Süt
Ortalama puan
2,9
191 Puanlama

31 Kullanıcı yorumları

5
3 Eleştiri
4
8 Eleştiri
3
6 Eleştiri
2
6 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
4 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
17 Eylül 2011 tarihinde eklendi
yıllar önce çektiği tek bir film ile (meleğin düşüşü) beni bugünlerde hani "sanat filmi" dediğimiz kavramdan ölesiye uzaklaştıran ve soğutan,yıllar sonra çektiği bir başka film ile (yumurta) beni tekrar "sanat filmi" kavramına yakınlaştıran ve ısıtan semih kaplanoğlu,şimdi "süt" ile beni tekrar bu kavramdan soğuttu.benimle bilerek dalga geçiyormuş gibi sanki.zik-zak bir grafiğim var sanat filmleriyle ilgili."süt" bittikten hemen sonra zihnimde beliren düşünce;"demek ki bütün olay nejat ve saadet'in oyunculuğunda ve ekran albenisinde imiş" idi. ancak biraz düşününce,"yumurta"yı beğenmemin nedenlerinden birinin,belki de en önemlilerinden birinin bu olduğunu,ancak oyunculukların yanında anlatılan hikayenin,tanıdığım yusuf karakterinin hem sıradanlığı hem de ilginçliği,ve "eve dönüş" (ya da dönemeyiş) temasının kaliteli biçimde işlenmiş olması esasen neden olmuştu filmi beğenmeme.onu da mükemmel bulmamıştım,beğenmediğim şeyler vardı ancak toplamda samimi olarak "beğendiğim" bir film olduğunu söyleyebilirim.ancak "süt" beni hayal kırıklığına uğrattı.metaforları pek başarılı bulmadım.ya da aslında başarılı ancak bu metafor hazırlanırken inanılmaz fazla zaman kaybedildiğinden,şahsen filme ve sahneye karşı ilgimi kaybettikten sonra bana verilen metaforu da beğenmem pek olası değil.tamam bu tarz filmlerde böyle olur,klasiktir,ancak bu kadar abartmaya gerek var mı?bu kadar soğutmaya gerek var mı?"yumurta"da da bu tarz çekimler,sahneler vardı,ancak olayların akışı,oyunculuklar,sürükleyicilik filmin içine çok güzel yedirilmişti."süt"te ise bir kere film aşırı durağan.akmıyor.melih selçuk'a başarısız diyemeyiz ancak yetersiz olduğunu düşünüyorum.başak köklükaya'nın ise iyi da kötü anlamda bir performansından bahsedemem.oldukça arka plandaydı bana göre.özellikle filmin başlarında senaryo da komiklik derecesinde garip geldi bazı kısımlarda.üçlemeyi "bal" ile bitireceğim,bence şu anda düşen bir grafik var,umarım son filmde tekrar yükselir.baştan söyleyeyim,kimse de gelip "sanat filmi gerçek sinemaseverlerin işidir,bunları beğenmeyen sinemadan anlamaz" gibi tamamen komik cümleler kurmasın lütfen."sanat filmi" falan diye bir şey yok bana göre,genel olarak "sinema" ve "film" vardır.ve bunun içinden beğendiklerin,beğenmediklerin,iyiler ve kötüler vardır."yumurta"yı beğenmiştim,"süt"ü beğenmedim.bu kadar basit.kimsenin kendisini kültürlü ve sanatsal çıkarmak için kasmasına ve bu tarz filmleri beğenmek zorundaymış gibi hissetmesine de gerek yok ayrıca.sakin olmak lazım.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.469 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
23 Kasım 2015 tarihinde eklendi
kişisel gelişim döneminin en kritik aşamalarında zor günler geçiren bir çocuğun sessiz ve kırılgan dünyası aktarılmış fakat bu kadar sıkıcı bir şekilde olmamalıydı 4/10
tizep
tizep

Takipçi 139 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
2 Ocak 2010 tarihinde eklendi
Yumurta,süt,bal. Üçlemesinin ikincisi olan bu filmin senaryosu diğerleri ile fazla bir paralellik oluşturmuyor. Örneğin Semra rolünde ki Saadet Işıl Aksoy; Yumurta filminde Yusufun annesinin akrabasıydı. Bu filmde tesadüfen bir kitapçıda Yusufla karşılaşıp tanışıyorlar. Bir de filmin sonu çok saçma bitiyor. 5 dakika boyunca kamera anlamsız bir biçimde Yusufun abisinin baretinin ışığını tam ekran gözümüzün içine neden yansıttı çözemedim. Anlayan biri bere gele! Bunları bir kenara bırakırsak. Film 60 bin dolar gibi komik bir hasılatı hakedecek kadarda kötü değil. Başrolde ki Melih Selçuk iyi bir seçim olmuş. İleride adından fazla söz ettirebilir. 10 üzerinden 5
Ismail Y.
Ismail Y.

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
16 Eylül 2019 tarihinde eklendi
Kasaba da edebiyat meraklısı içine kapalı genç in dul olan annesiyle yaşamı. Hikaye kayda değer bir şey taşımıyor. Oyunculuklar çok geri planda. Olay örgüsü varmı. Yok. Müzik olmayan film seyirci çekermi. Asla. Film bitsede eve gitsek uyusak.
advaita
advaita

11 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
2 Temmuz 2009 tarihinde eklendi
Sayın Ali Ercivan´ın yorumuna aynen katılıyorum. Fazladan olarak da, ben filmden aşağı yukarı 70-80´inci dakikalarından sonra kopmaya başladım ve uzun plan sekanslarındaki aşırı doz çok sıkıcı geldi. Ayrıca birçok uzun sekanslarındaki bunca beklemelerin ne için olduğunu anlamanın güçlüğü seyirciyi yoruyor. Bari ondan sonra film herşeyin bir yerine oturmasına varsa, rahatlasa, amenna, ama maalesef film bu yoruculuk içinde devam edip, bir de üstüne üstlük o son çok uzun ve anlaşılması güç sahneyle bitiyor.Oysa filmin başında o çok güzel seslendirilmiş, güçlü karelere bakarak, yine en azından Yumurta tadında bir film seyredeceğimi düşünmüştüm. Fakat ileriki sahnelerde seslendirme bile rahatsız edici oldu; bir çok yerde, bütün seslerin arkasında devamlı güçlü bir dalga ya da rüzgar sesi hakimdi, oysa ağaçların yaprakları fazla kıpırdamıyordu bile. Geri plandaki bu gürültü sanki o uzun sekanslardaki olası sıkıntıyı kurtarmak için konulmuştu ve suni duruyordu.Yumurta´ya 9 vermiştim. Bu filme ise, içindeki bazı çok güzel karelere, başarılı oyunculuklarına ve Semih Kaplanoğlu´na duyduğum bütün takdir ve sevgiye rağmen yüksek bir puan vermek maalesef içimden gelmedi.Filmi az önce seyrettim ve sıcağı sıcağına yazıyorum; duyduğum hayal kırıklığının ürünü olarak; umarım pişman olmam; zira Semih Kaplanoğlu´nun çok iyi bir film dili olduğunu ve elinden çıkan karelerin çok kaliteli olduğunu görüyorum ve çok iyi filmler yapacağına inanıyorum.
sarpedon25
sarpedon25

10 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
24 Şubat 2010 tarihinde eklendi
Film şahane. Konuşmadan bir insanın düş kırıklıkları bu kadar iyi anlatılır. Film sonunda annesinin kazı yolma sahnesi herşeyi anlatıyor. Dram sevenler izlemeli.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler