz diğer tüm filmlerde hep öyle olur tam kızı öldürecekken biri gelip tak adamı vurup kızı kurtarırdı. Dışardaki kadın polisin işkillenip markete girip adam çekici kaldırdığında eli havadayken polisin ateş edip kızı kurtarması lazımdı. Ama maalesef kızı tüm çabalarına rağmen öldürdü oysa kurtulmuştu ne güzel işte orada tüm sinirlerim alt üst oldu resmen saydırdım yönetmene senariste artık kim varsa spoiler:

Bu film de diğer tüm kore filmleri gibi kesinlikle izlenir tavsiyedir...
eren erkan
eren erkan

1 değerlendirme Takip Et!

4,0
16 Aralık 2022 tarihinde eklendi
bu filmi herkesin bitirebileceğinden emin değilim. çok sert ve net. hayat süprizlerle dolu ve her sahnesinde tokatlayan ve size her şeyin düşündüğünüz gibi gitmemesi gerektiğini gösteren ve en önemlisi sizi olgunlaştıran(yaşlandıran) bir film olduğunu söyleyebilirim.
sinamatografi ve oyunculuk olarak 10/9 alsa da bazı mantık hataları ve klişeler yüzünden 10/7, senaryo olarak 10/9
genel itibariyle 10/8 verebileceğim, nadide bir eser.
rosicky11
rosicky11

9 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
kore sineması gerçekten güzel ve acımasız yapıtlar ortaya koyuyor bu da onlardan birisi. yalnız dikkatimi çeken beyazperde site yöneticileri kore sinemasına oldukça duyarsız ilginçtir ki bu filmde Leonardo DiCaprio nun oynadığını yazmışlar. Site yöneticileri bira kendinize gelin gülerler adama ;)
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Uzak doğu sineması artık kendinden çok sık bahsettiriyor. Buda o başarılı filmlerden biri. Türü seviyorsanız mutlaka izleyin.
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
bu filmi amerikalılar yeniden çekmeli. film çok başarılı. sizi sonunda kadar sürüklendiren heyecan verici bir film.
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Son günlerde Kore yapımı filmler denk gelip iziyorum ama içlerinde en vasatı sanırsam buydu.Şimdi bu filmi izlerken kafama dünyanın sorusu takıldı.(Burası spoiler içerebilir)Yahu adam suçunu itiraf ediyor o da hiç baskı altında olmadan,ama gel görki suçunu itiraf etmede hiç bir sakınca görmeyen adam onca dayak yemesine rağmen cinayet mahalini söylemiyor.Filmde verilmek istenen mesaj yerinde olmasına rağmen bu film beklentilerimi tam anlamıyla karşılayamadı.
asdf_13
asdf_13

Takipçi 38 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Bi kerekm filmin gidişatı farklı.ilk izleyişte sadece hafif bi sarsıntı yaşatıyor zamanla film zihninizde daha üst düzeylere çkıyor.gerçekten çok orjinaldi.bildiğim kadarıyla şu an sitenin arşivinde olmayan Man From Nowhere adlı yapımıda herkese tavsiye ederim.
Tolga Ekici
Tolga Ekici

Takipçi 9 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
kesinlikle son zamanlarda izledigimk en iyi filmler arasinda. daha önce nasil gözümden kaçmis inanilir gibi degil
tatar16
tatar16

5 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Oyunculuklarin çok basarili oldugu, heyecanla izlenebilecek bir gerilim..
Türü sevenler kaçirmasin!
aytac-001
aytac-001

Takipçi 117 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
altında yatan psikolojik nedenler falan filan diye yazan arkadaşlar olmuş müthiş bi film gibi anlatmışlar ama bence hiç te öle güzel bi film değil iktidarsız olduğu için kadınları öldürerk zevk alan bi herif. onu her fırsatta döven bi eski polis. bi ton geri zekalı gizli servis elemanı.elindeki suçlu öldürdüm dio evi bulamıyorlar falan kaç kişiyi aynı evde öldürmüş ozman kim bilir evin gerçek sahibini ne zaman öldürmüş ama hiç polsin falan haberi yook saçmalıklarla doluydu. oakdar adam öldürmüş ama bi ölüm sahnesi bile yok falan anlıcağnız psikoloji falan hikaye basıt bi film 5/10 5 te çokta neyse
musti5382
musti5382

36 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Bence kötü bir film.Kapağında sizi defalarca ters köşeye yatıracak bir film diye yazıyordu ama alakası yok.Senaryo da öyle aman aman değil. Zaten kore yapımı bazı filmlerin aşırı abartıldığını düşünüyorum.Bazıları Kore polis teşkilatının kirlenmişliğini,kokuşmuşluğunu ortaya koyuyor diye filme övgüler yağdırmış.İzlerken sıkıldığım bir film olduğunu söyleyebilirim.10/4 alır.
sinema
1 ziyaretçi
0,5
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
sadece şunu söyliyeyim, Hayatımda ilk defa bir filme 10 üzerinden 1 verdim.
BoRriZ
BoRriZ

14 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
hayatımda izlediğim en berbat filmler arasında..
10/1
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Sağlam bir, Güney Kore gerilimi...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
16 Eylül 2015 tarihinde eklendi
uğur tazegül............................film hakkındaki yorumum................. 10 üzerinden 9..........................Hollywood kendisini tüketmeye başladığından beri, olmayacak formülleri bir araya getirir, yan yana gelmeyecek türleri birbirine harmanlar oldu. Ama neredeyse tüm bu girişimler aynı bayat tada, o yapay hisse ve plastik duygulara sahip.Belki de bu nedenle tür sinemasının o katı kodlarına eninde sonunda boyun eğeceğimizi düşünüyoruz. Pastişin ötesine geçemeyen bu deneyler, ölü bir parodinin ruhsuzluğuna sahip. En iyi ihtimalle belli bir yere kadar eğlenceli oluyorlar, ama yeter dereceyi aşınca bunaltıyorlar.Tüm bunların değişebilir gerçeklikler olduğunu ise, bize Güney Kore sineması kanıtlamış durumda. Kendilerine has mizah anlayışları ne tür dinliyor, ne kod. Komedi unsurları bir bakmışsınız, en sarsıcı suç filmlerinde (Oldboy) ortaya çıkıyor; bir bakmışsınız en yürek burkan bilim kurgularda (The Host) ya da değme seri katil filmine taş çıkaran polisiyelerde (Memories of Murder) boy gösteriyor. Kimi zaman kara komedi olarak karşımıza çıkan bu unsurların zoraki iğnelemeler olduğunu ya da kıyıcı bir alaycılık taşıdığını sanmayın. Çoğu Güney Kore filmi, komediyi kelimenin tam anlamıyla nahif bir şekilde anlatısına yediriyor. İşte bunun en son örneği, Hong-jin Na'nın iki yıl aradan sonra ülkemizde gösterime giren The Chaser filmi.The Chaser, yukarıdaki örneklerde görülen otantikliği taşımasının yanında, onlardan çok daha zor bir işi becermekte: Yer yer bizi güldüren, eğlenceli bir polisiyeden sinir bozucu, telaşlı ve kanlı bir gerilim filmine dönüşüyor; nahif mizahla Testere cinsi şiddet sahnelerini yan yana getiriyor, deyim yerindeyse tüm duygularımızı allak bullak ediyor. Nasılını ancak izlediğiniz zaman anlayacağınız türden bir sentez bu. Sinemada olmaz denilen, gerilim ve komedi gibi iki unsuru bir araya getirerek tabuları yıkmaya çalışan bir deney. Tırnaklarınızı kemirirken, bir anda kahkahayı bastığınız, tuhaf mı tuhaf, ama bir o kadar da özgün bir karışım. Kendimizi her ne kadar Doğu'ya da ait hissediyorsak, aslında Batı uygarlığının kavrayışının bize ne denli hakim olduğunu gördüğümüz bir sinema deneyimi oluyor The Chaser. Belirlenmiş sınırları aşmanın olanaksız olduğunu, aşılmasının ancak postmodern yöntemlerle geçerli olabileceğini biz tartışa duralım, Oldboy ya da The Host gibi, The Chaser da mutat anlatısal formülasyonların dışında kalınabileceğinin yollarını gösteriyor. İki seçenekli şıkların dışında alternatif bir sinema dilinin imkanlılığını muştuluyor.Şimdiye kadar izlemediğiniz tarzda bir gerilim-polisiye olan The Chaser, konu olarak ise soğuk duş etkisi yaratan, bizi şoke eden, zekasına itibar edebileceğimiz bir cinayet filmi değil. Sürekli yer değiştiren, kaygan zeminde ilerleyen bir kedi-fare oyununun çok da ötesine geçemiyor. Aslında yönetmenin derdiğinin bu olmadığını da söyleyebiliriz. Film, süper-zeka katil klişesinin yanına yaklaşmayan, özdeşleşmeyi bu yolla değil de elde tutulur etik bir karakter yaratmayarak kıran, sert mi sert bir güvenlik-adalet mekanizması eleştirisi. Kaldı ki, bir trajediye doğru yol alan film, yarısından itibaren ?zamana karşı yarış? formatıyla bizi kendisine daha çok bağlıyor. Değişimler kimi zaman sert kırılmalarla gerçekleşse de, bizi inandırmayı başarıyor.The Chaser'ın en zayıf yeri ise ne yazık ki sonu. Filmin sonu, elbette beklenen duyguları yaratıyor, ancak buna sunulan mazeretler zayıf kalıyor. Çok daha vurucu olabilecekken, indireceği darbenin etkisinden ürken ve elini korkak alıştıran bir finalle karşı karşıya kalıyoruz.The Chaser, vahşi, grotesk, komik, tuhaf, gerilim dolu, korkutucu, kanlı... bir türler karnavalı. Mizah duygusunu yitirmeyen ama her daim elektrik yüklü kalan bir gerilim-polisiye. Bütün bunlarla birlikte, filmin en önemli özelliği Batı'nın uzun zaman önce unuttuğu insani bir gerçeği hatırlatması: Gülmenin ne sulu ne de sarkastik bir eylem olduğunu duyumsatan film, saf komedinin ancak trajediye hayat verilirse gerçekleşebileceğini bize bir kez daha anımsatıyor...Belki de Trajedinin Doğuşu'nu yeniden gözden geçirmenin vakti gelmiştir.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler