En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
elmasuni
10 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
7 Kasım 2008 tarihinde eklendi
cok agır yavas bı fılm oldugu dogru sınemada degılde evde fılan ızlemeye kalksan kesınlıkle bıtırmeden kapatacagın bı fılm o da dogru ama sınemada ızleyıp de etkılenmemek mumkun degılfılmden cıkınca sarhos gıbı oluyorsunuz resmen cok guzel bı fılm
sanat filmlerini sevenlere ve bu tarzdan anlayanlara şiddetle tavsiye ederim. müthiş bir film. Bu yüzden çoğu insanın sıkılacağı kesin bu sebeple puanının düşük olması normal.
filmi yeni izledim ve sıcağı sıcağına yorum yapıyım dedim... Görsellik açısından filme diyeceğim söz yok ama film gercekten cok sıkıcıydı yani filmin sonunu zor getirdim.Nuri bilge ceylanın kendi dediği gibi tarkovskyden çok etkilendiği besbelli görsellik açısından.. Sonuç 6/10
gerçekten çok doğal bir film olmus filmde hicbir yapaylık göremedim oyuncular gerçekten cok iyi rol yapmıslar inanılmaz gerçekçi bir filmdi ben çok begendim ve herkezin izlemesini tavsiye ediyorum.
İnsanlara sanat diye içi boş statik filmleri sunuyorlar.Sean Pean gibi çok yüksek bir sinemacının içinde blunduğu organizasyonda bu filme ödül gitmesi; şark toplumlarını sanata yakın tutmak, motivasyonlarını arttırmak amacından başka birşeyle izah edilemez herhalde. Bu film sanat ise Ravelin Bolerosu,dostoyevskinin Karamazof Kardeşleri,Haldun Tanerin Keşanlı Alisi nasıl olurda 'sanat' başlığında böylesi gofret filmlerle yanyana gelir.Ne olur artık hiç kimse yaşadığı dönemsel buhranları sanat diye insanların karşısına çıkarmasın.
Yılmaz Güneyin Baba filminin dramatizminin kaldırılıp yerine lüzumsuz avrupa bağımsız sineması kırıntıları serpiştirilmiş hali. Yönetmenlik hariç kötü bile denebilirdi.oscara aday olmayı bırakın, şu anda aldığı ödüllere hayret ediyorum. sinemacılar ve eleştirmenlerle biz izleyiciler arasında bu kadar fark olması da ayrı bir konu tabi.
Nurü Bilge Ceylanın Cannesda aldığı ödül ve sonrasında söylediği sözler göğsümüzü kabarttı ama bu film gerçekten kötü. Çok fazla sayıda film izledim bu film izlediğim en sıkıcı ve saçma filmlerden biriydi.
bide şunu söylemeden geçemiyeceğim.bazıları bu filme ayırdıkları iki saatine çok üzülmüş.sanki her saati dolu dolu yaşıolardıda şu iki saati geri istiyorlar.eminim o iki saatte bu filmi izlemeselerdi ya tv izlerlerdi,ya uyurlardı ya da bi yerde oturup içi boş bi sürü muhabbet ederlerdi.cidden yazık olmuş o iki saate..
Film muhteşem bir yönetmene sahip, bunu filmden çok iyi anlıyorsunuz. Zaten Cannesdan bu ödülü alarak döndü. Çekimler, sahneler olağanüstü. Ama malesef senaryo zayıf, diyaloglar ise çok kısa ve geçiştirilmiş. Ben sinemamızın daha mimikler ve surat ifadeleri üzerinden gidecek olgunluğa erişemediğini düşünüyorum. Bir oyuncunun yüzüne 5 dakika boyunca yakın çekim yapmak insanı bir süre sonra sıkıyor. Bu filmin Oscar adaylığı almasını isterdim ama malesef bu çok çok uzak bir ihtimal, oyunculuklar ki Hatice Aslan gerçekten harikaydı, iyi olsa da film aşırı depresif ve bu akademi üyeleri tarafında içinde müthiş bir potansiyel olmadığı sürece hor görülen bir durum. Filmin ilk yarısı her ne kadar bazı comic reliefler sayesinde boğuk ortamı dağıtmaya çalışsa da ben ilk yarı arasının gelmsei ve hava almak için dua ettiğimi hatırlıyorum belli bölümlerde. Neden hızlı dramalar yapamıyoruz anlayamıyorum, oysa filmin çok elverişli bir başlangıcı var tempo hiç düşmeye bilirmiş. Konu anlamında pek bir bağ yok ama uzun zamandır Notes On a Scandal gibi hızlı ilerleyen müthiş bir drama izlemedim, bu tarz filmler yapılmalı ki salak saçma dizilerin esir aldığı televizyonlara bir tehdit unsuru çıksın, Recep İvediklere Kutsal Damacanalara Gora-Aroglara ilgi biraz azalsın ya da onları daha iyi daha seviyeli filmlere dönüştürsün. Bilemiyorum, Üç Maymun bu anlamda çıtayı fazla yükseltemiyor ve kolay unutulacak bir film olarak hayal kırıklığı yaratıyor.
saçma bir film. Diyslog çok az. Ne yani Nuri Bilge Ceylanın filmlerinde az konuşup çok mu düşünmek gerekiyor. Filmlerini ısrarla izleyip ısrarla beğenmiyorum.
yavuz bingöl arkadaşların bahsettiği o arabeskçilerden değildir,öyle olsaydı türkiyede kimsenin izlemeyeceğini bildiği bir nuri bilge ceylan filminde oynamayı kabul etmezdi.yavuz bingölün ceylan sinemasını anlamaya çalıştığını ona saygı duyduğunu konuşmalarından anladığım için üç maymunun başrollerinden birisini ceylanın ona vermesini çok garip görmüyorum,çünkü zaten filmde sizin duygusal bağ kurabileceğiniz bi karakteri oynamıyor.yönetmenin uzak ve iklimlerde incelemeye başladığı insan duyguları onun bu filminde en yoğun halini alıyor.ancak bi farkla;siz o duyguları hissederken hiç bi oyuncuyla duygusal bağ kurmuyorsunuz sadece her birinin yaptığı yanlışlara onların gözünden bakabiliyorsuzuz,işte sinema sanatındaki büyüklük de budur.örneğin herkes ismailin annesini öldüreceğini düşünürken öldürmemesi ilk başta şaşırtıcı gibi gelirken o anda kendinizi onun yerine koyduğunuzda ceylana hak veriyorsunuz.ismail ilk önce inanamıyor tam emin olmaya çalışıyıor artık emin olduğunda da ismail sürekli arkadaşlarıyla kavga eden o delikanlı değil çünkü o anda yaşadığı şok,şaşkınlık ve utanma duygusuyla ne yapacağını bilemiyor gözü bir anda mutfaktaki bıçağa takılsa da sessizce evden çıkıp evin dışında bekliyor.eve geri döndüğünde ise annesinin üstelemesiyle içindeki herşeyi boşaltıyor.ismailin o andan sonraki annesine yaklaşımı,diyaloglar ve annesinin tavırları bırakın türk sinemasını dünya sinemasında bile çekilmiş en gerçekçi en inandırıcı ve en doğal sahnelerden birisi.bu sahneleri ancak yaşayan sinemacılardan dardenne kardeşler,almadovar gibi büyük yönetmenler çekerler nuri bilge ceylanın onlardan hiçbir farkının olmadığını anlamak beni hem gururlandırıyor hem de sinemamızın geleciği için umutlandırıyor.başta bilge ceylan,eşi ebru ceylan ve tüm ekibe üzerinde belliki çok çalışılmış bu eseri türk sinemasına kazandırdıkları için teşekkür ediyorum
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.